Atatürk'ün Irkçı Sözleri

#21
Arkadaşım düzgün bir bilgi birikiminde olsan cevap vereceğim ama ne desem şaçmalıyorsun.

Bunları yazmak istemezdim ama bu 1 değil 2 değil 3 değil.

Söylediklerinin çarpıtma ve yalan oldugunu bizzat yüzüne söyledim ( atatürk'ün sözleri konusunda) bana düzgün bir açıklama getiremedin.

Arkadaşın dediği gibi başka başlıkta tartışılır bu konular baya derin bir konudur.

Ama Kürt Milliyetçiliği yapacaksa arkadaşlar hiç tartışmayalım.

Burada kalbur üstü geçeceğim sadece.

Bir arkadaş, Hayla "Komünizm'in başı ezilmelidir" sözünü getiriyorsa bura'ya ve Milliyetçi sözlere Irkçı sözdür diye diretiyorsa ona cevap vermeye luzum yoktur.

Diğer arkadaş ise olayları bütünü ile kavraması gerekiyor , türkiye tarihini okumasını bütün isyanları araştırması, Ne için isyan cıktıgını bilmesi, Sosyo-Ekonomik sartları, dünya '29 burhanını, Bu konular hakkında ilgili kişilerin hatıratlarını araştırmanı tavsiye ediyorum..

***
Öncelikle Ben Zazaları Kürt olarak görmüyorum.

Dersim İsyanı Din'i bir isyandır. Bu Şeyit Rıza'nın sözleri ilede sabittir.

'25 İsyanı buda aşırı dini isyandır.

(Burada bazılarınız gerçek niyetini gösteriyor -kürtçülük- bir yandan Şeyit Rıza'ya sahip çıkarken bir yanda nda Şex Şeid'e sahip çıkmaya çalışıyorsunuz - hatta bir yerde şiir görmüştüm - bu baya komik geliyor.)

Bunların aksini gösterin.

Şimdi Kürtlere yönelik Operasyonmuydu

Sizin Görüş açınız Diyaletiğiniz nasıl?

Ölen Kürt, Öldürülen Kürt, Katik Faşist devlet, Kürt Katliamcısı devlet

Bumudur?

Menemen'e ne diyeceğiz?

Yapanlar Türk, Öldürülenler TÜrk Sürülenler türk?

***

Devrimler Nasıl olur?

Devrim nasıl korunur?

Tek Parti Nedir?

Devrim Demokrasi ile mi olur?

Stalin Dönemi Nasıldı?

Lenin ayaklanmacılara ne yaptı?

***

Baya kopuk oldu ama bu sonda toparlayayım.

Kemalizm'in kürtlere karşı tutumu varmırıdır? ( Mustafa kemal'in manevi çocugu kürtür), Kürt diyemi kırıldılar? ( can alıcı soru budur) Öyleyse bu devlet kürt düşmanımı? Menemen ve diğer (türk bölgelerinde) dini ayaklanmalarda kan aktımı? evetse orada ki halk sorgusuz sürgüne gittimi? O halde bu devlet Türk Düşmanımı?

Artık öyle bir noktaya gelmişiniz ki Ölen kürtmü değilmi diye(ne türlü isyan olursa olsun) bakacak duruma gelmişiniz...

Yukarda senin düşünceni sorularla yürüterek buraya getirdim.
 
Son düzenleme:
#22
Bence bunları bilerek yazmamış arkadaş cevap verilecek hiç bir şey yotur karşıdaki insanı tahrik etmek için saçma sapan şeyler.
 
#23
Öncelikle Ben Zazaları Kürt olarak görmüyorum.Dersim İsyanı Din'i bir isyandır. Bu Şeyit Rıza'nın sözleri ilede sabittir.

'25 İsyanı buda aşırı dini isyandır.
İyi komedyen olur senden.

Bizi baya eğlendiriyorsun.:D

Zazaları kürt olarak görmüyorsan, devletten bir farkın yok.:D

Bak ben Zaza Kürdüyüm..Kürdüm diyorum.:D

Kürdologların bu konuda araştırmaları zazacanın kürtçenin bir lehçesi olduğunu ortaya çıkardı...Biraz daha okumalısın türk milliyetçisi arkadaş.

Diğer yazdıklarına ise cevap vermeye gerek yok, çünkü habire saçmalamışsın...
Yok ''dini'', yok şöyle yok böyle diyerek kıvırmışsın...Çarpıtmalar, yalanlar, kıvırmalar, kemalizmi aklamaya çalışmak için bin takla atmalar:D

Hep yaz türk milliyetçisi boşluk, hep yaz...
Baya eğlendiriyorsun bizi...:D:D:D
 
Son düzenleme:
#25
Kürtçenin Lehçeleri

Kürtçenin lehçeleri konusunda birçok ayrı görüş bulunmaktadır. Özellikle de Kürtlerin
varlığını ve dillerini kabul etmek istemeyenler, bütün Kürtçe şive ve ağızları lehçeymiş gibi
göstermektedirler. Hatta bu çevreler bazen Kürtçe lehçelerin ayrı diller olduklarını bile ileri sürerler.
Oysa bu konu uzun zamandan beri Kürdologlar ve dilbilimciler tarafından aydınlatılıp
tanımlanmıştır.
• Daha 16. yüzyılda Şerefxanê Bedlîsî, Şerefname7 adlı tanınmış eserinde, Kürtçe lehçeleri şöyle sıralamıştır:

1) Kurmanci
2) Lori
3) Kelhûri
4) Gorani.

• 1836-37 yıllarında Kürt etnografyası üzerinde çalışmalar yapan G. Girvinli’ye göre
Kürtçe iki gruba ayrılır: Aşağı Kürtçe, yukarı Kürtçe.

• Peter Lerch (1857-58) Kürtçeyi beş lehçeye ayırır: Zazaki, Kurmanci, Kelhûri,
Gûrani ve Lûri.

• Oscar Mann, Kürtçeyi batı, güney ve doğu olmak üzere üçe ayırır. Mann, Gorani ve Zazakiyi bir kol ya da lehçe saymıyor.

• E. B. Saane, Gramer of Kurmanji or Kurdish Langauge (1913) adlı eserinde,
Kürtçeyi üç bölüme ayırır: Aşağı Kurmanci, yukarı Kurmanci ve Lori-Zazaki (Hewrami ve
Gorani)8.

• Ziya Gökalp, Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler9 adlı çalışmasında,
Kürtçeyi beş lehçeye ayırır: Kurmanc, Zaza, Soran, Goran ve Lor. Gökalp bu lehçelerin kadim Kürtçeden çıktıklarını söyler.

• Dr. Mac Kenzie, Kürtçeyi üç gruba ayırır: Kuzey grubu, orta grup ve güney grubu.

• Kürt dilbilimci Cemal Nebez de Kürtçeyi dört gruba ayırmaktadır. Kuzey Kürtçesi,orta Kürtçesi, güney Kürtçesi ve Gorani-Zazaki.

• Alaedin Secadi, Destûr û Ferhengî Kurdî, Erebî û Farisî adlı eserinde Kürtçeyi
Behdinan Kürtçesi ve Sorani olarak iki bölüme ayırıyor.

• Dr. Kemal Fuad’a göre ise Kürtçe dört lehçeden oluşur: 1) Batı Kürtçesi (yukarı), 2)
Doğu Kürtçesi (aşağı), 3) Güney Kürtçesi 4) Zazaki-Gorani.

• Fuat Heme Xurşid, Zimanî Kurdî, Dabeşbûnî Cografyayî Diyalêktekaniy adlı
yapıtında Kürtçeyi şöyle sınıflandırır: 1) Kuzey Kürtçesi, 2) Orta Kürtçe, 3) Güney Kürtçesi,
4) Gorani.

• Emir Hesenpûr’un10 National and Language In Kurdistan (1918-1985) adlı eserinde
ise Kürtçe lehçelerin sınıflandırılması şu şekildedir: Kurmanci, Sorani, Hewrami,
Kırmanşahi.
Bu dilbilimcilerin çalışmalarından, genel olarak Kürtçenin başlıca dört lehçeye
ayrıldığını görmekteyiz:

1) Kurmanci (Kırdasi),
2) Orta Kurmanci (Sorani),
3) Kırmancki (Kırdki, Zazaki-Gorani),
4) Lorani.

Kuzey Kurmancisi (Kurmanci) ve güney Kurmancisi (Sorani) başlıca iki lehçedir. Bu
iki lehçenin zengin bir yazılı edebiyata sahip oldukları kabul edilir. Son dönemlerde
Kırmancki (Zazaki) lehçesi de yazılı bir edebiyata doğru adım atmaktadır.
Kürtçe lehçeler içinde en çok konuşulanı Kurmancidir. Kürtlerin yaşadıkları bütün
bölgelerde bu lehçe konuşulmaktadır.
Türkiye’de sadece Kurmanci ve Zazaki lehçeleri vardır.
Lehçeler konusunda karmaşıklık çoğu kez adlandırmadan kaynaklanmaktadır. Örneğin,
kuzey Kurmancisine Irak’ta yaşayan Kürtler Behdıni, İran’da yaşayan Kürtler ise Şıkaki
derler. Aşağı Kurmanci (Sorani) için yalnızca Kurmanci ya da Sorani denir. Aynı karışıklık
Kurmancki (Zazaki) için de söz konusudur. Bu lehçe için, Kırmancki, Dımıli, Dêrsımki, Sobê
vb isimler kullanılmaktadır. Hewrami için de Gorani ismi kullanılmaktadır. Oysa yukarıdaki
örneklerde izah edildiği gibi, bütün araştırmacıların üzerinde hemfikir oldukları
adlandırmalar Kurmanci, Kırmancki ve Kırdki’dir. Diğer adlar bölge ve aşiret adlarıdır.


http://www.enternasyonalforum.org/kurtceyi-taniyalim-t2191.html

Buyrun, burayı da okuyabilirsiniz.
 
Son düzenleme:
#26
okudum sevgili alevliyıldız.. okudum.....:D:confused:

sevan nişanyandan değerli yazıları okudum..

çok haklı..:confused:

güneş dil teorisi gibi çok haklı...:confused:
amazon... ammauzun demek..
turkey hindi demek hindiler sakindirler ama kızdırırsan kabarırlar.. bu yüzden türk den türetilmiştir.. türklerde ayranı kabarmasın neler yapar...:D

sayın sevan hanım hazır zaza ların ayrı bir halk olduğunu ispat ile uğraşırken..
1- hemşinli denilen ve arkaik ermenice konuşan bu kişiler ile ermenice konuşanlar arasındaki bağları da açıklayıverseydi..
2- pakraduni nedir kimlere söylenir bunları da açıklayıverseydi

aklıma agop dilaçar geldi..:D ve "değerli" çalışmaları...:D

sevan hanımın tezi ile yola çıkarsak...;
goranca ve soranca da ayrı bir dildir.. bunlarda kürt değildir.. ayrı bir millettir..
hatta fransızca ile ingilizce de ayrı bir dildir
hatta flamanca-ingilizce-almanca-norveçce ayrı bir dildir..

franklar(fransızlara ad veren hanedan)..; germen kabilesidir.. bugün bavyera denilen alana yerleşmişler oradan orta avrupaya yani günümüzde fransa denilen alana yayılmışlardır.. daha sonra iki ayrı imparatorluk şeklinde bölünmüşlerdir.. burbonlar da fransada bir germen hanedanı olarak var olmuş ise de isim olarak franklar "damgayı" basmıştır..
bavyera da kalanlara alaman denilmiş öbür tarafa da fransa.. ya....:D

saksonlar bir germen aşiretidir.. normanlarda.. ingiltere denilen dilin ve devletin kökenidirler ama asıl damgayı saksonlar vurmuştur..
flaman ve flandr(belçika vs.) denilen bölge halkıda bunlardandır.. almanyada hala soksonya d,iye eyalet vardır.. normanlar da kuzeyli anlamında içveç-danimarka tarfından "huruç" edenlerin akrabalarıdır..

ispanyolca bir dildir ama ispanyol diye bir halk varmı tarihte dersek yoktir.:D
kuzey afrikalıdan (kartaca) araplara.. vizigotlardan keltlere kadar tüm avrupa ve kuzey afrikanın bir harmanıdır.. hatta sicilya ve güney italya da böyledir..
napolyon korsikalı bir aristokrak ve fransaya karşı ayaklanan bir aileden gelir.. korsikalı diye bir halk varmıdır kökleri nedir bilemem ama fransanın "milli" tarihinde yer alır..
kısaca....
avrupa tarihi de bir palavradır...:D

işte böyle sevgili alevliyıldız..
marks ve engelsin de bahsettiği kapitalist moderniteyi yakalamamış halklar(uluslar) 1800 lerde konuşuluyordu.. da.. neden konuşuluyordu...

dil günümüzde bir ulusu belirleyen en önemli olgudur.. dil hiç bir zaman durağan olmamıştır.. sürekli değişir-karışır-emilir-erir..vs.. dilin üzerinde var olan.., kabile--halk--giderek ulus ise farklı seyir izler..
tarihsel olarak uluslaşma ile insan toplulukların varlık ve gelişim seyri aynı şey değildir.. aynı zemindir ama aynı şey değildir..

tıpkı bir franzca ve fransız ulusunun oluşumu gibi yada ingilizce ve ingiliz ulusu..
avustralyaya yerleşenler ingilterenin mahkumları yada sürgünleridir.. irlandalı-galli-iskoç-sakson-norman vs. ama alt tabakanın insanlarıdır.. ilk zamanlar dil o kadar farklı idi ki anlamak olanaksızdı..
meksikalı ne yerli ne ispanyol "yeni" bir halktır ama dil ispanyolcadır.. ispanyollarla akrabalığı kadar aztek-maya larla da akrabadırlar.. ne olacak şimdi..:D

olan biten belli.. resmi tarih ve ideolojinin işleyişindeki bir tazahürdür.. sevan nişanyan hanımın sözleri ve anlatımları ve de senin veri olarak sunman..

avrupa menşeli "bilim" temelinden bakarsak..; zazalar hem kürttür hem de değildir.. hangisi işine geliyorsa veri tabanı bulursun..
türkler denilen anadoluda geri kalanlarda.. yada azeriler türk ise uygurlar değildir yada tacikler yada özbekler yada kırgızlar..
sevan hanım birde buralardan "bilimsel verilerini döktürse" idi ya....:D

1800 lerde sadece fransa da hatta paris de..8-10 ayrı dil ve sayısız lehçe konuşuluyordu..
osmanlıda da böyle(türkçe anlamında) istanbul türkçesi baz alınırken zeki müren vs. örnek verilir ne güzel "istanbul" "türkçesi" konuşuyor denir.. ya yozgat türkçesi ya toroslardaki tahtacılar.. vs..

bilindiği gibi merkezi anlamda eğitim ile çok şey değişti.. uluslaşma buydu.. eğitimin ve dilin merkezi olarak oluş-turulması ve yayılması..
baı insan toplulukları bunu farklı yaşadı çünkü bir uluslaşma yada ulus-devlet olma sürecini yaşayamadılar.. kürtler gibi ..
yunanistan ..; bağımsızlık savaşında bile girit ayrı attika yarım adası ayrı ve kuzey-"yunanistan" ayrı dil konuşurdu.. yetmedi...; pontus ayrı karaman ayrı adalar ayrı rumca konuşurdu.. 1923 mübadelesinde oraya sürgün edilen rumlar için tercüman gerekti..

çok uzun zaman(1850-78) geçmedi ama.. sürgünde yaşayan abaza ve çerkezler ile kafkasyadakiler anlaşamaz.. garip olan da şudur.. buradakilerin bozulmamış kelimeleri arkaik kafkas dilidir ama kafkasyadakiler slav-gürcü etkisine girmiş yada kendi seyirlerinde değişmiştir..

sakarya akyazıda da bulunan eski yerleşik kürtler vardır.. yavuz dönemi diye anlatılır.. buraya bazı kürt bilim insanları geldi konuştukları(kalan) kürtçelerini incelemek için.. parti çalışmalarından biliriz.. çok farklı anlaşmakda zorlanırlar..

kısaca..
sevan hanımın veri tabanı ile yola çıkarsak..;
dersim zazaları bingöl zazaları ile anlaşamazlar.. dersim bölgesine ilk gelenlerin ermeniler olduğu söylenir yada birlikte de gelmiş olabilirler.. sonradan alevi türmenlerin de yerleşimi olmuş ama asıl olarak, alevi misyonerlerin etkisi büyüktür..
alevi zazalar ile safii bingöl zazaları çok farklılık gösterir .. vs..
kısaca hepsine ayrı halklar demek zorundayız..

uzun oldu farkındayım ama bu yapılanın agop dilaçar ın dişil versiyonu olduğunu belirteyim..
dikkate alınmasını da üzüntü ile karşıladım..


bende kalkıp...; ermenilerin, çeçen ve lezgilerin parsların ve de kürtlerin tarihin bir yerinde ortak halklar olduklarını ispat edebilirim..

bugün günümüzde çingene(roman) diye bilinenlerin köklerinin..taaaa.. vedalar zamanında aryen toplulukların istilasına karşı çıkıp dünyaya yayılan özgürlükçü hindliler olduğunu
söylesem hiç de yalan olmaz.. hatta asya da türki kavimlere kaynaştığını ta ispanyaya kadar da yayılıp kültürlerini bile etkilediğini söylesem sanırım yanlış olmaz..
hindistandaki kast sistemi öyle ekonomi vs.ile açıklanamaz.. tipolojik ayrım bile nettir.. paştunlar gibi yani afgan paştunları pak-istan paştunları vede hindistan paştunları diğer kesimlerden farklıdır..
dediğim gibi avrupa(batı) menşeli taraflı ve güdümleyici "bilim" ile bu işler ayıklanamaz..
hatta bazı noktalar hiç ayıklanamaz..

dostlukla

suat
 
#27
öncelikle, sevan hanım değil, bey.

öbür forumda, belki de kullanıcı adımdaki "alev"den dolayı beni de hanım sanmıştın. :)

asıl önemli olan ise şu: böylesine sosyal ve tarihsel gerçekliklerimize meraklı bir insan olan sen, dil alanında ve özellikle etimoloji (kökenbilim) alanında bu ülkedeki önemli bir kişi olan nişanyan'ı tanımıyorsun. dile meraklı olmayabilirsin tabii. ama yine de diller üzerine yukarda da yazdıklarını okuyan bir kişi olarak ben, senin o kişiyi bilmemeni şaşırarak ve üzülerek öğreniyorum.

benim nişanyan'ın yukardaki yazılarını vermemin nedeni, zazacanın kürtçeden ayrı bir dil olduğunu iddia etmem değil. böyle dir iddiam yok ve bu konu hakkında bilgi sahibi değilim. kürdçeyi ve zazacayı öğrenmek isterim tabii. bu forumda kürdçe ve zazaca dersleri koyarsanız çok iyi olur.

yukarda yazdıklarında katıldığım yanlar var. mesela istanbul türkçesi türkiye türkçesi olarak benimsenmiş ve tüm ulusa benimsetilmiştir. ama bu ulus devletin, uluslaşmanın doğal bir sonucudur. şimdi bile bir antep ağzı, bir adana ağzı çok farklıdır ve anlamak çok zordur. ancak sonuçta aynı dilin içindedir.

nişanyan'ın anlattığı ise zazacanın dil sistematiği olarak kürdçeden ayrı bir dil olduğu yönünde. mesela türkçede büyük ünlü uyumu var. bu kural tüm ağızları için geçerli. tüm ağızlar, sistem olarak bununla uyumlu. küçük ünlü uyumu kuralı ise türkçeye ilerleyen yüzyıllarda girmiş. eskiden mesela "havlı" değil "havlu" denirmiş, tıpkı "kapaklu", "salvarlu" gibi. sonradan "havlu" kelime haline de geldiği için bu haliyle (-lu ekiyle) kalmış.

dillerin gelişimi ve kelimelerin kökenleriyle ilgileniyorsanız nişanyan'ın yazılarını okumanızı öneririm.
 
#28
öncelikle, sevan hanım değil, bey.

öbür forumda, belki de kullanıcı adımdaki "alev"den dolayı beni de hanım sanmıştın. :)

asıl önemli olan ise şu: böylesine sosyal ve tarihsel gerçekliklerimize meraklı bir insan olan sen, dil alanında ve özellikle etimoloji (kökenbilim) alanında bu ülkedeki önemli bir kişi olan nişanyan'ı tanımıyorsun. dile meraklı olmayabilirsin tabii. ama yine de diller üzerine yukarda da yazdıklarını okuyan bir kişi olarak ben, senin o kişiyi bilmemeni şaşırarak ve üzülerek öğreniyorum.

benim nişanyan'ın yukardaki yazılarını vermemin nedeni, zazacanın kürtçeden ayrı bir dil olduğunu iddia etmem değil. böyle dir iddiam yok ve bu konu hakkında bilgi sahibi değilim. kürdçeyi ve zazacayı öğrenmek isterim tabii. bu forumda kürdçe ve zazaca dersleri koyarsanız çok iyi olur.

yukarda yazdıklarında katıldığım yanlar var. mesela istanbul türkçesi türkiye türkçesi olarak benimsenmiş ve tüm ulusa benimsetilmiştir. ama bu ulus devletin, uluslaşmanın doğal bir sonucudur. şimdi bile bir antep ağzı, bir adana ağzı çok farklıdır ve anlamak çok zordur. ancak sonuçta aynı dilin içindedir.

nişanyan'ın anlattığı ise zazacanın dil sistematiği olarak kürdçeden ayrı bir dil olduğu yönünde. mesela türkçede büyük ünlü uyumu var. bu kural tüm ağızları için geçerli. tüm ağızlar, sistem olarak bununla uyumlu. küçük ünlü uyumu kuralı ise türkçeye ilerleyen yüzyıllarda girmiş. eskiden mesela "havlı" değil "havlu" denirmiş, tıpkı "kapaklu", "salvarlu" gibi. sonradan "havlu" kelime haline de geldiği için bu haliyle (-lu ekiyle) kalmış.

dillerin gelişimi ve kelimelerin kökenleriyle ilgileniyorsanız nişanyan'ın yazılarını okumanızı öneririm.
teşekkür ederim bunu da olumlu yanından al.. cinsiyeti pek önemsemiyorum demekki..:)
hakkında bilgim vardı hatta daha öncede bir yazısı burada asılmıştı..ama çalışmalarını okudunmu dersen hayır okumamıştım..
şu meşhur ses uyumu konusu dilbilim konusunda tartışılan bir noktadır.. geçerli yanları var geçersiz yanları da..
etimoloji.. dediğin yani köken bilim zaten başlı başına garabet bir bilim..insan topluluklarının.. günümüzdeki biçimlerinden geriye dönerek yaratılan bir bilimsel bulgular sinsilesinin "bilim" yapılmış halidir..
bu anlamda sürekli septik bakarım.. ama dışlamam da..

her şeyden önce ulus bu işin neresindedir ayırt etmek gerekir..
18000ler ve 1900 ların ortalarına kadar.. bir devlet olgusu dışında ulus kavramı "bilimsel"leştirilmemiştir. en iyisi ile lenin-stalin ve wilson ile toprak-üretim ortaklığı ve dil ortaklığı olarak ele alınmıştır..

yahudileri hep örnek veririm.. köken bilim olarak neye göre ulusturlar halktırlar vs.. dine göre mi.. uydurulanlar birtarafa ibrahimden beri kaç kabile katıldı- ayrıldı- katıldı... en sonunda biri kabul edildi yani "kök"leşti diğerlerine de kayıp kabileler dendi çıkıldı....:D
isa yahudi idi ama aramice konuşurdu .. bu nedir şimdi..
musa nın ibraniceyi sonradan öğrendiğine kalıbımı basarım...:D ibraniliği de tartışılır..
bebekken bulunan yusuf nasıl ibranice bilebilir ki.. sepette madeın ibrani mi yazıyordu da büyüyünce tanıdılar..

keken bilim'e itirazım yok ama bu formatı ile var..
nişanyanda bu format dışında değil.. dil ile köken bilinmez takip edilmez.. bir araçtır ama kesin veri olamaz.. tamamen tutsa da olamaz.. süreç içersinde egemen kabile altında dilini dönüştüren ve giderek kaybedenler de vardır.. yada kendi dilini o toplumda dominant yapan..

iktisadi-siyasi-kültürel yaşam çok şeyi ilginç yönlere evirebilir..

tamiller hind kökenli iken ne oldular yine bir sömürgeci yada kolonyalist(her koloni sömürgeci değildir) iken ezilen halk oldular.. vs..
pakistan içindeki moğol-tatar-türki kavimleri ne yaptı.. yaladı yuttumu..

komünal yaşam iç üreme ilişkisine kapalıydı topluluklar zaten biyolojik olarak kaçınılmaz karıştılar.. geriye dil-kültür ve siaysi organizasyonlar kaldı tarih içinde bunlarında nasıl karıştığı kaynaştığı veya eridiği yeni sentezler yarattığı bilinir..
kısaca köken bilim bir ibrani inanışıdır.. toplumsal tarih..; siyasal-ekonomik-sosyal(kültürel) aşamalar ve evrimler sürecidir. bir "kök" hücre ele alır gibi inceleniyorsa bu bilim değildir..

zaten bu konuda "köksüz" avrupa her şeyi altüst etmiş.. birde "sosyalist" yada kendini "bilimci" sananların katkısına gerek yok... antik çağ ile ilgili "değerli" çalışmaları okuyorum sümeroloji gibi bir alanda iki önemli isimden biri olan "ilmi"ye çığ ortada bir örnek bu kadının her tarafı bilim olsa ne yazar.. sadece manüple bilgileri aktarır.. elbette ..veri olarak işe yarar onu da iyi ayıklamak gerekir..
bakın antik çağ "bilimsel" kitaplara krallar hanedanlar savaşları vardır.. insan toplulukları burada bir çeşnidir.. iskender bir antik yunan çağıdır.. oysa makedonya tarihi başkadır.. toplulukları başkadır.. iskenderin antik yunan çağı olarak görülmesi çok doğal dominant olan erk böyle ama içindeki çok şey farklı topluluklların uygarlıkların yaşam biçimlrerinin tarihidir..

konuya dönersek..;
zazalar(dımıli) goraniler soraniler ve kırmançlar gibi kürttür bu böyle şekillenmiştir.. ama her birinin kökleri başka zeminlerden gelebilir bir yerde birleşmiş olabilir.. yada dil etkilenmiş olabilir.. vs..
ne öneriyor sayın nişanyan "bey" zazaki(dımıli) karkera partiya mı.. (pkz yada pkd) buyursun öncü olsun örgütlesin o zaman...:D
madem kürt değiller ve seyit rıza bu konuda yanlış biliyormuş.. yanlış ayaklanmış tarihe de kürt isyanı diye not düşülmüş.. düzeltsin.. "kürtler kadar zazalarında" bu süreçde hakları var..
benim bir itirazım da yok..

dostlukla

suat
 
#29
Ya arkadaşım yine yazıma doğrudan cevap vermek yerine yine aradan bir şey bulmusunuz güme konuyu nereye getirmişiniz.

Benım Mesajımın amacı Zaza-Kürt değildiki...

Kürt Olarak Görmüyorum, Bu bilimsel olarakda kanıtlı 18. yüzyılın dil bilimcileride söylüyorlar şimdikilerinde. Kürtçe'nin Lehçesi değildir zazaki. Kırmanci..vs geç bunları ayrıca başka konuda tartışalım bunu ben yukarda ki yazıma düzgün bir cevap almak istiyorum..
 
#30
Bu sefer çok feci çuvallamışım. Zazacada eril-dişil ayrımı vardır, Kürtçede yani Kurmanci dilinde yoktur dedim ya? Meğer varmış!
sevan nişanyan..
http://www.taraf.com.tr/makale/5826.htm

yazıların bütününü okudum..
nişanyan zazacanın bir lehçe olmadığını ayrı bir dil olduğunu iddia ediyor.. ederken öne sürdüğü en önemli kanıt noktasında yanıldığını belirtmiş.. bunu söylemesini bilimsel dürüstlük olarak ele alacaktım ama aynı zamanda iyi kıvırttığını da görmüş oldum..

birde..
Beşer onar kelime dışında Kürtçe de bilmiyorum, Zazaca da bilmiyorum. Cehalettir, kabul. Öğrensem iyi olur. Ama hayatta yeterince Kürt ve Zaza tanıdım. Milli meseleler hakkında –lehte ve aleyhte- kuvvetli görüşleri olanlarla da yarenlik ettim
hal böyle ise bu şekilde tumturaklı iddialarda bulunulmaz.. alevliyıldızın çok değerli bulduğu köken bilimcisi.. değil mi..:D
bildiğin yerden konuşursun.. başka örnekler verirsin.. iki ayrı dil bile olsa iki ayrı halk yada uluslaşma sürecinde bir topluluk gibi sunmazsın.. ayrı bir olma olasılığı zazacanın dil olarak varlığının gerekliliğini belirtir.. lehçe bile olsa bu bir şeyi değiştirmez..

"kapitalist uluslaşma" ulus-devlet süreçlerinde hangi lehçe dikkate alındı ki.. toplumsal siyasal-sosyal patlamalar olmasaydı.. dominant içinde erir giderdi..

örenek olsun diye veriyorum..
balkanlarda makedonca diye bir dil vardır.. içinde slav ağırlığı ile birlikte arnavudça yoğun ve yunanca etkileri çok fazladır.. her bir taraf çekiştirmektedir..
leh dili ayrıdır bulgarca ayrıdır rusça ayrıdır..

lehçe tartışmaları da halen bilimsel bir temele oturmamıştır.. bir dilin yan kolumu yoksa ayni "kök"lere dayanan topluklukların dilsel ayrışması mı vs..

kısaca "köken bilim" nedir..?? avrupa modernitesinin uluslaşma paradıgması temelinde bir bilimmidir.. yoksa insan topluluklarının gelişim süreçlerini takip eden bir bilim mi..
birincisine baştan palavra diyeceğim. yok.. ikincisi ise..; sadece dil ile bunu açıklamak belirli bir amacı taşır..

Arada bu yazıları yazmaktaki menfur “amacımı” şıp diye anlayanlar mı istersiniz, soyumu sülalemi analiz edenler mi...
yapma yahu...:( haksızlık da yapmışlar bak.....:D

ne güzel amacını "şıp" diye anlamalara bir kulp tak..
bu arada soyunu sülalesini niye merak etmişler ki..????
ermeni değil mi..
ilk yazımda ben de sormuştum..
pakraduni diye aynısı olsa gerek..

sevgili alevliyıldız..
türkan hanımdan sonra bana kakalamaya çalıştığın...:eek: bu ikinci "bilim" insanı sanırım.....:D

sağol kalsın.. istemem...:D


dostlukla

suat
 
#31
Ya arkadaşım yine yazıma doğrudan cevap vermek yerine yine aradan bir şey bulmusunuz güme konuyu nereye getirmişiniz.

Benım Mesajımın amacı Zaza-Kürt değildiki...

Kürt Olarak Görmüyorum, Bu bilimsel olarakda kanıtlı 18. yüzyılın dil bilimcileride söylüyorlar şimdikilerinde. Kürtçe'nin Lehçesi değildir zazaki. Kırmanci..vs geç bunları ayrıca başka konuda tartışalım bunu ben yukarda ki yazıma düzgün bir cevap almak istiyorum..
Öncelikle Ben Zazaları Kürt olarak görmüyorum.
ilk yazında bu yokmuydu buna yanıt veriliyor..:)

Benım Mesajımın amacı Zaza-Kürt değildiki...
Kürt Olarak Görmüyorum, Bu bilimsel olarakda kanıtlı 18. yüzyılın dil bilimcileride söylüyorlar

sahimi...:D 18. yy. 1700 lere tekabül eder.. 3 tane yüzyıl geçmiş aradan.. bu bakır elementi değil ki bulundu bitti tencere yapmaya başlıyalım diyelim.. sürekli yeni bulgularla tartışılacaktır..

sen benim için yeterlidir diyebilirsin hatta vs geç bunları da diyebilirsin ama ben de hayır geçemem..:( diyebilirim..
tartışmayalım mı sence....:(

ilk yazın zaten her telden çalmış içinde bir kaç soru var...ne istediğin biraz karışmış...
bence tane tane sor istersen.. yani benimkisi bir öneridir..:)

dostlukla

suat
 
Son düzenleme:
#32
suatçım, kökenbilim insan topluluklarının kökenlerini inceleyen bir bilim değildir; kelimelerin kökenini inceler.

mesela "mezar", ziyaret edilen yer demek. sonradan şimdiki dar anlamıyla sınırlanıyor.

biraz keyif ehli bir bilim alanıdır. bilimsel yasaları olduğu için bilim dalı olarak görülebilirse de, bu yasalar çoğu zaman kelimelerin kökenini açıklamada yetersiz kaldığı ve varılan sonuçlar tartışmalı olduğu için bilimsel yanı biraz zayıf da denebilir.

ama konuya ilgi duyanlar için çok zevklidir. nişanyan'ın yazılarını biraz takip edersen belki bu zevke varırsın. o zaman onun hakkındaki hızlı önyargın da değişir.

nişanyan'ın yazılarının yararı sadece kelimelerin kökenleri hakkında fuzuli ama hoş bilgiler vererek bizleri düşündürmek değil, aynı zamanda dillerin bazı yasalarını da açıklayarak dil bilincimizi geliştirmek. toplumlar tarihine, onun yasalarına ilgi duyan kişilerin dile ilgi duymamasını anlamak zor. ilgi duymak ise bilimi, çapaçul bilgilerle küçümsemek değil, bilgilerini derinlemesine geliştirmek.

türkan hanımı bilimsel yanıyla değil, mücadeleci ve sorumlu, aydın yanıyla savunmuştum. nişanyan'ı ise aydın olarak değil, ilgi duyduğum dil alanındaki ufuk açıcı, araştırmacı, bilimsel yanıyla öneriyorum.
 
#33
Öncelikle Ben Zazaları Kürt olarak görmüyorum.
ilk yazında bu yokmuydu buna yanıt veriliyor..:)

Benım Mesajımın amacı Zaza-Kürt değildiki...
Kürt Olarak Görmüyorum, Bu bilimsel olarakda kanıtlı 18. yüzyılın dil bilimcileride söylüyorlar

sahimi...:D 18. yy. 1700 lere tekabül eder.. 3 tane yüzyıl geçmiş aradan.. bu bakır elementi değil ki bulundu bitti tencere yapmaya başlıyalım diyelim.. sürekli yeni bulgularla tartışılacaktır..

sen benim için yeterlidir diyebilirsin hatta vs geç bunları da diyebilirsin ama ben de hayır geçemem..:( diyebilirim..
tartışmayalım mı sence....:(

ilk yazın zaten her telden çalmış içinde bir kaç soru var...ne istediğin biraz karışmış...
bence tane tane sor istersen.. yani benimkisi bir öneridir..:)

dostlukla

suat
Yazım'ın özü Zaza-Kürtmü arkadaşım?????????

........ ...

Madem konu'yu çok biliyorsun haliyle yabancı dilinde vardır, araştırırsın 18-19. yüz yıl araştırmacılarının-Dil bilimcilerinin eserlerini değilmi?

***

Bir tane sor diyorsun 2 3 olacak ama olsun sorayım
Kemalizm Kürt düşmanımıdır? ve bu bağlamda türk isyanları ne şekilde bastırılmıştır ? O halde ( bu metafizikci dar görüş) ( seni kasetmiyorum onlar kendilerini biliyor) Kemalizm türk düşmanımıdır?

***

Kürtçülük yapacaklar hiç yazmasın, utanma olur yüzüne yalan söylüyorsun diyorum ......(amed_dersim) hayla konuyu başka yere çekiyor...
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
#34
Yazım'ın özü Zaza-Kürtmü arkadaşım?????????

......... ...

Madem konu'yu çok biliyorsun haliyle yabancı dilinde vardır, araştırırsın 18-19. yüz yıl araştırmacılarının-Dil bilimcilerinin eserlerini değilmi?

***

Bir tane sor diyorsun 2 3 olacak ama olsun sorayım
Kemalizm Kürt düşmanımıdır? ve bu bağlamda türk isyanları ne şekilde bastırılmıştır ? O halde ( bu metafizikci dar görüş) ( seni kasetmiyorum onlar kendilerini biliyor) Kemalizm türk düşmanımıdır?

***

Kürtçülük yapacaklar hiç yazmasın, utanma olur yüzüne yalan söylüyorsun diyorum ......(amed_dersim) hayla konuyu başka yere çekiyor...
K.... kelimesi bir insana yakışmaz arkadaşım burada seviyeli ve biribrimize saygılı olalım ve yöneticileri zor durumda bırakmayalım lütfen ahlaklı olalım lütfen
Türkçülükte yap fakat seviyeli.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
#35
sayın boşlukk..
gördüğüm kadarıyla bazı katılımcılarda uyarmış lütfen sözcükleri dikkatlice seçelim...

Madem konu'yu çok biliyorsun haliyle yabancı dilinde vardır, araştırırsın 18-19. yüz yıl araştırmacılarının-Dil bilimcilerinin eserlerini değilmi?
bu tür kişisel seslenişlere de gerek yok.. konuyu az bilirim çok bilirim buna yazılarımı okuyan karar verir..
az bildiğim yerleri tamamlar veya yanlışları belirtir düzeltir..
örneğin alevliyıldız bunu yapıyor.. sevan nişanyan konusunda(cinsiyet) düzeltme yaptı..bu doğruydu.. yararlıydı...
yine benim etimolojiyi yani köken bilimini halkların kökeni olarak sunmamı da düzeltti..:D

(o) da çok iyi biliyor ki.. kelimelerin kökenlerini araştırmak.. bir oyun(kelimenin son harfinden kelime türetmek) değil amacı var.. kelimelerin kökeni yolu ile ulus-topluluk kökenleri birbirleri ile ilişkileri vs. ortaya çıkarılıyor.. yani ima ettiğim şey aslında doğrudur..
kelimelerin kökeni işin bahanesi diyorum...
zaza olayı bunu ispatlıyor..

kısaca "köken bilim" nedir..?? avrupa modernitesinin uluslaşma paradıgması temelinde bir bilimmidir.. yoksa insan topluluklarının gelişim süreçlerini takip eden bir bilim mi..
birincisine baştan palavra diyeceğim. yok.. ikincisi ise..; sadece dil ile bunu açıklamak belirli bir amacı taşır..

sözlerim yukarıda..

suatçım, kökenbilim insan topluluklarının kökenlerini inceleyen bir bilim değildir; kelimelerin kökenini inceler.
ne kadar nazikçe.!!:D söylüyor suatçım,..:confused:
çok bildiğini sanıyorsun ama bak asıl olarak bu işte diyor.. yani senin nazik halin...:D

söylediği şeyin pek de anlamlı olmadığını haksızlık yaptığını bildiğinden açıklama yapma gereği de duyuyor..:)
nişanyan'ın yazılarının yararı sadece kelimelerin kökenleri hakkında fuzuli ama hoş bilgiler vererek bizleri düşündürmek değil, aynı zamanda dillerin bazı yasalarını da açıklayarak dil bilincimizi geliştirmek. toplumlar tarihine, onun yasalarına ilgi duyan kişilerin dile ilgi duymamasını anlamak zor. ilgi duymak ise bilimi, çapaçul bilgilerle küçümsemek değil, bilgilerini derinlemesine geliştirmek.

toplumlar tarihine, onun yasalarına ilgi duyan kişilerin dile ilgi duymamasını anlamak zor.
yetmiyor.. yinede eleştireyim anlamasın diyor..
benim gibi toplumların tarihine ilgi duyanların.. bu kelime kökeni(etimoloji) bilimine tepkili olmamı da eleştiriyor..
oysa tepkimin bu işe değil işletiliş biçimine olduğunu belirttiğim halde...
kısaca "köken bilim" nedir..?? avrupa modernitesinin uluslaşma paradıgması temelinde bir bilimmidir.. yoksa insan topluluklarının gelişim süreçlerini takip eden bir bilim mi..
birincisine baştan palavra diyeceğim. yok.. ikincisi ise..; sadece dil ile bunu açıklamak belirli bir amacı taşır..

sadece dilden topluluk kökeni çıkartmaya kalkarsan bu amaçlıdır demişim.. hayır sadece dille sınırlı demek ayrı bir palavra olur.. dil tek başına bir şey ifede etmez.. toplumsal yaşamın bir fenomenidir.. tek başına ele alınamaz..
asimilasyon bile belirleyicidir.. bırak ilişkilenmeyi üretim biçimlerini vs.. hatta bir kelimenin ne ifade ettiğini bir başka yorumdan veri olarak ele almamızdan dolayı ciddi yanılgılar da taşıyabiliriz..
komünal biçim altındaki topluluklarda.. üreme(cinsel) ilişki ile yemek ilişkisi aynı kelime ile ifade edilir.. komünal biçimden mülkiyetçi biçime geçişi yavaş ve sancılı olan toplumsal aşamalarda..bu kelime farklı gelişme gösterirken.. aynı kökende de olsa da kominalden hızla mülkiyetçi biçime geçme aşamasındaki toplumda farklı biçim alır.. bu süreci inceleyen yada veri olarak sunanların algıları eklenirse hepten yanılgılar ortaya çıkar..
kısaca kelimelerin kökenleri bir çok faktör veri dikkate alınmadan saptanamaz..

kısaca sayın boşlukk burada bilgi alışverişi ve sınaması yapıyoruz.. ikna yada bilek güreşi değil..

Madem konu'yu çok biliyorsun haliyle yabancı dilinde vardır, araştırırsın 18-19. yüz yıl araştırmacılarının-Dil bilimcilerinin eserlerini değilmi?
bilimsel olan her şey gereklidir önemlidir ama bu ne çok değerli anlamına gelir ne de mutlak doğru.. bu anlamda bu tarzında doğru değil.. yazmışlardır ama her yanı ile doğru bulmak zorunda değilim..

geleyim sorularına..
Bir tane sor diyorsun 2 3 olacak ama olsun sorayım
Kemalizm Kürt düşmanımıdır? ve bu bağlamda türk isyanları ne şekilde bastırılmıştır ? O halde ( bu metafizikci dar görüş) ( seni kasetmiyorum onlar kendilerini biliyor) Kemalizm türk düşmanımıdır?

1- kemalizm kürt düşmanımıdır..??
benim şahsi düşünceme göre kemalizm diye bir kuram yok olmadığı içinde düşman yada değil diye bir ikilemim olamaz..
2- kemalizm diye adlandırılan eğer mustafa kemal ise hayır kürt düşmanı değildir..
sistem ise yine değildir.. sadece 1918 orta-doğu konseptinde ingilterenin proğramına uymuştur..
3-" bu bağlamda" ingiltere..; kürt isyanlarını bastırmış(1918-24 güneyde berzenci) ve inkar-imha paradıgmasını işletmiştir..
kuzey kürdistanda ise isyana zorluyan t.c dir inkar-imha politikalarını başlatarak zaten zemin olmuştur sadece dürtmek kalmıştır.. burada ingilterenin rolü genç t.c ye karşı kürtleri ayaklandırmak değil.. tersine genç t.c. ye bu işleyşi yaptırtmaktır.. bu arada kürtlere de ümit vermişmidir bilmiyorum yeterli belge yok..
zaten musul verilişi ile bunun bağlantısı da yok çoktan verilmişti.. bu sadece bazı saflara gerekçe olarak yutturuluyor..
4- o dönemde kürtlerle ortaklaşma isteği hem m.kemal de hem de ittihatçıların bazılarında vardı gerekçe aynı idi.. orta-doğu ve anadoluda güçlü ve etkin bir devlet olmanın yolu buradan geçiyordu..
5- bunların tümü de denetimlerinde bir kürt varlığı istiyorlardı.. (inönü-çakmak ekibi dışındakiler)
ama tasfiye yaşandı.. 1920-23 bundan sonrada denetim biçimini ingiltere belirledi.. ulus olarak tanınmayan eritilecek bir halk ve bu paradıgma bu durumda kaçınılmaz olarak sürekli sorun olacak bir kürt politikası.. yarattı..

6- kemalizm türk düşmanımıdır..??
bana göre yanlış soru bu anlamda yanıtı da yok..
"ne mutlu türküm diyene" böyle bir uluslaşma fransız işidir.. yani germen köklerine karşın bir hanedan ismi ile olmayan bir ulus yaratma
anadoluda bu biraz farklı oldu.. olan bir ulus temel alınmadan ismi kullanılarak bir türk ulusu ve ulus-devleti yaratıldı.. egemen yapı dahil kültürde bile türklük ile ilgili gerçekçi bir temel olmadı..
ne cumhurbaşkanları ne başbakanlar be g.kurmay başkanları orta asya kökenlidir.
özellikle g.kurmay ve dışişleri kesinlikle türk kökenlilerden oluşmaz.. bana göre hiç biri.. "önemli kurucu aydınlar" da dahil..
bu türk düşmanlığımıdır.. evet belli oranda böyledir.. uzun yıllar türk alevi ozan ve kültür yasakları buna en temel örnektir.. ama buna etnik düşmanlık da denilemez.. sadece gerçeği ortaya çıkaracak her şeye karşı olmak denir..

güneş dil teorisi ve benzeri şeyler kafa karıştırılmıştır.. sonra da terk edilmişse de etkisi kalmıştır..anadoluda ne varsa(yemekten folklora) türk sayılmıştır.. kafkas oyunları kars ekibi, gürcü oyunları" hoş gelişler ola m kemal paşa" diye artvin ekibi diye yutturulurken.. türkmen oyunları çalakaşık çiftetelliye indirgenmiştir..
bir çok orta anadolu vs. türkmen türküleri yörük türküleri değiştirilmiştir. saray müziği "türk "sanat" müziği diye yutturulmuştur.. kimse avrupa klasik müziğine alman fransız vs. adı takmamıştır.. ama macar barok polonya polka vs. adı folkloriktir.. vs.

bence sende bağırıp çağırmadan..:) bunlar üzerinde düşünce belirtebilir varsa yanlışlıklar düzeltebilirsin....:)

dostlukla

suat
 
#36
"olan bir ulus temel alınmadan ismi kullanılarak bir türk ulusu ve ulus-devleti yaratıldı.. egemen yapı dahil kültürde bile türklük ile ilgili gerçekçi bir temel olmadı..

ne cumhurbaşkanları ne başbakanlar be g.kurmay başkanları orta asya kökenlidir.
"

türk deyince bunu mu anlıyorsun? :)
 
#37
"olan bir ulus temel alınmadan ismi kullanılarak bir türk ulusu ve ulus-devleti yaratıldı.. egemen yapı dahil kültürde bile türklük ile ilgili gerçekçi bir temel olmadı..

ne cumhurbaşkanları ne başbakanlar be g.kurmay başkanları orta asya kökenlidir.
"

türk deyince bunu mu anlıyorsun? :)

sorunu gerçekten algılayamadım.. açarak sorarmısın..

suat
 
#39
yani türk deyince ille de ortaasya kökenli mi olmalı?

alıntıdaki cümlelerinden öyle bir anlam çıkmış da...
teşekkürler şimdi anladım..:)
elbette türk denilince anadolu da orta asyalı aramıyorum.. ironi yapmıştım..

türkiye de milliyetçiliğin bayraktarlığını(önde gidenler) yapanlara bakıyorum ya balkan göçmeni ya kafkas göçmeni.. ya karadenizli vs.. taban olmanın dışında türkmen kökenli pek yok.. yada hiç yok..

bu "ne mutlu "hisseden" milliyetçilerimizin açıklamaları ilginç..
önce orta asyadan karamana gelmişler oradan da balkanlara gitmişler(genelde fatih zamanı derler) sonradan da tekrar türkiyeye gelmişler.. vs. klasik ortak hikaye hep budur..

aile seceresi noktasında osmanlı bile bu kadar net değilken bu "kişilerin taaaa.. orta asyadan başlayıp giden-gelen seferleri ile aile seceresi açıklamaları.. bana hep komik gelmiştir..:D

dostlukla
suat

not..; diğer açıklamalarım ilgini çekmedi galiba....:D
 
#40
ben de diğer açıklamalarını anlamadım. :)

yalnız bunu yazınca bir daha baktım ve yine anlamadım. :) ama şu kısmını, en azından ilginç bulabilecek kadar anladım:))) :

"komünal biçim altındaki topluluklarda.. üreme(cinsel) ilişki ile yemek ilişkisi aynı kelime ile ifade edilir.. komünal biçimden mülkiyetçi biçime geçişi yavaş ve sancılı olan toplumsal aşamalarda..bu kelime farklı gelişme gösterirken.. aynı kökende de olsa da kominalden hızla mülkiyetçi biçime geçme aşamasındaki toplumda farklı biçim alır.. bu süreci inceleyen yada veri olarak sunanların algıları eklenirse hepten yanılgılar ortaya çıkar..
kısaca kelimelerin kökenleri bir çok faktör veri dikkate alınmadan saptanamaz.."


buna somut bir örnek verebilir misin? yani cinsel ilişki ile yemek ilişkisinin ayn sözcükle ifade edildiğine... mesela ingilizce "fuck" eskiden aynı zamanda yemek yemek mi demekmiş? :D

bence toplulukların dilleri böyle genelleştirilemez. yani her komünal toplum her türlü ilişkiye "eat" demiyordur. ama çok daha ilginç durumlar var:

mesela amazonlarda küçük kabileler halinde yaşayan pirahalar varmış. bunlar 1, 2 ve 3 ve daha fazlası için bir kaç kelimelik karşılığa sahipler ama daha fazla saylar yok. renkler için de 3-4 rengi birden anlatan bir kaç kelimelik deyimleri var. gözleriyle görmediklerine, kendileri deneyimlemediklerine inanmıyorlar ve bu nedenle aralarında yaşayan bir misyoneri ciddiye almadıkları gibi, bir süre sonra adamcağızı dinsiz yapıyorlar. :)
 
Üst