Devrimci Kadın-Erkek Sevgi İlişkisi Üzerine Yazısına Özeleştiri

#1
“pek "dokunulmayan" ama oldukça önemli bir konuya değinmişsin.. Başlığın bana göre yanlış..
1- kadın-erkek ilişkisi ve sevgi ilişkisi iki ayrı olgudur.
2- sevgi ilişkilerinin tümü kadın-erkek ilişkisi de değildir.
3- bu anlamda. kadın-erkek ilişkisi ve sevgi yan yana işleniyor ise., buna sevgi demek de yanlıştır..
4- iki insan arasındaki ilişkilerin tümü sevgi içerir ve ucu da. başı da., sevgiye dayanır., sevgiden beslenir yada sevgisizlikten yıpranır..
Kadın-erkek arasındaki ilişkideki sevgide cinsellik yoktur. Zaten kadın-erkek ilişkisindeki üreme organları ve salgıları çerçevesindeki işlemlere sevgi-aşk demek. moderniteye hazırlık dönemi olan., şövalye aşkı" aşamasında ortaya çıkmıştır..
Öncesinde. kadın bir üreme aracıydı., mülkiyetçi erkek işleyişi ile birlikte mülkiyet altındaki çok şey gibi zevk(libidosal tüketim)aracı da olmaya başladı.. Zamanla buna bir "anlam" katma dinsel bir içerikle meşrulaştırma amaçlı aşk dendi.
Bu temelden yola çıkılarak "cinsellik" gibi bir terim üretildi. Örneğin. açlık metabolizmanın gerekli duyduğu ve gerekli orandaki besin ve mineralleri toplama işlemini tetikleyen "aşk"dır..
İnsan. açlık duygusu ile bunu giderme gereksinimi duyar.. Gerekli-yeterli besini alana kadar da bu istek(aşk) ortadan kalkmaz. Yine metabolizmanın bir özelliği olarak. uzun açlık dönemlerinden dolayı depolama gereksinimi amaçlı açlık hissi yeterli besine rağmen devam edebilir.. Bunu da karaciğer düzenler. ve bir yerde durmasını da bilir..
Açlık duygusunun düzenli işlediği ve düzenli gerekli besini bulduğu canlı yaşamında. depolama gereksinimi olmaz.. Ama mesele açlık giderme ve depolamanın ötesine geçer ise. karaciğer de metabolizma da devreden çıkar yerine başka bir "metabolizma" devreye girer.. Mülkiyetçi bilinç ile birlikte. buna sermaye diyebiliriz..
Artık. beslenme gerekli besinleri alma işleyişinden çıkar., zevk için., mülkiyetin altındakileri tüketme amaçlı işlemeye başlar.. Hatta bu işler! Üstünlük egemenlik gösterisi olarak da işletilir.
On kişinin rahatlıkla doyacağı bir sofraya iki kişi oturur. Artanlarla da köpekler beslenir. Böylece sofranın etrafında köpek fazlalaşır.
Geleyim "cinsellik"e. çağımızda. bir dişi cinsi ile bir erkek cinsinin., üreme organları ile ilişkilenmesi olayına denilmektedir.. Açlık(gerekli besini elde etme uyarısı) gibi. cinsel istek de., üreme gereksinimi sırasında ortaya çıkan metabolizmasal uyarı işleyişidir. Her canlıda. bunun ortaya çıkışı., ortam-zaman-mekan-gereksinim-vs. gibi olgularla bağlantılıdır..
Doğal ortamlarda doğal halleri ile ortaya çıkar. çıktığında da., hiç bir canlı ak mı? Kara mı? öyle mi? böyle mi? diye bakmaz., işlevselliğe girer ve bitince çekilir..
Sosyal(birey takılan yâda organsal iş bölümü dışında ilişkilenmiş canlılar)-canlılarda bu işlevsellikler kurallarla sınırlanmıştır. Sürü yaşamında. öncelik en güçlü olandan en zayıf olana doğru işler.. Bu da bir anlamda. doğal ayıklama işlevidir. O türün en güçlü olanlarından üreme gibi. Bu durum. sürü içersinde açlık giderme gibi çatışmalı ortam yaratmaktadır..
İlk insan toplumsallaşması olarak devrim sayılan ve adına da komünal yaşam denilen sosyal-topluluklarda bu işler ciddi kurallarla(tabu) düzene sokulmuştur.
ilinçtir bu tabu açlık ile "cinsellik" terimini ve işlevini aynı tanım ve yasak altında ele alır. Aynı cinsi(karından geleni) yemeyecek ve üreme ilişkisine girmeyeceksin. Haliyle de öldürmek zorunda kalmayacaksın. Dışarıdan(aynı karından gelmeyeni) yiyebilecek ve onunla aynı zamanda üreme ilişkisine gireceksin.
Kabile tarafından esir alınan erkek kabileye geldiğinde erkekler size yiyecek olarak geldim diye bağırırmış. Yani her an o bir yiyecek olarak kullanılmak amaçlı öldürülebilinir. Ama buna gerek duyulmadığı sürece kabile içinde özgürce dolaşır ve kabile kadınları ile çiftleşmesi içinde terfik edilirmiş. (bakınız evelyn red- kadının evrimi-pavel yayınları)
Diyelim bu iş oldu buna aşk denilir mi? .. Peki, bu ne zaman aşk oldu. Önce bunu anlayalım sonrasını anlatacağım. “ [1]

Yazıya atılan başlık “gündem” belirlemek için atılmıştır. Eleştiri yazısında birçok konuda özeleştiri yapmak isterim. Kadın-erkek ilişkisi ile kadın-erkek sevgisini ayırmadın ve soyutlamadan bir bütün gibi gösterdiğim için burada bir özeleştiri yapıyorum.
Avrupa Merkezli ideolojiyi oluşturan değerlere bu yazıda sahiplenmediğimi bir kez daha söylemek isterim. Ben Avrupa merkezli ideolojiye karşıyım ona karşıysam onun bütün yapılarına da karşı olmalıyım. Bu yazıda sevgi veya aşk kavramlarının Avrupa merkezli ideolojinin ve kültürünün ürünleri olduğunu ve benim de yazdığım yazıda bunu Avrupa merkezli ideoloji de yazdığımdan dolayı özeleştirimi yapmak istiyorum.
“Kadın-erkek arasındaki ilişkideki sevgide cinsellik yoktur. Zaten kadın-erkek ilişkisindeki üreme organları ve salgıları çerçevesindeki işlemlere sevgi-aşk demek. moderniteye hazırlık dönemi olan., şövalye aşkı" aşamasında ortaya çıkmıştır..”
Şövalyelerin ne kadar pis ve iğrenç olduğunu okumuştum onların aşklarını veya sevgileri de onlar gibi pistir.
Günümüzde birkaç örnek üzerinden bütün devrimci kadınları ve erkekleri anlatmak gerçekten benim adıma saçmalık yaptığımı da söylemek isterim. Devrimci kadın ve erkek demekte yanlıştır. Devrimcilerin cinsiyet ayrımı yoktur, kapitalist düzende ve onun koruduğu yapılarda yaşamasına rağmen.


Açıklayıcı Notlar
[1] Enternasyonal Forum Sitesi, Temmuz 2012

Yeryüzündeki Tembel Karıncalar: Devrimci Kadın-Erkek Sevgi İlişkisi Üzerine Yazısına Özeleştiri



Aykut Şahin
 
Üst