istanbul büyük şehir başkan seçimi yenilenmesi

#1
ysk kararı sürpriz mi?.. hayır.. normal mi? yine hayır.. o zaman olan-biten ne?..

joan Baez, sosyal medya üzerinde yaptığı açıklamada, "Onca savaş bölgesine, diktatörlükler altında yönetilen ülkeye, iç kargaşaların olduğu ülkeye gittim ancak Türkiye'de bugün gördüğüm kadar büyük ve öngörülemez tehlikeyi başka bir yerde gördüğümden emin değilim" ifadelerini kullandı.
bu sözleri darbe olduğu için söylemediği kesin.. çünkü.; iç savaşların yaşandığı ülkelere gitti.. zaten sözlerindeki şu cümle asıl vurgu oluyor.. bugün gördüğüm kadar büyük ve öngörülemez tehlikeyi başka bir yerde gördüğümden emin değilim.. öngörülemez... evet aynen doğru.. öngörülemiyor..

hukuk dışı absürt-saçma bir karar alınabilir.. bunu öngörebilirsin ama akp kazanamayacağı bir seçimi neden? tekrar ettirsin.. bu şu anlama gelir.; ben kim ne kadar takip ederse etsin.. oldu bitti yapacağım demiş oluyor ki?.. bu da normal de karşı tarafın bu rest karşısında rest demesi gerektiğini gösterir.. yapmaz ise biter.. chp bitmeyi hesaplar mı?.. ya da kazanamayacağı bir seçime girenin seçim darbesi ile kazanabileceğini öngöremez mi?.. ve bu anlamda hazırlanmaz mı?..
diyelim hazırlandı(hoş bu hazırlık iptal ihtimali karşısında açık-net duruş ile başlardı).. ortaya nasıl bir kaos çıkar ve sonuç kestirilebilinir mi?..

bütün bu beyin fırtınalarını bir tarafa atıyorum.. ortaya sunulanlar üzerinden yürüyeceğim..

yenilenme kararı ile birlikte ortaya sunulan öcalan görüşmesi ve sdg-türkiye görüşmeleri olduğu iddiası..
ilginçtir.. bu iddiayı evrensel şöyle "sunuyor"..
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Ebdî, Türkiye ile dolaylı görüşmelerin olduğunu söyleyerek, sorunların çözümü için diyaloğa hazır olduklarını belirtti.
https://www.evrensel.net/haber/378744/sdg-turkiye-ile-dolayli-gorusmelerimiz-var-diyaloga-haziriz

oysa haber böyle değil..
Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Avdi, Türkiye ile arabulucular vasıtasıyla dolaylı görüşmelerinin olduğunu ve mevcut sorunları diyalog yoluyla çözmeye hazır olduklarını söyledi.
cümle çok açık.. arabulucular vasıtasıyla diyor.. ve bu şöyle açıklanıyor..

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’nin arabuluculuk rolüne değinen Müslüm, şu yorumda bulundu:
“Sayın Jeffrey arada gidiyor, geliyor. O hem bu tarafa, hem o tarafa bazı şeyler söylüyor. Geçenlerde Ankara’daydı. Buraya geldiğinde buradaki özerk yönetimle de görüşüyor. O kadar. Bundan başka bir şey yok. Direkt temas yahut dolaylı yok. Sadece Jeffrey ve takımı arabuluculukta bulunuyor. Bir taraftan NATO müttefiki olarak Türkiye’yi, diğer taraftan da Kuzey Suriye’deki kazanımları kaybetmek istemiyorlar. Amerikan çıkarları için arabuluculuk yapıyorlar.
"..
buna dolaylı görüşme de denilmez., en fazla laf taşıyorlar denilir.. ya türkiye ile konuşurken aslında görüşebiliriz ama.. vs. vs. dediler.. ya sdg ile görüşürken görüşsek iyi olur ama vs. vs. dediler vs. gibi.. sdg bu konuda açık.. eskiden beri belirtiyor.. biz suriye bütünlüğünden yanayız ve suriye ile görüşürüz dışardan kmse müdahil olmasın. dışardaki görüşmelerimiz ise çözüm üzerine olur vs. vs. ama ben t.c. nin bu konuda dolaylı-direk tek lafını duymadım..

hal böyle iken bu zeminde üretimde bulunmak kodlama amaçlıdır.. bu durum yeni değildir.. ama şimdi yeni gibi ortaya sürenler elbette öcalan görüşmesi ile birlikte akp destekciliği iddiasına-kodlamasına destek sunmak oluyor..

öcalan görüşmesine gelince..
uzun zamandır süren eylemlikler var.. açlık grevleri ciddi bir aşamaya geldi.. son 15 kişi kararı çok ciddidir.. beyaz türkler batıda üç maymunu oynayabilirler ama avrupa ayakta.. bölge ayakta.. kaldı ki.. bu durumlar ilk defa yaşanmıyor.. sistem çok sıkışınca bu tür adımlar atabiliyor.. geçmişte yaşandı.. en önemlisi.; elbette bu gelişmelerden diğer kürt bölgeleri ve toplumu duyarsız değil., ve olayda etkililer.. öcalan ve türkiye kürtleri bizim ilgimiz dışında biz kendi işimize bakarız diyen barzanici kürt yok..

kafalar basmıyor..
devlet politikası diye bir şey vardır.. lafa geldimi burjuva devleti dersin ama devleti bir parti ile tanımlamaya kalkarsın. şaşırmam.. devleti.; vatan diyerek egemenlerden ayıran sizlersiniz.. emperyalizmi küresellikten çıkartıp klasik imparatorluk sömürgeciliği yapan da sizsiniz.. üstelik tarihsel bu tür imparatorluklar da sermayenin küresel yayılması(ticaret yolları ve toplumsal üretimlere el koyma) idi..

öcalan olayı devlet de değil., küresel bir olaydır.. t.c. bile kendi başına karar veremez.. sdg de öyle.. iki karşıt kamp dediğiniz rusya-abd bile kendilerince kendi çıkarlarınca ilişkililer.. çünkü yerel değil küresel(bölgede en etkili güç olarak ve bölgenin de küresel etkisinden) etki gücü olan bir yapı..

evet.. ortaya sürülenler bunlar.. kimse.; böyle bir karar karşısında ne yapmalı.. yarın ne olabilir nasıl hazırlanmalı sorularına doğru yanıt aramıyor., biçilen görevlere göre yanıt uyduruyor..
demem o ki.. şu çok açık.. yarın ne? olacak ise içinde hdp olmayacak.. hdp kullanılabilir malzeme olarak var olabilir ama politik bir özne olarak var olmamalıdır.. bunun için şimdiden ithamlar başladı..

oysa olan-biten ortada..
küresel konseptlerin t.c. ayakları karşılıklı uzlaşma-çatışma karışımı bir sürece girdiler.. yine yerel ayaklar arası ve içi çatışmalar da yoğunlaşıyor.. seçimlerin yenilenmesi sadece bir araç.. asıl amaçları gizleyen ve dolaylı hizmet edecek bir araç.. bu anlamda süreci bütünsel kavrayan bir proğram ve strateji işletmek yerine aşamalara göre işletmek.; toplumsal muhalefete değil., konseptlere yarar.. süreç tamamlandığında ya da bir aşamasında bakmışsın ki., birilerinin kucağındasın ve kalkacak mecalin yok..

ben şahsen.. seçimler yenilenir ve ne? olabilir sorusunu sormuyorum..
1- akp kazamayacağı seçimi neden yenilesin.. kazanmak için el koymak zorunda ise buna dikilecek olacaktır.. chp den(bir kanadından) dikilmeme güvencesi mi? aldı.. öyle ya.. istanbul olmadan hükümet topal ördek.. kalanların çalışmalarına karışmayacağız., genel seçimler düzgün olacak vs. mi?.. dendi..

ben el koyarım.. isteyen dikilsin çatışırım mı? dedi.. böyle ise konseptler arası uzlaşma zeminleri çöktü ve kaos-çatışma başlayacak demektir.. ben böyle bir olasılık görmüyorum.. ne akp çatışmaya hazır ne de chp dikilmeye hazır.. yani her iki tarafta bir hazırlık emaresi yok..

2- birileri akp yi şarampola yönlendiriyor.. ikinci defa yenilecek ve artık erken seçim dillendirilecek.. bu işler bahçelinin uzmanlık alanı..

çatışmalı süreç başladığında gerçekten direnecek kesimlerin en önemli müttefiki hdp dir.. ve başladığında geziye de benzemez.. gezide chp ve nasyonalist sol hdp den uzak durdu ve süreci zamanla eritti.. ama bu sefer eritilemez..

çatışmalı süreç başlamayacak ikinci zaferle birlikte chp-millet ittifakı parlatılacak ama akp-cumhur ittifakına dokunulmayacak.. zamanla yeni oluşumlar öne çıkacak ve böylece chp ve nasyonalist sol içindeki demokrat-devrimci kesimler sürecin "parlaklığı" ile elimine edilecek.. yani toplumsal muhalefetin denetim dışı varlığı ve gelişmesi engellenecek.. "güzel günler göreceğiz" ya.. b.k yemeyin diyecekler..

ben joan baez dinlerim..yani.; öngörülemez bir ülkede yaşıyorum..
elbette hiç bir şey öngörülemez değil.. gerçekten demokrat-devrimci bir toplumsal muhalefet süreci gerekli.. bunu başaran öngürülemeyen her şeyin üstesinden gelir..


not.. öngürülemez diyoruz ama öngörülen yada göze parmak gibi olan şeyler varken..
sorulmalı... yenilenme olasılığı varken neden? chp gerekirse parlamentodan istifa eder., kaçınılmaz bir genel seçim yaşatırız demedi..
sorulmalı.. bölgede ard arda işletilen hukuk dışı kararlara tepki konmadı.. hani meşhur bir söz var ya.. biz ermeniyi dövdürtmeyecektik..
sorulmalı.. bu "yeni" gelişmenin içinde hdp akp işbirliği konuları neden kodlanıyor.. sosyal medyada ve basında(birgün) linç başlatılıyor.. bu durum kürt halkında nasıl bir tepki yaratır.. bu işleri yapanlara kontra denmez de ne denir..

daha çok sorulacak soru var.. şimdilik bu kadar..

not.. t"k"p boykot örgütleyecek-miş ama etkili olacak ise!!.. cürmün ne len.. olmayacağı baştan belli açık olarak chp yi destekliyeceğiz desene ayıp değil ki..

ben.. seçimlere girme kararına itiraz etmem ama nasıl bir politika ile girecekler ona bakarım.. yine tatava etme oy ver tarzı işletilirse bu sefer demirtaş bile beni etkileyemez..
 
#2
ördek memet.. zamanın birinde dy dergisinde anlatılmıştı.. memet arkadaşı ile yan yana yürürken., arkadaşı.., memet bak havada bulutlar toplandı demiş.. memet kızmış.. bana ördek dedin diye diye iddia etmiş.. nasıl ya denilince.. havada bulut toplanınca yağmur başlar.. yağmurdan sonra şurada gölet oluşur ve gölette ördekler olur..

bizim!! nasyonalistlerimiz de ördek memet gibi.. havadan nem kapıyor.. ya da kaptırmak için çabalıyor..
neymiş.. öcalan görüşmesi haziranda akp ye oy olarak gelirmiş.. öcalan ne? dedi bakmaya gerek yok.. yetmedi mi.. hdp diyarbakır vekili ne? demiş.. okumaya gerek yok.. yetmedi mi?.. nurettin demirtaş ne? demiş.. bakmaya gerek yok.. havada bulut var dendi ya..

oysa..
yıllardır aynı şey zaten söylenir.. muhatap devlettir.. devlet üzerinde kim iktidar ise muhatap o partidir.. çözümden(barış-demokrasi) yana ise desteklenir.. yok değil.. yine sistemin muhalefeti çözümden yana ise muhalefet desteklenir..
yaşanmışı var.. akp çözüm sürecini başlatınca.; en başta chp hırladı.. nasyonalist sol aşağı kalır mı.. ya havladı ya da hikayeler(abd çözümü-emperyalizm işbirliği-bölücülük vs. vs.) yazmaya başladı..
konu çözüm(devletin demokratikleşmesi).. illaki muhatap devlet ve illaki devletin tarzı belli.. çözüm der.. fırsat doğsun bıçaklar.. zorlayabildiğince çözümü işletirsin.. en önemlisi muhatapların dışında "gibi" duranların tavrı önemlidir.. tek başına devleti zorlaman zordur., başarsan da süreci ilerletmen daha da zordur..

ağzı sütten yanan yoğurdu üfleyerek yer..
yapılan açıklamaların tümü bu mihverde.. ama nu i.t. ler işin başka yanında.. demek ki.; kaos-çatışma yanlısı konsepte hizmet eden kontralar..

ne demişler..
İMAM TAŞÇIER
('HDP AK Parti ile anlaştı, Kürtler seçimde AK Parti'ye oy verecek' yorumları üzerine) Kürtlerin oyu olmadan hiç kimse bir seçimi tek başına kazanamaz. Kim Kürt sorununun çözümü için adım atarsa Kürtler ona oy verebilir. AKP adım atacaksa AKP'ye verir. AKP adım atmaz, CHP samimi bir şekilde Kürtlere yaklaşırsa CHP'ye verir.Geçmiş seçimlerde AKP'ye oy veren 300 bine yakın Kürt vardı. Bunlar da 31 Mart seçimlerinde AKP'ye oy vermedi.
- AKP'ye oy veren Kürtler AKP'den uzaklaştı. Ama gidip CHP'ye de oy vermedi. Çünkü CHP'nin Kürtlere yönelik geçmiş sicili de bozuk. Dolayısıyla Kürtler artık kendi çıkarları doğrultusunda, pragmatist bir şekilde oyunu kullanacak.
...
AKP ile HDP arasında kesinlikle bir pazarlık ve temas söz konusu değil. Bunun için pazarlık olmasına da gerek yok. Kürtlerin haklarını tanımaya yönelik adımlar atarsan zaten Kürtler bunu görür. Bu adımı kim atarsa, Kürtler onlarla bir araya gelebilir. Bu çok net. Bu adımları atmayan partiye HDP bile oy verin derse, Kürtler gidip oy vermez
.
konuşulan çok açık ve net..ama ördek memetler buradan ne!! anlam çıkartıyor.. aslında kodlama yapıyor..
NURETTİN DEMİRTAŞ
“Bu tartışma halkı beklentiye sokmak için değildir, siyasi bir realitenin dile gelişidir” diyen Demirtaş, İstanbul seçimlerinde HDP’nin “koşulsuz destek” konumunu gözden geçirebileceğini belirterek, “Halkımızın tercihini tartışmak için 23 Haziran’a dek yeterince zamanı vardır fakat çözümden yana olmayan tutumlara karşı zerrece tahammülü yoktur” ifadelerini kullandı.

31 mart seçimlerinden sonra sürecin bir ara aşaması başladı.. ara aşama ama sürecin nereye evrilebileceği noktasında dönüm noktası olacak kadar önemli bir ara aşama.. bu aşamada elbette politik olarak bir pozisyon belirleyeceksin.. öyle kaldığımız yerden devam lay lay lom her şey "şok" güzel olabilir denilmez.. elma şekerinin sapı elinde kalabilir.. chp pozisyon almadı.. kaldığımız yerden devam diyor.. nasyonalist sol hamasi işler peşinde ama asıl işi sonrası için hdp karalama kodlamaları..
hdp farklı.. süreci biliyor(küresel çatışmalar ve yerele dönük iç çatışmalar vs.).. olasılıkları(joan baez gibi öngürülemez) biliyor.. haliyle kendi politik pozisyonunu alacaktır..

dokunulmazlıklara anayasaya aykırı ama!! deyip oy verenler.. türkiye suriye bataklığına saplansın isteniyor deyip sınır ötesi harekata tam destek verenler.. demokrasi deyip., kayyumlara ses çıkartmayanlar.. hala çıkartmayanlar.. demokrasi noktasında ne? kadar samimi olabilir.. akp kadar..

biliyoruz.. muhatap devlettir.. bunlar ise birer araç.. devlet çözümden yana olur ise illaki o konsept iktidarda kalır ya da alternatif olarak aday olur ve desteklenir.. ortada böylesi bir şey yokken hikaye yazmak ördek memetliği aşar.. kontralıktır..

İŞİNİZE BAKIN ÖRDEK MEMETLER VE ŞEFLERİ KONTRALAR.. AYNEN SÖYLÜYORUM.. ÇÖZÜMDEN(DEMOKRASİ-BARIŞ) YANA KİM İSE ONU DESTEKLERİM.. ÇÖZÜM DEDİĞİMİZ ŞEY BASİT BİR ŞEY DEĞİL.. SADECE KÜRT "SORUNU" İLE SINIRLI DA DEĞİL.. KÜRT "SORUNU" DENİLEN GARABET İŞTEN UZAKLAŞTIKÇA ÜLKEYE DEMOKRASİ GELİR..
O KADAR..
 
Üst