6 mayıs 1972 ve 6 mayıs 1916

#1
6 mayıs 1972 deniz gezmiş hüseyin inan ve yusuf aslan'ın idam edildiği gündür..
bu üç genci.., türkiye cumhuriyeti.., devletin-vatanın bekası için katletti..
denizler masum-muydu?? .. hayır.. onlar sisteme göre suçlu idi.. ve sisteme göre suçlu olduklarından dolayı toplum nezdinde masumdular.., haklıydılar ve değerli idiler..
idam kararları ile ilgili "hukuk tartışmaları" yapılmaktadır.. bu hem anlamsız hem de denizlerin anısına saygısızlıktır.. idam kararlarının hukuka uygun olup olmadığı tartışılmaz.. çünkü bu sistemin hukuk yapısı faşisttir.. kendi hukuklarını işletişleri bile kayfiyetlerle doludur.. thko davasında 3 idam cezası çıkmadı.. sanırım 20 yi geçik çıktı ve gerekçeleri de aynı idi.. yargıtay sonrası 9 kişiye indirildi.. ve bunların içinden üçü meclisde onaylandı.. kalan 6 kişi ise infaz edilmeden idamı yaşadılar.. yani rehin olarak tutuldular.. onlarında idam edilmeyeceği garantisi de yoktu..

denizleri anma ve sahiplenme adına bu garabet hukuk ve sistemi hangi akla hizmetle konu oluyor.. denizler bu toplumun "eşkiyası" idi.. adına maniler-türküler yakılan modern "eşkiya" idiler.. ortada egemenler varsa.. ezilenlerin de her zaman "eşkiyası" olacaktır.. onlar eşkiya-terörist der.. halk ise.., "onları" bir devrimci evlatları olarak sahiplenir..
nazımın dizelerindeki içeriksel anlamı ile..; "bana vatan haini diyorlar ben bu vatana-sisteme karşı olarak sitemin-vatanın hainiyim" diyebilmiştir..

denizlerde bu anlamda "suçlu" idiler.. ama toplum nezdinde haklı idiler.. o kadar.....

t.c. osmanlının devamıdır.. bazen red etse de bir çok kurumunun başlangıcını osmanlı döneminden itibaren alır.. özellikle politik yaklaşımları osmanlının son erki i.terakkinin tarzıdır.. osmanlı içindeki bu kapıkulu dönme-devşirme erksel yapı asla türk halkının temsilcisi değildir.. sonrasında kurulan cumhuriyette değildir..

gerek osmanlının gerek ise devamı cumhuriyetin.. inkarcı katliamcı işleyişi değişmemiştir..

bu vesile ile bir başka 6 mayıs'ı da burada anacağım..

6 mayıs 1916....
Bu keyfi ve hukuksuz yargılamalar ardından infazlar iki grup halinde Beyrut ve Şam kent meydanlarında gerçekleştirilmiştir. 20 Ağustos 1915 akşamı hapisten çıkarılan aydınlar sabah 04.00’dan itibaren infaz edilmeye başlandı. 10’u Müslüman, 1’i Hıristiyan 11 Arap ileri geleni Beyrut’un ana meydanı El-Burç’ta asıldı. 17 Müslüman ve 4’ü Hıristiyan 21 kişilik ikinci grup ise 6 Mayıs 1916’da şafakla birlikte idam edildi. 14’ü yine El-Burç’ta diğer 7’si ise Şam’daki al-Marjeh meydanında infaz edilmişlerdi.

Bu idamlarla da yetinmeyen Osmanlı yönetimi idam edilen Arap aydınları dışında yetmişin üzerinde Arap aydını da gıyabında yargılayarak idam cezasına çarptırmıştır. Yakalanıp idam edilemeyen Arap aydınlarının ve onlara yakın duran pek çok Arap aydınının aileleri Anadolu’nun ücra bölgelerine sürgün edilmiş ve mallarına haciz konulmuştur.

arap-ermeni-süryani-naşturi halklarına dönük bu zulümler.. cumhuriyetten sonrada devam etmiştir..
hafıza-i beşer nisyan ile malüldür ve bu toplumun aydınları da en kalitelisinden!! balık hafızasına sahiptir..

bu topraklarda.., sadece kürtler ve gayri-müslümler baskı görmemiştir.. bunların üzerinde zulümler yaşatılmıştır ama diğerleri de bu tekçi-faşist işleyişten nasiplerini almıştır..

abaza-adige-laz-gürcü-arnavud-boşnak-hemşinli(müslüman ermeni)-vs. bir dizi toplum sürekli baskı altında yaşamıştır.. dilini geleneklerini yürütememiştir..
kafkas halkları çerkez ethem bahanesi ile aşağılanmıştır.. köy enstütüleri gibi italyan faşizminden örnek alınan uygulamalarla.., evlerinden toplanan çocuklar türkçe konuşmaya zorlanmış ve anadillerinde konuşanlara baskı yapılmış.., şiddet uygulanmıştır.. tıpkı osmanlıdaki devşirme usulü gibi yetiştirilen bu çocuklar yine kendi toplumlarına yollanmış oaralarda "öğretmenlik" yaptırılmıştır..

bu uygulamalardan türklerde nasibini almıştır.. ege toros türkmen dili bozuk!! türkçe kabül edilmiştir.. devşirme-dönme istanbul "türk"çesi(frenk-arap-fars karması) ana dil sayılmıştır..

bunu bizzat yaşayanlardan biriyim.. 1930larda başlayan bu uygulamaları yaşamadım ama araştırdım.. 1967-8 lerde dedemlerin yanına köye gittiğimde.., köyde tek radyo bizde vardı.. akşamları bizim harım(harman yeri) da toplanırlar ajansı dinlerlerdi.. tek kelimesini anlamazlar ben tercüme ederdim.. bahsettiğim köy karışık ve asimile olmuş yani türkleşmişlerin toplandığı köydü.. ama devletin türkçesini anlamazlardı..

tüm bunlar unutuldu.. bir "bağımsızlık" bir "ulusal kurtuluş" bir modernleşme hikayeleri yazıldı.. bunu ilk sol!! yuttu ve topluma en çok satan da bu "sol" oldu..
sol!u çoktan kokmuş bir toplumun varacağı yer haliyle burası olur..
ya.., türkçü!!-islamcı!! yada islamcı!!-türkçü!! olur.. ve sol!!u da sosyal-şöven olur..

6 mayıs anmaları timsah gözyaşları ile bilumum tv lerde sergileniliyor.. benim ise ciğerim yanıyor.. öfkem kabarıyor.. ve bu hayasızlıkları midem kaldırmıyor..


alıntının linki..
6 Mayıs 1916’da Suriye'de neler yaşandı? - Araştırma | ANF
 
#2
Çok güzel yazmışsın.(Samimiyetine güvenerek sen diye hitap ediyorum)
Yazı ile de teşekkür ediyorum.Ellerine sağlık.

Sevgilerimle..
(Arşivime aldım.)
 
Üst