CHP'de Dersim "çatlağı"!!

#1
CHP'de Dersim çatlağı

birgün bu başlıkda yayınlamış.. belki ben yanlış "anlamışımdır!! :D
diye.. araştırma yaptım.. "dersim çatlağı" haberi birgün de şöyle anlatılıyor..

Zaman'a konuşan CHP'li Hüseyin Aygün, Dersim meselesinin 500 yıllık bir konu olduğunu ve Dersim'in etnik ve inanç açısından var olan farklılıkları nedeniyle 500 yıldır yok edilmeye çalışıldığını söylemişti.

10 Kasım'da yayımlanan haberde Aygün, "1938'de jenosite (soykırım) varan bir operasyonla Dersim meselesi tarihe havale edilmiş oluyor. Ama böyle de bitmiyor, bu sorun devam ediyor" demişti.

Dersim Katliamı'nı değerlendiren Aygün ayrıca, bunun resmiyette "isyan" olduğunu ve bastırıldığını kaydetmişti. "50 bin insanın öldürüldüğü bir operasyonun meşrulaştırılması için orada bir isyan oluşturulması gerekiyordu" diyen Aygün, Dersim Katliamı'nın sorumlusunun devlet ve o dönemin CHP iktidarı olduğunu kaydetmişti.

Mustafa Kemal Atatürk'ün katliamdan haberdar olmamasının mümkün olmadığını da dile getiren Aygün, "Bu dönem boyunca izlenen bütün politikalarda Atatürk devletin başındadır. Fakat Aleviler, bütün bu dönemi Mustafa Kemal'den ayırmak için onun 'büyük lider' kimliğine de gölge düşmemesi için fotoğrafını alıp Hazreti Ali ile yan yana asmışlardır. Bu katliamdan haberdar olmadığına kendilerini inandırmışlardır." yorumunda bulunmuştu.
bunları demiş.. diye ortada bir çatlak mevzusu dolaşıyor..
aygün bunları dedi-demedi.. bilmiyorum!! ama demiş ise chp de ne işi var

bunu da merak ediyorum.. chp=atatürk değil mi? dersim katliamını yapan da chp değil mi? ..

kafam karıştı..
oysa aynı kişi seçim "siyasi" bildirgesinde aşağıdaki sözleri de ediyor..

Şimdi de haklı davamızı savunmak için eşit ve özgürlük ilkelerinin yol göstericiliğinde beraber ilerleyebileceğimize inandığım Dersim’in değerli evladı Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderliğindeki CHP’den milletvekili adayı oldum.
katliamı yapan chp bunu doğru yapıldı diye dillendiren chp buna itiraz etmeyen kılıçtaroğlu.. üstelik kendini ne alevi ne de kürt olarak gösteriyor..
ama bu "aygün" neler bekliyor!! gelde "çatlak"lık nerde sorma..

Ancak CHP üyesi olmadığım gibi CHP’ye adaylık başvurusu da yapmamıştım. Sosyalist soldan gelen bir insan olarak adaylık teklifini Kılıçdaroğlu’ndan aldım.
ne güzel!! sosyalist soldan geliyor-muş.. ama icazeti kılıçtaroğlundan alıyor ona güveniyor.. zaten ben.., bir türlü sosyalist sol nedir anlamadım.. sosyalist zaten sol değil mi? ayrıca eklemeye ne gerek var.. devrimci devrim-ci gibi bir şey oluyor. ama demek zorunda.., çünkü "değer" verdiği bazı şahsiyetleri de sol gösterebilmek için bunu yapıyor.. onlarda sol ama bu zevat sosyalist olanlarından.. yani armutun hası oluyor..

Bizzat Sayın Genel Başkanımızdan Alevi, Dersim ve Kürt sorunlarında “yeni bir dönem” açılacağının ve genel olarak ülkedeki siyasal havayı özgülük ve eşitlik ilkeleri doğrultusunda dönüştürme yönünde işaretler aldığımdan gaipten sesler duyma özelliği de var.. işaretler almış.. kılıçtaroğlu da., ne işaretler verdi ya!!! ötürü bu teklifi hiçbir tereddüt göstermeden kabul ettim. Çıktığı zorlu yolculukta Dersim’in değerli bir evladına eşlik etmekten büyük bir onur duyuyorum. Sayın Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP’nin önümüzdeki günlerde demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti kavramlarını dini istismar ederek politika yapan ve cemaatçiliği demokrasi gibi gösteren AKP’den çok daha tutarlı bir biçimde savunan bir parti olduğunu tam bir netlik içinde ortaya koyacağına inanıyorum.
Dersim davasının savunulması ancak ve ancak hak taleplerimiz ile insanlığın genel yararı arasındaki bağların tanınması ve tüm emekçilerin çıkarının bir bütün olduğunun kabul edilmesi çerçevesinde mümkün olabilir. Bu yüzden, TBMM üyeliğine seçilirsem değerli arkadaşım Dersim milletvekili Kamer Genç ile birlikte ve liderimiz Kılıçdaroğlu başta olmak üzere
işte burasını kaçırmayın.. bana arkadaşını söyle senin kim olduğunu söyleyeyim derler.. kamer genç
tüm partinin desteği ile, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik ilkelerinin yol gösterici ilkeler olarak kabul edip aşağıda birçoğu arasından sadece bazılarını belirttiğim genel ve özel hedefler doğrultusunda mücadele etmeye çalışacağım:

kısaca.. ben "çatlağı" böyle buldum.. siz nasıl buldunuz..
 
#4
"50 bin insanın öldürüldüğü bir operasyonun meşrulaştırılması için orada bir isyan oluşturulması gerekiyordu" diyen Aygün, Dersim Katliamı'nın sorumlusunun devlet ve o dönemin CHP iktidarı olduğunu kaydetmişti.

Altı çizili yerdeki anlam aslında bir ''çatlak'' olmadığınıda gösterir! bu anlatım,Kürtleri yok saymanın ''sosyalist sol'' açısından bir ifadesidir.Bu anlatımı genele yayın,karşınıza ne çıkacak?
 
#6
olabilir.. ben ciddi sormadığını düşünerek böyle yazmadım.. yanıtım tepkiseldir.. aysever konusunda yaptıklarına tepkiseldir..
bu konuyu mizah bölümüne astım bana göre politik bir kara mizah var.. bu anlamda sorunu ayrı bir başlıkda olması gereken yerde yanıtlamak isterim..

kısaca belirteyim..
chp de bir çatlak olduğunu düşünmüyorum..
bu olayı da bilinçli yapılmış(gerek aygün açıklamaları gerek ise tepkiler) olarak görüyorum ayseverin kılıçtaroğlu değil de eşi üzerinden yaptığı son "güzelleme" ile bağlantılıdır. ve ödp duruşu ile de bağlantılıdır.

bence chp netlkeşmeye zorlanıyor.. ., veya birileri buna zorluyor.. bu anlamda henüz bir çatlakdan söz edemeyiz., belki daha sonra bir çatlak oluşabilir.. diye düşünüyorum..
sanki., 1973-74 ecevit chp-ml süreci yeniden işletilmek isteniyor.. buna "sol"dan göz kırpanlar var gibi..

ben., "bazı" olguların "kaynama" sürecine girme eğilimi gösterdiği nüvesel hallerinde., içindeki ana çekirdeği değil onun etkileyecek diğer faktörleri önce ele alırım.. konu devletin kurumu chp ise ana çekirdek değişmez., bu "değişim" halleri diğer faktörleri etkilemek biçimlendirmek içindir. bu yüzden ödp üzerinde yoğunlaşmaktayım..
 
#7
Benim kanaatim herkesin kullandığı "çatlak"
tabirine denk gelen olguya işaret ettiği yönünde.
Hemen üstüne çullandılar zaten.
Hüseyin Aygün'ün Dersim bölgesindeki
etkinliğini ve dayandığı taban hakkında bir
fikrim yok. Ancak Chp
üyesi olmadığını, Chp'ye teklifte de bulunmadığını
söylemesi böyle bir insanın günün birinde
zaten kendini rahat hissedip zaten bu tür
"disiplinlik suçlar"ı (Kılıç'ın tabiri) işleyebileceğini
gösteriyor.
Ben birşeyi daha sorgulamak istiyorum bir de,
Dersim'i gündeme getirmek ne zamandan beri
çatlak :) Dersim zaten bir Erken Kemalizm-CHP
faciasıydı ve bunu II. cumhuriyetçi güruh bolca
kullandı. Bugünkü siyasal konjonktürde ancak
bir "CHP çatlağı" olabilirdi.
Irkçı kuzenlerim bile Dersim olayının aslını
öğrendiklerinde Chp'ye kırık bakmaya başladılar.

Tüm bu etkenler Aygün'ün isteyerek bir
yarılma yarattığı kanaatimi güçlendiriyor.
Daha tartışılacak. Açıklamaları takip etmeli.

Ek olarak şunu söylemek isterim, bu noktada
bizler açısından
Dersim özelinde Kürt veya Kızılbaş kimliğinin
önemsiz olması gerektiğine inanıyorum.
 
#8
Bu arada, çatlak olmasına daha çok
sevinirim. Hatta bu çatlağın doruğa
ulaşacağı nokta, Aygün'ün BDP'den
gelecek bir teklifi kabul etmesi
noktasıdır. Görelim, hehe :)
 
#9
bir söz vardı.. "ortada kuyu var yandaş geç" .. hatta kenan doğulu galiba şarkısını yapmıştı.. sorunlara dokunmaktansa yandan geçmeyi seven!! toplumuz..

Hüseyin Aygün'ün Dersim bölgesindeki
etkinliğini ve dayandığı taban hakkında bir
fikrim yok. Ancak Chp
üyesi olmadığını, Chp'ye teklifte de bulunmadığını
söylemesi böyle bir insanın günün birinde
zaten kendini rahat hissedip zaten bu tür
"disiplinlik suçlar"ı (Kılıç'ın tabiri) işleyebileceğini
gösteriyor.
bence bunları bilmek gerekir ki., bilinmeyenlerden dolayı.., yapılan tespitlerin de bir anlamı olmayabilir..
görünen yada görüntülenen üzerinden analiz yapma durumu da yaşanabilir..
bu şahıs eski emep'lidir. ama prağmatik bir duruşu vardır.. her gördüğü hıyara eline tuz koyup koşar.. chp ye teklifde bulunup buluynmadığı çok önemli değildir. chp hangi cesaretle ve güvenle.., ona teklifde bulundu bu önemlidir. bu anlamda yaptıkları da bir duruş bir düşünce sunuş değildir.. chp den aday olurken nereye gelin olduğunu kimle güvey olduğunu bilmiyor değildi.. çünkü.., chp'de., dersim konusu daha öncede yaşanmıştı.. tavır da belli idi..


Ek olarak şunu söylemek isterim, bu noktada
bizler açısından
Dersim özelinde Kürt veya Kızılbaş kimliğinin
önemsiz olması gerektiğine inanıyorum.
neden?? ve önemli olsa mahsuru nedir..?? bu soruyı yanıtlaman için sormadım.. konu dışı ama sen ilişkili açıklama yapacaksan dinlerim..
 
#10
Dersim, iki farklı kimliğin de temsil
edildiği ve temsilinin çoğunlukla metropollerde
ve Avrupa'da
yaşayan Dersimli ailelerin bağlı bulunduğu
sosyolojiyle açıklanacağı için dostum.
Seyit Rıza'nın Dersim'i bugün başka bir
Tunceli olup, Dersim'in acı hatırasını
duyumsayanların da çoğunlukla metropollerdeki
insanlar olduğu da var.
Alevi-Kürt diyorum genellikle. Herneyse,
Dersimliler kendileri karar versin buna,
ben düşünsel rumuzlu dostumun
iletisine nazire olarak yazdım sadece.

Çatlak konusuna bir örnek vermek isterim,
Arda Turan İspanya'ya gitmeden önce
çatırdattı örneğin.. Bdp, kongresinde Arda'yı
andı, güzel bir örnekti. Çok değerli bir
çıkıştı Arda'nınki.
 
#11
H.Aygün,bu şahıs eski emep'lidir. ama prağmatik bir duruşu vardır.. her gördüğü hıyara eline tuz koyup koşar.. chp ye teklifde bulunup buluynmadığı çok önemli değildir. chp hangi cesaretle ve güvenle.., ona teklifde bulundu bu önemlidir. bu anlamda yaptıkları da bir duruş bir düşünce sunuş değildir.. chp den aday olurken nereye gelin olduğunu kimle güvey olduğunu bilmiyor değildi.. (suat)

Suat arkadaşın söyledikleri doğru ama eksik...Aygün'ün yaslandığı kesim,gerici ve de en öenmlisi barışı içselleştirememiş kesimdir.Burda vurguladığım gericiliği hem' kutsal' hem de pragmatik açıdan düşünmenizi isterim...Gericiliğin en yoğun yaşandığı şehir Dersim dir ki dersimdeki alevi inancında olan insanların üst kimliklerini yine inanç oluşturur...Sonra Kürt kimliği gelir! Buna birde ulusalcı soldan eklemlenmeleri de katarsak karşımıza Genç ve Aygün çıkar.Şimdiye değin K.Genç Drsimin sırtında bir yük idi ama k. genç in mensubu olduğu aşiretin 'gücü' ile şimdilerde chp nin gücünü kıyaslamak dahi aslında neyin ne olduğunu az çok gösteriyor.

Geçen Ocak ayı içinde seçimlerde Dersimin ya çok az bir oyla kazanılacağını (bdp açısından ) ya da çok az bir oyla kaybedileceğini düşünürdüm.ve bunun olması içinde yani kaybedilmesinin chp nin ^K.genç ten çok farklı bir ''çizgi''de? olan birini getirmesiyle mümkün olacağını ve bu konudaki gerekliliğini söyleyip durdum ve söylemlerim beni haklı çıkardı çok üzülsem de...H.aygünün seçimler öncesinde her gittiği yerde aleviliği ön plana çıkarması bir yana,şimdiye kadar yaşam pratiginde ne olduğunu zaten göstermişti ki chp ye göz kırptığını Dersim ve civar bölgelerde yaşayanlar çok iyi bilir.Dersim'in gericileri ki Ferhat Tunç gibi bir ismi dahi çıkartamayacak kadar gericidirler...İnsanlar Drsim de chp nin bir çatlak içinde olduğundan dem vurup dursunlar,bana göre burada bir çatlak yok,bilinçli olarak sistemin Dersim üzerinde oynadığı bir oyun ve bunun nedenide hem tc içindeki solu kendine tekrardan payanda etmek,ve de Özgürlük Hareketini Dersim den vurmak...Nasıl mı? önümüzdeki dönemde H.Aygünün hangi misyonla ortaya çıktığında göreceğiz...
 
Üst