haziran seçimi ve sonrası.. ön analiz

#1
haziran seçimi bitti ve hemen yazmadım.. çünkü.; sistem konseptleri sonuçlara göre pozisyon alacaktı.. yine.. algısal tahminime göre., her şeyi göze alıp sonuca el koyacak bir ekip vardı.. binalinin yıldırım açıklaması gösterdi ki bu ekip harekete geçmeden sonucu açıklayayım işi bitireyim dedi.. sanırım bu pozisyon içinde saray/tayyip ekibi de var.. soylunun son "ifadesi" ilginç.. "ben ne yaptıysam partinin., reisin bilgisi dışında yapmadım" mealinde.. yani.. ağam ağar gibi günah keçisi olmam dedi.. ve son olarak.; saray tayfasından gelen "ılımlı" açıklama ve kabuller ve akp içinden çıkan "özeleştiri"ler eklendiğinde., devletin derininde(siz bunu küresel anlayın) var olan konseptler arası yeni mevzilenmeler ve bu anlamda ön görüşmeler yapılıyor.. çatışma öncesi hazırlıklar için ateş kes de diyebilirim.. ortak bir ara aşama projesi çizelim görüşmesi de diyebilirim.. mevzu t.c. ise her ikisi de aynı oranda olasıdır., her an her iki yana dönen., sık değişen bir aşama akışı görülebilinir..

her zaman vurgularım.. osmanlıdan bu yana bu devlette kanatlar var.. osmanlı devletleşmesi devşirme-dönme sistemi ile kuruldu.. ve bu sistem içinde daima kanatlar/konseptler var oldu.. ve bu konseptler/kanatlar mülkiyetçi sistemin küreselleşmesi ile birlikte küresel konseptlerle bağlantılı yapılaştı.. sağcı-solcu-islamcı-liberal vs. fark etmez.. nerde konuşlanırsa konuşlansın dahil olduğu konsepte göre işlevsel olurlar..

t.c. yeniden formatlanıyor.. bu anlamda yeni sürece uygun yeniden sosyal-siyasal-ekonomik yapılaşmalar oluşuyor.. küresel iki ana konsept(din) ve bu iki ana konsept dahilindeki bağlantılı iç konseptler(mezhepler).. ve son olarak da., bunlara bağlı yerel konseptler(tarikatlar) vardır.. anlayacağınız din yapılaşmaları gibi.. kişiler ve cemaatler bazında yer değiştirmelere bakmayın.. olabilir.. ama ana konsept değişmez kadrolardan oluşur..

bu anlamda..
t.c. içinde son olarak ortaya çıkan "çizgiler"/konseptler var.. örneğin.; chp ve türk-iye solu içinde iki ana konsept var..
1- kürt halkı ile uzlaşmak.. diğer halkların varlığını kabul.. sistemi sarsmayacak sınırlarda olabildiğince demokratik ama., devlete bağlılık devamlılığı.. en önemlisi devşirme-dönme sistem ve sosyal taban sorgulanmayacak t.c. vatandaşlık tanımı ortak tanım olarak kalacak..
bu konsept.; küresel anlamda mali oligarşinin oligarşik küresel imparatorluk sürecine karşı.. her alan/sermaye kendi özerkliğini koruyacak., iktidarda mali sermaye olabilir.. gücünü toplumsal tabandan ve demokratikleşmekten alabilir bu yüzden demokrat..
- bu kesimler chp içinde ayrışmış konumda.. imamoğlu/kaftancıoğlubu kesimin projesi.. kılıçtaroğlu ekibi ile şimdilik uzlaşı halinde ama çatışmalı fay hatları var..
- aynı durum türk-iye solu içinde de mevcut.. tkp-ödp içindeki ayrışmalar., çelişkiler bu anlamdadır.. t. doğan tılıç bu konsepte dahil değil.. pekdemir-müftüoğlu vs. gibi ayrıdır..
- islamcı ve sağcı(aslında türk-islam demeliyim) kesimde de bu konsepte dahil olanlar var..
2- t.c. kuruluşundaki format değişmeyecek.. türklük ortak vatandaşlık tanımı olacak.. tıpkı fransız-ingiliz-italyan-ispanyol gibi.. bu anlamda kürtler en büyük "sıkıntı/sorun"ları.. bu yüzden aşırı kemalist/atatürkçü söylemleri vardır.. bu kesimin bir diğer özelliği mali oligarşi konsepti ile ilişkili olmalarıdır.. şimdilik dışın da-gibi duruyorlar çünkü akp/mhp ekibi karşısında aday olamadılar.. toplumsal tabanları zayıf..
bu kesime.; sosyal faşist hatta daha net olarak alman sa ları desek tam da uyar.. tek farkla etnisite olarak zeminleri yok.. devşirme-dönme olmaları sıkıntı.. o yüzden "ne mutlu türküm diyene" formatına sarılıyorlar.. izmirin dağlarında çiçekler açtırmaya çalışıyorlar.. izmir simgeseldir.. selanik kadar simgedir
..

t.c. sistemi.: osmanlıdan beri süregelen ve i.t. sürecinde değişime giren ama bir türlü rayına oturtulamayan bir sistem kurma sürecinin bitmeyen işler aşamasıdır.. elbette buna neden olan.; iç faktörler kadar dış faktörlerdir de.. özellikle
t.c. mülkünün bir yanının avrupa çıkış kapısı., diğer yanının asya çıkış kapısı olması ve en önemlisi orta doğu ile iç içe bir özelliğe sahip olması ve dahi tarihsel bir devletleşme geleneği/süreci yaşayamaması eklendiğinde her şey anlaşılır olur.. demem o ki.; osmanlı bir iran bir rusya olamadı.. avusturya-macaristan imparatorluğu oldu ama bir türlü merkezi devlet olamadı.. yani.; bir bismark süreci yaşayamadı.. iran.; selçuklu ve sonrası iktidarda türki hanedanlara rağmen merkezi tarihsel devletleşme sürecini aksatmadı.. rusya da aynı 17 ekim devrimi bile merkezileşen devlet sürecini örselemeyi bırak daha bir güçlendirdi.. ama.. ne osmanlı ne de t.c. süreci bu anlamda düzgün işletildi.. nedenleri ayrı bir konu.. kısaca maya tutmadı.. peynir mayalarsın lor çıkar.. yoğurt mayalarsın bulamaç.. hatta sirke bile çıkar..
devlet merkezli etnik-üniter devlet maya tutmaz.. en iyisi fransa idi yalandır.. ikincisi ingliltere sorunlu.. ispanya-italya keza.. onlar da.. gerçi.. ispanya-italya bir etnik taban buldu.. buldu ama sorunlar bitmedi..
osmanlı sonrası t.c. nin en büyük sıkıntısı bu.. osmanlı sistemi.; osmanlı tanımı üzerinden yürüyecekti ama balkanlardaki kayıplar nedeniyle islam yanına takılı kaldı.. yine de idare ederdi belki.. ama i.t. ile birlikte işler değişti.. iktidara oturan bu dönme ekip., yanına devşirmelerin bir kesimini alarak türklük üzerinden bir devlet etnisitesi yaratmak istediler.. ortada dominat kılınan bir türk toplumu yok ama adına birileri var.. fransa-ingiltere en azından var olan bir etnisiteye dayanmadı.. devlet vatandaşlığı üzerinden bir tanım yarattı.. t.c. tam tersi.. ve tutmadı.. tutmaz da..

bu sistem direniyor.. bazen solumsu., bazen sağımsı., bazende dinsel olarak., yada ortaya karışık direniyor ama olmuyor.. bu zihniyet.; var olabilmek için mali oligarşi konseptine dayanıyor ama bedelini halk ödüyor.. artık değişmek zorunda.. da.. nasıl?!.. bunca yaşananlar karşısında elbette direnenler de oldu ve birikimleri var.. bu yüzden bu sistemi değiştirirken toplumsal muhalefetin güçlenmemesi-denetimden çıkmaması gerekir de... nasıl?!..

yani.. küresel konseptlere sesleniyorlar.. biz olmaz isek bunlar(gerçek toplumsal muhalefet) güçlenir.. bu yüzden adaylar ve projeler ortalıkta.. haliyle provokasyonlar ve kodlamalar da ortalıkta..

örneğin..
BİZİM YENİLGİMİZ

Gelelim bizim payımıza düşene. Türk milliyetçileri ve Türk sosyalistleri açısından İstanbul seçimi ciddi bir yenilgidir. Yenilgimiz, 23 Haziran akşamı değil, ondan çok önce billurlaştı. Oyların yüzde 99’unu alan her iki aday da tüm süreç boyunca sırtını PKK’ya dayamaktan çekinmedi. PKK’nın elebaşı katiller İmamoğlu’na destek videoları yayınladı, İmamoğlu ile Demirtaş birbirlerine gülücük atmaktan helak oldular. Binali Yıldırım tarafı ise Kürdistan söylemi ile başlayan flörtünü en son Apo’dan mektup getirmeye kadar vardırdı.

Türk milliyetçileri her iki cenahta da kimsesiz kaldı, onlardan yükselen itirazlar kalabalığın gürültüsü ile bastırıldı. Milliyetçilik bayrağını taşıdığını iddia eden iki büyük partinin biri Demirtaşçıların ardında, diğeri Apocuların ardında savruldu. Bu partilerin yönetimleri, Türk milliyetçiliği fikrinin bu denli yaralanmasından, itibar kaybetmesinden birinci derecede sorumludur.

Sosyalizm fikri için de aynı durum geçerli. İki ‘büyük’ adayın ikisi de liberal talan ekonomisinden başka bir program vadetmedi. Kamulaştırmadan, ekonomik talanın hesabının sorulmasından vs. zerrece söz etmediler. Sosyalist talepleri dile getirenler adeta vebalı gibi dışlandı, görmezden gelindi. Bunun vebali de sosyalist olduğunu iddia eden ama gerçekte PKK’cılıktan başka bir iş yapmayan ve HDP/PKK’nın işareti ile pozisyon alan irili ufaklı onlarca örgütün, partinin sırtındadır.

Ülkemizin en çok ihtiyaç duyduğu iki fikriyat, taşra hokkabazı iki siyasetçisinin kayıkçı kavgasına feda edildi. İşte bu bizim yenilgimizdir, bizim kaybımızdır.

Ancak, milliyetçilik ve sosyalizmin bu yenilgisi mutlak değildir. İçinde yepyeni çıkış olanakları barındırmaktadır. Milliyetçiliğimiz kendini taşıyamayanlar ile hesaplaşmasını yapacak ve güçlenecektir, çünkü Türk’ün olduğu her yerde Türk milliyetçiliği vardır. Sosyalizm, kendi sırtındaki asalakları atacak ve hak ettiği itibara kavuşacaktır, çünkü insanın olduğu yerde sosyalizm ihtiyaçtır
.
https://www.aydinlik.com.tr/turk-mi...isi-gaffar-yakinca-kose-yazilari-haziran-2019

söçyleme dikkat edin.. türk milliyetçileri ve türk sosyalistleri.. bu i.t. ler işin türklük yanında ama hiç birisi gerçekten türk değil.. t"k"p gibileri ise işin sosyalizm yanından türklüğe yol alır.. ödp gibileri ise t.c. devlet vatandaşlığı üzerinden..

alıntıyı uzunca yaptım.. önümüzdeki süreç ile ilgili ve önemli..
görünen o ki., saray ekibi tasfiye edilecek.. ama.. yerine ne konulacak konusunda tartışmalar var..
- akp-mhp dışında kalanlarla bir milli mutabakat hükümeti ve eski sisteme dönüş..
burada tartışma konusu net.. milli mutabakat içinde hdp olsun-olmasın.. olsun diyenlerin sıkıntısı hdp eski sisteme dönüşe yatar mı?.. yatmaz ise sorun olur.. sorun olacak bu kesin diyenler de dışlansın diyor.. buradaki diğer bir sorun.; kimin öncülüğünde olacak.. ve en önemlisi., erken seçim yaratılabilinir mi?.. bu proje konseptler arası konsersiyum ister ve bu da çok zor..
- yeni sistemin devamı ama tayyip olmasın.. devlet kurumları yeniden formatlansın..
bu proje daha yakın ihtimal olarak görünüyor ama milli mutabakat işi zor.. yine.. devlet kurumları yeniden formatlanırken kadrolaşma nasıl olacak.. zamanında konuşlanmalar var.. kemalistler ve çeşitleri-liberaller-islamcılar ve çeşitleri-sağcılar ve çeşitleri vs. vs. bu konuşlanmaların kadrolaşmadaki yeri., etki gücü vs. vs.
- üçüncü yol...
sosyalizm diyen hamasetçilei ve kontralaı bir yana bırakıyorum.. sosyalizm derken kendi duruşları için kullandıkları etiketten başkaca bir şey değil.. demokratikleşme diyenlere bakıyorum..
hdp temsiliyetindekiler t.c. formatında ciddi değişimler istiyor.. sol adına temsiliyetler farklı farklı.. onu istemem., bu olursa da şöyle değişirse olur vs. vs. sağ adına olanlar ise projesiz sadece varlıklarının bekaası önemli.. çünkü.; türkiye sağı diye bir şey yok.. olan ve temsiliyetcileri belli.. mhp-yeni parti devletin bir kurumu gibi.. hangiproje etkin olur ise ona göre pozisyon alır uyarlar.. yani bel kemikleri yok.. islami!! kesim ise aynı olmakla birlikte kendi içlerinde kavgalılar ve kemalistler(sağ-sol-liberal) kendilerini asla yaşatmaz biliyorlar.. mhp-vs. gibi sağ kesim de aynı.. yaşatmazlar.. çünkü taban anlamında bir birbirleri ile iç içeler.. öne çıkan diğerlerinin tabanını kapar..

peki.. ne? olacak..,
valla.. bilmiyorum.. orta doğudaki gelişmeler belirleyecek diyorum.. ya suriyede yeni bir sistem kurulacak ve t.c. buna göre düzenlenecek öncü kaldıraç olacak.. ya da t.c. tamamlanacak açık örnek olacak.. ikincisi olur ise iran operasyon yer.. rusya ne der.. rusyada süreç daha netleşmedi.. mali oligarşi hala atak yapıyor.. s-400 ler aslında bu anlamda.. yoksa t.c. kafama esti aldım durumunda değil., ilerisi için bu alma olayı başladı.. yani izinli alma işine daldı.. rusya işin farkında bu anlamda süreç bölgede ve küresel olarak netleştikçe rusya netleşecek.. rusya.; devletçi milliyetçi duruşunu terk edecek mi? yoksa ab gibi bir yapılaşma üzerinden batı ile enteğre olacak mı?.. olmaz ise parçalanacak.. ab ve arkasından bdt ile birlikte küresel kapitalist imparatorluk sürecinin tarihsel aşaması bitecek., yeni bir tarihsel süreç başlayacak..
vestpalya-viyana konferansı mülkiyetçi sistem anlamında.; eski bir tarihsel sürecin bitişi yenisinin başlangıcı idi.. bu anlamda anlatıyorum..

izliyoruz... göreceğiz.. şimdilik bu kadar..
şunu da ekleyeyim.. bundan sonra türkiye solu tanımı değişmelidir.. türk solu ve enternasyonal sol tanımları ortaya çıkmalıdır.. bu artık netleşti.. de gözlere parmak durumları yaşanmadan kabul görmeyecek.. sağolsun aydınlık göze parmak da.. t"k"p ve ödp hala göze parmak olmadı.. oysa hepsi osmanlı bankası/i.t. leri..


not.. hdp artık sürecin olmaz ise olmaz bir öznesi oldu.. ama hala hdk formatı sakat konumda hızla düzeltilmeli.. bürokratik parti konumundan çıkmalıdır.. yoksa sürece teslim olur.. ya da parçalanır..
 
Üst