lasalle'ye yanıt.. dhkp ve m-l hakkında

#1
- lasalle.. çok mu? zor.. bir şey söylemeden önce düşünmek., sorgulamak ve sobra dışa vurmak.. had bunu geçtim.. çok mu? zor.. söyledikten sonra sorgulamak.. hadi bunu da geçtim.. çok mu? zor.. söylediğine itiraz edildiğinde onu araştırmak..
1- Bu özneyi en radikal biçimde (köhü) dhkp 90lı yıllarda destekledi
yanlış bilgi.. desteklemedi.. hiç desteklemedi.. elbette şimdiki gbi açık düşman pozisyonu almasa da pek farklı değildi ve hiç ilişkilenmedi.. bu forumda.. yürüyüş., dhkp., cephe yaz bu konularda veriler bulacaksın..
bu bilgiyi nerden "kaptın" bilmiyorum ama desteklemeyi empati duymak ile yanı görsen dahi bu empati ds ve dhkp'de hiç yoktu.. araştır.. üşenirsen sana öm ile link vereyim oku..
- 2- ama sabancı öldüğünde yok bilmemne yapmış gibi komplo teorilerinin bini bir para,
bu konu halen aynı zeminde tartışmalıdır.. sabancı suikasti biçimi., elemanları ve sonrası tartışmalıdır.. bu forumda bununla ilgili derin ve verili açıklamalar mevcut.. http://www.enternasyonalfor um.net/turkiye-solu/8930-dhkp-c-ve-analizi.html?highlig ht=sabanc%FD

- daha başka konularda var.. şunu belirteyim.. sabancı eylemini koplo görenler olabilir.. her böyle gören aynı içerikle bakmıyor olabilir.. yine hareket bir eylem yapar ama sonuçları koploya dönüşebilir.. bir koplonun sonuçları eyleme dönüşebilir.. bunlar tartışılır..

ben ve benzer kesimler.. dhkp sabancı ailesine suikast düzenledi diye eleştirmiyor.. bu tür eylemler bir hareketin devrim-eylem-propaganda tarzı üzerinden ele alınıp eylem değil bu çizgi eleştirilir.. ama burada ben ve benzerleri çizgisel değil eylem üzerinden eleştiri yapıyoruz.. çünkü bir eylemin çizgiye göre doğruluğu ayrıdır.. zaman-mekan ve biçim olarak tartışılması ayrıdır..

t.c. ye sömürge diyen kürt ve başka sosyalistlerinin bayrak yakması doğaldır.. ama bu aşamada yakmasını eleştiren çıkabilir.. gibi..
3- şimdi bu hareket sosyal şoven sayılıyor beni hayatımda en mutlu eden eylemi yapmışlar sosyal şoven olsalar ne olur doğru yeri hedeflemişler
örneğin birileri.. devlet güvenlik güçlerine yapılan eylemlerle devlet dairelerine yapılan eylem ayrı olmalıdır der.. hatta askeri olarak generale yapılan ile askere ve çavuşa yapılan ayrı olmalıdır da diyebilir..
neden diye sorsan.. işin başındakini vuracaksın diye gerekçe sunar.. oysa.. askeri hiç bir iş yapmayan doktor generaller var.. asker iken işkence yapan askerler var.. bu sefer de doktor olabilir.. ama faşist ise!! denir.. asker garibansa denir!!!..
bunlar absürt gerekçelerdir.. kimsenin alnında sadece doktorum.. sadece gariban askerim diye yazmaz..
demem o ki.. eyleme., hedef ister askeri/devlet kurumu., ister sivil olsun.. eyleme.. amaç-sonuç üzerinden bakılır.. amaç ve hedef doğrudur ama sonuç yanlış olabilir..
doğru yeri hedeflemişler
hayır.. hedef sabancı idi ama kardeşi öldürüldü ve sivil de öldürüldü.. yani ., amaç ve hedef içinde olmayanlar öldürüldü.. öyle denk geldi!!! mi?? yoksa öyle mi? yapıldı..

amaç belli mi?.. verdiğim linki okursan., o aşamaya denk düşen bir amaç sunulmuyor.. bizim hedefimizdi fırsat!!! bulduk vurduk deniliyor..
hareketin o aşamada bir kampanyası vardı da.. ona uygun bir hedef ve amaçlamı* yapıldı.. hayır.. yada belirsiz diyeyim..
sosyal-şöven ama doğru hedef dediğinde şunu da diyen çıkar..

emperyalizm suriyeyi bölmek için iç savaş çıkarttı bu fırsattan rojava doğdu.. şimdi bölücülerden biri diğerine saldırıyor.. iyi yapıyor mu? diyeceksin..
yada.. ilerici cumhuriyete sorun yaratan dersim halkı katledildi.. olay küçük burjuva devrimcileri kemalistlerin işi sosyal-faşist diyebilirsin ama olsun ayrılığı körükleyen ingiliz oyununa karşıdır iyidir mi? diyeceksin..

konu dhkp sosyal-faşistliği ise bu tartışılır ama eylemleri ayrıca tartışılır..bana göre.. bu eylem.. sabancı kürt konusunda konuştu diye değildir.. egemenlerin iç çatışmasında ortaya çıkan bir olaydır..
.................... .................... ............

Tüm bunlar bana türkiyedeki sosyalistlerin maraba yapılması gibi geliyor yanımızda isen iyisin hoşsun , başka şekilde sosyal şoven ya da sosyal faşistsin
kimse birileri yanında olmadığı için birilerine sosyal faşist diyemez... derse demagoji yapmış olur..
dhkp'ye sosyal faşist tespiti yapılırken.. neden pkk yanında değil diye yapılmıyor.. bu komik ve uydurma bir gerekçe..
çizgisel ve pratiksel duruş ele alınıyor..

pkk ateş kes ilan etti.. tikko etmedi.. şimdi sosyal-faşist mi? oldu.. yada.. ödp silahlı mücadeleyi yanlış buluyor diye sosyal faşist mi? oldu..
devlet-vatan-millet argümanları ve kürt halkının mücadelesine bakış ele alınıyor.. sadece kürt de değil..

örneğin ben desem ki.. türkiyesolu tarihi boyunca.. özellikle cumhuriyet savunusu ile sosyal-faşist karakteri taşıır.. hemen vay mahir mi? deniz mi? ibo mu? dersiniz de..
bana örnek sunun bunlardan bir tanesi ermeni katliamı ile ilgili ne dedi ne yaptı.. müslüman olmayanların ve türk dışı açık kimliği ile gelenlerin askeri okullara alınmaması devlet memuru olamaması bu sosyalistleri neden germedi.. neden tek kelimeleri yok..

1800 lerin tüm markistleri ve dahi diğerleri homofobildir.. desem höyt dersiniz.. erkekler genel de değil.. kısmi oy hakkı kazandı.. tarih yazıldı ama kadınlara yoktu.. hangisi kadınlar olmaz ise kullanmayız dedi..

anlayacağın.. kimseye bedava sosyal-faşist denilmiyor.. yani kimse pkk'yi desteklemek yanında olmak zorunda değil.. burada anahtar şudur.. neden? karşısındasın sorusuna verilen açıklamalardan tespit yapılır..

ama sen ve benzerlerinin asıl sorunu şudur..
ama sen zaten sosyalistliği bırakmışsın bunların önemi yok? (sosyalist olmak zaten ml olmak demektir sosyalizm işçi sınıfının ve ezilenlerin ideolojisidir. Bir parti sosyalistim diyorsa zaten ml olmalı .Bu ml olmayan sosyalistlik de neymiş ben bunu da anlamıyorum.

sosyalist olmak zaten ml olmak demektir
m-l açılımı.; m=marksın tezlerini temel alanlar.. l= marksın yanına bişr de lenini ekleyenler oluyor.. yani m-l dışında da marksistler var örneğin.. m-kautky., m-troçky., vs..
ha.. m-l olmak da yetmiyor.. bir de bunun m-l ve maoist m-l enverist., m-l stalinist vs. olanları var..

geleyim tarih bilgisine.. :D
marks daha hegel eteği altında dolaşırken komünistim diyenler vardı.. marks ve ardılları., 1900lerin ilk çeyreğine kadar adı komünist olan bir parti kurmadı.. ne illegal ne legal kurmadı..
işçi sınıfının ve ezilenlerin ideolojisidir
işçi sınıfının ve de ek olarak kimlerse!!! ezilenler diye bir sınıf söylemi yoktur..
işçi sınıfı ekonomik kategori içinde bir sınıf tanımıdır.. ezilen ise ekonomik-sosyal yani genel bir kategorik sınıf tanımıdır.. ezilenler., işçi sınıfının dışında ayrı yada amcaoğlu teyze kızı bir sınıf değildir.. böyle kullanılmaz.. yani en hakiki sosyalist olan m-l'ler de kullanmaz..

ayrıca.. komünizm bir sınıfın değil.. mülkiyetsiz bir sistemin ideolojisidir.. komünizm işçi sınıfının ideolojisidir diyenler., kapitalizmi deccal işçi sınıfını da mehdi olarak görenlerdir.. deccal(kapitalizm) gelecek ki., mehdi(işçi sınıfı) ortaya çıkabilsin.. o zamana kadar sana verilen kaderi(cezayı) yaşayacaksın.. ondan sonra cennete gidişin süreci başlayacak..
işte tevrat bunu der.. der ama .. tevratdan önce insanlığın mülkiyetsiz bir toplum yarattığını unutturur..
sizler.. allaha inanmayan ama iddia ettiklerine., söylediklerine ve yaptıklarına itiraz etmeyenlerdensiniz.. :D

Bir parti sosyalistim diyorsa zaten ml olmalı .Bu ml olmayan sosyalistlik de neymiş ben bunu da anlamıyorum.
komünistler kendi yarattıkları tarihe sahip çıkarken kendileri dışındakilerin yarattıkları olumlu tarihe de sahip çıkabilirler.. ama kendi tarihleri gibi sahiplenmezler..
örneğin.. m-l'ler.. burjuva devrimlerine ve buna yol açan aydınlanmaya sahip çıkarlar ama adını doğru koyarlar.. ilerlemedir ama burjuvadır..
madem kargadan başka kuş tanımıyorsunuz.. yani.. m-l'den başka sosyalist tanımıyorsunuz da.. ne işiniz var spartaküs., paris komünü., 8 mart 1 mayıs ile.. bunlarda bir gram katkınız yok.. hepsi anarşistlerin işi.. madem öyle.. bunlar sosyalizm değil ama ilerlemedir.. burjuvadır., küçük burjuvadır deyin..
oportünistin allahısınız.. :)

ek not..
burjuva liberali lasalle ile ortak parti kuranlar kimler.. üstelik liderleri marksın yazdığı eleştiri!! mektubunu(gotha proğramı eleştirisi) okumaya bile gerek duymadılar.. engels yıllar sonra böyle bir mektup vardı.. o zaman dikkate almadınız bari şimdi okuyun diye yayınladı.. şimdi de en önemli fatiha oldu..

kısaca.. deveye sormuşlar.. boynun neden eğri.. deve kürtçe yanıt vermiş.. nerem doğru ki.. ama anlayamamışlar.. aslında deve şöyle demiş.. bu benim formatımdır.. eğri değildir.. bu formatla böyle oluyor..

sizin sosyalistliğiniz de böyle oluyor..
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
D

denizheval

#2
Suat abi çok özür diliyorum, senin mesajından alıntı yapıp cevap vermeye çalışırken yanlışıkla senin ileti kutuna yazıp yollamışım. Bundan dolayı düzenleme bilgisi cıktı.

1- Bu özneyi en radikal biçimde (köhü) dhkp 90lı yıllarda destekledi
yanlış bilgi.. desteklemedi.. hiç desteklemedi.. elbette şimdiki gbi açık düşman pozisyonu almasa da pek farklı değildi ve hiç ilişkilenmedi.. bu forumda.. yürüyüş., dhkp., cephe yaz bu konularda veriler bulacaksın..
bu bilgiyi nerden "kaptın" bilmiyorum ama desteklemeyi empati duymak ile yanı görsen dahi bu empati ds ve dhkp'de hiç yoktu.. araştır.. üşenirsen sana öm ile link vereyim oku..
Cevaben Mesajım

1997 yılında PKK ile DHKP'nin Eylem Birliği Protokolü imzaladığını hatırlıyorum. Detaylar hakkında kapsamlı bir bilgim yoktur ama o dönemde DHKP ile günümüzdeki DHKP arasında uçurumlar var. O zamanda böylelerdi, bu zamanda öylelerdi demek mantıklı ve doğru değil.
''Hiç desteklemedi'' gibi durumu o zamanki DHKP aklı kendisine hakaret kabul eder ve ''bende Devrim Mücadelesi veriyorum, neden başka bir yapıyı destekleyemeliyim'' diye sorgular ve Gaziosmanpaşa'da Karakol Bahçesinde Eğitim yapan Askerlere bombalı saldırı düzenleyen ve Kürtlerin Kurtuluşunu kendi mücadelesine endeksleyen bir DHKP var iken şimdilerde Kürt Halkını topyekün karşısına alıp, PKK'ye ve PKK'nin mücadelesine omuz veren milyonları ''Kürt Milliyetçileri'' diye tanımlayan esrarengiz birileri DHKP'yi yönetiyor.
 
Son düzenleme:
#3
Suat abi çok özür diliyorum, senin mesajından alıntı yapıp cevap vermeye çalışırken yanlışıkla senin ileti kutuna yazıp yollamışım. Bundan dolayı düzenleme bilgisi cıktı.


Cevaben Mesajım

1997 yılında PKK ile DHKP'nin Eylem Birliği Protokolü imzaladığını hatırlıyorum. Detaylar hakkında kapsamlı bir bilgim yoktur ama o dönemde DHKP ile günümüzdeki DHKP arasında uçurumlar var. O zamanda böylelerdi, bu zamanda öylelerdi demek mantıklı ve doğru değil.
''Hiç desteklemedi'' gibi durumu o zamanki DHKP aklı kendisine hakaret kabul eder ve ''bende Devrim Mücadelesi veriyorum, neden başka bir yapıyı destekleyemeliyim'' diye sorgular ve Gaziosmanpaşa'da Karakol Bahçesinde Eğitim yapan Askerlere bombalı saldırı düzenleyen ve Kürtlerin Kurtuluşunu kendi mücadelesine endeksleyen bir DHKP var iken şimdilerde Kürt Halkını topyekün karşısına alıp, PKK'ye ve PKK'nin mücadelesine omuz veren milyonları ''Kürt Milliyetçileri'' diye tanımlayan esrarengiz birileri DHKP'yi yönetiyor.
biliyorum.. deniz heval.. ama bu ittifak kağıt üzerinde kaldı ve işlemedi..

1996 aralık ayında olsa gerek.. ama işlemedi.. dhkp neden işlemedi noktasında eleştirilerini yazdı.. zaten dhkp yi bu ittifaktan dolayı sıkıştıranlar da vardı.. burada neden olmadı? sorusunun yanıtlarının analizini ve tartışmasını yapmayacağım..
ama.. olmadı.. işlemedi.. bunu belirtebilirim..

http://www.google.com.tr/url?sa=t&r...2nXTw9uE1P20MzwfPOBVYHg&bvm=bv.80642063,d.d2s

bu link.. kurtuluş cephesinin.. 1997 mayıs ayında yazılmıştır.. yani 5 ay sonra.. zaten 1998 başlarında dhkp bu ittifakın işlemediği ve nedenleri üzerinden ayrıntılı eleştirilerini yazmıştır.. sanırım devrimci sol dergisinde olsa gerek..

ittifak süreci.. 1993-96 ya bitecek ya bitecek konseptinin çöktüğü dönem denk düşüyor.. 1996 ve sonrası tarihi incelersen neden başladı ama neden işlemedi anlayabilirsin..
 
#6
- lasalle.. çok mu? zor.. bir şey söylemeden önce düşünmek., sorgulamak ve sobra dışa vurmak.. had bunu geçtim.. çok mu? zor.. söyledikten sonra sorgulamak.. hadi bunu da geçtim.. çok mu? zor.. söylediğine itiraz edildiğinde onu araştırmak..
1- Bu özneyi en radikal biçimde (köhü) dhkp 90lı yıllarda destekledi
yanlış bilgi.. desteklemedi.. hiç desteklemedi.. elbette şimdiki gbi açık düşman pozisyonu almasa da pek farklı değildi ve hiç ilişkilenmedi.. bu forumda.. yürüyüş., dhkp., cephe yaz bu konularda veriler bulacaksın..
bu bilgiyi nerden "kaptın" bilmiyorum ama desteklemeyi empati duymak ile yanı görsen dahi bu empati ds ve dhkp'de hiç yoktu.. araştır.. üşenirsen sana öm ile link vereyim oku..
- 2- ama sabancı öldüğünde yok bilmemne yapmış gibi komplo teorilerinin bini bir para,
bu konu halen aynı zeminde tartışmalıdır.. sabancı suikasti biçimi., elemanları ve sonrası tartışmalıdır.. bu forumda bununla ilgili derin ve verili açıklamalar mevcut.. http://www.enternasyonalfor um.net/turkiye-solu/8930-dhkp-c-ve-analizi.html?highlig ht=sabanc%FD

- daha başka konularda var.. şunu belirteyim.. sabancı eylemini koplo görenler olabilir.. her böyle gören aynı içerikle bakmıyor olabilir.. yine hareket bir eylem yapar ama sonuçları koploya dönüşebilir.. bir koplonun sonuçları eyleme dönüşebilir.. bunlar tartışılır..

ben ve benzer kesimler.. dhkp sabancı ailesine suikast düzenledi diye eleştirmiyor.. bu tür eylemler bir hareketin devrim-eylem-propaganda tarzı üzerinden ele alınıp eylem değil bu çizgi eleştirilir.. ama burada ben ve benzerleri çizgisel değil eylem üzerinden eleştiri yapıyoruz.. çünkü bir eylemin çizgiye göre doğruluğu ayrıdır.. zaman-mekan ve biçim olarak tartışılması ayrıdır..

t.c. ye sömürge diyen kürt ve başka sosyalistlerinin bayrak yakması doğaldır.. ama bu aşamada yakmasını eleştiren çıkabilir.. gibi..
3- şimdi bu hareket sosyal şoven sayılıyor beni hayatımda en mutlu eden eylemi yapmışlar sosyal şoven olsalar ne olur doğru yeri hedeflemişler
örneğin birileri.. devlet güvenlik güçlerine yapılan eylemlerle devlet dairelerine yapılan eylem ayrı olmalıdır der.. hatta askeri olarak generale yapılan ile askere ve çavuşa yapılan ayrı olmalıdır da diyebilir..
neden diye sorsan.. işin başındakini vuracaksın diye gerekçe sunar.. oysa.. askeri hiç bir iş yapmayan doktor generaller var.. asker iken işkence yapan askerler var.. bu sefer de doktor olabilir.. ama faşist ise!! denir.. asker garibansa denir!!!..
bunlar absürt gerekçelerdir.. kimsenin alnında sadece doktorum.. sadece gariban askerim diye yazmaz..
demem o ki.. eyleme., hedef ister askeri/devlet kurumu., ister sivil olsun.. eyleme.. amaç-sonuç üzerinden bakılır.. amaç ve hedef doğrudur ama sonuç yanlış olabilir..
doğru yeri hedeflemişler
hayır.. hedef sabancı idi ama kardeşi öldürüldü ve sivil de öldürüldü.. yani ., amaç ve hedef içinde olmayanlar öldürüldü.. öyle denk geldi!!! mi?? yoksa öyle mi? yapıldı..

amaç belli mi?.. verdiğim linki okursan., o aşamaya denk düşen bir amaç sunulmuyor.. bizim hedefimizdi fırsat!!! bulduk vurduk deniliyor..
hareketin o aşamada bir kampanyası vardı da.. ona uygun bir hedef ve amaçlamı* yapıldı.. hayır.. yada belirsiz diyeyim..
sosyal-şöven ama doğru hedef dediğinde şunu da diyen çıkar..

emperyalizm suriyeyi bölmek için iç savaş çıkarttı bu fırsattan rojava doğdu.. şimdi bölücülerden biri diğerine saldırıyor.. iyi yapıyor mu? diyeceksin..
yada.. ilerici cumhuriyete sorun yaratan dersim halkı katledildi.. olay küçük burjuva devrimcileri kemalistlerin işi sosyal-faşist diyebilirsin ama olsun ayrılığı körükleyen ingiliz oyununa karşıdır iyidir mi? diyeceksin..

konu dhkp sosyal-faşistliği ise bu tartışılır ama eylemleri ayrıca tartışılır..bana göre.. bu eylem.. sabancı kürt konusunda konuştu diye değildir.. egemenlerin iç çatışmasında ortaya çıkan bir olaydır..
.................... .................... ............

Tüm bunlar bana türkiyedeki sosyalistlerin maraba yapılması gibi geliyor yanımızda isen iyisin hoşsun , başka şekilde sosyal şoven ya da sosyal faşistsin
kimse birileri yanında olmadığı için birilerine sosyal faşist diyemez... derse demagoji yapmış olur..
dhkp'ye sosyal faşist tespiti yapılırken.. neden pkk yanında değil diye yapılmıyor.. bu komik ve uydurma bir gerekçe..
çizgisel ve pratiksel duruş ele alınıyor..

pkk ateş kes ilan etti.. tikko etmedi.. şimdi sosyal-faşist mi? oldu.. yada.. ödp silahlı mücadeleyi yanlış buluyor diye sosyal faşist mi? oldu..
devlet-vatan-millet argümanları ve kürt halkının mücadelesine bakış ele alınıyor.. sadece kürt de değil..

örneğin ben desem ki.. türkiyesolu tarihi boyunca.. özellikle cumhuriyet savunusu ile sosyal-faşist karakteri taşıır.. hemen vay mahir mi? deniz mi? ibo mu? dersiniz de..
bana örnek sunun bunlardan bir tanesi ermeni katliamı ile ilgili ne dedi ne yaptı.. müslüman olmayanların ve türk dışı açık kimliği ile gelenlerin askeri okullara alınmaması devlet memuru olamaması bu sosyalistleri neden germedi.. neden tek kelimeleri yok..

1800 lerin tüm markistleri ve dahi diğerleri homofobildir.. desem höyt dersiniz.. erkekler genel de değil.. kısmi oy hakkı kazandı.. tarih yazıldı ama kadınlara yoktu.. hangisi kadınlar olmaz ise kullanmayız dedi..

anlayacağın.. kimseye bedava sosyal-faşist denilmiyor.. yani kimse pkk'yi desteklemek yanında olmak zorunda değil.. burada anahtar şudur.. neden? karşısındasın sorusuna verilen açıklamalardan tespit yapılır..

ama sen ve benzerlerinin asıl sorunu şudur..
ama sen zaten sosyalistliği bırakmışsın bunların önemi yok? (sosyalist olmak zaten ml olmak demektir sosyalizm işçi sınıfının ve ezilenlerin ideolojisidir. Bir parti sosyalistim diyorsa zaten ml olmalı .Bu ml olmayan sosyalistlik de neymiş ben bunu da anlamıyorum.

sosyalist olmak zaten ml olmak demektir
m-l açılımı.; m=marksın tezlerini temel alanlar.. l= marksın yanına bişr de lenini ekleyenler oluyor.. yani m-l dışında da marksistler var örneğin.. m-kautky., m-troçky., vs..
ha.. m-l olmak da yetmiyor.. bir de bunun m-l ve maoist m-l enverist., m-l stalinist vs. olanları var..

geleyim tarih bilgisine.. :D
marks daha hegel eteği altında dolaşırken komünistim diyenler vardı.. marks ve ardılları., 1900lerin ilk çeyreğine kadar adı komünist olan bir parti kurmadı.. ne illegal ne legal kurmadı..
işçi sınıfının ve ezilenlerin ideolojisidir
işçi sınıfının ve de ek olarak kimlerse!!! ezilenler diye bir sınıf söylemi yoktur..
işçi sınıfı ekonomik kategori içinde bir sınıf tanımıdır.. ezilen ise ekonomik-sosyal yani genel bir kategorik sınıf tanımıdır.. ezilenler., işçi sınıfının dışında ayrı yada amcaoğlu teyze kızı bir sınıf değildir.. böyle kullanılmaz.. yani en hakiki sosyalist olan m-l'ler de kullanmaz..

ayrıca.. komünizm bir sınıfın değil.. mülkiyetsiz bir sistemin ideolojisidir.. komünizm işçi sınıfının ideolojisidir diyenler., kapitalizmi deccal işçi sınıfını da mehdi olarak görenlerdir.. deccal(kapitalizm) gelecek ki., mehdi(işçi sınıfı) ortaya çıkabilsin.. o zamana kadar sana verilen kaderi(cezayı) yaşayacaksın.. ondan sonra cennete gidişin süreci başlayacak..
işte tevrat bunu der.. der ama .. tevratdan önce insanlığın mülkiyetsiz bir toplum yarattığını unutturur..
sizler.. allaha inanmayan ama iddia ettiklerine., söylediklerine ve yaptıklarına itiraz etmeyenlerdensiniz.. :D

Bir parti sosyalistim diyorsa zaten ml olmalı .Bu ml olmayan sosyalistlik de neymiş ben bunu da anlamıyorum.
komünistler kendi yarattıkları tarihe sahip çıkarken kendileri dışındakilerin yarattıkları olumlu tarihe de sahip çıkabilirler.. ama kendi tarihleri gibi sahiplenmezler..
örneğin.. m-l'ler.. burjuva devrimlerine ve buna yol açan aydınlanmaya sahip çıkarlar ama adını doğru koyarlar.. ilerlemedir ama burjuvadır..
madem kargadan başka kuş tanımıyorsunuz.. yani.. m-l'den başka sosyalist tanımıyorsunuz da.. ne işiniz var spartaküs., paris komünü., 8 mart 1 mayıs ile.. bunlarda bir gram katkınız yok.. hepsi anarşistlerin işi.. madem öyle.. bunlar sosyalizm değil ama ilerlemedir.. burjuvadır., küçük burjuvadır deyin..
oportünistin allahısınız.. :)

ek not..
burjuva liberali lasalle ile ortak parti kuranlar kimler.. üstelik liderleri marksın yazdığı eleştiri!! mektubunu(gotha proğramı eleştirisi) okumaya bile gerek duymadılar.. engels yıllar sonra böyle bir mektup vardı.. o zaman dikkate almadınız bari şimdi okuyun diye yayınladı.. şimdi de en önemli fatiha oldu..

kısaca.. deveye sormuşlar.. boynun neden eğri.. deve kürtçe yanıt vermiş.. nerem doğru ki.. ama anlayamamışlar.. aslında deve şöyle demiş.. bu benim formatımdır.. eğri değildir.. bu formatla böyle oluyor..

sizin sosyalistliğiniz de böyle oluyor..
Ben kendi adıma yazıp çiziyorum görüşlerde benim görüşlerim bir yapı ya da kurumu temsil etmiyorum. Bence şu an sosyalizmin spartaküsü ancak işçiler olur spartaküsle övünmek ancak işte isyan vardı her zaman vardı demek olsa gerek . Günümüzdeki en açık sömürü şirketlerin sömürüsü olduğuna göre artık yeni köleler de işçiler olsa gerek işçi mücadelesinde ise milliyetçiliğe yer yok , türkiye işçi sınıfı zaten uyansa herkes tıpış tıpış onun arkasından gelecek böyle olmadığı için ortada tek ezilen kürdlermiş gibi bir anlayış ortaya çıkıyor. İşçi sınıfı da güçlense zaten herşey yerli yerine oturur. İşçiyi örgütleyebilecek ise parti ve sendikalar bunlar görevlerini yapmıyor burjuvalar o işi çözmüş kendi sendikalarını yaratıyorlar örgütsüz olduğu için de asıl ezilenlerin sesi sedası yok acı gerçek bu.
 
#7
Ben her zaman sınıfsal ezilmenin en önemlisi olduğuna inandım kürd diye bir işçi ezilmez zaten kürd olup olmadığı da belli değil kimse de kardeş sen kürd müsün diye sormaz işçi zaten ezilmiyorsa sosyalizme de gerek yok ama eziliyor fakat işin doğrusu kurtulmaya falan niyeti yok gibi gözüküyor o yüzden benim düşüncelerimin hayatta karşılığı yok fakat bu yanlış olduğunu da göstermez diye düşünüyorum.
 
#8
Paylaşım için teşekkürler.
Suat abi bu açıklamadki Dil ve yaklaşım ile şimdilerdeki DHKP dili arasındaki farkı görmen açisindan yeniden okuman faydalı olacaktır.
sevgili denizheval.. dildeki değişiklik dönemsel yada işlevsel zorunluluklardan dolayı olabilir ama teorik karakter ve örgütsel karakter anlamında değildir.. bu anlamda hiç değişmemiştir..

12 eylül sonrasında türkiyesolu içinde direnebilecek beceriye sahip olabilen hareket geneli olmasa da radikalleri toparlayabilirdi..

bu anlamda.. genelde.; içerdeki kitlenin daha fazla savrulmasını ve özellikle hareket geçmişi ile bağlarını koparmasını engellemek amacıyla., türkiye solu geri çekilme kararı alanlar ve almadan uygulayanlar olarak., ne hareket üzerinden ne de kitle üzerinden aktivasyona geçmediler.. "duruldular" diyeyim.. ama dev sol tam tersini yaptı.. içerde aktivasyonu artırarak hareketin aktif olduğunu göstermeye çabaladı.. yani kitleyi çok zorladı.. zorlanan kitlenin diğer gruplara kaçmaması için diğer gruplara karşı tavırlı oldu ve kandini izole edecek şekilde pozisyon aldı..

1984 pkk atılımı sonrası ortaya çıkan 12 eylüle nasıl direnilir gerçekliği karşısında tüm türkiyesolu kendinin aslında ne olmadığını gördü..
kiminde ürküntü yaratırken kiminde hasetlik yarattı..
ds.. çizgisine göre partileşmeden.. gerilla savaşı moduna girdi.. bu arada pkk'yi eleştirmekten geri kalmadı.. kürt ulusal hareketi kürt hareketi gibi tanımlarla idare etti.. ta ki kürt mülliyetçi hareketi diyene kadar..

bilindiği gibi.. ds partileşmeden kır gerillası aşamasına geçti!! içerde duruşunu keskinleştirdi.. tek rakibi pkk idi.. çünkü pkk atılımı., türkiye solu içindeki radikal samimi kürt devrimcilerini kendine çekiyordu ve bundan en çok etkilenen ds olacaktı.. o yüzden parti olmadan parti gibi pozisyon aldı.. ama gitmedi..

1990 ile birlikte pkk eleştirileri sertleşti ama açık olarak işbirlikçi ilan edemedilerse de daha beter tavırları oldu..
1991 bakırköy-çetinkaya magazası olayında "ip"çilerden sonra dev sol da pkk protestosu yaptı..

kısaca.. ds-dhkp., pkk ile ilişkiler konusunda hiç bir zaman samimi olmadı.. dilinin "yumuşak" olduğu zamanlar zorunluluktu.. ama dili özde yine aynı idi..

örneğin.. birlik işletilemedi.. diyelim kabahat pkk'de ama gerekçe sunarken işletilen karaktere bakın..
Cumhuriyet gazetesinde Öcalan'la yapilan bir röportajda kendisine su soruluyor: "PKK'nin Dev-Sol'la yaptigi bir anlasmadan söz ediliyor. Dev-Sol, PKK'nin bir sehir içi uzantisi mi?
Öcalan cevapliyor: "Genelde ortaya çikardigim ortam türü solu biraz nefes alir duruma getirmistir. Ama Dev-Sol'a çok bilinçli görev verdigimizi söylemek mübalagalidir. Dev-Sol'un bizden güç aldigi dogrudur. Ama bizim gidin su su sunlari öldürün demek gibi bir talimatimiz yoktur. Bunu çok açikça belirtiyorum. Biz bunlari iyi kullanabilirdik. Türk solu bir hayli geri..." (Cumhuriyet, 7.12.1991, Semin Idiz)


Kullanilan ifade açik; "Dev-Sol'a çok bilinçli görev" vermiyorlar ama verebilirler; yani yönlendirebilirler. PKK devletle anlasmaya hazir, PKK'nin Dev-Sol'u etkileyecek kadar böyle bir gücü de var, o halde devlet bunu iyi degerlendirmeli! Söylenen bu.
Yine bir baska röportaj. IHA'nin Öcalan'la yaptigi ancak IHA'da yayinlanmayip MED TV'de yayinlanan röportajda da sunlar söyleniyordu: "Merhum Özal'in vasiyeti vardi. Ben ona deger biçiyorum. Onu tekrar güncellestirelim diyorum. Erbakan'in da vardir bazi yaklasimlari. Onu güncellestirelim diyorum. Hatta ordu içinde bazi sesler duyuluyor, onlara açiklik getirmek için yani güzel bir Türkiye için bütün içtenligimle.. Türkiye soluyla da iliskilerim oldu. Hatta Dev-Sol gibileriyle de. Onlari da siyasi arenaya dökmek gerektigi kanisindayim. Birçok böyle gruplar falan var. Hepsinin sorunlarini demokratik yelpaze içinde çözümlenmesine yönelik tercihimi kullanacagim. Bazilari bundan rahatsiz olmasin."
Yani kim kimi nereye çekiyor? Kim kime hangi görevleri veriyor? Böyle birsey yoktur. Ve daha da önemlisi, anlayis sagliksizdir. Devrimci örgütlerle iliskiler, burjuvaziye verilecek mesajlarin aleti yapilamaz.

.. verilen linkdeki yazıdan alıntıdır..
yazı 1998(mart) de yazılmış.. hem biz birlik için hazırız samimiyiz diyor hemde 1991 deki öcalan sözlerini cımbızlayıp gerekçe olarak sunuyor.. madem böyle neden ittifak yapıyorsunuz.. salakmısınız..

başkalarını bilemem.. ama ben 1984 atılımından itibaren., önce içerde sonra dışarda türkiyesolunun bu atılıma bakışını çok iyi gördüm.. 1996 aralık ayındaki bu birlik konusunda da görüşlerim o zaman şöyle idi..

seçimler yaşanmış., meclise girilmiş yani kitlesel politik güç artık sürece yerleşmiş.. gerilla 1993-96 sürecini atlatmış.. ayakta..
dhkp ise gerillayı tasfiye etmiş yada gerillası tasfiye edilmiş diyelim.. geriye düşüyor..
tıpkı.. sodep üzerinden kürt politik hareketine sızma gbi dhkp ile ittifak da sorunlu olacaktır.. yanlıştır zaten işlemez.. dhkp birlik diyecek ama olmayacak ve böylece 1995(aralık) seçimleri sonrası geliştirilecek olan "türk"iyesolu ile kürt özgürlük mücadelesi politik hareketi ilişkilenmesi örselenecek.. bunun bir diğer ayağı da bsp sürecini evirecek olan ödp sürecidir.. böylece iki(radikal ve demokrasi) kanallarından bu ilişkilenme örselenecek..
demiştim.. aynen böyle de oldu..
 
#9
Ben her zaman sınıfsal ezilmenin en önemlisi olduğuna inandım kürd diye bir işçi ezilmez zaten kürd olup olmadığı da belli değil kimse de kardeş sen kürd müsün diye sormaz işçi zaten ezilmiyorsa sosyalizme de gerek yok ama eziliyor fakat işin doğrusu kurtulmaya falan niyeti yok gibi gözüküyor o yüzden benim düşüncelerimin hayatta karşılığı yok fakat bu yanlış olduğunu da göstermez diye düşünüyorum.
lasalle.. kusura bakma ama bazen yaşamın dışında boş yazıyorsun..
bir işçi kürt diye ezilmez !!! bu cümlen nedir böyle!!! .. elbette bir işçi., işçi olduğu için ezilir.. ama kadınsa katlamalı hem kadın hem kürt ise çoklu katlamalı ezilir..

birde.. zaten kürd olup olmadığı da belli değil kimse de kardeş sen kürd müsün diye sormaz böyle garabet cümlelerin yok mu?..
elbette sormaz ama kürdüm derse ne olur..
örneğin.. molada tv seyrediyorlar.. öcalan ismi geçti sence ne olur.. ulan ben kürtlerin anasını.. nerde kürt varsa.. vs. vs. küfrederken.. oradaki kürt susarsa elbette sınıf kardeşliğine bir şey olmaz.. ama.. ayıp oluyor ben kürdüm derse ne olur..

bazen öyle şeyler yazıyorsun ki.. emin oktay yanında masum kalır.. biraz yaşama katıl..

pasajın birinde bir ayakkabıcı 2-3 çocuk(yaşları 13-15 arası) ile tartışıyor.. çocuk paramı ver diyor.. esnaf itiraz ediyor.. diğer esnaf "çırakları" devreye girdi.. bir tanesi çocuğa soruyor.. memleket neresi hemşerim bi söyle bakalım.. çocuk sana ne ne yapacaksın diyor.. o yakasına yapışmış.. ısrarla sertçe soruyor.. nerelisin bi söyle bakim..
ben müdahale ettim.. çocuk benim hemşerim ermenistandan ne yapacaksın lan.. sen nerelisin de bakayım.. çünkü itleri tanıyorum. onlarda beni tanıyor.. it hemşinli.. yani ermeniden dönme müslüman-"türk"..

işte yaşamın gerçekliği budur.. işçisi de bu amiri de bu.. ANLATABİLDİM Mİ?..

BEN OLMASAYDIM.. KOŞULLARIM UYGUN OLMASAYDI.. O ÇOCUK NE YAPACAKTI!! YADA BEN OLSAYDIM AMA KOŞULLARIM UYGUN OLMASAYDI BEN NE YAPACAKTIM..
ASIL SORUN BU İKİNCİSİDİR..

YA KARIŞMAYACAK YADA KIVIRTACAKTIM.. YADA MÜDAHALE EDECEKTİM ., ÇOCUKLARLA BİRLİKTE BİRLİKTE KÜRT "BÖREĞİ" OLACAKTIK VE BİZİ YİYECEKLERDİ..
ANLATABİLDİM Mİ?...
 
#10
Abdullah öcalana küfreden bir sürü kürd tanıdım ama ben bir kürd olmayan olarak asla böyle bir şey yapmadım bazı şeyler değişti halk ılımanlaştı ikide bir en gerisi bile kardeşiz biz demiyor mu hepsi korkudan mı söylüyor bunu sizce o dönemler geçti insanlar daha bir kendine geldi bin kere söyledim türklerin ırkçılığı laga lügadan ileri gitmez ırkçı değiller zorla ırkçı yapılmaya çalışılmış gene de olmamış genetiğinde ırkçılık yok bu halkın devleti dahi ırkçı değildir çünkü beceremiyor halen bize şöyle dediler böyle dediler istanbulda ırkçılık var mı mesela , birkaç dangalak ekşi sözlük de yazı yazacak sonra o dangalakların üstünden tepinilecek. almanyada türklere denmeyen kalmadı en son öldürmeye bile çalıştılar. Irkçılık onlara özgü bir şey çinliler dahi türklerden ırkçıdır mülayim genel olarak bu halk. Zaten mülayim oluğu için de isyan edemiyor.
 
#11
İşçi ezilmese sosyalizme gerek kalmaycak :D:D:D Yav lasallecim kim öğretiyor sana bunları allah aşkına.
Sermayedarlar kendi fabrikaları için toplumda ne zaman bir proleter algısı oluşturdular işte o zamana yapılan büyük vurgu mudur bu ???? Sosyalizm ne işçiyle ne patronla ne ezen ile ne ezilen ile alakası olan bir sistem değildir.Zaten sosyalizmde ne proleter vardır ne de tekelci sermaye ne ezen kesim vardır ne de ezilen çünkü her toplumsal kesim meclisler ve komünler aracılığıyla kendini bir özne olarak belirtir ve toplumsal yaşama katılır.Asıl sorun ve sosyalizmin neden gerektiği sorunu toplumsal yapının bozulması sorunudur.Yani çelişki ezen ile ezilenden ziyade ezeni ortaya çıkaran örgütlemeyle ,komünal örgütlenme arasındadır.Komünal örgütlenme , şuan baskı konumundadır bu bakımdan toplumda herhangi, bir şekilde kendini var edememektedir.Ne zaman biz komünarlar onu baskıdan kurtarıp ki baskıdan kurtarmak yetmez çünkü önemli olan toplumsallaşmasıdır.Yani anarşistlerinde hippielerinde var kurdukları yapılar bunlar birebir anti sosyal cemaat örgütlenmeleridir ve moderniteye ne kadar karşı olduklarını söyleselerde toplum adına değil birlikte yaşadıkları grup adına kurarlar komünlerini.

Hayır şimdi konudan konuya atlıoyorum ama lasalleden aldığım cevap her zaman acayip eksik ve saptırıcı bir cevap oluyor lütfen kendi düşüncelerini dök kağıda .Hele şu yazdıklarım hakkında.Çünkü önceki konuşmalarda tartışmayı sonlardırmaya o kadar hazırsın ki ben de zevk alamıyorum :D
 
#12
Abdullah öcalana küfreden bir sürü kürd tanıdım ama ben bir kürd olmayan olarak asla böyle bir şey yapmadım bazı şeyler değişti halk ılımanlaştı ikide bir en gerisi bile kardeşiz biz demiyor mu hepsi korkudan mı söylüyor bunu sizce o dönemler geçti insanlar daha bir kendine geldi bin kere söyledim türklerin ırkçılığı laga lügadan ileri gitmez ırkçı değiller zorla ırkçı yapılmaya çalışılmış gene de olmamış genetiğinde ırkçılık yok bu halkın devleti dahi ırkçı değildir çünkü beceremiyor halen bize şöyle dediler böyle dediler istanbulda ırkçılık var mı mesela , birkaç dangalak ekşi sözlük de yazı yazacak sonra o dangalakların üstünden tepinilecek. almanyada türklere denmeyen kalmadı en son öldürmeye bile çalıştılar. Irkçılık onlara özgü bir şey çinliler dahi türklerden ırkçıdır mülayim genel olarak bu halk. Zaten mülayim oluğu için de isyan edemiyor.
lsalle.. ben türk'lerden mi? bahsettim.. bir daha okurmusun..
 
#13
Mülayim, güce tapan , ast üst ilişkilerinde uyumlu işte türklerin genel özellikleri bu kürdler ise daha isyankar bu yüzden de kürdleri seviyorum türkler de kürdler gibi isyan edebilse biraz çok memnun olacağım ama yok olmuyor.
 
#14
lsalle.. ben türk'lerden mi? bahsettim.. bir daha okurmusun..
Siz söylemediniz ama genel olarak türk- kürt çelişkisi üzerinden gidiyor internet ortamındaki yazılar devlet denmesi lazım kimsenin dediği yok bu yüzden de acayip derecede milliyetçi kürdler var. Ben bazen onlara hak vermeye çalışıyorum sonra kendi tecrübelerim sonra halka bakıyorum ulan diyorum içimden bu halk ırkçı falan değil ortada bir haksızlık var.:)
 
#15
İşçi ezilmese sosyalizme gerek kalmaycak :D:D:D Yav lasallecim kim öğretiyor sana bunları allah aşkına.
Sermayedarlar kendi fabrikaları için toplumda ne zaman bir proleter algısı oluşturdular işte o zamana yapılan büyük vurgu mudur bu ???? Sosyalizm ne işçiyle ne patronla ne ezen ile ne ezilen ile alakası olan bir sistem değildir.Zaten sosyalizmde ne proleter vardır ne de tekelci sermaye ne ezen kesim vardır ne de ezilen çünkü her toplumsal kesim meclisler ve komünler aracılığıyla kendini bir özne olarak belirtir ve toplumsal yaşama katılır.Asıl sorun ve sosyalizmin neden gerektiği sorunu toplumsal yapının bozulması sorunudur.Yani çelişki ezen ile ezilenden ziyade ezeni ortaya çıkaran örgütlemeyle ,komünal örgütlenme arasındadır.Komünal örgütlenme , şuan baskı konumundadır bu bakımdan toplumda herhangi, bir şekilde kendini var edememektedir.Ne zaman biz komünarlar onu baskıdan kurtarıp ki baskıdan kurtarmak yetmez çünkü önemli olan toplumsallaşmasıdır.Yani anarşistlerinde hippielerinde var kurdukları yapılar bunlar birebir anti sosyal cemaat örgütlenmeleridir ve moderniteye ne kadar karşı olduklarını söyleselerde toplum adına değil birlikte yaşadıkları grup adına kurarlar komünlerini.

Hayır şimdi konudan konuya atlıoyorum ama lasalleden aldığım cevap her zaman acayip eksik ve saptırıcı bir cevap oluyor lütfen kendi düşüncelerini dök kağıda .Hele şu yazdıklarım hakkında.Çünkü önceki konuşmalarda tartışmayı sonlardırmaya o kadar hazırsın ki ben de zevk alamıyorum :D
Komünarların kursun bir komün lasallecığında katılır marineleda merak etme:D komünist sence komün kuran anlamına mı geliyor sadece commondan geliyor ortaklaşalıktan üretim araçlarını ele geçiren bir komün komündür.Fabrika olur , tarla olur ülke çapına yaydın mı devrim yapmış oluyorsun yayamadın mı kendi adanda gene bir alternatif yaratmış olursun olumsuzlanacak bir şey değildir ancak bir devrim de sayılmaz. Daha sonra bazıları işçiler kendi kendine yönetirken iyiydi parti geldi herşeyi aldı dediler şu bu dediler Sovyetler zaten sosyalizm değildi dediler çıktılar işin içinden ama halen o modelin üstünde bir devrim modeli dünya görmedi. Sen türkiyeye bak biraz üretim araçları kimin elinde işçiler ne halde ve böyle bir durumda ne yapılabilir. :)
 
#16
Dünya bolşeviklerin devrim modelini gördü de noldu ??? tarih boyunca klanlar kabileler ve aşiretler konfederal yaşam da birleşerek sınıflı devletçi toplumlara karşı ayaklanırlarken bolşeviklerin devrim modeli neredeydi ???? Çok fazla örnekte vermek istemiyorum benim burada amacım devrim modeli karşılaştırmak hiç olmadı.Model karşılaştırmak ancak iki yakın görüşlü insan arasında olabilir lasalle.Yani modernitenin bir ayağıyla ben herhangi bier model tartışmam zaten ne hedeflediği ortaya koyduğu pratik bellidir bizim koyduklarımız bellidir.Modenitenin ayağı derken sakın yanlış anlama sana değil bu lafım bütün bir sol sosyalist ideloji içinde bulunan o kliklere.Çünkü bu klikler tüm oportünistlikleriyle devrimi de bitirdi her şeyi bitirdi batırdı.Kendileri tekelleşirken siyasi özne olarak kullandırkları insanlar aynı yerlerinde kaldılar ve gene onlara hatta daha sıkı sıkı bağlanmak zorunda kaldılar.

Benim partiyle veyat leninist örgütlerle sıkıntım yok.Hep örnek vermek isterim ZAPATİSTALAR zamanında leninistti ve hatta yerli halkın mücadlelesine ve örgütlenmesinec de engel olanlar vardı.Bu sonradan çözülecekti çünkü halkın kendini örgütlemesi ve yeni tarz yapıların ortaya çıkışı da artık leninist örgütleri gereksiz kılacaktı.EZLN örgütlenmesi zaman içinde değişti leninzm bitti ama zaman içinde bitti.O zaman işte toplumun örgüt zihniyetinden çıktığı zamandır.Artık kendi kendini özsavunabildiği demokratik karar aldığı zamandır.Bugünün Rojavasında da aynı sorunlar gündemde.ENKS içinde partiler yarışıyorlar tekelleşmek için aynı şekilde PYD de olsun diğer partilerde de bu var.Olmasına da bir şey demiyorum parti iktidar alanına hitap eder.Önemli olan zaman içinde toplumun kendini örgütlemesi ve örgütleride bunları tanımaya zorlamasıdır.Yani örgüt siyaseti ikinci plana bırakılacaktır zaman içinde de sönümlenecektir.
 
#17
Herkes bir devlet arıyor yamanacak dikkat ederseniz devlet ne ekmek veriyor ne su halen nerede bu devlet diyorlar bu halk devletsiz olmaz ama şunu farkemedi halen devlet zaten her işten çekildi bu derecede sosyal olmayan bir devlet türkiye haricinde sadece afrika ülkelerinde var suudi Arabistan devleti bile türkiye devletinden daha sosyaldir herhalde gitmedim ama buna eminim.Sosyalist bir merkezi yönetimin nesi kötü onu bırak devleti sosyalleştirmenin nesi kötü? Chavez çıktı eski moda sosyalizme benzeyen işler yaptı bunun nesine karşısınız ben anlamakta güçlük çekiyorum.
 
#18
Chavez eski moda sosyalist işler yaptı ???? Birkaç fabrikayı ki (çok değil ) devletleştirdi ve biraz da israile abd ye salladı eski moda iş bu mu .D Chavistlerin kurduğu KOMÜNAL KONSEYLER(COMMUNAL COUNCİLS)ve KOMÜNLER den haberinin olmamasını npormal karşılıyorum ki bugün chavistlerin dwevrim için önerdikleri COMMUNAL POWER dedikleri olay bu .
Venezuela yı takip istiyorsan bu site yardımcı olur http://venezuelanalysis.com/

Bizim karşı çıktığımız devlettir.Bunu da çokça söyleiğimizi sanıyorum.Devlete ve merkezi moderniteye karşıyız.Otonomist veyat lokalist değiliz yani yereller bizim için sadece komünal demokrasinin en uygun bölgeleri oldukları iç.in önemliler yoksa fazla bir değerleri yok.Yani sen bir ili mi daha kolay yönetirsin doğrudan demokratik yolla yoksa mahalle yi mi.Mahalleden başlayarak meclisler kurulmalı sonra bu meclisler birleşmeli ilçelere sonra illere oradan da bölgelere kantonlara yayılmalı.Komünler de meclislerin alrtındaki temel birimlerdir.Yani her türlü toplumsal faaliyeti için komün oluşturulabilir.Bu bakımdan meclis ile komün arasında çok fazla fark yoktur ama genelde meclis dednince daha liberal bi tanım geliyor akıllara.

Devletin tanımı ile sıkıntımız var yani.Senin için develet sosyal yani toplumsal olabilir bizim içinse devlet zaten tekelci kurumların (sadece özel değil iktidar tekelleri dahil) ortak örgütlenmesidir.Yani istesende ne toplumsal olur devlet ne de demokratik ne de sosyalist .
 
#19
Kapitalizm örneğin kürdistanda da var türkiyede de var kapital merkezi birşeyse ve sürekli genişliyorsa insanları da mağdur bırakıyorsa bunla nasıl başedebilir? Aydınlanmayı falan bilmem bu aydınlanma işinden de bıktım iki tane bıktığım şey var ulusalcı sol, devrimci sol ayrıştırması diğeri de bu aydınlanma işi herkesin aydınlanması kendine . Aydınlanamadık zaten sorun da bu. Halen nerelerdeyiz ulus devlet iyi ulus devlet kötü şu bu esas ezilenler ne olacak? Kapitalizmle derdi olan dermanı işçi de arar işçilere de sendika ve parti lazım bizdekilere bak hangi işçi güvenir bu sendikalara? Bu tepeden bakma işi çok yanlış ama alışkanlık haline gelmiş cumhuriyet ilerici mi değil mi ? Tam olarak değil ama bir ilerleme size etkisi olmadı neden olmadı basbayağı oldu o kadar oldu ki türkiye solunu adamdan saymayacak kadar. Nazım hikmet de size göre ulusalcıdır zaten türkler dağa çıkmadı devrime layık değiller . Devrimi bırak sosyal bir devlet dahi isteyemezler biz herşeyi biliriz aydınlanmayı da aştık bu ne yahu ben böyle ben merkezcilik görmedim.
 
#20
marineleda gönderdiğin yazıya göz attım tekekkür ederim indegenious dedikleri oradaki kzılderililer mi oluyor bunu bilmiyorum hem çoğulcu hem de birlik olmaktan bahsediyorlar gene bir birlik olayı var oradaki iindigenious denilenler ayrılmak istiyor mu istemiyor mu bunu bilmiyorum gene de teşekkürler güzel bir link idi.
 
Üst