Greenpeace sömürü sisteminin güvenlik supabıdır

#1
"Tutarsız Beyanlar
Önce bunun aynı gemi ya da konteyner ile taşınan GDO'lu soya ya da mısırdan bulaşmış olabileceğini öne süren yetkililer daha sonra yaptıkları açıklamalarda dünyada GDO'lu pirinç üretimi olmadığını söylediler. Daha sonra da GDO'nun çeltik havuzunda olduğunu ve içindeki pirinçte GDO bulunmadığını iddia ettiler. Yani bu süreçte bakanlık, emniyet güçlerinin laboratuvarlarda yaptırdıkları ve GDO'lu olduklarını söyledikleri pirincin GDO'lu olduğunu itiraf etmekten her nedense hep kaçındı. Hatta Bakan Eker bu pirinci gönül rahatlığı ile tüketin bunda GDO yoktur beyanında bulundu. Halbuki sorumlu bir bakanın gönül rahatlığı ile tüketmeyi önerdiği pirinç, bu ülke topraklarında yetişen pirinç olmalıydı, ithal edilen ve GDO'lu olduğu saptanan pirinç değil."

GDO
 
#2
Halbuki sorumlu bir bakanın gönül rahatlığı ile tüketmeyi önerdiği pirinç, bu ülke topraklarında yetişen pirinç olmalıydı, ithal edilen ve GDO'lu olduğu saptanan pirinç değil."

Greenpeace'in açıklamasının içerisinde başlığa uygun sözler mevcuttur.
 
#3
"Bakan, Duruma El Koymalı!
Tarım Bakanı, duruma derhal el koymalı! GDO’lu pirinç ya da çeltiği derhal piyasadan çekerek imha edilmeli! Halk tedirgin edip korkuya sürüklenmemeli! Çeltik üreticisi çiftçi mağdur edilmemeli! Osmancık 97 ve Gala gibi çeltik çeşitleri geliştirerek pirinç üretimini iki katına çıkaran Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün çalışmalarını yürüttüğü Tarım arazilerinin TOKİ'ye kurban edilmesine engel olunmalı!" (greenpeace)

Denizlere tonlarca atık atılırken, Greenpeace sessiz kalıyor. Çünkü kapitalizmi ve onun yarattığı kapitalist yıkımı gizlemek ve insanlar üzerindeki sistemin korkusunu hafifletmekte ve bir "dini kurumuna" doğru evrilmektedir.
 
#4
Ormanlar kesildiğinde sadece göstermelik birkaç eylem dışında hiçbir şekilde hareket etmemekte ve bu kuruma üye olan yüzbinlerce insanı kontrol etmeye dönük eylemler yapmakta

Bu eylemler popülist eylemler, duvara tırmanma, köprülerden bez parçalarını sergileme greenpeace adı üzerinde "uyutma, yumuşatmak hareketi"dir.

Birde devlet başkanlarına "şunu yapma bunu yap" sahtekarlığını hiç bırakmıyorlar. Devlet başkanları da biliyor ki, greenpeace benim iktidarımı korumak için çalışıyor.

Yoksa "biji yek gulan" diyen insanları nasıl coptan, gaz bombasından, dayaktan geçiriyorsa, bunları da geçirmeliydi.

Greenpeace adı üzerinde "sömürücü sistemin güvenlik subabı"dır.
 
#5
Taksim'e gittiğim de önümü bazen "eşkiya gibi kesiyorlar"

-Yardımda bulunun, aylık şu kadar para ile dünyanızı kurtalayım.

Bende

-Para veremem ve greenpaece yardımcı da olmam onun teşhir edilmesi için uğraşırım dedim

Greenpeace üyelerle konuşuyorum. Laf cambazları resmen
olayı biraz daha siyasi konuma ve onların neden greenpeace olduklarını söylediğim anda
greenpeace dergisini dağıtmayı bırakıp, hemen kayboldular.

nedeni de belli
greenpeace dergisi ve üyeliği üzerinden para kazanıyorlar, üniversite stajlarını yapıyorlar ve üniversite paralarını çıkarıyorlar.
yüzlerine söyleyince hemen gittiler
biraz daha sohbet etmek isterdim.

üç cümle konuşabiliyorlar daha sonra aynı cümleleri tekrarlamaktan öte yoklar.
bol bol her şeyi anlatabileceğim gençlerdi
olmadı gittiler
üzüldüm
 
#6
Rainbow Warrior mürettebatı, 1985'te Greenpeace amiral gemisinin Yeni Zellanda'da Fransız gizli servisi ajanlarınca bombalanmasını anıyor.

1971 de kurulan greenpeace hem kuruluş dönemi hem de dünya çapındaki gelişme ve etkinliği anlamında çok önemlidir..

her oluşum/hareket.; çıktığı dönemin renklerini taşır.. ve sonrasında yine içinde bulunduğu dönemim renklerine göre konuşlanır..

öncelikle.. greenpeace politik bir örgüt/hareket değildir.. bunu bilince çıkartmak gerekir.. artı., örgütlenmeleri otonomdur.. her renkten insan içinde yer alabilir..

ilk çıkışı., 68 sürecinin etkisi ve renklerini taşıdı.. bir çeşit politik hippy hareketi diyebilirim.. ve sonrası süreçlerde daima muhalif kesimlerle ilişkili oldu..

kısaca..;
sevgili aykut.. greenpeace ile ilgili., genelleme yaparak toptan bir yargıya varmışsın..

bir diğer konu da., maddi kaynak olayıdır..
greenpeace kurumlardan bağış almaz.. küresel bir kuruluşa bağlı yardım almaz.. bağışlar kişilesel alınır.. bunun nedeni her bir greenpeace kuruluşunun bağımsız kalabilmesi içindir..

senin denk geldiklerin bu işleyişin zaaflı biçimidir.. greenpeace kartları satılarak bağış toplanır ama bunu yapanlar dilenci mantığı vekaar amaçlı yapıyor olabilir.. sahteleri de olabilir.. yada o otonom yapının kendi iç zaafı da olabilir..

eylemlere gelince..
her otonom yapı.; kendi insiyetifinde en yakın olduğu sorunlara kendi yapısı oranında müdahil olur.. genel kampanyalara katılım yapar..

eylemleri küçümsemek olasıdır.. hatta katılım yapanların dilinde zaaflı söylemler de bulunabilir.. ama.. tüm bunlar., greenpeace hakkında toptan yargılamayı gerektirmez..

özellikle türkiye ayağına baktığımızda bu zaaflı yada yozlaşma eğilimli duruşlar yanlışın "doğal" halleridir..

vietnam savaşı döneminde., vicdani red olayı abd içinde bir gerilla savaşı kadar önemliydi ve zordu..
en başta yasalar müsait değildi.. ikincisi ., vicdani red olayının baş aktörleri bir inanç toplumu(mormon) üyeleri idi.. zamanla bu harekete politik-sosyal çevrelerden katılımlar başladı..

avrupada., genelde savaşa katılmama zeminli değil., militarizm karşıtlığı olarak başladı..

türkieyde.; yaşanan bir savaşın etkisi ile başladı.. yani abd içinde avrupa içinde vicdani red olayı ile türkiyedeki vicdani red olayı farklı renkler taşır..

türkiyedeki vicdani redçi.. kendisi istemese bile kürt "sorunu" ile ilişkilendirilir.. bu zemindeki tüm sorgulamalar buraya tekabül eder.. cesareti ve durduğu zeminde kararlılığı olan., kürtlerin sorunları le ilişkilenir.. yada kıvırtır..

greenpeace olayı da böyledir.. doğa-ekoloji alanında adım atıyorsan., ister istemez., kürtlerin sorunları ile ilişkilenmek zorundasındır..
ilişkilenmedikçe sistem pek dokunmayabilir.. ilişkilendikçe eylem sıradan olsa dahi., abartılı dokunabilir..

bence.. biraz derinlemesine ve çok yönlü bakmalısın..

eleştirilerine itirazım yok.. ama üsten ve toptan yargılarına katılmıyorum..

sevgilerimle
 
#7
Sevgili Suat
nasılsın

ben greenpeace'te çalışsaydım ve içinde 10 komünist ve 17 anarşist insanın olduğunu öğrenseydim şöyle mi diyecektim

"vay be, greenpeace'cilerde komünist, anarşist"

greenpaece'in ne olduğun benim için önemli değil, ittihat ve terakki bakanlarına "harekete geç" çağrısı da beni ilgilendirmez.

şu bir gerçekçi herkes bilinç sahibi, milyonlarca işçinin işine gelmediği için sınıf mücadelesi vermiyor

ben yine de kendi fikirlerimi yazmaya çalışıyorum
bu konuda eğitim almadım, kendi kendimi eğitiyorum
 
Üst