Din Konusu Hakkında

#1
Bilindiği gibi din tarih boyunca insanlığı etkileyen, yönlendiren bir felsefi, sosyal ve sistemsel bir olgudur. tarihin her döneminde farklı bölgelerde, farklı biçimlerde ve etkilerde ortaya çıkmışsa da genelde toplumsal yapının işleyişine göre biçimlenmiştir. Son olarak, sisteme göre biçim ve işlev gören din olgusunun tarihsel felsefi yanını ve toplumsal yapıdaki olumlu-olumsuz etkilerini de ayırt etmek gerekir.

İlk çıkışında; doğayı ve toplumsal işleyişi yorumlama, anlamaya çalışma ve toplumsal kural ve işleyişleri düzenleme anlamında olumlu bir işlevi vardı. Ve o topluluğun etkin kişileri (yaşlı kadınlar-tanrıça) bir anlamda felsefik bir düzeyde, sosyolojik kurallar manzumesi içersinde bu olguyu işler, kuramlar haline getirir ve kurallar dizisi içinde uygulatır, denetlerdi.

Zamanla sistemlerin gelişmesi ile birlikte din de gelişti ve işlevsel olarak değişti..
Enternasyonal forum olarak, bu süreçleri ele almak, din konusunu işlemek amacıyla bir başlık açılıp açılmaması ile ilgili sizlere danışmayı ve önerilerinizi almayı düşündük.

Enternasyonal Forum işleyişinde, ve bu işleyişin örülmesi, geliştirilmesinde, her bir katılımcının da birer harcı-tuğlası olmasını istiyoruz. Emek harcayan aynı zamanda bir sahiplenme yetkisi de taşır. Hazırlanmış ve önüne konulan bir işleyiş, her ne kadar mükemmel olsa da, emek harcanmadığı müddetçe sahiplenme de eksik kalır. Bu anlamda sadece bu konuda değil bir çok konuda öneri ve eleştiriler sunulmalı talep edilmelidir.
Forum hepimizindir ve hepimizin emekleri üzerinde yükselecek-gelişecektir..

1-Din konulu bir başlık açılmalı-açılmamalımıdır?
2-Hangi kural ve düzen ile ele alınmalıdır?
3-Veya daha değişik önerilerde getirilebilinir.

Arkadaşlar;
Bu konu işlenirken Enternasyonal Forum olarak bir ricamız olacaktır. Her konuda olduğu gibi bu konuda da, insani-devrimci değerlere, başkalarının değerlerine saygılı bir biçimden uzaklaşmadan düşünce aktarımı yapılmalıdır. Alay, hakaret içeren kelimeler yerine, daha bilimsel ve yapıcı kelimeler kullanmaya özen göstermeliyiz..

Katılımınız, emekleriniz için şimdiden başarılar dileriz…

Enternasyonal Forum Yönetimi
 
#2
Cok hassas bir konudur bence,insan inanclari tartismak siteye nasil bir yarar saglar?Soylenecek bazi sozler hakli oldugu halde inanlar tarafindan hakaret olarak algilanacak.Site henuz genctir, bence sakincalidir bu baslik.Egerki ezilen diger dinlerin ve bu dinlere ait insanlarin sorunlari tartisilacaksa sorun yok.
 
#3
Dine inanç değil bağımsız sınıf çıkarları doğrultusunda yaklaşmalıyız.Marksist bir terimle forumu oluşturduğunuza göre din konusunda da yaklaşımınızı ortaya koymalısınız.
Marksistim diyorsanız idealist felsefeye karşı taviziniz olmamalı.Onu bunu incitmeyelim diyerek Marksizmin temel ilkesi olan dünyayı değiştirme fikrini ne kadar inandığınızı ortaya koyuyorsunuz.
Din toplumsal bir olgudur bunu inanç olarak değil köklerine bakmak gerekir.
Lenin emekçiler, onlara doğa olaylarından çok daha korkunç acılar yaşatan kapitalizmin kör güçleri karşısında çaresizliğe kapılmakta ve dini bir sığınak olarak görmektedirler. demiştir.
Dine karşı tutumumuz onu yaratan kullanan üreten toplumsal koşullara karşı mücadeleyi göstermektir.Tutumunuz forumla ilgili kaygılar değil sınıf mücadelesini zayıflatan etkenleri teşhir etmek irdelemek olmalı.
Sevgili kizilcik, Dinin insanlik tarihindeki yeriin ve marxin ne dedigini biliyoruz.Ama boyle bir düz mantik olamaz.Sagda solda ateistlik propagandasi yapmak marxistlik degildir.
Bakiniz lenin ne diyor;

...Ancak, hiçbir koşulda din sorununu burjuva radikal demokratlarının sık sık yaptığı gibi, soyut, ülkücü bir biçimde, sınıf mücadelesinden kopuk "entellektüel" bir sorun olarak ortaya koymak yanlışına düşmememiz gerekir. Aşırı baskı temeline oturan ve işçilerin eğitilmediği bir toplumda, dinsel önyargıların sadece propaganda yöntemleriyle yok edilebileceğini sanmak budalalık olur. İnsanlığın üzerindeki din boyunduruğunun, toplumdaki ekonomik boyunduruğun bir sonucu ve yansıması olduğunu akıldan çıkarmak burjuva dar görüşlülüğünden başka birşey değildir. Proletarya kapitalizmin karanlık güçlerine karşı kendi mücadelesiyle aydınlanmadıkça, ne kadar bildiri dağıtılırsa dağıtılsın, ne kadar söz söylenirse söylensin proletaryayı aydınlatmak olanaksızdır. Bizim açımızdan ezilen sınıfın bu dünyada bir cennet yaratmak adına gerçek devrimci mücadelede birleşmesi, öteki dünya cenneti konusunda proletaryanın görüş birliğine gelmesinden daha önemlidir.
İşte bu nedenle Programımızda ateist olduğumuzu belirtmiyoruz ve böyle davranmak zorundayız. İşte bu nedenle, eski önyargılarını henüz sürdüren proleterlerin Partimize katılmalarını engellemiyoruz ve engellememek zorundayız. Biz her zaman bilimsel dünya görüşünü öğütleyeceğiz ve çeşitli "Hıristiyanlar"ın tutarsızlıklarıyla savaşacağız. Fakat bu hiçbir zaman, yeri olmadığı halde din sorununun birinci plana alınması demek değildir. Yine bu hiçbir zaman, gerçekten devrimci ekonomik ve siyasal mücadele güçlerinin üçüncü sınıf görüşler ya da anlamsız fikirler nedeniyle birbirlerinden kopmasına, siyasal önemlerini kaybetmesine, ekonomik gelişim karşısında bir yana itilivermesine göz yummamız da demek değildir...
.
Viladimir İliç Lenin
Sosyalizm ve Din
Novaya Zihn
Sayı: 28, 3 Aralık 1905
 
#4
1-Din konulu bir başlık açılmalı-açılmamalımıdır?
2-Hangi kural ve düzen ile ele alınmalıdır?
3-Veya daha değişik önerilerde getirilebilinir.

2.madde de yer alan hangi kural ve düzen ile ele alınmalıdır?Aslında sorunda burada başlıyor.Dini sadece ruhani boyutuyla ele alırsak,yani Tanrı varmıdır yokmudur? Denkleminin içinde bakacak olursak,bu bir çıkmaza ve çatışmaya dönüşmesi kaçınılmazdır ki bu kendi nazarımdan böyle görünmekte.Bir insanın ön yargılarını(inançlarını-teist-ateist) değiştirmek çok zor.Her ne kadar bilimsel verilerde gösterilse her ne kadar başka argümanlarda verilse hem teist hem ateist bir insanın düşüncelerini degiştirmek çok zaman alır.İki düşüncede farklı olgulardan besleniyor…

Ama bana göre dinin ruhani boyutu bir yana bırakılıp toplumsal degişimlerdeki dominant karakterini incelemek ve tartışmak daha fazla bir kazanım getirecektir bizlere.Bunu biraz daha somutlaştırırsak;

8.-12. yüzyıllarda İslam inancının hakim olduğu coğrafyada bilimsel çok büyük bir evrim olmuş ve bu dönem bilhassa İslamın rönesansı olarak kabul edilmiştir.Peki ama ne oldu da 12.yy dan sonra İslam coğrafyası bilimde geriye düştü ve bu düşüş günümüze kadar nasıl sirayet etti?

Ya da 16 yy da Almanya da çıkan Protestanlığın,kapitalizimle olan birlikteliği ve onun günümüze uzanmasına nasıl etki ettiğ,etkisi varmıdır yokmudur...

Yada Sosyalizim;laikmidir yoksa sekülermidir?
İkisi birbirinden farklı objelerdir ama bu iki objenin içerisinde din de doğrudan ya da dolaylı olarak bulunmaktadır.Peki bu noktada sekülerizmin ve laikliğin,sosyalizme etkileri, kazanımları, kaybı hangi noktada olmuştur diye de bir görüş teatisi içerisinde de bulunulabilir…

Bu noktalardan din konusunun açılması,farklı bir bakış açısıyla degerlendirilirse bizlere daha fazla kazanım sağlayacaktır.Ruhani boyutuyla dar kalıplar içerisinde ele alırsak bu kısır bir döngüye uğrayacaktır.(olasılık...)

Bunlar benim düşüncelerim,farklı düşünenlerde olabilir.Farklı düşüncede olsa önemli olan bize getirdigi kazanımdır…


Saygı ve dostlukla…
 
Üst