iç savaş argümanları

#21
hoşgeldin şeyhül-insan...

ydg-h açıklamasını anımsıyorum.. hatta "tak" üzerinden yaptığı "gönderme"yi de anımsıyorum..
ama yapabilir diyorum.. bazı kararlar da alabilir.. bu ayrıdır.. bu karaları bu sözleri kck tarafından nasıl karşılanır bu da ayrıdır..

evet.. .... çünkü biliyorsun KCK sözleşmesinde de kabaca şöyle bir ilke var: Fırat kenarında oğlak kaybolsa bundan KCK sorumludur. buna itirazım yok.. ve soumlu olmak zorundadır.. bu sorumluluk başkadır.. fırat kenarında oturanların yerel insiyatif hakkı başkadır..
sorumluluk.; insiyatif olumsuz ise bu olumsuzluğun sorumluluğunu alıp., olumluya dönüştürmektir.. yerellerin ne düşüneceğine ve ne yapacağına yukardan karar vermek emir vermek değildir.. verebildiği bilinç ne ise o kadar etkilidir..
bu anlamda.. Yerel inisiyatifler karar alır, yürütür, argümanınında bu örneğe uymayacağını söylemek isterim desen de uyduğunu görmen gerekir.. belitmiştim.. demokratik özerklik ile çelik çekirdek parti ve yetkisi diye bir mantık ne pkk'de var ne de kck homojendir..

Yerel inisiyatifler karar alır, yürütür, argümanım.. bir realitenin ifadesidir.. alınan ve işletilen her kararın doğru olduğu itiraz edilmemesi anlamına gelmez.. aynı şey.. kck kararları için de geçerlidir..

kürdistan halk gerçekliği...
bu cümle sosyalist litaratürde ingilizce konuşanlara sanskritçe anlatmak gibidir.. yada tükçe!! konuşanlara kürtçe anlatmak gibidir..

kürdistan halk gerçeği türkçe!!.; gundidir.. feodaldır.. lider kültü vardır.. tapınır.. bilinçsizce takip eder.. politik değil duygusaldır.. sadece ulusal/milliyetçi yanını işletir.. vs. vs.
bu sayılanlar her toplum için bu yada şu şekilde geçerlidir.. hatta bu sayılanların içinde olumlu şeyler de vardır.. örneğin., kapitalist modernitenin burjuva aydınlanmacı kültürü yerine köylü kültürünün daha sosyalizan olduğu gerçekliği gibi..
anne(üretim aracı., baba(sahip) ürün(çocuk) içerikli çekirdek aile yerine klan hatta kabile birliğinin daha kollektif içerikli olması gibi..
politik bilincin kaba maddeci-nesnelliği yerine., insan duyguları ile örülmüş olması gibi..

kürdistan halk gerçeği kürtçe.; düşürülmüş sömürge bir halk.. parçalanmış kollektif toplum.. kollektifizm içeren kabilenin egemen beylik haline dönüşmüş işleyişi ve dış egemene bağlılığı.. kabileyi/klanı ayakta tutan kadının erk-ek egemen işleyişin malzemesi haline gelmiş hali..
buradan toplumsal dönüşüm yaratıldı..
şafi erk-ek amed halkına alevi ve kadın belediye eş başkanı.. diğer halklarla demokratik ortaklaşma kültürü.. anti-sömürgeciliğin yarattığı intikamcılık yerine insanlığın yerleşmesi.. eğitimsiz!! toplumun şaşılacak derecede güncel politik analiz yeteneği
elbette., güneşin altında bahar aylarında bu işler kotarılmıyor.. cehennem ateşi içinde kanla.,diş ile tırnak ile yüzlerce puşt zulası arasında kotarılıyor.. sabırla ilmek ilmek örülüyor..

pkk emir verir.. ydg-h ona göre konuşur.. bu çok zor değil.. ama kalıcı değildir.. yerel insiyatifler kendi yollarını kendileri bulacaklar.. düşe kalka hata yapa yapa bulacaklar.. pkk yol gösterecek.. düştüğü yerden kaldıracak.. arkasından hata düzeltecek.. ama asla emir vermeyecek.. içselleştirecek.. "devrimci disiplin dışardan verilmez., içselleşerek oluşur ve özgürdür"(che)

kısaca.. ydg-h bildirisi intikamcı dile sahipti.. sürecin çok dışındaydı.. bunun bazı yerellerde yanlış pratiksel sonuçları da olacaktır..

Bu minvalde, KCK'nin daha önce olduğu gibi bu 3-4 ölüm hakkında soruşturma yapması, KCK hukuk sisteminde hangi yaptırımları gerektiriyorsa uygulaması, bunu da kamuoyuyla paylaşması gerekir. Benim, PKK'nin mücadele geleneğinden ve 30-35 yıllık medeniyet kurumsallaşmasından anladığım budur.
haklısın.. ama bunun da zamanı-biçimi vardır.. zamanın bişrinde(2002 hadep yeniden yapılanma süreci) yerel parti yönetimine tırşıkçı-kendini yaşatan güruh geldi.. aşağıdan engellenebiliyordu ama osman süreci de başlamıştı yukarıdan el atılarak yerel zorlandı.. direnilse gelemezlerdi ama kitle yarılırdı.. istenilen de buydu.. çatışma zemini yaratılmasına izin verilmedi.. sabredildi.. yaşayın görün denildi ama sürecin içinde de kalındı.. yaşanan yaşandı.. görülen görüldü.. elbette bir sürü zarar da yaşandı.. siyaset.. heleki toplumsal devrim siyaseti uzun solukludur.. santranç oyunudur.. esneyeceğin yer vardır.. inatla direneceğin yer vardır.. bütünsel bakarsın..

kck kobane eylemleri sürecini analiz ediyor ve soruşturuyordur.. örgütlenmeler elden geçiriliyordur.. bdp'den dbp sürecine yeni geçildi.. ama politik süreç de çok hızlı ve karmaşık ilerliyor.. hem içerde sürekli yeniden düzenleme yapacaksın., hemde olan gücün ile politik sürece müdahil olacaksın.. hata yapmamak olası değil..

birileri böyle giderse çuvallayacaklar diyebilir.. ben ise bunu da aşacaklardır diyebilirim.. ikisi de olasılıktır..
çuvallayacaklar diyen-ler., çuvallama yaşanmasın diye ne yapılması gerekiyorsa yapmalıdır.. yoksa.. ben demiştim formatı bir anlam ifade etmez..

örneğin..; mutfakda uğaşanlara armutun sapı-üzümün çöpü eleştirileri!! ile yaklaşmanın yararı olmayacağı gibi düşmana zemin yaratır.. girersin mutfağa doğrusunu işletirsin.. görülür örnek alınır.. yani.. türkiyesolu ve batı tarafı lagaluga yapacağına.. barış diye sokaklara dökülsün.. bunu gören kürdistan ilkel milliyetçi karakteri de işlemez hale gelir..
batı ne halde!!!.. yarın onların çocukları ölecek.. öldükçe kürtlere sövecek.. sövdükçe kürt edi bese ben her gün ölmekteyim lan diyecek..

40 kişi ölmüş.. içindeki 3-5 kişiye kck sahişplenirken., kalan 37 kişiye de batı sahiplensin..
sen!!!(sana demedim).. 40 kişi içinden 3-5 kişiyi büstleri okulları ağzına dolarsan., ayaratacağı tepkiye de şaşırmayacaksın.. kaç köy yandı kaç okul yakıldı.. kaç milyn kişi yaşadığı topraklardan kentlerin varoşlarına sürüldü.. batıdaki okulları da yakarlar.. zaten., mendil satmaktan çoğu gidemeyecek..

yaşamın realiteleri ve gerçeklikleri ile kafamızdaki düşünceler denk düşmüyorsa., belirleyeci olan yaşamdır.. gerisi hamasettir..
 
#22
resmi olarak ateş kes ilan etmemiş bir devlet gerillaya pusu kurabilir buna alçaklık denilemez.. yaptığı budur ama denilemez..

hayır, çözüm sürecinde söz edip, gerillanın olduğunu bildiği yerlere bir süredir göz yumup ses çıkarmadıktan sonra, birden kalkıp pusu kurması alçakçadır. eğer öyle olmuşsa bunun adı budur.

geçmişde de olmuştu.. öcalan., devlet bunu yapar.. dikkatli olacaksınız demişti.. ama.. hpg meşru savunma dışında yada makul gerekçe dışında bunu yapamaz.. çünkü., resmi olarak ateşkes ilan etti..

geçmişte de 33 erin katli olayı yaşandı. bu da alçakçaydı. bu olayın üzerine pkk düzgün biçimde gidemedi ve zamanında net bir tavır alamadı. olaydan sorumlu tuttuğu sakık'ı sonradan suçlayıp cezalandırdı ama epeyce sonradan. olayın ilk günlerinde özgür gündem'deki açıklamaları hatırlıyorum. erleri silahsız ve korumasız gönderdiği için tc suçlanıyordu ve olay az çok bir saldırı sonucu gerçekleşmiş gibi açıklanmaya çalışılıyordu.

sen savaşmayan gerillayı öldürerek savaşı körüklüyorsun demelidir..

batı'daki kamuoyuna yansıyan bu şekilde değil. eyleme giden gerillaya saldırı oldu şeklinde. bu durumda kitlenin tepki koyması beklenmemeli. olayı doğru biçimde yansıtan araçlar, kanallar yok. benim habercilik konusundaki eleştirilerim bu kapsamda önem kazanıyor. ihd gibi kurmların güvenilirliği bu açıdan önemliydi. ama yanlı raporlarla bunu bitirdiler.

bence bu anlamda da, gerillanın dışarıya çıkarılması gerekliydi. bu önlem alınarak provokasyonların önüne geçilebilirdi. ama aksine, asıl provokasyon eylemleri pkk-hdp cephesinde görüldü. keskin dille, sürecin bittiği açıklamalarıyla, okul yakma vb eylemleriyle... devletin bu yönde amacı varsa buna hizmet eden bir tarz oldu bu.

yerel insiyatifler özerktir.. kendi karar alır yapar.. yanlış yaparsa kck kurum olarak yargılar ama emir veremez.. öneri yapar.. eylemler şu tarzda olmalıdır.. şunlara dikkat edilmelidir der.. kendi politik araçları ile kitleye insiyatif koyar ama emir veremez..

yargılama dediğin şey, bildiğimi anlamda ise, mahkemeye çıkarıp yargılama ise, emir vermeyi de içerir. yapmayacaksın, yaparsan cezalandırırım demektir. bu sözlerin çelişkili. yani yerel güçler eylem yapacak, en olmayacak, saçma eylemleri gerçekleştirecek, kck nasihat verecek, yapma diyecek, "yargılayacak", ama emir vermeyecek. böyle açıklama olmaz.

yapılan hatalı eylemleri sahiplenmemek, "yargıladım" demek, ama aslında göz yummak veya geçiştirmek. böyle bir süreç yürütülemez.

olur mu?.. evet.. böyle olur.. olmalıdır.. demokratik özerklik diyorsan.. olmak zorundadır..

yahu, okulları yakmanın, heykel yakmanın, erleri vurmanın demokratik özerklikle ne ilgisi var!?! bana diyorsun ama asıl şaka gibi olan sensin.

sen şunu mu? diyorsun..
pkk barış sürecini bozmak istiyor.. öcalan zorladığı için şimdilik susuyor ama savaşa yol açacak pozisyonda.. vs. vs.
sözlerinden bunu anlıyorum.. silah bırakmadı diye eleştirmenden belli.. silah bıraksa sanki devlet uçacak demokrasi dalına konacak..


pkk barış sürecini bozmak istiyor da demiyorum. bu eylemleri pkk'nin yaptığını iddia etmiyorum zaten. ama diliyle ve tavrıyla bu izlenimi verdiğini söylüyorum ve neden diye soruyorum. benim demek istediğim asıl şu:

pkk gerillayı dışarıda tutarak süreci kendisinin bozduğu izlenimi verecek provokasyonlardan uzak durabilirdi. karşı tarafda oyun çok. bunlara engel olmanın en kestirme yolu, dışarıda tutmaktı. çekilme kararı alınmışken üstelik, bunun gerçekleştirilmesi gerekiyordu. buna engel olan nedenler sıralanabilir, ama bunlara rağmen yapılması gereken buydu.

hükümet.. hdp'yi hedef almış.. kitleye yaptıkları ortada.. sen pkk silah bırakmadı ayıp etti işlerindesin.. bu halkı., bu faşit devletin şerrinden sen mi? koruyacaksın..

ama işte tam tersi bir izlenim oluşturdu hdp ve pkk. "hdp'li kitleye yapılanlar", hdp'nin "sokaklara çıkın" çağrısından sonra geldi. 40 küsur kişi bu çağrının ardından başlayan kitlesel çılgınlık sonunda öldü. şimdi sen batı'da yaşayan biri olsan bunları nasıl algılarsın?

altan tan ve sırrı sakık bile bunu eleştiren açıklamalar yaptılar. bunları tartıştık. o tartışmamız orada duruyor. yanlış anaşılmaya izin vermeyecek kadar net yazmıştım. tekrarlamak da eziyet olmaya başladı artık.
 
#23
bence bu anlamda da, gerillanın dışarıya çıkarılması gerekliydi. bu önlem alınarak provokasyonların önüne geçilebilirdi. ama aksine, asıl provokasyon eylemleri pkk-hdp cephesinde görüldü. keskin dille, sürecin bittiği açıklamalarıyla, okul yakma vb eylemleriyle... devletin bu yönde amacı varsa buna hizmet eden bir tarz oldu bu. ("bülent arınç" desem denk düşer.. :D )

devletin bu yönde amacı varsa !!!.. yani olmama ihtimali daha yüksek.. devletin amacınıın bu olduğu kesin değil.. AMA.. asıl provokasyon eylemleri pkk-hdp cephesinde görüldü.
alevliyıldız.. hükümet sözcüsü "gübüsün".. :D

batı'daki kamuoyuna yansıyan bu şekilde değil. eyleme giden gerillaya saldırı oldu şeklinde. bu durumda kitlenin tepki koyması beklenmemeli.
alevliyıldız.. senin kamuoyu dediğin kesim başka., benimkisi başka.. senin "kamuoyu" dediklerine ben faşist diyorum..
yani.. basının kabahati yok.. her boku biliyorlar ama faşist ve çürümüş toplum tortusu olduklarından görevlerini yapıyorlar.. tıpkı senin gibi.. bunlar asıl olarak kendini sol sanan chp-ml kesimini ve nasyonalist solu manüple ediyor.. asıl ahmak bunlar ve azınlık.. diğerleri faşist ve ahlaksız bir kamuoyu..

sana rica ediyorum olmuyor.. yalvarıyorum olmuyor.. anladığın dilden konuşayım..

alevliyıldız.. ahlaksızca demagoji yapıyorsun.. ama boşuna uğraşıyorsun.. kabare ile pavyonu karıştırıyorsun.. sen pavyona yakışıyorsun.. "gösterin" oraya yakışır., orada müşteri bulur..

yerel insiyatifler özerktir.. kendi karar alır yapar.. yanlış yaparsa kck kurum olarak yargılar ama emir veremez.. öneri yapar.. eylemler şu tarzda olmalıdır.. şunlara dikkat edilmelidir der.. kendi politik araçları ile kitleye insiyatif koyar ama emir veremez..

yargılama dediğin şey, bildiğimi anlamda ise, mahkemeye çıkarıp yargılama ise, emir vermeyi de içerir. yapmayacaksın, yaparsan cezalandırırım demektir. bu sözlerin çelişkili. yani yerel güçler eylem yapacak, en olmayacak, saçma eylemleri gerçekleştirecek, kck nasihat verecek, yapma diyecek, "yargılayacak", ama emir vermeyecek. böyle açıklama olmaz.
ya ahmaksın ki değilsin.. yada ahlaksızsın.. komünal yapıda yargılama vardır.. ama emir-kumanda yoktur.. yargılama., uyarı-eleştiri tarzında olur.. direk mahkeme şeklinde olur.. mahkemeler yine halk mahkemeleridir.. kck kararı yerelde mahkeme edilir.. kck üst kurumdur yani üst mahkemedir..
cezalandırırım sözü çeşitli anlamlar taşır.. hangi yetki ve işleyişle sorusunu gerekli kılar.. o yüzden demagoji yapma.. yargılama ve cezalandırma hakkı ve biçimi ile politik-pratik yetki ve biçimleri aynı işleyiş olmak zorunda değildir..

parti kadın-gençlik kolları özerktir.. parti kararına uymak zorunda değildir.. ama yargılanamaz değildir.. gibi..
kadın partisi özerktir.. pkk emirlerine motamot uymak zorunda değildir ama yargılanamaz değildir.. aklın almıyorsda.. bunlar benim bilebileceğim işleyişler değildir dersin.. kafandaki kodlamalara göre tanımlamaya kalkmazsın..
hadi.. kendi kafana göre tanımlamaya kalktın.. bari benim aklıma göre de.. böyle açıklama olmaz diye kendi kafanı benimkisi ile aynı görme..

yapılan hatalı eylemleri sahiplenmemek, "yargıladım" demek, ama aslında göz yummak veya geçiştirmek. böyle bir süreç yürütülemez.
hangi eylem hatalıdır.. sana soran yok.. hatalı görür.. hatanın derecesini belirler.. sahiplenecek yanını sahiplenir., eleştirilecek yanını eleştirir.. kendini yakma eylemleri gibi.. göz yumma iddiası senin halt yediğin tespitlerden biri oluyor..

olur mu?.. evet.. böyle olur.. olmalıdır.. demokratik özerklik diyorsan.. olmak zorundadır..
yahu, okulları yakmanın, heykel yakmanın, erleri vurmanın demokratik özerklikle ne ilgisi var!?! bana diyorsun ama asıl şaka gibi olan sensin.
şebeklik yapma.. demokratik özerklik.; yerelin insiyatif hakkı ile ilgilidir.. bahsettiğin eylemler ise zaman-mekan-konum anlamında tartışılacak eylem biçimleridir..
er vurulur.. okul da yakılır.. bunun ne zaman ve nasıl yapılacağı tartışmalıdır..
kürdistana sömürge demeyen., t.c. nin mülkü gören anlayış okul yakmaları hiç bir koşulda onaylamaz..

kürdistanda 1990-96 arasında öğretmenlik yapmış bir chp-ml tanıdığım bir tartışmada mealen şunu demişti.. çünkü vicdanlı biriydi..
"devlet bize ya devletin yanındasın ya pkk'nin ona göre demişti.. bazı öğretmenler askeri elbise giyip hevesle operasyonlara katılıyordu.. bilgi, topluyordu.. onlara eylence geliyordu.. öğretmen vuruluyorsa sebebi bu olabilir.. ama pkk örgütü çok sert ve milliyetcidir"

kısaca..
senin "saf"ın belli.. bülent arınç.........
 
#24
HSM açıklaması

Halk Savunma Merkez Karargah Komutanlığı’nın açıklaması şöyle: “23 Ekim tarihinde Kağızman'da yaşanan çatışmada Türk güvenlik güçleri tarafından 3 gerillamız şehit edilmiştir. Yaşanan her saldırı karşısında Kürdistan Halk Savunma Güçleri olarak misilleme hakkımız mevcuttur.
Fakat Gever'de 3 askerin öldürülmesi olayına ilişkin verilmiş herhangi bir talimatımız yoktur. Örgütlü birimlerimizin bu olayla herhangi bir ilişkisi söz konusu olmadığı gibi tarafımızdan olayın somutlaştırılmasına ilişkin araştırma devam etmektedir. (anf)
 
#25
ya ahmaksın ki değilsin.. yada ahlaksızsın.. ki değilim. Ikisi de değilim. Ama senin yanında ahlak timsali gibi kalırım. En azından senin yaptığın gibi, sırf üste çıkmak için böyle basit numaralara tenezzül etmiyorum. Dilini sözümona sertleştirerek haklı görünemezsin.

Bu kadar cevap yeter. Şu an isteksizim yazmak için. Biraz da durumların "netleşmesini" bekleyelim bakalım.
 
#26
pkk emir verir.. ydg-h ona göre konuşur.. bu çok zor değil.. ama kalıcı değildir.. yerel insiyatifler kendi yollarını kendileri bulacaklar.. düşe kalka hata yapa yapa bulacaklar.. pkk yol gösterecek.. düştüğü yerden kaldıracak.. arkasından hata düzeltecek.. ama asla emir vermeyecek.. içselleştirecek..


Hata ve ihanet dağlarından geçen özg. hareketinin
ana gövdesi var ve dönüşümü yaratan, bedel ödeyen
ana gövde. Zaten KCK, YDG'nin onaylamadığı
yöntemleri kamuoyuyla paylaştı. Sanki bölgede T.C.'nin
görev yapan bütün istihbarat ve haber elemanlarının
kimlik bilgilerini biliyor gibi yapılan yersiz, kof kimlik
kontrolleri eleştirildi. Demek ki müdahale edilebiliyor.
Hareket mücadelesini titizlikle bu noktaya taşıdıysa
kesinlikle toy gençlik hareketlerinin intikam diskurlu
yürüyüşüne onay vermeyecektir. Emir vermesine gerek
yok, bir bakışı yeter .))
Ben de belki 30'lu yaşlara ilerledikçe muhafazakar
eğilimler artıyor .))

Bu noktada YDG'ye bin laf söyleyip çekilmek derdinde
değilim, onlar karar alacak, alabildiklerini düşünecekler,
uyguladıklarını elini tutan kimsenin olmadığını
görebileceklerdir. Mühim olan KCK ile somutlaşan iradenin,
halkın beraber yürüdüğü bu politik gövdenin ilkeleridir.
Hatırlarsan geçen yıllarda Hüseyin Aygün'ün HPG
güçlerince tutuklanmasında bir tartışma yürütmüştük,
HPG'nin açıklamasında "halktan aldığı yetkiyle tutuklaması"
gibi bir ifade vardı. Benim kastettiğim irade, ana ilkeler
bunlardır.

kck kobane eylemleri sürecini analiz ediyor ve soruşturuyordur.. örgütlenmeler elden geçiriliyordur.. bdp'den dbp sürecine yeni geçildi.. ama politik süreç de çok hızlı ve karmaşık ilerliyor.. hem içerde sürekli yeniden düzenleme yapacaksın., hemde olan gücün ile politik sürece müdahil olacaksın.. hata yapmamak olası değil..

Elbette hata olacak, soruşturulması bizzat demokratik
özerkliğin gereğidir. Demokratik özerklik kof bir ekonomik
Marksizm değil, temel güvenliğin, sıhhatin ve refahın
garantörü olarak işletilmektedir. Tekrarlamak isterim,
yürütülen görüşmelerin sıhhati oradaki askerlerin sıhhatidir,
o da çok açık ki Fırat kenarındaki oğlaktır.

Kürdistan coğrafyasında bugün sürecin getirildiği
noktada yerel grupların operasyonel olmayan güçlere
yönelik faaliyetlerinin tam anlamıyla provokasyon
malzemesi yaratacağı görülmektedir. Ölen gençler
ilk değil, son da olmayacak, bunun üzerinden sivri
çıkışlar yapan milliyetçi veya liberal güruha da haddinin
bildirilmesi gerekmekte. Bununla birlikte, ölen
askerlerden bir tanesinin bedeninden toplam 13 tane
kurşun çıkmasının işaret ettiği intikamcı, süreç-dışı,
irade-dışı eylemliliklerin bizzat Kürt halkı tarafından
mahkûm edildiği de akla gelmelidir.

40 kişi ölmüş.. içindeki 3-5 kişiye kck sahişplenirken., kalan 37 kişiye de batı sahiplensin.. sen!!!(sana demedim).. 40 kişi içinden 3-5 kişiyi büstleri okulları ağzına dolarsan

Dostum, hayır, hatta KCK hepsini sahiplenmeli,
çünkü KCK orada faaliyet yürüten bir köy derneği
değil. Kontroldışı gelişen ve karşılıklı tırmandırılan
çatışmalarda kaybedilen her şahıs, hataya
düşmüş evlatlarımız olarak anılmalıdır.
Batı sahiplensin değil, artık Batı zaten kristalize
ve bütün tartışmalar hükümet-cumhurbaşkanı
üzerinden yürüyor. Batı, Doğu'dan psikolojik
olarak kopmuş durumda, sen de Batı'dasın ben
de, bunu rahat gözlemliyoruz. Yani o bölge,
Ankara hükümetinin Guantanamosu.. bizim ama
oraya hiç gitmedik, ve gitmek istemiyoruz, bakış
bu.
 
#27
ya ahmaksın ki değilsin.. yada ahlaksızsın.. ki değilim. Ikisi de değilim. Ama senin yanında ahlak timsali gibi kalırım. En azından senin yaptığın gibi, sırf üste çıkmak için böyle basit numaralara tenezzül etmiyorum. Dilini sözümona sertleştirerek haklı görünemezsin.

Bu kadar cevap yeter. Şu an isteksizim yazmak için. Biraz da durumların "netleşmesini" bekleyelim bakalım.
ikisi de değilsen başka bir şeysindir..
dilimi sertleştirmek gibi bir hevesim yok.. bu tarzdan da hoşlanmıyorum.. ama birileri devlet ağzı ile konuşuyorsa devlete hangi dil gerekiyorsa o dil ile konuşmak da benim işimdir..
lafı gereksiz yere uzatmayacağım.. senin duruşun bana dost değil.. özgürlük hareketine dost değil.. kürt halkına dost değil.. sen ahlaksızmısın., ahlaksız olamayacak kadar boşmusun.. yoksa insanlığa karşı sorumsuz ama devlete yakın bir t.c. vatandaşımısın.. üzerinde yoğunlaşacak değilim.. ama bana dost değilsin..
seni değil yazılarını muhatap alıyorum.. bunu da bil.. her yazdığın devlet ağzına gerekeni sunarım..
istediğin kadar şahsıma saldır.. umrumda değil.. değerlere her saldırının karşılığını alırsın..
 
#28
40 kişi ölmüş.. içindeki 3-5 kişiye kck sahişplenirken., kalan 37 kişiye de batı sahiplensin.. sen!!!(sana demedim).. 40 kişi içinden 3-5 kişiyi büstleri okulları ağzına dolarsan
Dostum, hayır, hatta KCK hepsini sahiplenmeli,
:) .. söylemim ironikdi.. elbette kendi evlatlarına zaten sahiplenecek..
gerilla anası ne diyor.. asker anası da ağlamasın onlarda bizim evladımız onlara da yüreğimiz yanıyor.. ve bunu diyenler az değil.. hamaset olarak da söylemiyor.. bu anlayışı yaratan özgürlük hareketidir.. bunu bilip de es geçen kör vicdanlar var..

asker anaları nediyor.. bir oğlumu daha vatan için öldürmeye yollarım.. oğlu kulak keser., oğlu köy yakar., ırza geçer., askere normal insan gider psikopat döner.. ama bu ana!! devlete hesap soracağına kendisi psikopat gibi konuşur.. bunlar azınlık değil çoğunluktur.. aynı zamanda samimi de değildir.. yani bir oğlumu daha yollarım derken samimi değildir.. içinden devlete lanet okur..

demem o ki., ortada bir realite var..

bir yandan sömürgecilik altında nefret ile yaşayan bir toplumdan insanlığa evrilen bir toplum yaratılıyor.. diğer yandan insanlıkdan çıkan bir toplum yaratılıyor..
bu yüzden bazı şeylere tahammül edemiyorum.. vicdanım isyan ediyor..

sen güzel izah etmişsin.. elbette bu mücadele ve kürt halkı hakkında eleştirilecek yanlar var.. hesap sorulacak yanlar var.. ama bu anlattığım realtie de var.. sadece eleştiri ve hesap sorma yanı işletiliyorsa buna ben ahlaksızlık derim..





 
#29
ikisi de değilsen başka bir şeysindir..
dilimi sertleştirmek gibi bir hevesim yok.. bu tarzdan da hoşlanmıyorum.. ama birileri devlet ağzı ile konuşuyorsa devlete hangi dil gerekiyorsa o dil ile konuşmak da benim işimdir..
lafı gereksiz yere uzatmayacağım.. senin duruşun bana dost değil.. özgürlük hareketine dost değil.. kürt halkına dost değil.. sen ahlaksızmısın., ahlaksız olamayacak kadar boşmusun.. yoksa insanlığa karşı sorumsuz ama devlete yakın bir t.c. vatandaşımısın.. üzerinde yoğunlaşacak değilim.. ama bana dost değilsin..
seni değil yazılarını muhatap alıyorum.. bunu da bil.. her yazdığın devlet ağzına gerekeni sunarım..
istediğin kadar şahsıma saldır.. umrumda değil.. değerlere her saldırının karşılığını alırsın..
Hayır, sana değil, şahsına değil, saldıran değil... Bunu yapan sensin, unuttun mu?

Saldıran sensin ve sakince karşılayan da benim. Sana saldıran bir ifadem olmadı. Senin yanında ahlak timsali olarak kalacağımı söyledim diye bunu şahsına saldırı olarak algıladıysan, yanılıyorsun derim.

Dilini sertleştirme hevesinde olduğunu söylemedim ben de. Aksine, yumuşak dilli Olmayı isteyen, tercih eden birisin. Ama bak ben ne dedim:

En azından senin yaptığın gibi, sırf üste çıkmak için böyle basit numaralara tenezzül etmiyorum. Dilini sözümona sertleştirerek haklı görünemezsin.

Bazı çıplak gerçeklerin su yüzüne çıkartılmasına engel olmak için dilini sertleştiriyorsun. Bunu kasıtlı yaptığını sen de söylüyorsun zaten.

beni devlet ağzıyla konuşmakla itham ediyorsun ama asıl sen, devlet ağzıyla konuşuyorsun. 3 gerillanın devlet güçlerince pusu kurularak katledilmesi doğruysa bunun alçakça olduğunu yazan bana, bu lafıma bile saçma sapan bir gerekçeyle itiraz eden sen, en sıradan bir kürd hareketi eleştirisini savuşturmaya çalışarak devlet ağzıyla konuşmuş oluyorsun. Sorularımı sorduğum başlıkta da böyle yapmıştın.

Oysa bak, işte şu an, Habertürk'de Altan Tan, samimi biçimde konuşuyor ve sizlerin dilinden ayrılıyor. Hdp üst yönetiminin, ihd'nin ve senin dilinden ayrılıp samimiyet ve dürüstlük diline doğru ayrılıyor.

Ben o dili seviyorum. Doğru, dürüst, içten, kendi inandığı doğruları savunuyor. Senin gibi, İHD gibi, "taraf olmak" adına doğruları çarpıtmıyor.

Dinle istersen, belki sana da faydası dokunur.
 
#30
iç savaş argümanları sinsice devam ediyor.. kontra basın görevini ifa eden birgün ve yazarları bu işlerde en başta..
Üzüntü belirtir, rahmet, başsağlığı ve sabır dilerken ve olabileceklere dair kaygınızı ifade ederken söze bir twitle “23 Ekim’de Kağızman’da 3 HPG gerillasının infaz edilmesinden sonra bugün de Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde 3 asker öldürüldü” diye girdiğinizde, misillemeyi çağrıştırır ve bu tek cümlenin daha sonra söylediklerinizin önüne geçmesine yol açarsınız.
cümleye böyle başlarsan misillemeyi çağrıştırıyormuşsun.. L.doğan tılıç bunları söylüyor.. peki bu aklı nerden alıyor.. yada hangi kontra basının servisini sola servis ediyor..

TWEET'E TEPKİLER
HDP'nin 3 PKK'lının "infaz" edildiğini ve bunun ardından 3 askerin öldürüldüğünü söylediği tweete yoğun tepkiler geldi.
Bazı Twitter kullanıcıları çatışmada ölen PKK'lı için neden "infaz" kelimesini kullandığını sorgularken bazıları da bu ifadenin "misilleme" anlamına geldiğini belirterek tepki gösterdi.(odatv)

Bazı Twitter kullanıcıları çatışmada ölen PKK'lı için neden "infaz" kelimesini kullandığını sorgularken bazıları da bu ifadenin "misilleme" anlamına geldiğini belirterek tepki gösterdi. (mehmetçiktv)

bu yazılar.. 25 ekimde odatv.com da 26 ekimde mehmetçiktv de yayınlandı.. yemedi içmedi doğan tılıç iti bunu 28 ekimde köşesine taşıdı..

odatv., kendi karakterinde tutarlı.. pkk gerillararı için infaz diyorsun.. askerler için öldürüldü diyorsun diyerek tarafını net belli ederek itiraz ediyor.. 90'lı yıllara dönmek budur.. legal alandaki yakaladıkları her siyasetçiye "söyle.. pekaka terör örgütüdür de.. demeyen terör örgütü üyesidir" derlerdi ya.. şimdi de aynen böyle yapılıyor.. pkk terör örgütü olarak görülecek.. bu kodlamanın sol içindeki görevlisi de birgün ve doğan tılıç gibi itlerdir..

2000'e doğru dergisinde işe(kotra eğitime) başlamış biri infaz ile öldürme tanımları arasındaki fark nedir? bilmez mi?

infaz.; bir suçun cezalandırılma işlemidir., öldürme şeklinde de infaz biçimi olabilir..
öldürme.; içinde infaz da olan cana kasdetme eylemi.. resmi olarak yapılanı(idam infazı) vardır.. örgütsel olanı(eylem yada cezalandırma).. kişisel yapılanı vardır.. kazara olanı vardır..

yani., öldürme tanımı geneldir.. bunun içinde infaz da vardır.. suikast de eylem de.. ama infaz daha çok resmi yada örgütsel resmi işlerde kullanılan bir tanımdır.. yargısız infaz da yargılamadan cezanın uygulanmasına denir..

3 hpg gerillasının öldürülmesine infaz demek doğrudur hatta eksiktir.. çatışma olmadan yapıldı ise yargısız infaz denilmesi gerekirdi.. ama üç askerin olayı öldürmedir.. infaz kelimesi uymaz.. örgüt yapmış olsa dahi litaratüre uymaz..
burjuva basını bile başına haince vs. koyar ama öldürüldü yada katledildi der.. infaz edildi demez..

bu "iş"lerin hepsi sistemin iç savaş argümanları dahilindedir.. birgün gazetesi ve doğan tılıç gibi merkezler de bu işlerin sol içi kontra uzantısıdır..

doğan tılıç., 2000'e doğru dergisinde iyi "eğitim" almış..


 
#31
ama işte tam tersi bir izlenim oluşturdu hdp ve pkk. "hdp'li kitleye yapılanlar", hdp'nin "sokaklara çıkın" çağrısından sonra geldi. 40 küsur kişi bu çağrının ardından başlayan kitlesel çılgınlık sonunda öldü. şimdi sen batı'da yaşayan biri olsan bunları nasıl algılarsın?(alevliyıldız)


HDP çağrısının yapıldığı gün,hDP myk toplantısı vardı.Kobane ye saldırılar çok daha tehlikeli boyutlara ulaşdığında Kürdistanda insanlar sokaklara,'sınıra' doğru hareketlenmeye başlamıştı bile.Hdp myk toplantısının bitimine yakın Kobaneden haberler gelmeye ve işin vehametini göstermesi üzerine HDP de açıklamayı yapmıştır.

Nesneller koşulların oluştuğunu söyleyelim halk ayaklanması için ya da başka bir çok şey ama şu bir gerçek ki Kobane demek Amed demek...Savaş ve Barış gerekçesi demektir.

yüzyıldır işgal ve sömürge edilmiş bir halk ve coğrafyada halen daha eylemsellikleri sorgulamak,yok niye okul niye işyeri niye banka vs demek abesle iştigal etmek demektir.
 
#32
HDP çağrısının yapıldığı gün,hDP myk toplantısı vardı.Kobane ye saldırılar çok daha tehlikeli boyutlara ulaşdığında Kürdistanda insanlar sokaklara,'sınıra' doğru hareketlenmeye başlamıştı bile.Hdp myk toplantısının bitimine yakın Kobaneden haberler gelmeye ve işin vehametini göstermesi üzerine HDP de açıklamayı yapmıştır.

Nesneller koşulların oluştuğunu söyleyelim halk ayaklanması için ya da başka bir çok şey ama şu bir gerçek ki Kobane demek Amed demek...Savaş ve Barış gerekçesi demektir.

yüzyıldır işgal ve sömürge edilmiş bir halk ve coğrafyada halen daha eylemsellikleri sorgulamak,yok niye okul niye işyeri niye banka vs demek abesle iştigal etmek demektir.


kitle kobane için hareketlenmişti ve hdp'li yetkililer sürekli olarak kobane'den dolayı hükumeti suçlayan açıklamalar yapıyordu. ışid'e trenle tank desteği yapıldığı gibi, hayalî şahitlikler anlatılıyordu. suriye sınırı boyunca ilerleyen trenyolunda koca tanklar taşınıyor, ışid'lilere teslim ediliyor ve bunun tek fotoğrafı çekilemiyor, tek eylem yapılıp ortaya çıkarılamıyor. ama şahidler varmış ve görmüşler!..

böylesi tahrikler sonucu kitle duyarlılığı artmış olabilir. ben imc tv izliyorum. orada kobane'den türkiye'ye geçişlerin devlet yetkililerinin abarttığı kadar çok olmadığı, 15 bin kadar kişinin anca geçtiği şeklinde açıklamalar yapan hdp'li yetkililerin konuşmaları yayınlanıyordu. ama iki-üç hafta sonra türkiye'ye geçenlerin sayısı 150-200 bin olarak cümle içinde belirtildi.

devlet hastanelerinde tedavi edilen pyd'liler var. ama söylentiler ışid'lilerin tedavi edildiği şeklinde. hatta fotoğraflar bile yayınlanıyor. yaralı ışid'li hastanede!.. ama yaralı pyd'linin fotoğrafı yok. yer almıyor. neyse ki bu en azından inkar edilmedi. belki edilmiştir de.

dün de bir pyd'li kadın yöneticinin batı medyasında çıkan açıklamalarını okudum. "türkiye'nin ışid'e desteğinin kanıtı ortaya çıktı" dedi. baktım neymiş diye. kanıt diye bir somut ifade yer almıyor. ama cümlelerinin devamında türkiye'yi rojavalı kürdlerle birlikte hareket etmeye çağırıyor. hani ışid'e yardım veriyordu? düşmanına yardım veren bir devleti kendinle müttefik olmaya çağırıyorsun. bir paragraf önce kesin kanıtı ortaya çıktığından söz ediyorsun, sonrasında ise ortak hareket etme, müttefik olma çağrısında bulunuyorsun.

üstelik bu "kanıt" bulma sevdası kendi içinde şöyle bir çelişki barındırıyor: aylardan beri türkiye'nin ışid'e yardımı, desteği konusunda sürekli "kanıt"lar, "belge"ler sunulup duruyor. buna rağmen hâlâ kanıt dunulmaya gayret edilmesi eldeki mevcut kanıtların işe yaramazlığını gösteren bir kanıt oluyor aslında. :) eldekiler açık, net, sağlam kanıtlar olsaydı, daha fazla kanıt sunulmaya çalışılır mıydı?

işte kitle bu tür "kanıt"ların birikimiyle galeyana getirildi ve 16 yaşındaki çocukların vahşice katledildiği bir linç histerisi yaşandı maalesef. hdp de bunu gördü ve olayları bitirme çağrısı yaptı. olaylar da anında bitti. vahim olan şu ki, bu olaylar derin yaralar açtı. kürd halkımızın travmatik yaralarını açığa çıkardı. kendi içlerindeki düşmanlığı perçinledi.

türkiye'nin kobane direnişi karşısındaki tavrını son derece beceriksizce ve olumsuz görüyorum. ne olursa olsun açıkça pyd ile ortak saf tutulmalıydı. orada aktif biçimde müdahil olunmalıydı. bunun istenmemesi, orada pyd'nin yenilmesinin, ortadan kalkmasının istenmesi söz konusu olabilir.

bu da çözüm sürecini bitirecek bir durumdur elbette.

ama yaralı pyd'lilerin hastanelerde tedavi edilmesi, rojavalı mültecilerin içeri alınmaları, şimdi de peşmergelerin koridordan geçişine izin verilmesi, nispeten olumlu işaretler oluyor.

bu son koridor olayı ile ilgili olarak, türkiye'nin, abd'nin baskısıyla bunu kabul ettiğini ileri sürenler var.

yani, türkiye uzun süre kobane'nin düşmesini istedi. hatta bunun için ışid'e istihbarat verdi vb... olmayınca abd baskısıyla barzani peşmergelerine koridor açıp izin verdi diye bir iddia var.

bunun doğru olup olmadığını bilmiyorum.

"yüzyıldır işgal ve sömürge edilmiş bir halk ve coğrafyada halen daha eylemsellikleri sorgulamak,yok niye okul niye işyeri niye banka vs demek abesle iştigal etmek demektir." düşünsel

bu tür açıklamalar sorunlu. yüzlerce yıllık işgal yaklaşımı bile sorgulanmaya muhtaç. sömürge tezi gibi tıpkı. ama bunların tümü doğru bile olsa, bununla suçsuz insanların vahşice öldürülmesinin, okul ve banka yakılmasının ne ilgisi var? hassas bir süreçten geçiyorsak, daha dikkatli olunması gerektiğini söylemek neden abesle iştigal olsun?
 
#33
Kanıt...Herşeyi aklayan ve herşeyi olduğu gibi gösteren yegane nesne olmalı ki bu açıklamalardan bunu anlıyorum.Yukarıda çizilen algı çerçevesine bakılınca Hitlerin soykırım yapmadıgıda gayet net söylenebilir! Alman belgelerinde soykırım yapın diye bir ibare bulunmaz ama kanıt yok diye bizler soykırım olmadığını mı varsayacağız?

Kobaneden dolayı ilk elden kimi suçlamak gerekir? Tabikide ona destek veren onu benimseyen ve onu kullanan devlet olacaktır. Bunu yapmak için 'vicdan' yeterli olur başkada bir argümana gerek yoktur.Tıpkı Kobane insanlğın vicdanı olduğu üzere.

yani, türkiye uzun süre kobane'nin düşmesini istedi. hatta bunun için ışid'e istihbarat verdi vb... olmayınca abd baskısıyla barzani peşmergelerine koridor açıp izin verdi diye bir iddia var.

Tc, Bingöl de yaşanan kontra hareket öncesine kadar koridor açılmasına da mecbur kalmıştı ama Bingöl de 4 kişinin taranarak vahşi bir şekilde katledilmesinden sonra tüm yapacaklarını geri çekti.Aynı gün bundan vazgeçti.Bu durum planlanmış bir durumun bariz göstergesi durumunda ama devlet tarafından ''evet biz bingölde 4 kişiyi tarayarak öldürdük'' diye bir belge yoksa bunun yapıldığını ve neden yapıldığını bilemeyeceğiz!!!

Bu arada Bingölde katledilen 4 kişiden 15 yaşında olan insanın nasıl katlediğidiği de sorgulanmamalı!

Suphi Nejat Ağırnaslı, ''ben kürtlere bakmıyorum,ben kürtlerin eylemine bakıyorum ortaya koyduklarına bakıyorum'' demişti...Kime neye nasıl baktığımız bu noktada asıl gerçeklik asıl belge olmaktadır,tüm vicdanlar için!
 
#34
hayır, hitler'in katliamlarına dâir milyonlarca kanıt, belge ve şahitlikler var. soykırım yapıldığı gaz odalarıyla da, yazılı talimatlarla da, yazılı belgelerle de, tanıklıklarla ve itiraflarla da sabit.

her şey için kanıt beklemeyelim, kabul... ama o halde türkiye'nin ışid'e desteğine yönelik sürekli "kanıt" sunma çabasına ne demeli?

bu kanıtların bir kısmının, bakanın valiye "arz ederim" diye bitirdiği yazışmalar olmasına ne demeli? "pekeke" denilen devlet yazışmalarına ne demeli?

düşünmeden edemiyor insan. öyle değil mi düşünsel?.. :)
 
#35
kanıt... kanırt.. kaytar

bir devletin resmi politikasına dair resmi kanıtlar olmak zorundadır.. ama., o politikanın perde arkasındaki aslına ait kanıtlar resmi olmamak zorundadır..

t.c.'nin işid politikası nedir diye sorulduğunda resmi olarak ilişkiliyiz ve destek veriyoruz olarak kanıt aramak ve bulduktan sonra iddia ederim demek aslında olanı gizlemeye hizmet etmektir.. yada işid nereye saldırıyorsa o saldırıyı düşmanımın düşmanı dostumdur mantığı ile dolaylı onaylamak demektir..

ırak bağdat güçleri ve güney kürdistan güçleri ellerindeki silahları işid'e bırakıp kaçtığında bu hareketin işid'e destek amaçlı olduğunu kanıtlamanın olanağı yoktur.. ama sonuç olarak destek olduğu çok açıktır..

bırakılan silahların dışındaki silahlar nereden ve hangi yollar ile işid'e ulaşıyor., işid sahra hizmetlerini nasıl işletiyor bu soruların yanıtları da desteğe kanıt olarak veri olur..

t.c. pyd'yi pkk ile aynı görüyor.. yani t.c. pyd'ye destek sunmuyor.. bunun tersini kanıtlamak olası değil.. ama sınıra gelen pyd yaralıları alınıyor ve tedavilerine izin veriliyor.. bundan daha net kanıt olaurmu? buradan yola çıkıp., t.c. pyd'ye destek sunuyor dediğinde doğru olur mu? .. olmaz.. görülen "kanıtlar" destek sunduğuna ispat ama aslında destek sunmuyor..

bu anlamda..
t.c. bölge politikaları olarak bakarsak., t.c.-işid ilişkilerinde "kanıt" aramak., gerçeği kanırtmaktan öte bir şey değildir.. toplumsal mücadelede insani görevlerden kaytarmaktan başkaca bir şey değildir..

1915 ermeni katliamını bizzat devlet eli ile yapıldığına dair kanıt bulan beri gelsin.. yazışmalar deniliyor.. yazışmalar "sevkiyatlarla ilgili.. ama katliamı yapanlar resmi değil.. eşkiya!!.. o dönem göstermelik yargılananlar bile katliam yapmaktan değil., sebebiyet vermekten yargılandı..

sonra "muhterem" sol!!cularımız abartılı rakamlar ve abartılı katliam isddiaları üzerinden ermenilerin katledilmediğini ispata yöneldi..

yani.. karakter hiç değişmedi.. devlet-vatan bakidir.. gerisi teferruattır..
 
#36
kanıt aramak değil, kanıt diye sürekli çocukların kanacağı kanıtların sunulmasını sorguladım.

bu durum kendi içinde çelişkili. hem bu yönde bir izlenim yaratılmaya çalışılıyor ve bunun için sık sık "kanıt" sunuluyor, hem de bu daha inandırıcı olması için, kandırıcı olması için, bu kanıtların çapı giderek daha inanılmaz oluyor. trenle aktarılan tanklar gibi... :)
 
#37
kanıt aramak değil, kanıt diye sürekli çocukların kanacağı kanıtların sunulmasını sorguladım.

bu durum kendi içinde çelişkili. hem bu yönde bir izlenim yaratılmaya çalışılıyor ve bunun için sık sık "kanıt" sunuluyor, hem de bu daha inandırıcı olması için, kandırıcı olması için, bu kanıtların çapı giderek daha inanılmaz oluyor. trenle aktarılan tanklar gibi... :)
alevliyıldız.. gevezeliği bırak neticeye gel...
aşağıdaki soruları yanıtla..

sana göre.. t.c. bölgede işid hareketine karşı mı? yoksa destek sunuyor mu?..

kürt siyasalı., t.c. işid'i destekliyor yalanları ile içsavaşı başlatmak mı? istiyor

t.c. ve abd bölgede barışcıl bir çözüm peşinde bu yüzden işid'i hiç desteklememiştir diyorsan., işid nerden çıktı?.. ve tek başına mı?..

ya bunları yanıtlarsın.. yada sen nesin bundan sonra adınla hitap ederim..
 
#38
alevliyıldız.. gevezeliği bırak neticeye gel...
aşağıdaki soruları yanıtla..

sana göre.. t.c. bölgede işid hareketine karşı mı? yoksa destek sunuyor mu?..

kürt siyasalı., t.c. işid'i destekliyor yalanları ile içsavaşı başlatmak mı? istiyor

t.c. ve abd bölgede barışcıl bir çözüm peşinde bu yüzden işid'i hiç desteklememiştir diyorsan., işid nerden çıktı?.. ve tek başına mı?..

ya bunları yanıtlarsın.. yada sen nesin bundan sonra adınla hitap ederim..
Cevap veriyorum:

1. Sorunun cevabı: bilmiyorum.
2. Sorunun cevabı: sanmıyorum.
3. Sorunun cevabı: bilmediğim için tam olarak bir şey diyemem, ama ışid'in, Irak'taki ABD politikasının etkilerine tepki olarak güçlendiğini, şii azınlık rejimine tepkiden dolayı toplumsal taban bulduğunu söyleyebilirim. Fazlasını bilemem ve bilmediğim bir konuda fikir bildirme samimiyetsizliğine giremem.
 
#39
Cevap veriyorum:

1. Sorunun cevabı: bilmiyorum.
2. Sorunun cevabı: sanmıyorum.
3. Sorunun cevabı: bilmediğim için tam olarak bir şey diyemem, ama ışid'in, Irak'taki ABD politikasının etkilerine tepki olarak güçlendiğini, şii azınlık rejimine tepkiden dolayı toplumsal taban bulduğunu söyleyebilirim. Fazlasını bilemem ve bilmediğim bir konuda fikir bildirme samimiyetsizliğine giremem.
sayın alevliyıldız.
bilmediğiniz konuda eleştiri yapıyor ve ciddi ithamlarda bulunuyorsunuz. bir şey itham edilirken bir nedeni vardır. siz nedenini bilmiyor! ama itham ediyorsunuz.

size uyarı yapıldı. bu tarzınıza burada izin verilmeyecektir. gerisi size kalmıştır. katılımcılara bu tarz ile muhatap olunmamasını öneriyoruz. gerek bu tarz ile gerekse bu tarzı destekleyenlerle bizzat forum yönetimi muhatap olacaktır.

sayın alevliyıldız. bilmiyorum yanıtınızı yanıt olarak kabül etmiyoruz. ya bilin, yada bilmiyorsanız susun.
 
#40
sayın editör6, sizin isteğiniz üzerine susuyorum. beni yasaklamak istiyorsanız yasaklayabilirsiniz. ben de zaten susuyorum.

siz susamıyorsanız...

ben susuyorum...
 
Üst