mahir'i sahiplenmek

#1
öcalan, mahir'e sahiplenmiş, vay allahın gundisi bunu nasıl der.
ulan işbirlikçi sen kimsinden tut, mahir kim sen kimsine kadar hakaretler, mahir'e sahiplenirse ancak sosyalistler sahiplenire kadar binbir laf..

türkiye solunun bu it-çakal ve yavşak kesimi ile politik tartışma yapılmaz politikaya hakarettir.

öcalan ne dedi.. öcalan mahir'in nesine sahip çıktığını söyledi. hdp ile mahir çizgisini özdeşleştir mi? yoksa başka bir şey mi? dedi..

akıllara zarar da değil, ahlaksızlığın tavan yaptığı "muhabbetler" diz boyu..

önce öcalan ne dedi netleştireyim.. sonra sırası ile bu it-çakal ve yavşak tayfasına geleceğim..
Ben Mahir Çayan’ın çizgisiyle, onun sempatizanlığıyla başladım bu mücadeleye. 40 yıldır Mahir’in çizgisinin kavgasını yürütüyorum. Mahir’in bana verdiği bir emanettir ve ben 40 yıllık süre içerisinde bu emaneti kavga boyutu ile en iyi şekilde yerine getirmek için uğraştım
neymiş, itler.. neymiş.. kavga boyutu ile.

bir avuç insan ile parti kuruldu, sonra darbeye karşı, bir avuç maceracı goşist gerilla ile yola çıkıldı. dağlara yerleşildi. (öncü savaşı)
inatla sabır ve fedakarlıklarla ve her türlü sistem müdahalesine rağmen, yerlerde sürünen kürt halkını ayağa kaldırdı.(suni dengeyi kırdı).. YALAN MI?
NE DİYOR ÖCALAN.; emaneti kavga boyutu ile en iyi şekilde yerine getirmek için uğraştım
kavga boyutu ile diyor. ikinci kurtuluş savaşı türk-iye ulusal demokratik halk ikltidarı boyutu ile demiyor.
o kadar ahlaksızsınız ki, aptal olduğunuzdan değil, okuduğunu anlamayacak kadar gerzek olduğunuzdan da değil.. aleni çakal ve it olduğunuzdan burayı atlıyorsunuz.

ayrıca.. siz kimsiniz ulan. devletin iki tokat ile çökertiği hamasetten öte bi bok beceremeyen zibidiler.. siz kimsiniz.

kiminiz randevuyu dağlara verdiniz orada bekleyenleri tasfiye ettiniz. şimdi legal devletçi parti ile iştigal ediyorsunuz.
kiminiz geleneksel olarak mahir'e küçük burjuva maceracı diyenlersiniz. dağlara çıkmak gibi niyetiniz de yok..
ya sahibi bizi diyenelr.. elinizdeki malzemeyi sürekli telef edip, kırk yıldır partileşemeyip, partileştikten sonrada olduğu yerden geriye düşen sizler.. mahir kim siz kim.
mahir'in emanetini ya a2 eylüle teslim ettiniz yada kontralara..

hani kızıldere son değil savaş sürecek ti.. yada sürüyordu... siz ancak kızıldereye otobüslerle pikniğe gidebilirsiniz. öcalan elde kaleşnikof ile giden bir örgüt yarattı.. siz kimsiniz ulan. mahallede bir avuç ite-kopuğa gücünüz yetmez. pkk nerde diye ağlaşırsınız.

bu gerçeklikleri kimse bilmez sanırsınız havlayıp uluyup durusunuz..

öcalan; mahir'in mirasını kavga boyutu ile taşıdı.. YALAN MI?

ulumalarınız yetmesi işi hdk üzerine getirdiniz. hdk ile mahir mirası ilişkisi ne?

İsyanı 40 yıldır yaptık biz ve şuan barış ve müzakere sürecini yürütüyoruz’ dedi.
ne demiş., it-çakal ve yavşak sürüleri.. biz isyanı yaptık ... barış ve müzakere sürecini yürütüyoruz diyor..

isyan görevini yaptık.. beğenin beğenmeyin, ayrılıp devlet kurma hedefimizde olsa idik devam ederdik.. ama değiliz. bunu da beğenin beğenmeyin.. hem mahirin hem de denizin hedefi halkların kardeşliği değil mi? biz isyan boyutunu becerebildik ama kürt halkı üzerinden becerebildik., ne diğer halklar ne siz beyaz türkler buna ne katıldınız ne de mahiri bu boyutu ile devam ettirebildiniz..

biz bu isyan ile yarattığımız gücü hdk üzerinden tüm halklara devrediyoruz diyor..
bunu anlamamak için it-çakal ve yavşak olmak gerekir.

Dolayısıyla HDP bu isyanı yaptığımız için barış ve müzakere sürecini güçlendirecek şekilde bir tavır ortaya koymalı. Halkın tüm sorunlarına çözüm üreten yeni bir ruhla ortaya çıkmalı. Devlete isyanı biz yaptık ve o isyan aşamasından halklara çözüm getirecek bir aşamaya geldik. Dolayısıyla HDP’nin, ekolojiden, kadın sorunlarına, işsizlikten, yoksulluğa kadar bütün Türkiye halkının beklentisini karşılayacak radikal, katılımcı bir demokratik mücadelenin etrafında şekillenmesi gerekir

diyorsanız ki., olmaz böyle şey isyana devam edin ankaraya kadar gelin orada arabayı biz devir alır, size de bir bakarız..

hastirin lan.. emek harcamadığınız hamurdan ekmek çıkartmak çakalların işidir.. beğenmiyorsanız.siz isyan edin ankarayı da alın. bak istanbul sizi bekliyor.. anımsatayım.. istanbul taksimden müteşekkil değil.. asıl istanbul varoşlardadır. taksimde ancak bira içme özgürlüğü kazanırsınız. halklar varoşlarda. varoşlarda kimlerin elinde belli.

o kadar ahlaksız ve çürümüşsünüz ki.. sizden yoldaş olmaz.. oligarşiye kapıkulu yeniçeri köpeği olur..

siz bu dilden anlarsınız..
 
#2
Öncelikle bu yorumla ilgili birkaç sorum var?ve ön yargım...
Bazı gruplar biz Mahir Çayan'ı aştık derken, köh lideri Mahir Çayan'a sahip çıkıyor .. Hatta HDP ye emaneti teslim ettiğini söylüyor. HDP içerisinde örgütlenen bütün oluşumların Mahir Çayan hakkındaki bazı düşüncelerini şimdiden değiştirmesi gerekir.Kavga boyutunda İBDA-C de sahip çıkıyor.Kavga Boyutu derken; Mahir Çayan'ı aştık mı demek isteniyor.?
Mahir Çayan hakkında sabit görüşlerim var... Değiştirilemez görüşler bunlar ne yazdıysa ne söylediyse arkasında değil miyiz ?
Kavga Boyutu denilirken fikir boyutundan soyutlanmış bir kavgadan söz edildiğini söylemek doğru oluyor mu?
Madem öyle ibda-c de içinde kavga boyutuyla çayanist bir yapı mı diyeceğiz?
Ben Mahir Çayan'ın sözlerinde ve fikirlerinde bir kusur göremiyorum. Bugünden onun yaşadığı dönemi eleştirmek doğru mudur?


“Ben Mahir Çayan’ın çizgisiyle, onun sempatizanlığıyla başladım bu mücadeleye. 40 yıldır Mahir’in çizgisinin kavgasını yürütüyorum. Mahir’in bana verdiği bir emanettir ve ben 40 yıllık süre içerisinde bu emaneti kavga boyutu ile en iyi şekilde yerine getirmek için uğraştım. Şu anda da bu emaneti teslim ediyorum''
Ben bu sözlere sevindim.
 
Son düzenleme:
#3
dinç arkadaş.. sende aynı yanılgıya takılı kalmışsın. öcalan, ne mahiri ne de onun çizgisini hdp'ye emanet ediyor.. senin samimiyetine inanarak bir daha açıklayacağım..

yıllardır işlenen bir dil var. "imralı dili".. bu bir çeşit diplomatik "dil"dir.. koşulların yarattığı bir dildir.. öcalan börtü böcekten bahseder, özgürlük hareketi bunu anlar..

burada da kelimeler özenle seçilmiş ve yerleştirilmiş..
Ben Mahir Çayan’ın çizgisiyle, onun sempatizanlığıyla başladım bu mücadeleye. 40 yıldır Mahir’in çizgisinin kavgasını yürütüyorum. Mahir’in bana verdiği bir emanettir ve ben 40 yıllık süre içerisinde bu emaneti kavga boyutu ile en iyi şekilde yerine getirmek için uğraştım
doğrudur, öcalan thkp sempatizanı olarak sola adım attı.. thkp çizgisi etkiledi, ama belirtmiş.. kavga boyutu ile demiş.. yani ne türkiye devrimi ne ikinci kurtuluş savaşı.. kürt halk özgürlüğüne mahirin kavga boyutu ile yaklaşmış.. ilk zamanlar çizgisel olarak da benzerdi.
mahir ulusal kurtuluş savaşı derken, bu ulus tanımına türkiye vatandaşları içeriği koyardı. öcalan kürt halkı içeriği koydu..
bilindiği gibi, özgürlük hareketi ilk çıkışı ile şimdiki çizgisi anlamında aynı yerde değil.. kendisi için değilken, mahirin çizgisini neden kasdetsin..

bu kavgayı da tarif etmiş.. Devlete isyanı biz yaptık ve o isyan aşamasından halklara çözüm getirecek bir aşamaya geldik.
şu aşamaya kadar, devletle direk başa baş kavga eden kimler var??!!
en keskin sirke, dhkp sor bakalım.. kaç bölükle kaç taburla karşı karşıya gelmiş kaç askeri karakol ve bölük basmış..

mahir'i aşmak ise evet.. özgürlük hareketi bu yanı ile aşmıştır.. mahirler bir kere askerle karşı karşıya geldiler.. ama savaştılar.. denizler bunu yapmadı.. askere silah çekmeyiz mantalitesi ile nurhakta telef oldular.. gemerek de yakalandılar..
öcalan'ın dediği bu idi. devletle savaşmak..

ibda-c diyorsun.. onlar da devletle direk savaşmamıştır.. doğrudur.. thkp yi mücadele biçimi olarak onaylarlar.. mahiri överler.. oligarşi derler.. o kadar.. dhkp gibi.. o kadar..

elbette., 70'li yıllarda, dy-ds ve mlspb,eylem birliği ve muadilleri mahiri takip ettiklerini iddia ettiler ve bunu başarmak için yola çıktılar ama mehter marşı ile "yürüyüş" yaptılar.. olabilir.. başaramamış olabilirsin.. ama ahlaklı olursun.. oturur neden başaramadım sorgularsın.. ahlaklı olarak çizgiyi değiştirirsin.. yada neden başaramadın çözümler yeniden yola düşersin..
bunlar mı? yapıldı..

dy baştan beri thkp'yi oportünistçe sahiplendi, çaktırmadan red etti.. ds sahiplendi ama anlamadı kendini yaşatırken yada dy ile yarışırken, sistemin rüzgarına kapıldı.. şimdi ulusalcı sol oldu.. thkp''yi bir aştı, pir aştı.. gitti asd'ye açık mektubun gerisine düştü.. mddci oldu.. geri kalanlar da toz oldu..

bunlar var olan gerçekliklerdir.. bunların üstünü örtmek mızrağı çuvala sokmak demektir ki.. olmazda.. ama ahlaksızlık diz boyu.. solculuk artık lümpenlik olmuş.. ahlak hak getire.. haliyle bu lümpenleri örgütlüyorlar.. 70'lerin içinde bu lümpenler bize zor yaklaşırdı.. yaklaşırsa insan olmak zorunda idi.. 80'lere yaklaşırken, yapı değişmeye başladı.. nerde kendini yaşatacak omurgasız varsa başa geldi.. etrafına da bu lümpenleri topladı..
yaşayanlar bilir.. 1979-80 bu sürecin ta kendisi, cezaevleri de ortaya çıkmış halidir.. hoş bunları o zaman görüp bilen ve direnenler de şimdi çürüdü..

öcalan.. biz kavgayı yaptık.. ama bu kavga tek bacakla ilerlemez diyor.. hdk bu anlamda önemlidir.. orada herkesim, kendine çeki düzen verecek.. elbette doğru bildiği çizgi içinde bunu yapacak.. sınıfçı mı? gidip sınıf örgütleyecek, ulusalcı mı? gidip ulusunu örgütleyecek, inancını cinsiyetini vs. ama bunları yaparken, ben tek merkez demeyecek.. ürettiğini katacak, katılandan da güç alacak..

bundan neden nem kapılıyor.. çizgisine güvenen kendini geri çekip içe kapanmaz, aksine ortaklaşabildikleri ile ortaklaşır., ilişkilenir..

söyleyeceklerim şimdilik bu kadar..

Ben Mahir Çayan'ın sözlerinde ve fikirlerinde bir kusur göremiyorum.
olabilir.. sen göremezsin, başkası görür.. bunlar tartışılır.. ama alttaki sözlerin biraz farklı bir zemine ilişkin..
Bugünden onun yaşadığı dönemi eleştirmek doğru mudur?
elbette değildir.. ama şu da aynı derecede geçerli değil mi?.. onun yaşadığı dönemdeki üretilen düşünce ve pratiği, sorgulamadan, güne göre çözümlemeden, bugüne aynen uyarlamak da ne kadar doğrudur..

mahir'de ciddi anlamda bir kemalizm!! bağlantısı var.. bugün baktığında ortada kemalizm diye bir şey varmı? imiş.. yani o dönem yedirilen tarih ne kadar doğru imiş..

beni okuyorsan görmüşsündür.. nasyonalist sol zemininde ne kadar sert ve tavizsiz eleştiri yapar tanım koyarım.. ama deniz için bile ulusalcı demeye dilim varmaz.. duygusallıktan değil.. oysa aleni ulusalcı bir dile sahipti.. 19 mayıs yürüyüşü yapacak kadar aymazdı.. ama o günlere göre bakıyor tanımlıyorum..

bu konu ayrı bir tartışma konusu.. bu forumda bolca yapıldı.. sıkılmaz, araştırırsan okursun.. değerlendirir eleştirirsin..

bence sorun burada zaten.. okunmuyor(benim yazılarım değil.. hiç bir şey okunmuyor) üç kelime beş şablon o kadar.. ne sorgu var ne araşırma..

burada yazdım.. o yazanın niyetinden şüfhe etmiyorum ama döb ile dev-genç ve fkf yi bilmeden biliyor gibi yazmış.. ya vikipedide olan anlatımı yanlış anladı.. baktım.. yanlış anlamaya müsait yazılmış yada bir "eski abi" ahkam keserken salladı..

dilerim beni anlarsın..
 
#4
SUAT abi cevabın için teşekkür ederim.
'dy baştan beri thkp'yi oportünistçe sahiplendi, çaktırmadan red etti.. ds sahiplendi ama anlamadı kendini yaşatırken yada dy ile yarışırken, sistemin rüzgarına kapıldı.. şimdi ulusalcı sol oldu.. thkp''yi bir aştı, pir aştı.. gitti asd'ye açık mektubun gerisine düştü.. mddci oldu.. geri kalanlar da toz oldu'
ve
''elbette değildir.. ama şu da aynı derecede geçerli değil mi?.. onun yaşadığı dönemdeki üretilen düşünce ve pratiği, sorgulamadan, güne göre çözümlemeden, bugüne aynen uyarlamak da ne kadar doğrudur.. ''
Bu yorumlar bence yorum değil sadece gerçekler...
Teşekkür ederim...
 
#5
sevgili dinç.. bu yanıtı biraz düşündükten sonra yazmaya karar verdim. çünkü, konudan uzaklaşabiliriz diye düşündüm ama yazmak zorunda olduğumu da hissettim.
Mahir Çayan hakkında sabit görüşlerim var... Değiştirilemez görüşler bunlar ne yazdıysa ne söylediyse arkasında değil miyiz ?
bana soruyorsan. yanıtım hayır. ben mahiri sorgulamaya başlayalı yıllar oldu. açık olarak itirazlarımda 12 eylül sonrasına denk düşer. ama bunlar benim şahsıma ait düşüncelerdir. sen veya bir başkası hayır aynen doğrudur ve hala geçerlidir diyebilir. tartışılır.

Kavga Boyutu denilirken fikir boyutundan soyutlanmış bir kavgadan söz edildiğini söylemek doğru oluyor mu?
bu sorun daha güncel ve anlamlı. fikir boyutundan soyutlanmış bir kavga sahiplenmesi olabilir mi?.. neden olmasın. tarihte çok olmuştur. bedrettin sahiplenir. bir çok isyan-kavga sahiplenir. ama fikirler eleştirilebilinir, hatta tamamen red de edilebilinir.
örneğin marksizm-leninizm anarşistleri tüm kavgalarını sahiplenmekle kalmaz el de koyar.
1 mayıs-8 mart- paris komünü- vs.
Madem öyle ibda-c de içinde kavga boyutuyla çayanist bir yapı mı diyeceğiz?
bence biraz abartmışsın. öcalan kavga boyutu derken, sadece silahtan bahsetmiyor. türkiyesolu ayrı havadan çalmaya devam etse de, özgürlük ve sosyalizm noktasında ortaklık var. kavganın ideolojik boyutu da var. ilk yazmda değinmiştim. sanırım dilim ağır ve hakaret dolu olduğundan pek okumadın.


 
#6
Mahirlerin THKP-C Savunma’sından bölümler:
********
Sapına kadar Atatürkçüyüz.
Milli Kurtuluşçu bir tutum yansıtması açısından bizler sapına kadar Atatürkçüyüz.
Atatürk’ün Milli Kurtuluşçuluk bayrağını hayatımız da dahil her şeyimizi ortaya koyarak biz dalgalandırıyoruz.
********
Kemalizm soldur, Milli Kurtuluşçuluktur, emperyalizme karşı isyan bayrağıdır.
********
Mustafa Kemal sapına kadar ihtilalcidir.
O, emperyalizm ve levantenleri tamamiyle tasfiye etmiş, hilafeti, teokratik yönetim vesaire gibi feodalizmin üst yapı kurumlarını paramparça ederek Milli ve Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuştur.
********
devamı: Mahir Çayan Atatürk için sözleri | TEK YOL DEVRİM


1968 veMUSTAFA KEMAL
Yazı içerisin de ortaya konması amaçlanan ve yazının ana ekseni olan Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan’ ın Mustafa Kemal Atatürk’ e bakışlarının da yapılan saptamalara da bir yanıt olması açısından belgesel özellik taşımaktadır.
16 Ağustos 1971 pazartesi günü 26 arkadaşı ile birlikte İstanbul 3 No’lu Askeri Mahkemede yargılanmaya başlanan THKPC üyeleri kendilerini Mahir Çayan’ la birlikte “27Mayıs Anayasını savunan Milli Kurtuluşçu Sosyalist aydınlar” olarak tanımlarlar.
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının THKO Davası da 16 Temmuz 1971 tarihinde Ankara Altındağ Veteriner Okulu binasında başlamış ve 9 Ekim 1971 günü yani 2 ay 23 gün içinde karara bağlanmıştır.
devamı: Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan' ın Savunmalarında Mustafa Kemal Atatürk

Mahir Çayan kendi yaptıgı savunmada bakın kemalizm hakkında neler diyor:

“İddia makamı, ihtilalci kavramı ile Marksist kavramını eş anlamda kullanmaktadır.
devamı: THKPC VE KEMALİZM SAVUNMASI - Mahir ÇAYAN - kemalistler - Blogcu.com


Eleştirisi:
..Kemalizm, emperyalizmin işgali altındaki bir ülkenin devrimci-milliyetçilerinin bir milli kurtuluş bayrağıdır. Kemalizmin özü, emperyalizme karşı tavır alıştır. Kemalizmi bir burjuva ideolojisi, veya bütün küçük burjuvazinin veyahut asker-sivil bütün aydın zümrenin ideolojisi saymak kesin olarak yanlıştır. Kemalizm, küçük-burjuvazinin en sol, en radikal kesiminin milliyetçilik tabanında anti-emperyalist bir tavır alışıdır. Bu yüzden, Kemalizm soldur; milli kurtuluşçuluktur. Kemalizm, devrimci-milliyetçilerin, emperyalizme karşı aldıkları radikal politik tutumdur.
devamı: 68 NDERLERNDEN MAHR AYANIN KEMALZM DEERLENDRMES: - BirGn Dosyalar - BirGn Ekler

Devrimi işçi sınıfının yapacağını söyleyen bir özne devrimci, devrimi halkın yapacağını söyleyen reformcu olabilir. Toplumsal devrimi savunan bir devrimci politik özne, politik devrimi savunan bir reformcu politik özne var olabilir. Kitle politikasını savunan bir devrimci öznenin yanı başında öncü politikayı (hatta öncü savaşı) benimseyen bir reformcu özne bulunabilir. Sosyalist devrim diyen bir devrimciden, demokratik devrimi savunan bir reformcudan bahsedebiliriz. Hatta dönemin Almanca konuşmayı gerektirdiğini söyleyen bir devrimci hareketin yanında, dönemin Fransızca konuşmayı zorunlu kıldığında ısrar eden bir reformcu hareket de yer alabilir. Mesela günümüzde, 2000’li yılları yaşarken, 71 devrimci kopuşunu kabul etmeyen bir devrimci hareket de şu anda Türkiye’de mücadele ediyor olabilir.
devamı: Devrimcilik, Mahir Çayan ve Marksizm


İbrahimi dışlamak ve vatan haini ilan eden ulusalcı milli sol...

1. Kemalist devrim, Türk ticaret burjuvazisinin, toprak ağalarının, tefecilerin, az miktardaki sanayi burjuvazisinin, bunların üst kesiminin bir devrimidir. Yani devrimin önderleri, Türk komprador büyük burjuvazisi ve toprak ağaları sınıfıdır. Devrimde, millî karakterdeki orta burjuvazi önder güç olarak değil, yedek güç olarak yer almıştır.
2. Devrimin önderleri, daha anti-emperyalist savaş yıllarında iken İtilaf emperyalizmi ile el altından işbirliğine girişmişlerdir; emperyalistler Kemalistlere karşı hayırhah bir tutum takınmış, bir Kemalist iktidara rıza göstermeye başlamıştır.
3. Kemalistler, emperyalistlerle barış imzaladıktan sonra bu işbirliği daha da koyulaşarak devam etmiştir.
4. Kemalist hareket, özünde “işçilere ve köylülere, bir toprak devrimi imkânına karşı” gelişmiştir.
5. Kemalist hareketin sonucunda, Türkiye'nin sömürge, yarı-sömürge, yarı-feodal yapısı; yarı-sömürge ve yarı-feodal yapı ile yer değiştirmiştir; yani yarı-sömürge ve yarı-feodal iktisadî yapı devam etmiştir.

Devamı: iştirakî: Kaypakkaya'nın Kemalizm Eleştirisi

sunuluan kaynakların doğrılık-yanlışlıkları %50 direkt benim görüşlerim değildir...

ulusal milli sol denzi gezmiş, %65-75 mahir sahiplenmesi sunar..
bu ulusal milli sol ibrahim adını duydumu cüzzamlı görmüş gibi kaçar.. vatan haini ilan eder..

1955-1960-1971-72 arası türkiye sol'u çizgisi liderleri örgütleri tartışılmıştır..eleştirilmiştir..inkar edilmiş yada sahiplenilmiştir...
deniz mahir yorumu-eleştiri yada sahiplenme sunmayacağım...

1972 sonrası türkiye sol'u değişim yaşamıştır..nedir milli ulusal soldan ayrışma..halka ve vicdana yönelme..
özgürlüğün kemalizm ve türklüğe mahsus bir anlam olmadığının bedelinin ağır olduğunun bilincine varılması

AMA!!
1977-1980 arası türkiye sol'u ya hepten terörist ilan edilmişdir. yada hamasi deyimle vatanın seven gençler birbirini kırdırıldı edebiyatı yapılarak abesle iştigal bir sahiplenme sergilenmiştir..

12 Mart müdahalesinin ardından ilk yasal sosyalist parti olan TİP’in kapatılması, sendikaların ve işçi hareketinin etkisizleştirilmesi, örgütlerin önder kadrolarının yakalanıp hapsedilmesi ve asılması ile dağıtılan sol hareket, ancak 1974’teki affın ardından toparlanmaya başlamıştır. İzleyen döneme damgasını vuracak sol grupların hemen hepsi 1975-76 yıllarında kurulur. Ancak bu örgütler, geleneğinden koparak farklı kollara ayrılmışlardır: Maocular, Enver Hocacılar, PKK, DEV-YOL, DEV-SOL… DEV-YOL, DEV-SOL gibi örgütler Latin Amerika’daki sosyalizmden
mlsp-b, tip, tkp, acilciler
gibi sol ögüt-dernek-kuruluş vs.. adının yazamadığım nicesi..

AMA!! demiştim; hiç eleştirilmezler..
sovyet komünistler, arnavut komünistler, yugoslav veya bulgar komünistleri bunların aralarında akla aykırı gelecek kanlı hesaplaşmalar da olmuştur..
sovyet arnavut çekişmesi.. maocu, trockici..küba mı sovyet mi yugozlav mı?
derdimizi marks lenin işci sınıfı değilmi bunun sovyet arnavut yugoslavı mı? var
yugoslavda komünler kendi içinde boşnak sırp hırvatdiyede ayrılıyormuy du?
1977-1980 neden eleştirmiyoruz..
eleştirdik ya bu forumda hayır bir örgütün kendi içindeki çıkmazları eleştirldi.. türkiyse sol hareketi değil..
1980 11-12-13 eylül türkiye sol hareketi eleştirlmez..
1978 eleştirlmez.. ne eleştirlir dev yol - dev sol içindeki yapılanma eleştirlir..
kısaca koltuk davasıdır..eleştirilen

mahir aşağıdeniz yukarı
peki1977 ? dev yoldev sol mlsb tkp çok masum yada çok mu suçlu eleştirin buyrun
ne ders aldık 1978 den
ne öğrendik 1979 dan
önümüze 1980 den sonra nasıl baktık

peki pkk-kürt halkı mücadelesi olmasaydı.. türkiye solu?
hadi katılımcıdostlar arkadaşlar birazda 1977-1980 türkiye solunu deşelim..?
 
Son düzenleme:
#7
sevgili düzensiz.
68 kuşağının çizgisel zaafları biliniyor ama bilinmezden geliniyor. çünkü aynı zaaflar üzerinden sistem solu örgütleniyor.

şunu demek istiyorum. konuya çok daha farklı yaklaşmak gerekir. ne deniz ne mahir ne de kemalizme faşizm diyen ibo o dönemlerde bu zaaflı zeminleri aşamadılar, sürekli bir yerlerinde takılı kaldılar. sürecin ateşi içinde bunları sorgulayacak zaman da bulamadılar. sorun ardıllarındadır. onları ele almak gerekir.

elbette bunu yaparken, 68'e hamaset yanı ile yaklaşmalara da tavır almak gerekir.

ben kendimce düşüncemi anlattım. sen değerlendirirsin.
 
#8
Değerli Dost Suat

bu zaaflı zeminleri aşamadılar, sürekli bir yerlerinde takılı kaldılar.

71den itibaren aşıldı mı?


ne deniz ne mahir ne de kemalizme faşizm diyen ibo
ibo ile deniz aynı biçimdemi eleştiricez?


68 kuşağının çizgisel zaafları biliniyor ama bilinmezden geliniyor. çünkü aynı zaaflar üzerinden sistem solu örgütleniyor.

1960 iler ulusal milli sol dur..türkiye de sol hareket fransa ve abd deki bahar ayaklanmalarının devamı yada özentisi değildir..
evet vietnam dayanışması girmiştir.. kıbrısın ingilizlerden bağımsızlığını isteyen rum kesimi ise ırkcı boyutta tepkiselleşmiştir..
19 mayıs yürüyüşleri..kıbrıs türktür davası emperyalizme karşı? sanki ingiliz kraliyet birliği sosyalist de? kıbrısda işgalci değil..!!

hamaset olayı chp-türksolu-ulusalcıların zaten hali haızrdaki sunumlarıdır...

problem 68'e takılıp kalmamız.. 1978 türkiye devrimci harekatını analiz-eleştirme yapmıyoruz.
burada dev yol yada mlsb-p nin örgütsel iç sorunların ideolojik dışa vurumu değil türkiye sol hareketi...
1980 analizi yapıldı mı? bazı eski tüfekler ya abd kardeşi kardeşi kırdırmış 12 eylülden sonra anladık..adama sormazlarmı 12 eylüle kadar beynin nerdeydi madem kullanıldın??
veya
sahipleme sağ sol da aslında vatanını seven gençlerin dış mihrak oyunları ile birbirine kırdırılmasıydı!! kimdir bu dış mihrak eski s.s.c.b mi? abd mi? avrupa mı?

deniz mahir zaten 40 yıldır eleştiriliyor ve sahipleniliyor mesele mahir deniz in ideolojik sol mücadelenin oturmaması eyvallah

1980 den sonra darbeyi aşan örgütde vardı.. kendini yenileyerek ileri doğru giderek..bir halk mücadelesine dönüştü..toplumsal hareket oldu..marksı-lenin aştı..hatta tüm anadoluyu özgürlük bağrına alıyor..

türkiye solu zaten önünde reel bir örneği görmezden gelip 68 e takılıyorsa gereksiz vakit tartışırız yazar çizeriz
türk solu zaten kendi beceriksizliğinin veya milli ulusalcılığının köhnemişliğinde ancak kendine ile olan hareketlerre karşı çıkar kötüler engel olur..ders alır mı?
alevilerin chp oy vermesi..liberal-islami görüşün chp yi sol sanması...milli ulusal solcuların çatı partisi kemalist devrimcisi!
hadi işin içinden çıkalım...nasıl çıkacaz tartıştığım alevilerin sayısı liberal kapitalistlerinden daha çok.. chp yi sol sanıp oy vermemleri denize sahip çıkıp ibo yu anmamaları..özgürlük mücadelesini terör eylemei sanmaları

1960 - 2013 53 yıl tartışıldı...tartışılıyor..tartışılacak

1971-1981incelenmiyor-tartışılmıyor bu dönem tartışılmalı diyorum
dostlukla
 
#9
Değerli Dost Suat

bu zaaflı zeminleri aşamadılar, sürekli bir yerlerinde takılı kaldılar.

Neden aşamadılar??
1971 den sonra aşıldı mı?

ne deniz ne mahir ne de kemalizme faşizm diyen ibo
ibo ile deniz aynı biçimdemi eleştiricez?


68 kuşağının çizgisel zaafları biliniyor ama bilinmezden geliniyor. çünkü aynı zaaflar üzerinden sistem solu örgütleniyor.

1960 iler ulusal milli sol dur..türkiye de sol hareket fransa ve abd deki bahar ayaklanmalarının devamı yada özentisi değildir..
evet vietnam dayanışması girmiştir.. kıbrısın ingilizlerden bağımsızlığını isteyen rum kesimi ise ırkcı boyutta tepkiselleşmiştir..
19 mayıs yürüyüşleri..kıbrıs türktür davası emperyalizme karşı? sanki ingiliz kraliyet birliği sosyalist de? kıbrısda işgalci değil..!!

hamaset olayı chp-türksolu-ulusalcıların zaten hali haızrdaki sunumlarıdır...

problem 68'e takılıp kalmamız.. 1978 türkiye devrimci harekatını analiz-eleştirme yapmıyoruz.
burada dev yol yada mlsb-p nin örgütsel iç sorunların ideolojik dışa vurumu değil türkiye sol hareketi...
1980 analizi yapıldı mı? bazı eski tüfekler ya abd kardeşi kardeşi kırdırmış 12 eylülden sonra anladık..adama sormazlarmı 12 eylüle kadar beynin nerdeydi madem kullanıldın??
veya
sahipleme sağ sol da aslında vatanını seven gençlerin dış mihrak oyunları ile birbirine kırdırılmasıydı!! kimdir bu dış mihrak eski s.s.c.b mi? abd mi? avrupa mı?

deniz mahir zaten 40 yıldır eleştiriliyor ve sahipleniliyor mesele mahir deniz in ideolojik sol mücadelenin oturmaması eyvallah

1980 den sonra darbeyi aşan örgütde vardı.. kendini yenileyerek ileri doğru giderek..bir halk mücadelesine dönüştü..toplumsal hareket oldu..marksı-lenin aştı..hatta tüm anadoluyu özgürlük bağrına alıyor..

türkiye solu zaten önünde reel bir örneği görmezden gelip 68 e takılıyorsa gereksiz vakit tartışırız yazar çizeriz
türk solu zaten kendi beceriksizliğinin veya milli ulusalcılığının köhnemişliğinde ancak kendine ile olan hareketlerre karşı çıkar kötüler engel olur..ders alır mı?
alevilerin chp oy vermesi..liberal-islami görüşün chp yi sol sanması...milli ulusal solcuların çatı partisi kemalist devrimcisi!
hadi işin içinden çıkalım...nasıl çıkacaz tartıştığım alevilerin sayısı liberal kapitalistlerinden daha çok.. chp yi sol sanıp oy vermemleri denize sahip çıkıp ibo yu anmamaları..özgürlük mücadelesini terör eylemei sanmaları

1960 - 2013 53 yıl tartışıldı...tartışılıyor..tartışılacak

1971-1981incelenmiyor-tartışılmıyor bu dönem tartışılmalı diyorum
dostlukla
 
#10
hamur çürümüş ise ne maya tutar ne ondan ekmek olur.
türkiyesolu netleşme sürecini hemem hemen tamamladı, şimdi ayrışma sürecini yaşayacak.

netleşme sürecinin en önemli silahı ideolojik mücadeledir. elbette buda yaşam iinde örülen pratikle birlikte işler.
işte sorun burada başlıyor.

türkiyesolundaki ulusalcılık zehiri sadece ideolojik değilmiş. sosyal-kültürel kökleri varmış. devşirme-dönme karakter var oldukça bu topraklarda insan yetişmesi çok zordur. yetişenleri katleden bir işleyiş var oldukça da çözüm zorlaşır.
sorun karakterdedir. kötü bir karakter üzerine ideoloji örülmez. her ördüğünü sandığın düğüm aslında çürük iplerden oluştuğundan arkadan sökülüp gelir.

görüldüğü gibi, dhkp bir iki eylem yapar, bir gezi bir tekel ile manüple edilir. ortada ahlaksızlık diz boyu asıl süreç güme gider.

demem odur ki, bu karaketrsizlere dur diyecek nesiniz diyecek insan sayısı çoğalmadıkça bu irinler sürekli mikrop üretir ve dokuyu bozar.

insan sosyal bir hayvandır. insanı bu özelliğinden çıkartıp, ekonominin sermayenin iradi yarattığı nesnel işleyişi içindeki bir yere göre tanımlamaya kalkarsan, insan tarifinden uzaklaşırsın. duyguları vardır. tarihsel birikmiş algılları vardır. yaşadığı travmalar var.
bunlar yok-muş gibi ideoloji yazılıyor. sonra üzerine giydiriliyor. üzerinde olan şey kendi derisi değil, giydirilen nesne. sahiplenirken o kadar sahiplenir. çok zorlanırsa kıvırtmaya başlar ve çürümeye başlar. yaşanan bu.

68 veya 78 ve 1980 sonrası ile ilgili ideolojik analiz yapsak ne yazar. karşında tonla omurgasız çürümüş malzeme var.
o kadar rahatki, burada ak dediğine orada bok diyebiliyor ve bundan zerre kadar rahatsız olmuyor.

bu yüzden benim dilim ideolojik ağırlıklı olmuyor ahlaki oluyor. çünkü asıl sorun burada.

 
#11
demişimki, bu yüzden benim dilim ideolojik ağırlıklı olmuyor ahlaki oluyor. çünkü asıl sorun burada.

yani, türkiyesolunun netleşme süreci sağlıklı geçmedi. ideolojik sorgulama yenilenme yada var olanı geliştirme süreci olarak değil, daha çok çürüme süreci olarak işledi.

bu anlamda, ayrışma süreci aslen ahlaken netleşme süreci olarak işlemektedir. ideolojik farklılaşma yada var olanı geliştirmeden çok, ahlaklı kalabilme yada daha beter çürüme zeminlerine takılı kalma olarak işliyor.

önce hareketlerden örnek vereyim. bunun en protip örneklerinden biri dhkp'dir.

yazarken mangalda kül bırakmaz hatta mangalı bile uçurur ama toplumsal mücadele alanında esamesi okunmaz ve bir tane bile elde ettiği mevzi yarattığı sonuç yoktur.
bu durumunu da inanmış militanlarının fedakarlıkları üzerinden kapatmaya çalışır.

tarihinden bahsederken, thp ve mahirin asıl mirascısıyız 40 yıllık bir hareketiz diye öter. ama bu kırk yılın 16 yılını partileşememekle geçirmiştir. bunun hesabını vermez. vermediği gibi mahir asd'ye açık mektup ile ayrışmaya ve örgüt olmaya adım atıktan sonra neden 16 yıl değil, 16 ay da değil, savaş kararı ile birlikte partileşti. bunun hesabını da mahirden sormaz.

sen 16 yıl bekliyorsan ve bu sürecinde savaştığını iddia ediyorsan ve sen doğru isen, mahir yanlış olmalı ki, partileştikten sonra savaşmaya başladı.

partileşmenin üzerinden 20 yıla yakın zaman geçti. hala şehir gerillası aşamasındasın ve bu aşamanın gereklerini bile yerine getirecek kapasitede değilsin. bunun hesabını da vermedin.

Dünyayı bir kez de Türkiye’den sarsma iddiası ile 42 yıldır mücadele ediyoruz. Türkiye devrimini yapmak için, sosyalizme, sınıfsız-sömürüsüz topluma ulaşmak için, Anadolu halklarını özgürleştirmek için 42 yıldır savaşıyoruz (devrimci sol dergisi mayıs 2012 sayı 23)
bu forumda dhkp analizi var. sürekli savaştık diyor ama bir ara geri çekilme kararı almışlar şimdi sözünü bile etmiyorlar.
bir hareket, geri çekilme kararı alabilir. gerekçelerini açıklar ve alır. sonra tekrar başladığında bunun da gerekçelerini açıklar. bu açıklama da, geri çekilme zorunluluğunu yaratan koşulları aştıkları anlamına gelir.
bu dediklerim 1985 yılında gerçekleşti. 1984 de özalizmin tavan yapmaya başladığı yıllar olurken, 1984 de pkk atılım yapıyor ve gerilla savaşını en üst boyut sayılan ilçe basmakla başlatıyor. bu başlangıç ne olacak, devam edebilecek mi? yoksa 1 sene dayanabilecek mi? batıdan yani türkiyesolundan da ses gelecek mi? derken, dhkp ricat kararı alıyor.
gerekçesi daha bir ilginç. herkese reformist demokrasicilik uşağı diyen bu hareketin gerekçesi şu.
'85 sonlarına gelindiğinde, koşullar değişmeye başladı. Demokrasicilik oyunu, ister istemez farklı dengelerin oluşmasına ve çeşitli muhalif güçlerin, sahneye çıkmasına zemin yarattı. Başlangıçta esas olarak burjuva muhalif güçler kendilerine aralanan kapıdan girerek seslerini yükseltmeye başladılar.
opotünist açıklamanın meali şu oluyor. toplumda demokrasi anlayışı vardı savaşmamız doğru olmazdı.


ama savaşanlar da vardı.
Ancak bu tablo '84 Ağustos'unda devrimci Kürt yurtsever hareketin atılımı ile değişmeye başlamıştır. Giderek boyutlanan Kürt ulusal hareketi '85'lerden itibaren öne çıkmış, faşizme karşı mücadelede belirleyici ve en etkin güç haline gelmiştir. (dava dosyası II-sy 16)
Ancak bu gelişme beraberinde, kitlelerin cunta karşıtı tepkilerini dile getirebilecek platformların ortaya çıkmasına yol açtı. Yeni bir sürece giriliyordu ve kitlelerin kendilerini ifade etme olanakları doğuyordu. Devrimciler açısından da kitlelere ulaşabilmenin yeni olanakları ortaya çıkıyor ve güçleniyor, daha geniş bir zeminde hareket etme imkanları oluşuyordu. Bu gelişmeye kayıtsız kalınamazdı.
yani silahlı mücadele ertelenmeliydi.

iyi de sen neden ricat kararı alıyorsun. bu mücadele ile ilişkilensene.

bunlar şimdi hasır altında. ve neden ricat kararı bitirildi bu da hasır altında. üstelik ricat kararı alındı denilen dönemde ds, niyazi süreci ile en iyi dönemini yaşıyor.
kısaca, pkk savaşırken bunlar ricat kararı alıyor. ama pkk ayakta kalınca savaş kararı alıyor. ve pkk karşıtı oluyorlar. devrimci kürt yurtsever hareketi derken, kürt milliyetçileri demeye başlıyorlar.

ds, özellikle dhkp olurken mahirin mirasının adını değil yani türkiye adını değil devrimci adını alıyor. neden? açıklamıyor. mahir türkiye adını alırken nerde hata yapmış!!!!

dhkp bu süreç sonrası bırakalım thkp'yi, ds'yi bile terk etmiş, oportünizmi işletirken çürümeye başlamıştır.

şu sözler de onlara ait.
“Şimdiye kadar, ölmeyin diyenler, silahlı eylem yapmayın, demokratik mücadele edin diyenler susuyordu. Susuyor ve hiçbir şey yapmıyorlardı. İktidar öldürmeye devam ediyordu.
Sustuk... Uzun süre sustuk
... Sadece yaşamlarımızı ortaya koyarak sürdürdük direnme savaşımızı... Düşmanlarımız suskunluğumuzu zayıflık, güçsüzlük olarak yorumladılar. Ahlaki ve siyasi hiçbir değeri kalmayanlar ise suskunluğumuzu, sadece yaşamlarımızı ortaya koyarak susuşumuzu anlamak istemediler. Ve bu tavırlarıyla bizi şiddete karşı şiddet uygulamaya mecbur ettiler.


Kimse terör demagojisi yapmasın. Yıllarca sustuk. Tek bir eylem yapmadık. İşkenceler, katliamlar, adaletsizlik daha da büyüdü.

savaşıyoruz diyen bir örgüt. yıllarca sustuk tek bir eylem yapmadık diyor. elbette YALAN söylüyor. üstelilik bunu kendileri yalanlıyor. başka yerde yılraca biz savaştık biz eylem yaptık diyorlar.


işte bu ahlaki olarak sorgulanmalıdır. ideolojik olarak değil.
bir hareket geri çekilme kararı alır eylem yapmaz. açıklar tartışılır. sonra kakarı bozar eylemlere başlar bunu da açıklar tartışılır..
AMA., bir yerde yıllarca sustuk tek bir eylem yapmadık derken, başka yerde hep biz savaştık biz eylem yaptık derse işte bu ahlaksızlıktır. bunu bir hareketin teorik yazı kurulu yapıyor ise ahlak zeminlerini aşar farklı sorgulanır. bunu okuyup da trene bakan öküz gibi durusa burası kesin ahlaksızlığın ortaklaşmasıdır. buda kontralaşmanın ortaklaşmasına dönüşür.

dhkp devrimci mücadele işletmiyor, sistemin bir kanadı adına işler çeviriyor. yaptığı eylemlerin doğru-yanlışlığı teorik tartışılır ama zamanlaması ve bu dili farklı tartışılır. savaşçı bir örgüt dili ve mantalitesi zeminlerinde dil yoksa bir şeyleri deformasyon-dezanformasyon ile işletiyor demektir.

aynı dil hala işliyor..
DEVRİMCİLERE VE HALKIMIZA SALDIRMAKTAN VAZGEÇİN!
MAHALLELERİMİZE SALDIRMAKTAN VAZGEÇİN!

vazgeçme ihtimalleri var mı?
yada şöyle sorayım.. herkese uzlaşmacı reformist diyen bu "savaşçı" örgütün akp'den bir beklentisi mi? var müzakere sürecinde mi?
BAŞTA MUAMMER GÜLER OLMAK ÜZERE TÜM AKP HÜKÜMETİNİ UYARIYORUZ. EĞER HALKIN CANI, CİĞERİ EVLATLARINI KATLEDERSENİZ BİZ DE SİZİN CİĞERİNİZİ DAĞLAMAKTA ZERRE KADAR TERREDDÜT ETMEYECEĞİZ.
DHKC.. Tarih: 26 Ekim 2013 Açıklama: 419
karşılık vereceğine uyarıyor. yoksa yine yıllarca susup tek bir eylem yalpmadıklarını mı? söyleyecekler de sabrımızı taşırmayın diyorlar.
taşsın da bir görelim. biz de savinelim.

tüm bu söylemlere bakıp, tren sanan ve trencilik oynayan öküzler ahlaksızdır. çürümüş lümpen solcu!!dur. bunlarla ideolojik tartışma yapılmaz.

yalancı ile ne konuşulabilinir.. dün dediğini bugün red eden, kendi yaptığını es geçip aynısını yapana saldıran ahlaksıza ne denilir.

bunlar yaşamda kontracılık yaparlar, ve bazı lümpenleri veya kontraları da bunu işlerler.

sosyalistforuma bir bakın bolca göreceksiniz. ben doğal buluyorum. "iş"lerini yapıyorlar, AMA en aşağılık olanı nedir? derseniz. bunlara yardakçılık yapan çürümüş çakallardır.
 
#12
Mahir Çayan sapına kadar proleter sosyalisttir eğer Toplu yazılar kitabını okursanız Marksist leninist teoriyide nasıl özümsediğinin farkınada varırsınız.
 
#13
Mahir Çayan sapına kadar proleter sosyalisttir eğer Toplu yazılar kitabını okursanız Marksist leninist teoriyide nasıl özümsediğinin farkınada varırsınız.
kişinin sapından sosyalistliğini ölçemezsiniz.. başka şeyler ölçülür ve bu ölçü biçimi sadece saplılar için geçerlidir.. sapsızlar yani kadınlar ölçüm dışı mı?
ifadenizi masumca yapılmış bir dil hatası olarak görmek isterim..

bir noktaya daha değineyim..
sosyalist entellektüel ve politik örgütsel zeminlerde üzerinde tartışılması gereken bir "duruş biçimi" vardır.. üretilen teorik yazılara ve her türlü açıklamalra ayet gibi bakmak ve hatta yaşamdaki gerçekliğin dışında yaklaşıp, olmayanı olmuş gibi "rahatlıkla" kabüllenmek..
örneğin lenin emperyalizm diye bir kitap yazmadı ama yazmış gibi "yaklaşılıyor".. eleştiri makalelerinin toplanmış halidir..
bunun gibi., mahir bir kitap yazmamıştır.. toplu yazılar yazılmış bir kitap değil, çeşitli dönemlerde ve yerlerde yayınlanmış, yazı ve makalele ve bildirilerden oluşur.. içindeki bazı makaleler m-l çizgileri üzerine tartışmalardır. ama genelde marks ve lenin sonrası çin ve çin-hindi ve latin pratikleri, tezleri üzerinedir..

kısaca.. bir şeye itirazınız varsa ve neye itiraz etti iseniz onun üzerinden ve açıklamalı yazmalısınız.. bu tür kısa ve erkek mantıklı cümleler teorik olmuyor..
 
Üst