m. çulhaoğlu ve türkiye solu entellektüel sefaleti

#1
kendimi bildim bileli.. yani yaşamı sosyal-siyasal sorgulamaya başladığımdan beri., yaşamdan öğrendiğim en önemli şey şudur.: ya doğanın diyalektiğine uygun yaşamı sorgulayarak bilinç sürecini oluşturacaksın., yada barkod kafa olup bilincini kalıplar üzerinde inşa edeceksin..

elbette., tarihsel anlamda tüm üretimleri önemseyeceksin.. yanlış-doğru okuyacak-bilecek., bilincinde biriktireceksin.. ama aynı zamanda bu birikimlerini., yaşamın gerçeklikleri üzerinden sorgulayacak ve elde ettiğin sonuçları sorgulamaya açık tutacaksın..
ne yazık ki.. kapitalist modernite aklı ve hatta öncesi mülkiyetçi inanç/felsefe aklı bu yöntemi yaptırmıyor., birincisini işlettiriyor.. din dediğimiz olgu budur.. sonrasına kapitalist modernite aklı olarak devam etmiştir ama aslında en muhalif olanı bile yani karşıtı/komünist modernite tıpkı din gibi işletilmiştir..

bu formatta kalanların özelliği bence iki yanlıdır..
1- kontradır.. ait olduğu konsepte uygun bilinçli bu formatı işletir.. yani doğrusunu bilir ama yalan-demagoji ile barkod formatını işletir.. kontra derken salt ajan anlamında demiyorum.. çürümüş sisteme teslim olmuş anlamında da diyorum.. ajan dediklerim işlerini yapar.. ikinci "türler" ahlaksızlıklarını işletirler ve birincilerden daha beter ahlaksız ve zararlıdır..
2- ahmaktır.. ahmak derken cahil/bilmeyen anlamında demiyorum.. cahil dediklerim bilmeyendir.. bilmediği için bilgi-birikim sınırları kadar ilerler.. halk dilinde cehalet ayıp-özür değildir., öğrenmemek ayıp ve özürdür denir.. doğrudur.. her kişi bu süreçleri yaşar ve ilerler.. yani hem kendini hem de yaşamı aşarlar.. yeterki barkod kafa olma ve öğrenmeye sorgulamaya-sorgulanmaya açık ol.. ahmak dediklerim okumuş cahillerdir.. kafalarını bir çuval bilgi ile doldururlar ama çiğnemezler.. böylece ahkam keserler ama ahmaklardan farksızdırlar.. zamanla ya ajanlaşırlar ya da ahlaksızlaşarak kontralaşırlar..

bunları yazdım.. şimdi bir yazıyı ele alacağım.. bu yazı ve kişi prototip olsun.. yukarıdaki yazıma göre tespiti siz yapın..
..........................................................................

metin çulhaoğlu bir yazı yazmış.. yazıda bir tez üzerinden bir tespit yapmış ama akıllara zarar..
http://sendika63.org/2019/06/yeniden-tarihsel-blok-uzerine-metin-culhaoglu-ileri-haber-550346/

Belirli bir tarihsel blok ve onun egemenliği, salt iktidar olmanın, bir iktidar blokunun varlığının ötesinde bir olguya işaret eder. Sermayenin egemenliği söz konusu olduğunda tarihsel blok, sınıfsal ayrımları silikleştiren bir “buluşma” imajını, onayın zorun önünde gitmesini, kültürel ve entelektüel girdilerle de beslenen bir gelecek vizyonunu ve mevcut çelişkilerin kutuplaşmaya varmadan yönetilebilmesini gerektirir.
burayı dikkatlice okuyalım.. marksistlerin burjuva diktatörlüğü dediği ve devletin hükümet anlamında iktidarı değil., sınıfsal anlamdaki iktidarı tarifidir.. türkiye solu bu anlamda çeşitli blok tespitleri yapmıştır.. tkp-ml.: patron-ağa demiş.. thkp.: tekelci burjuvazi-toprak ağaları-tefeci-bezirgan vs. vs. tkp-tip gibileri.: burjuva ittifakı demiştir.. yine bu tarihsel blok tarifinde milli/yerli ve emperyalist uşağı tespitleri de yapılmıştır..

bu tespitleri tartışmayacağım.. işin doğru yanından yürüyeceğim.. evet.. devlet üzerindeki asıl iktidar sınıfsal blok iktidarıdır.. bunu da alt yapıdaki(üretim biçimi) hegomanya/iktidar belirler.. metin hoca bu anlamda yazmış!! diyorum.. diyorum çünkü bilgi birikimi yüksek biridir.. dediği gibi.. Sermayenin egemenliği söz konusu olduğunda tarihsel blok, sınıfsal ayrımları silikleştiren bir “buluşma” imajını, onayın zorun önünde gitmesini, kültürel ve entelektüel girdilerle de beslenen bir gelecek vizyonunu ve mevcut çelişkilerin kutuplaşmaya varmadan yönetilebilmesini gerektirir. aslında bu olgu tarihseldir.. geçmişte de toplumu sadece zor üzerinden idare etmezdi.. özellikle dinsel ve ek olarak da geleneksel hukuk üzerinden idare eder ve böyle meşrulaşır onay alırdı.. hoş bu gerçeklikleri burjuva "devrimi" hayranlığından dolayı unuturlar., es geçerler.. benim asıl üzerinde duracağım yer şurası..

Türkiye’de 1946 sonrası dönem bu kavramlarla okunduğunda, 1950 yılında Demokrat Parti’nin, 1983 yılında ANAP’ın ve 2002 yılında AKP’nin belirli tarihsel blokların temsilcileri olarak iktidara geldikleri söylenebilir.
zurna burada zırt dedi.. hadi bu kavramları Türkiye’de 1946 sonrası dönem bu kavramlarla okuduk ve tespitlerimizi yaptık da... 1946 öncesin ait tespitlerimiz ne?????
1923-46 arasındaki tarihsel blok/iktidar tespitlerimiz ne?..


yani...... 1923 ile başlayan türkiye cumhuriyetinde., Sermayenin egemenliği söz konusu değil mi? idi.. işçi sınıfı mı? egemendi.. değil ise.. tarihsel blok, ne? idi.. sınıfsal ayrımları silikleştiren bir “buluşma” imajını, onayın zorun önünde gitmesini, kültürel ve entelektüel girdilerle de beslenen bir gelecek vizyonunu ve mevcut çelişkilerin kutuplaşmaya varmadan yönetilebilmesini sağlayan tarihsel blok ne? idi ve ne? yaptı.. yazıda bu yok.. sorsak ki.. yazılmışları çok.. devrim-ilerleme toplumsal kurtuluş vs. vs. vs. anlayacağınız.. tüm bu süreç içinde(1923-46) Sermayenin egemenliği söz konusu olduğunda tarihsel blok, sınıfsal ayrımları silikleştiren bir “buluşma” imajını, onayın zorun önünde gitmesini, kültürel ve entelektüel girdilerle de beslenen bir gelecek vizyonunu ve mevcut çelişkilerin kutuplaşmaya varmadan yönetilebilmesini gerektirir. bu haltları yememiş.. topluma iyilik yapmış.. ama benim gibi cahil-ahmak nankörler bunu görmüyor..
millet yaratıyor.. haliyle olacak o kadar.. ama hangi millet ve diğer milletlere ne yapılıyor..modern bir cumhuriyet kuruluyor olacak o kadar.. işçi sınıfı halk eziliyor..
ve dahası.. işte o dönemin tarihsel blok işleyişinin yarattığı toplum bu günkü toplumdur.. geriye dönüş vs. bunlar hikaye.. tarihsel blok ne ise ona denk düşecek bir toplumsal yapı.. ve ek olarak bir "sol"..


şimdi siz tespitinizi yapın.. birikimli metin hoca sizce nedir??

ve devam ediyor..
Son örnek, yani AKP, bir tür tarihsel bloku temsil özelliğini (bizce) 2013 yılından başlamak üzere yitirmiştir. Bugün sadece bir iktidar blokunu temsil etmektedir.
doğrudur.. da.. tarihsel blok.. yani sınıfsal iktidar temsilcisi akp artık sadece iktidar ise devlet üzerindeki sınıfsal iktidar/tarihsel blok ne yapıyor.. haliyle ya yeni bir iktidar aracı hazırlıyordur.. yada...!!!!!
“Sonrası” için temel tespitimiz şudur: Türkiye’de düzen sınırları içindeki siyasetin bundan böyle yeni bir tarihsel blok oluşturma imkânları yoktur, kalmamıştır.
bu cümleyi de dikkatlice okuyun.. ve ayrıma dikkat edin.. düzen sınırları içindeki siyasetin tarihsel blok oluşturma imkanları yokmuş.. düzen sınırları dışındaki siyasetin var mı?..

tarihsel blok tezi nezdinde bakarsak., bu tespitlerden ne? anlamalıyız.. yanıtı altta..
“Sonrası” için diğer temel tespit: Bir kavram olarak tarihsel blok sadece burjuvazinin sınıfsal egemenliğinin belirli bir biçimini, bu anlamda belirli bir uğrağı tanımlamaz. Düzen karşıtı radikal muhalefet için de geçerlilik taşır; yani o da kendi “tarihsel blokunu” oluşturmak zorundadır. Kuşkusuz, sermaye egemenliği bağlamındaki tarihsel bloktan ayrılan kimi özellikleriyle birlikte
yani.. artık egemenler yönetemez hale geldi.. toplumsal yapıyı zor dışında idare edebilecekleri bir iktidar "imkanları" kalmadı.. haliyle bu durum.; Düzen karşıtı radikal muhalefet için de geçerlilik taşır; yani o da kendi “tarihsel blokunu” oluşturmak zorundadır. "durumunu" yarattı.. diyor.. hani bunları yazan kişi legal siyasetçi olmasa illegal olsa neyse.. hadi diyelim ki.. olsun.. kitleler ayaklanma anlamında hazır.. sadece ayaklandıracak öncü bekliyor.. da bu tespiti yapan kişi.. ayaklanmaya hazır bir örgütsel yapı-çalışma tarzına mı? sahip..

canım.. anlasana.. zaten ne? diyor.. kendi “tarihsel blokunu” oluşturmak zorundadır. kendi tarihsel blokunu oluşturacakmış.. nasrettin hoca hesabı.. önce şuraya yonca ekelim diyor.. elde yonca tohumu var mı?.. hadi ithal ederiz diyelim de ekecek tarla/toplum var mı?..
toplumun % 50 si cumhur ittifakında.. geriye kalan %50 linin 40-45 i sistemin değil., akp nin sahte muhalefetinin peşinde.. geriye kalan ise bunlara göre emperyalist uşağı bölücü kimlik siyasetcisi..
sen kimlerle tarihsel blok yaratacaksın be (.......) azimle sıçan betonu deler-miş de.. sizde o (...) var mı?...


Zurnanın zırt dediği yer ise şu sorudadır: Sosyalistler, bugün yaşanan sürece tam içinden, başkalarını içeriden etkileyerek mi müdahil olacaklar yoksa başkalarını bütünüyle kendilerine ait olan bir kulvara davet ederek mi?..
evet.. zurna hep burada zırt demiştir.. yıl 1920 sonu.. başkalarını içerden etkilemek amaçlı anadoluya gelindi ama tarihsel blok katletti.. sonrası sürekli chp kuyruğunda aydınlanma-cumhuriyet-kemalizm denildi ya katledildi ya eterne edildi.. ne değişti.. yıl 2019.. aradan neredeyse 100 yıl geçti.. tarihsel blok-muş?? sizden olsa olsa tarihsel cici burjuvalara payanda olur..

Son olarak, muhterem okurlarımın Şeker Bayramını tebrik eder, kendilerine ve aile efradına huzurlu ve mesut bayramlar temenni ederim (bakalım kim ne diyecek diye yazdık).
eh.. bende diyeceklerimi dedim.. denk gelirse okursun.. ne de olsa eski., kısa da olsa koğuş arkadaşlığımız var..
 
Üst