"mevzu" chp

#1
aslında "mevzu" türk-iye solu ama mevzu bu olunca., ister istemez., kaçınılmaz., mevzu chp oluyor..

öncelikle şu sol tanımını ele alayım.. ben.. uzun zamandır kendime solcu demeyi bıraktım.. çünkü.; fransız parlamentosunun solunda oturanları "atam" saymıyorum.. oturanlar burjuvalar idi.. bu durumda.; kendime solcu dersem.. olsam olsam burjuvanın solu olabilirim.. kendine komünist diyenlerin en önemli tarihsel sorunu bence budur.. burjuvayı "ata" sayıp., kendine solcu demesidir.. illaki avrupanın aydınlanmasından/ampülünden bir şey seçecek isem.; benim atam olsa olsa çulsuzlar(donsuzlar/sans culottes) olabilir.. ki.. öncesi de var.. komünal toplum.. sonrası spartaküs.. sonrası münzer köylü hareketi.. sonrası hidalgo vs. vs. yani köleliğe karşı çıkan ve mülksüzlüğü savunanlardır.. öyle aydınlanma imiş.. barutu sağlam!! devrimci!! burjuva imiş.. chp gibilerine solcu diyerek akraba saymak mış.. benim işlerim değildir.. hatta öyle ortak!! mülkiyetcilik de değil.. devlete oturup mülkiyeti ortaklaştırdık ayakları da benim işim değil.. yaşamımı ortaklaştırmak tamam ama mülkiyetimi ortaklaştırmak olmaz.. nihayetinde ortaklar arasındaki özel mülkiyetim olarak illaki hortlar..

demem o ki.. chp sol olabilir.. doğrudur da.. ama ben sol değilim.. sağım da solum da komünisttir ve komünistliğimin tek ispatı mülkiyet/iktidar aklını ve araçlarını ret etmektir..

geleyim hutbenin mevzusuna.. elalemin derdi "solcuları gerdi..
saraya hangi chp li gitti.. gitmedi de saray komplosu mu? yoksa chp kurmayı komplosu mu?.. her kimin şiise en ince yerden işe başladı.. muharrem ince.: ortaya atılmış çerez.. cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bunu ispatladı.. hızını alamadı chp liderliğine soyundu ama donsuz bıraktılar..
bence.... asıl amaç ve hedef başka.. ilhan cihaner bunu anlatıyor.. anlayana..

ilhan cihaner.. “Saraya giden CHP’li” yaygarası adı geçen aktörler için negatif/pozitif etkilerinden daha önemli şeyler gösterdi. diye başlıyor ve önemli olan yanı anlatıyor..
Her kritik kavşakta siyasi tercihlerini sermaye ve iktidardan yana kullanmış, bu tercihlerinin sınıfsal niteliğini de vatan/millet/bayrak söylemleri ile örtenler umarım sorgulanmaya başlanır. Sorgulamak bir yana, çok güçlü ileri dinamikler barındıran -başta CHP seçmenleri olmak üzere- kitleleri sinsi bir şekilde gerici/sağ politikalara yedekleyenlerden entelektüel ve fiili bir “kopuş” yaşanması bu yaşananları olumluya bile çevirebilir.
yani.. chp içinden bir kopuş yaşanabilir ve bu süreç çoktan başladı diye devam ediyor., işin politik yanına giriyor..
Kopuştan kastım kabaca “iktidarın sınırlarını belirlediği alanda uyumlulaşarak yapılan siyasetin, tüm dinamikleri ve aktörleri ile reddi”. Üstelik bu kopuşun sadece siyasi iktidarla mücadelede değil, iktidar mücadelesi veren partilerin kendi içlerinde yaşamaları artık çok hayati. Kendi içerisinde bu kopuşu yaşamayan örgütlü yapıların enerji ve potansiyellerini heba etmeleri; Giderek iktidarı dönüştürme olasılığı olan enerjileri boşaltarak ve heyecanı öldürerek iktidarı yeniden üreten bir fonksiyon üstlenmeleri kaçınılmaz. Aksi halde Zaman içerisinde görünürde bir iktidar değişikliği olsa bile değişenin sadece isimler olduğu çelişkilerin ve kazananların hep aynı olduğu, hatta mücadele ediyor göründükleri iktidarın gömlek değiştirmiş hali olduğu ortaya çıkar. Sermaye adına direksiyona oturanın isminin değiştiği bir aldatmaca! İşte bu riskin işaretleri arttığı için bu kopuş çok hayati.
bu bölümü okuyunca.. cihaner chpli değil mi? anlayamadım.. bu satırları yazanın chp içinde olması olanak dışı.. ama bahsettiği iktidar karşıtlığı sistem anlamında değil., sistem içi bir konseptin iktidarına karşı olmak..
İçinde bulunulan kurultay süreci parti içinde uyum politikalarını ve figürlerini ret etmek ve sahici bir iktidar değişimini hedefleyen bir partinin inşası için bir fırsat.
elbette cihaner solcu ama komünist değil.. sadece sermaye sisteminin bir başka konseptinin insanı.. bu ekip biliniyor.. kaftancıoğlı olarak tanımlanan ve imamoğlu simgesi ile anılan bir ekip.. haliyle chp içinde eleştirdiği ekip de bir başka konseptin ekibi oluyor..
hep söylerim.. küresel olarak iki ana konsept çatışma halinde.. birincisi.; mali oligarşi konsepti., diğeriise bu erke muhalif kesim.. işte chp içinde de yaşanan bu olay..

kaos-savaş üzerinden oligarşik diktaları örgütleyen mali oligarşi konsepti karşısında diğeri ehveni-şer ama özü unutulmamalıdır.. benim asıl anlatmak istediğim şudur..
kendisine komünist diyen ama solcu olarak arzı endam edenler..

Saray’ın kumpası mı? CHP içi muhalefet bastırma kumpası mı? diye başlıyor.. yanıt??? açık ifade ile yok ama aruz vezni ile var..
Maksat hâsıl oldu CHP karıştı. İnce basın toplantısı yaptı, Saray komplosu değil dedi ve onun sayesinde de Saraylılar inisiyatifi tamamen ele almış oldu.
Kılıçdaroğlu haklı olarak “CHP örgütlerine yönelik ciddi kumpaslar var” diyor. Daha önce de R. Turan iddiası için “Doğru ama isim vermiyorum” dememiş miydi? Demişti.

görüldüğü gibi yanıt ortada ama aruz vezni yani kodlama ile yanıt.. asıl değineceğim söz altta
CHP’li olmayan solcular CHP yönetimine dair bir şey yapamazlar ki, çay içip kederle izlemekten başka. sana ne len.. ne yapacaksın ki.. adı üstünde devletin kurucu partisi.. CHP’li olmayan solcular bu nasıl bir tanımlama.. chp li olan solcular ile olmayanların akrabalığı nerden geliyor.. nerden olacak.. yazının başında anlattım.. fransız parlamentosunun solunda oturanlardan... haliyle bu chp li olmayan solcuyu chp üzerinde yaşananlar germiş.. akrabalar ya..

diyeceksiniz.. ne var bunda politik gündemdeki bir olayı değerlendiriyor.. doğru da.. değerlendirmek var.. akraba olarak ele almak var.. aradaki fark çok.. üstelik taraf da oluyor.. ince komplocu.. kılıçtaroğlu ekibi haklı.. akrabayız ama bizi ipleyen yok., yapacak bir şey de yok., kederle izlemekten başka diyor..
bu i.t. utanmadan..
Saray kumpasları bitmez, bunlara çanak tutan CHP yönetimindeki aymazlık da bitmez. Yoksulluğa karşı mücadele eden olmazsa o yoksullar yine cellâtlarının peşinden gider. Ancak sınıf mücadelesinin dili, Saray kumpaslarını ve CHP aymazlıklarını aşarak, yoksullara neden yoksul olduklarını anlatabilir. derken aslında bir chp li gibi., yada kederle akrabasını izleyen biri gibi yazıyor.. ve yazarken sınıf dili diyerek bu akrabasnda işçi sınıfı dili arıyor..
Diyeceksin ki, bunlar zaten bildiğimiz şeyler. Öyleyse önce bildiklerimizden başlayalım, bilmediklerimizi de öğreniriz.) bak bu cümle benim için de geçerli yani ben de yazmış gibi olayım.. ama farkı görün..
melih pekdemir.
: Madem CHP yönetimine lafımız geçmez… Kettle çıt etti. Gidip çay demleyeyim bari. der.. hatta çayını chp izleyerek kederle içer.. başkada bir şey bilmez .. yada bilir ama yapmaz., yapanları da engeller.. yooo itiraz etmeyin.. 1974 de silahlı mücadele olarak devrimci yola çıkarttıklarını şimdi nereye getirdiler ortada..

toparlarsam..
chp içinden cihaner neler yazıyor.. yarına ilişkin neleri ön görüyor., hatta örgütlüyor.. bu i.t. kalıntısı neleri savunuyor..
cihaner diyor ki.; bu chp mali oligarşi konsepti dahilinde bir ekip ve saray ekibi ile ortak.. değişmeli.. melih i.t kalıntısı ise.. olmaz kalsınlar kederle izleyelim.. çay içelim.. seçimler de tatava etmeyip oy verelim diyor..
yani.. türk-iye solunun bu kesimi/i.t. mali oligarşi konseptine dahildir demek istedim..


yarına ne akar..
burası t.c. kurulurken de böyle idi halen de böyle.. yarın ne olacağı net olmaz.. çünkü., politik anlamda netleşmiş bir saflaşma yok.. çoğu sahte.. tıpkı sınıfsal ve etnik anlamda olduğu gibi.. etnik anlamını es geçmeyin.. toplumsal tarihsel olarak devşirme-dönme olanların politik zeminleri de aynıdır.. her yana oynarlar ve genelde mali oligarşi yanındadırlar.. yoksa kim geçmişte etnik olarak ne? imiş de şimdi ne olarak yaşamda çok önemli değil.. etnisite biyolojik değil., sosyal-politik bir şeydir... ama tarihseldir..

küresel anlamda bir şeyler netleşmeden t.c. içinde netleşme yaşanmaz.. abd-rusya ve avrupada bu anlamda karışıklıklar var.. bazı iktidarlar mali oligarşi konseptinde ama güçlü değil.. bazı iktidarlar muhalefette ama güçlü değil..
ya geçici bir konsersiyum üzerinden anlaşma yapılacak ya da kaos üzerinden netleşmeye gidilecek.. birincisi olur ise.; önümüzdeki 1-2 ya da 5 yıl kararsız denge süreci yaşanır ama yine kaos başlar.. ikincisi yaşanır ise.; direk kaos başlar.. buradan ne? çıkar bilemem ama ikinci şık olaur ise.; toplumsal mücadele zemininde ciddi anlamda hazırlıklı olmak gerekir.. bu anlamda muhalif konsept ile uzlaşma yapılabilinir ki., onlar bunu istiyor ama var oldukları politik zeminlerde güçleri yetersiz.. zorunlu olarak adım atarlar mı? atarlarsa ne beklerler vs.
küresel konseptler arası uzlaşma olur ise.; toplumsal mücadele zemininde yine işler sakat.. uzlaşanların ortak saldırı anlamında yönelecekleri zeminler belli.. belki ilk bir kaç yıl sert olmaz ama giderek sertleşir..tersi de olabilir..uzlaşmanın geçiciliği nedeni ile muhalif konsept ilerde gerekir diye tasfiye süreçlerinde etkin olmayarak destek!! sunabilir..
kısaca.: öyle ya da böyle önümüzdeki süreç bize gösteriyor ki.; toplumsal mücadele alanında bir netleşme şart..
1- toplumsal mücadele anlamında yoldaş olacakları ile ittifak edeceklerini net ayıracak., karıştırmayacaksın.. yine karşı olacaklarını da net ayıracaksın ve asla bir öyle bir böyle olmayacaksın..
2- bu anlamda yoldaş olmadıkların ile ittifaklarda kısa vadeli-uzun vadeli proğramlar yaparken yerleştirmelerde net olacaksın.. yani net bir proğramın olacak ve bu zeminde ittifaklar yapacaksın.. örneğin.; imamoğlu desteği gibi olmayacak.. teknik olarak doğru ama proğramsız olduğu için yanlış.. yapsan bir türlü yapmasan iki türlü..

şimdilik bu kadar..


melih pekdemir alıntısı
https://www.birgun.net/haber/saray-a-chp-li-kacirma-277586

ilhan cihaner alıntısı
https://www.birgun.net/haber/kopus-siyaseti-ve-chp-278140
 
Üst