Gençlik Cephesi Sivas Katliamının 16. Yılında Alanlaraydı

#1
Gençlik Cephesi Sivas Katliamının 16. Yılında Alanlaraydı




Gençlik Cephesi; Sivas’ta yakılan aydınlarımızı anmak için bir basın açıklaması düzenledi. Bütün devrim ve demokrasi şehitleri için 1 dakikalık saygı duruşu yapılması ile başlayan anmada, sık sık “ Maraş, Çorum, Sivas. Hesap soracağız”, “ Sivas’ı
Unutma, unutturma” sloganları atıldı. Daha sonra kısa bir şiir dinletisi yapıldı. Ardından basın metni okundu.
Okunan basın metninde;
2 Temmuz 1993 tarihinde, Pir Sultan Abdal şenliklerine konuk olan 35 aydınımız Madımak Oteli’nde yakılarak katledildi. Failleri belli olan bu katliam Türkiye tarihinde ne ilk’tir ne de son olmuştur. Dersim, Maraş, Çorum, Sivas ve daha bir çok medyatik olamayan toplu katliamlar! Sivas katliamı; halklarımıza yıllardır,“cahil halkı galeyana getiren bir kaç provakatör’den ibaret bir olay” gibi anlatılmıştır. Gerçekte ise bu ne alevi-sünni çatışmasıdır, ne de bir kaç yobazın etkisiyle meydana gelmiş bir olaydır. Alevilik-Sünnilik kutuplaşması yaratarak halklarımızı birbirine düşüren egemenler, bugün de benzer çelişkileri Dinci - Laik kutuplaşması üzerinden yapıyor. Bu katliamın’da daha öncekiler gibi senaryosu önceden hazırlanarak uygun bir zamanda uygulanmaya konmuştur. Şenliklerden birkaç gün önce yerel gazetelerdeki Aziz Nesine yönelik tehditler ve dağıtılan “Müslüman kamuoyuna” başlıklı bildiriler bu katliamın ön hazırlığıydı. KATLİAMIN FAİLİ BELLİDİR Bu güne kadar olduğu gibi bu katliamın da sorumlusu EGEMENLER’DİR.
Sivas da 35 aydın yandı kül oldu ama bizim hala yüreğimiz içimiz yanmaya devam ediyor. Arkadaşlar, Canlar; BU ACI NASIL DİNECEK !

Katliamcıların yargılanmasını istemek ile mi !
Madımağı müze yapmak ile mi !

Bu acı, Ancak ve ancak, onların düşlerindeki “ ÖZGÜR BİR ÜLKEDE İNSANCA YAŞAM MÜCADELESİNİ KAZANMAKLA BİTECEKTİR."
denildi . Eyleme 25 kişi katıldı



Gençlik Cephesi (Daktilo Dergisi,
 
#2
Gençlik Cephesi Avcılarda Sivas katliamını protesto etti

Saat 19.30’da Avcılar halkı ortak pankartı ile yürüyüşe başlayan yaklaşık 200 kişilik kitlenin içinde Gençlik Cephesi olarak yerimizi aldık. Çevredeki halkın alkışlarla destekledi yürüyüşte. “Sivas Katliamını 16. Yılında Unutmadık Unutturmayacağız!" yazılı ortak pankart ve çeşitli dövizler taşındı. Basın açıklamasının
yapılacağı yere kadar yürüyen kitle : “Dün Maraş’ta, bugün Sivas’ta, çözüm faşizme karşı savaşta!”; “Faşizme karşı omuz omuza!”, “Yaşasın Halkların Kardeşliği!” sloganları attı
Yapılan Basın Açıklamasında, Sivas Katliamının basit bir provokasyon olmadığı, egemenlerin bir “faşizan oyunu”olduğu, Mustafa Suphi’lerden bugüne kadar “egemenler ve işbirlikçilerinin ilerici, devrimci, demokrat insanları sindirmek için bu tür katliamları gerçekleştirdiği, bugünse 1 Mayıs’ta olduğu gibi AKP iktidarının bu geleneği
sürdürdüğü vs. dile getirildi ve Madımak’ın müze yapılması talep edilerek, ertesi gün Kadıköy’de yapılacak mitinge çağrı yapıldı.
Eylemi düzenleyen diğer kurumlar ise
BDSP, Devrimci Hareket, DHF, Gençlik Cephesi, Gençlik Muhalefeti, Halk Kültür Merkezleri, Halkevleri, ÖDP, TKP, Yeni Dünya İçin Çağrı

Gençlik Cephesi (Daktilo Dergisi)
 
#3
Gençlik Cephesi Sivas katliamını anmak ve Proteste etmek için Kadıköy’deydi




Tepe Nautilus önünde toplanan yaklaşık 6 bin kişilik kitle saat 17.00'de a Kadıköy İskele Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Gençlik Cephesi yazılı pankartı ve bayrakları ile yürüyüşte yerini alan Gençlik Cephesi korteji; “Çorum, Maraş, Sivas Hesap Soracağız, Sivas’ı unutma unutturma, Sivas’ın katili oligarşi, Pir sultanlar ölmez binler var geride” sloganları attı. Oldukça coşkulu geçen mitingin müzik dinletisi ile sona erdi


Gençlik Cephesi (daktilo dergisi)
 
T

tgüleç

#4
Merhaba

daktilo dergisi bu eylemi daha önceden forumda duyurdunuzmu? Ben görmedim.
 
#6
Dersim, Maraş, Çorum, Sivas ve daha bir çok medyatik olamayan toplu katliamlar! Sivas katliamı; halklarımıza yıllardır,“cahil halkı galeyana getiren bir kaç provakatör’den ibaret bir olay” gibi anlatılmıştır. Gerçekte ise bu ne alevi-sünni çatışmasıdır, ne de bir kaç yobazın etkisiyle meydana gelmiş bir olaydır. Alevilik-Sünnilik kutuplaşması yaratarak halklarımızı birbirine düşüren egemenler, bugün de benzer çelişkileri Dinci - Laik kutuplaşması üzerinden yapıyor. Bu katliamın’da daha öncekiler gibi senaryosu önceden hazırlanarak uygun bir zamanda uygulanmaya konmuştur. Şenliklerden birkaç gün önce yerel gazetelerdeki Aziz Nesine yönelik tehditler ve dağıtılan “Müslüman kamuoyuna” başlıklı bildiriler bu katliamın ön hazırlığıydı. KATLİAMIN FAİLİ BELLİDİR Bu güne kadar olduğu gibi bu katliamın da sorumlusu EGEMENLER’DİR. ..Gençlik Cephesi (Daktilo Dergisi,


Eylemi düzenleyen diğer kurumlar ise
BDSP, Devrimci Hareket, DHF, Gençlik Cephesi, Gençlik Muhalefeti, Halk Kültür Merkezleri, Halkevleri, ÖDP, TKP, Yeni Dünya İçin Çağrı

Yapılan Basın Açıklamasında, Sivas Katliamının basit bir provokasyon olmadığı, egemenlerin bir “faşizan oyunu”olduğu, Mustafa Suphi’lerden bugüne kadar “egemenler ve işbirlikçilerinin ilerici, devrimci, demokrat insanları sindirmek için bu tür katliamları gerçekleştirdiği, bugünse 1 Mayıs’ta olduğu gibi AKP iktidarının bu geleneği
sürdürdüğü vs. dile getirildi


, bugünse 1 Mayıs’ta olduğu gibi AKP iktidarının bu geleneği
sürdürdüğü vs. dile getirildi

bu cümlenin eklenmesine itirazım yoktur.. itirazım sadece akp vurgusunadır..
bu geleneği sürdürdüğü vs denilen şeyin... içine m. suphilerin sorumluları(ankara hükümeti) - chp-ecevit-erdal inönü giriyor mu acaba.. eğer giriyor ise.. vurgu sadece egemenler olarak belirtilirken..
akp ayrıca niye ekleniyor.. hadi diyelim ki..günümüz anlatılıyor ise.. geçmişteki bu katiller ve yürütücülerini de açıklamak zorunda değilmiyiz.. halkımız o şahıs ve işlevleri hala sol-demokrat sanmıyor mu.. yada laik-cumhuriyetin bekçileri.....

bence basit bir olgu değil bu.. hala bazı eksikliklerin dile yansımasıdır.. değil ise bu noktada vurguları görmek isterim..
özellikle tkp den duymak isterim .. son zamanlarda tkp-ödp "empatisi" benim ilgimi çekiyor da..


beni anlamanızı isterim.. yaşanmış olaylara ve yaratılan olgulara popülist ve hala sistemin yarattığı çatışma zeminlerinde bir yaklaşım sunuluyor ise bu benim dikkatimi çeker.. bu anlamda vurgu yapmak ve soru sormak istedim....

geçmişi deşifre edip, mahkum edemeyen günü kurtaramadığı gibi yarını da kuramaz..

solun bağrında yaşayan sosyal-şövenizm ve resmi paradıgmanın etkileri silinmedikçe bu sol ayağa kalkamaz..
ben hala bunun devam ettiğini düşünüyorum
 
Üst