ESP’li Sosyalist Kadınlar “Ev İçi Emeği Ücretlendirilsin” Reformu

#1
Aile, bugün yaşama egemen olan burjuva sınıfından ve onun egemenliğinden daha eski bir geçmişe sahip olsa da; aile, geçmiş zaman egemen sınıflarının mirasçısı olması dolayısıyla, burjuvazinin bir değeri olarak mütalaa edilebilir.
Aile, ortaya çıkışı itibari ile negatif anlamda bölücüdür.
Geniş topluluğun yerine, küçük bir çekirdeğin birliğinin tesis edilmesidir. Aile öncesi dönemde kişi için öncelikli olan birlikte yaşadığı geniş topluluğun çıkarları iken, çekirdek ailenin oluşturulması ile birlikte öncelik yer değiştirmiş; geniş topluluğun yerine, çekirdek ailenin çıkarları öne çıkmıştır. Yani düne kadar geniş topluluğun çıkarları için kavga eden fert, bu kez kendi çekirdek topluluğu için, daha önce içinde yer aldığı topluluğa karşı savaş açmıştır.
“Eviçi emeğin değersizliğine başkaldırıyoruz!
Evdeki angarya çalışmaya son! Emeğimize ücret, sosyal güvence ve emeklilik hakkı istiyoruz! Ücretlerimiz ve sosyal haklarımız bütçeye dahil edilsin!
Ücretli işçiyiz; toplu sözleşme, grev hakkı ve sendika istiyoruz!” (Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Kadın Meclisleri)
“Halkın değerlerine” dokunmayan bir anlayışla karşı karşıyayız.
“Kadınlara ailede ve toplumda biçilen görevler iddia edildiği gibi doğal bir iş bölümü değil erkek egemen sistemin biçtiği cinsiyetçi bir rolün zorunlu yaptırımlarıdır. Kadın cinsin erkek cins tarafından baskı altına alınışından beri, beş bin yıldır, ev çocuk koca bakıcılığı, özel mülkiyete dayanan sınıflı toplumların bütününde egemen durum bu olmuştur. Tek tanrılı dinlerin onayladığı, toplum kurumlaşmasının denetlediği ve devletin yönettiği tüm sömürücü toplumlarda kadınları baskı altına almakta suç ortaklığı vardır.” (Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Kadın Meclisleri)

Yeryüzündeki Tembel Karıncalar: ESP’li Sosyalist Kadınlar “Ev İçi Emeği Ücretlendirilsin” Reformu
 
#2
ESP’li Sosyalist Kadınların Aile Kurumu ve Evlilik Üzerine Açıklamaları Kesinlikle Doğrudur

.
“Yönlendirici etkenleri maddi çıkarlar olan evlilik düzeni daha baştan kadınlar için özünde bir bağımlılık, kölelik anlaşmasıdır. Ev kadınlığı statüsü, erkek egemenliğinin kapitalist sistemde de evlilik sözleşmesine dayanarak toplumsal bir görev olarak sürmesinden başka bir anlama gelmemektedir. Emeğine, evlilik sözleşmesiyle, toplum adına el konulan kadın, ekonomik olarak evde kocaya bağımlıdır. Bu durumun en yalın sonucu, mutsuz evlilikleri sürdürme, koca dayağı ve kötü davranışları katlanmaya zorlanmasıdır.” (Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Kadın Meclisleri)
Buradaki doğru tespitlere rağmen, ESP’li Sosyalist Kadınlar, evlilik kurumunu reddeden bir anlayıştan uzak durumdadırlar. Asıl yapılması gereken bu açıklamanın hakkını vermekten geçmektedir.
 
#3
ILO Kapitalizme Hizmet Eder
“Uluslararası çalışma örgütünün (ILO) 177 sayılı “Evde Çalışma Sözleşmesi”nin 4. maddesinin 2. fıkrası: Evde çalışanlar diğer işçilerle aynı haklara sahiptir!” Kadınlar evdeki emekleriyle soyun üretimini ve yeniden üretimini sağlıyor. O halde evde çalışanlar olarak İLO'nun bu sözleşme maddesinin kapsamına alınmalıdırlar.” (Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Kadın Meclisleri)
ILO kimdir neye hizmet eder; bu açıklamalarında da görüldüğü gibi emekçi kadınlarının sömürülmesini paraya dönüştürülmesini isteyen bir anlayıştır. Sömürü ortadan kalkmıyor sadece “paralı” hale getirilip, bir kez daha erkek egemenliği ve kapitalist sistemin ihtiyacı olan aile kurumu varlığını yeniden örgütlüyorlar.
 
#4
“Ev İçi Emeğin Ücretlendirilmesi” Evdeki İşçi Kadınların Sömürüsünü Ortadan Kaldırmaz.
“Kadının buradan kurtulabilmesi, bağımsız bir yaşam güvencesine kavuşması için öncelikle emek hırsızlığı suçüstü edilmeli, emeğinin görünür kılınması için karşılıksızlığına son vermeli, yani ücretlendirmelidir. Yani, ev işlerinin görünmez olmasının son bulmasını istiyorsak, bunun için ister fabrikada vb. çalışılsın, ister "ev kadını" ya da "ev erkeği" statüsünde olunsun ev işleri son tahlilde toplumsal bir hizmet olarak kabul edilip ona göre değerlendirilmek, ücretlendirilmek zorunda.” (Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Kadın Meclisleri)
“Ev işlerinin özel bir hizmet olarak görülmekten çıkarılması, ev işlerinin kadın ile erkek arasında yapılan "özel bir evlilik anlaşması" konumundan çıkarılması, soruları doğru yanıtlamanın başlangıcı olmalı.” (Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Kadın Meclisleri)
Varsayım ki, milyonlarca işçi kadına 500 lira para verildi. Bu paraların nasıl harcandığı ve kimin el koyduğunu anlatmayacağım. Verilen paralar ile kadının sömürüsünün daha da artacağını düşünmekteyim.
Evli İşçi Erkek, Evli İşçi Kadın üzerindeki baskısını kontrol eden ve bu sayede de bir yandan para kazanan konuma geçecektir.
 
#5
“Ev İçi Emeğin Ücretlendirilmesi” Kadının Bedeni, Emeği Ve Zamanı Üzerindeki Erkek İşçi Kocanın Baskısını Daha Da Keskinleştirecektir.
Kadın daha çok sömürülecektir. “Ev içi emeğin ücretlendirilmesi” kadının bedeni, emeği ve zamanı üzerindeki erkek işçi kocanın baskısını daha da keskinleştirecektir.
Evlilik kurumun reddetmeden, sadece “ev içi işler” üzerinde reformlar yaparak yol alınamaz.
“Ev içi emeğin ücretlendirilmesi” üzerinden parayı devletten (kapitalistten) alan kadın, koca dayağı, şiddeti, baskısı, vurması, tecavüze daha da artacaktır.
Kadın daha çok çocuk yapmak durumunda kalacaktır. Bu talep kadının “özgürleşmesi” değil köleliğini yeniden örgütleme projesine dönüşecektir.
 
#6
Ailesi Olan İşçi Erkek Kadın Karşısında Ayrıcalıklıdır
“İşçi Emekçi Erkeklere Düşen Ne?
Ev işleri toplumsallaşana dek, bu yükleri kadınlar çekmek zorunda şeklinde yaklaşılmasına karşıyız elbet. Bugün işçi ve emekçi kadınların sırtındaki ikili-üçlü yükün hafifletilmesi için de mücadele gereklidir. Bu doğrudan işçi ve emekçi erkeklere yönelttiğimiz ev işleri ve çocuk bakımını paylaşmaları talebidir. Bütün gün patron tarafından ezilen kadın ve erkek işçi ev içinde ezen-ezilen ilişkisini devam ettirmeyi değil, paylaşımcı ve karşılıklı dayanışmacı bir ilişki sürdürme hedefini önlerine koymak zorundadırlar. Bizi sınıf mücadelemizde güçlendirecek, gerçek düşmanlarımıza kapitalistlere ve onların sınıf devletine karşı birliğimizi pekiştirecektir.
“Kadın cinsin beş bin yıllık ezilme sürecinin maddi-tarihsel temelinde, mülk sahipliğine dayanan erkek egemenliğinin temel biçimi olarak evdeki konumuna karşı mücadeleyi başlatmak için yürüyoruz!” (Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Kadın Meclisleri)
Ailenin ortaya çıkışı özel mülkiyetin ortaya çıkışı ile eş zamanlı olsa da, zamanla onu aşmış ve ondan daha geniş bir alana yayılmıştır. Eğer olayın sınıfsal boyutunu bir yana bırakacak olursak; ailenin varlığı, burjuva bir erkekten ise, bir erkek işçi için daha ‘hayati’ bir hal almıştır. Ve ailedeki klasik iş bölümü, burjuva bir erkekten çok daha fazla işçi bir erkek için önemli olmuş ve önemini sürdürmektedir.
Çünkü burjuva aileden kadınlar, işçi sınıfından kadınların iş gücünü satın alarak, kendi ailelerindeki cinsiyetçi iş bölümünden kendi paylarına düşen kısmı işçi sınıfından olan hemcinslerine yükleyebilmektedirler. Ama işçi sınıfından kadınların kendi ailelerindeki cinsiyetçi iş bölümünden kurtulmaları mümkün olmadığı gibi, bir de burjuva aileden kadınların yükünü taşımak durumundadırlar. Burjuva erkek için önemli olan, kadına düşen işlerin hangi kadın tarafından yerine getirildiği değil, yerine getirilip getirilmediğidir. Bundan dolayıdır ki, burjuva bir erkek için bu anlamıyla bile aile çok işlevsel değildir; bu anlamıyla aile, esasen işçi erkekler için hayati öneme sahiptir.
 
#7
Aile Kurumuna Topyekûn Karşı Çıkmadan Eşitlikçi Bir Toplum Savunulamayacağı Gibi, Devrimci de Olunamaz
Herkes için kendi aile çıkarlarının en önemli olduğu bir toplumda, tabii ki toplumsal bir yaşamın örgütlenmesi mümkün olamaz; değil bugün, devrimden sonra da, eğer aile ve aile merkezli bağlar ilga edilmez ise; toplumsal bir yaşam örgütlemek mümkün olmayacaktır.
Aynı şekilde eşitlikçi bir toplumsal yaşam için savaşan devrimcilerin de, aile kurumunu reddetmeden kelimenin gerçek anlamında devrimci olabilmeleri mümkün değildir.
Öyle, “Devrimci Aile” ya da “Devrimci Evlilik” türünden zorlamalarla devrimci olunamayacağı gibi, egemen kültürün yeniden üretilmesine hizmet etmekte kaçınılmaz olacaktır.
 
#8
Erkek İşçi İle Kadın İşçiyi Sınıf Mücadelesine Nasıl Pusula Vermeli?
Parasız eğitimin, sağlığın, kamusal hizmetlerin, otobüsün kapitalizm de mümkün olmadığını söyleyerek
Ailenin kadının köleleştirdiğini hatta erkeği de işte çalışmaya mahkûm ettiğini anlatarak.
Çekirdek aile kurum işsiz kaldıktan sonra çaresizliği yaşayanın sadece kadın ve çocuğu değil, işçi erkekte olduğu anlatılmalıdır.
Aile kurumunun reddini ilk başta işçilere değil, Devrimcilere anlatılmalı ve bunların yeni yaşam örgütlemeleri sağlanmalıdır. Mutlaka bunlardan etkilenecek evlenmeden yaşam örgütleyecek insanlar olacaktır ve vardır.
Devletten “ev içi ücret” talep etmenin reform olduğunu ve işçinin sömürüsüne neden olduğunu ve bu sömürüyü kabul edildiği yönünde açıklamalar yapılmalıdır. Kapitalistin “sıfırdan” ve “kendi kendine sermayesi” olmaz. Kesinlikle işçileri sömürmesi gerekir.
Ailenin reddi Devrimden sonra keskin bir şekilde uygulanmalı. İş bölümü reddedilmelidir.
Evli olan işçi ailelerine de “Sadece Ailenin Değil Bütün Emekçiler İçin Mücadele”
 
Üst