Özür Diliyoruz. (Kampanya)

#1
Merhaba;

Bilindiği gibi İnternet üzerinden Ermenilerden özür diliyorum Adı altında bir kampanya düzenlendi. Bu kampanya internet üzerinden yapıldığı için Enternasyonal Forum olarak buna duyarsız kalamazdık. İlgili kampanyanın amacına ulaşabilmesi için katılımınız önem arzetmekte. Bu kampanya vicdani bir kampanyadır umarım amacına ulaşır.

Kampanyaya Katılım sağlamak için adres; '' www.ozurdiliyoruz.com ''

Saygı ve Selamlarıma.
MerwanSert
 
#3
Ermeniler'den özür kampanyasına soruşturma açıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı aydınlar tarafından düzenlenen 'Ermenilerden Özür Dileme' kampanyası ile ilgili olarak 'Türk milletini alenen aşağılama' suçu kapsamında yapılan suç duyurusu nedeniyle soruşturma başlattı.

Ankara'da yaşayan Hasan Hüseyin Satır, Sabahat Özgür, Mehmet İnal Kolburan, Hüseyin Erdoğan, Serdar Orhaner ve Kürşat Karacabey hazırladıkları ortak dilekçeyle 'Ermenilerden Özür Dileme' kampanyasını organize edenler ve bildiriye imza atanların, TCK'nın 301. maddesinde düzenlenen 'Türk milletini alenen aşağılama' suçu kapsamında cezalandırılmaları istemiyle suç duyurusunda bulundu.

Dilekçede, 'kendilerine aydın sıfatı verilen bir kısım kişilerin internette 'www.ozurdiliyoruz.com' adıyla bir web sayfası düzenleyip 1915 olayları nedeniyle 'Ermenilerden Özür Dileme' kampanyası başlattıkları, bu doğrultuda hazırladıkları bir metni kamuoyunun imzasına açtıkları ve bu bildiri metnini bir kısım kişilerin de imzaladıkları' ifade edildi.

Suç duyurusu dilekçesini işleme koyan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı aydınlar tarafından düzenlenen 'Ermenilerden Özür Dileme' kampanyası ile ilgili olarak soruşturma başlattı. Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından gerçekleştirilecek soruşturma, 'Türk milletini alenen aşağılama' suçu kapsamında yürütülecek.

Soruşturma çerçevesinde, söz konusu kampanyayı düzenleyenlerin ifadelerine başvurulacak ve 'www.ozurdiliyoruz.com' adlı web sayfası incelenecek.

ANF


saygı ve dostlukla
 
#7
1877-78
93 Harbi...
Abdulhamit...
İttahat ve Terakki...
Ermeni örgütler...
Suikast...
2. Meşrutiyet...
Haklar...
1909 Adana Katliamı...
1913 Bab-ı Ali Baskını...
1914 Ermenilere büyük ıslahat(özerklik)
Ve…
1915...
Tehcir!
Katliam!
jenosid...!.


Hiçbir olay ya da olgu birdenbire çıkmaz.Bu dünyanın bilinen eski tarihlerinden itibaren varolan bir süreklilik arz etmiştir.Örnek olarak 1917 Ekim Devrimini gösterebiliriz.Rusyadaki insanlar 1917 günü kalkıpta sosyalizmi getirelim demediler.yıllar öncesinden başlayan bir mücadele Ekim Devrimini oluşturdu.

1915 Olayları nın arka planında bir geçmiş yatmaktadır.Birden bire bir olay olarak tarih sahnesine çıkmamıştır.Bu yüzden 19.yüzyılda ki gelişmeler 1915 in anlaşılmasında önemlidir.




Ermeni halkı için soykırım yapılmıştır derken salt nisan 1915 tarihi alınırsa bu aslında yanlışa gidilmesine yol açacaktır.19 yy'ın son çeyreğinden itibaren olayları bir bütünlük içinde ele alıp 1915 getirmeliyiz.Ermeni halkının örgütlenmesi ve bu örgütlenme içinde kendi bağımsız devletlerini kurmak istemeleri,1877-1878(93 harbi),ittihat ve terakki ile birlikte Abdulhamit i düşürmek için çalışmaları(İttihat ve terakki partisi ile Ermenilerin kurduğu örgütler 1900 yılların hemen başlarına kadar samimi bir birlikteliğin içerisindedirler,ta ki 2.Meşrutiyet ilan edilinceye kadar) vs vs vs gibi etkenleri bir arada değerlendirmeliyiz.

Ama yukarıdaki etkenlerden daha da önemlisi,19 yy'ın sonlarından itibaren başlayan siyasal düşüncelerin Osmanlı devletini nasıl etkilediğidir.bu siyasal düşüncelerden en önemlisi Türkçülük ideolojisinin etkin kılınmaya çalışılmasıdır ki 2.Meşrutiyetten sonra bu düşünce çok önemli bir yer tutmuştur.Ziya Gökalp ın -Türkçülüğün Esasları eseri-ya da ÜÇ Tarz-ı Siyaset gibi eserlerin çok büyük bir kesim tarafından destek görmesi ki bu destek veren gruplar içerisinde siyasal idareyi ele alan ve ırkçı bir politika izleyen İttihat ve Terakki partisi en önemli yeri kapsamaktadır.Bütün bunlarla birlikte siyasal hakimiyeti ele alan insanların ideolojilerinide unutmamak gerekir ki bunların başında Enver Paşa'nın Büyük Turan Projesi ve etnisiteye dayanan bir devlet için uğraş vermesi göz ardı edilmemelidir.(her ne kadar büyük turan projesi sonradan ortaya çıkmışsada düşüncede her zaman olmuştur)

1908 sonrasında, 2 Abdulhamit in düşürülmesi ile birlikte Ermeni halkının bağımsız bir devlet kurma yolundaki adımları daha da bir ivme kazanmıştır.Ama yukarıda bahsedilen olgulara binaen 1909 yılında Ermenilerin kendi haklarını ADANA da baskın bir şekilde dile getirmeleri neticesinde ADANA da Ermenilere karşı büyük bir katliam yapılmıştır ve Ermenilere bir göz dağı verilmiştir.Bir diger gelişmede bu dönemde İttahat ve Terakki ile Taşnak Cemiyetinin 1909 eylülünde,birlik,anayasa ve ilerleme için anlaşma yapmalarıdır…

1912 yılında meclis feshedilmiştir.Yeni seçimlerde,İttahat ve Terakki;Türk,rum,Ermeni,arap milletvekilleriyle varlığını devam ettirdi.1913 yılında,Ermeni ve Rum patrikhaneleri kendi seçtikleri milletvekillerinin Meclis e kabulü için İttahat ve terakkiyi zorladılar ve bu ısrarlar sonucunda Ermenilerin 16 milletvekili ile temsili ve bunların İstanbulda 3 milletvekili bulundurmaları kabul edildi.(bir nevi bu uygulama konfederalizm bağlamında değerlendirilebilir)…

1.Dünya Savaşı başlamadan kısa bir süre önce,Batılı devletler tarafından İttihat ve terakki partisine D.anadoluda Ermenilerin yaşadığı bölgede çok büyük bir reform(ıslahat)yapılması istenilmiş ve bu istek siyasal otorite tarafından kabul edilmiştir ama savaş başlayınca bu proğram rafa kaldırılmıştır.(bu ıslahat proğramı her ne kadar batılı devletler tarafından zorla yapılması istenilmişse de Ermeni halkı için bir bağımsız devlet kurulması aşamasına gelindiğini göstermektedir)bu durumla doğrudan ilişkili olarak 8 Şubat 1914 de Osmanlı(İttihat ve terakki) ve Rusya arasında Yeniköy de bir anlaşma yapıldı.Bu anlaşmaya göre;Ermenilere uluslararası kontrol alanında bazı yetkiler tanınıyordu.Doğu Anadolu!!! vilayeti iki bölgeye ayrılacak,her birine Avrupalı birer müfettiş yollanacaktı.Bunlar yüksek rütbeli görevliler hakkında takibat yapabilir,vali dışındaki yetkilileri görevlerinden uzaklaştırabilir,aşağı düzeydeki memurları kendileri atayabilir,diğerlerinin atanmasını hükümete teklif edebilirlerdi.Bunlar,idare maliye,zabıta,jandarma üzerinde geniş denetim yetkisine sahip olacaktı.Doğu Anadolu!!! Vilayetine dahil olan Van,Bitlis ve Erzurum gibi şehirlerde genel meclis üyelerinin yarısı Müslüman,yarısı Hristiyanlardan(çok büyük bölüm Ermenidir) seçilecekti ve yasalar Türkçe ve Ermenice ilan edilecek,mahkeme kararlarına Ermenice tercümeleri eklenecekti.Her cemaatin kendi okulları olacak,askerlik görevlerini oturdukları yerin bağlı olduğu müfettişlik sınırları içinde yerine getireceklerdi.Müfettişlerin seçimi ve atanmasından bir ay sonrada 1.Dünya Savaşı çıktı.Osmanlı devleti(ittihat ve terakki) savaşa girdikten sonra bir ‘’irade’’ile müfettişlerin mukavelelerini feshederek,bu anlaşmayı geçersiz saydı…(*)

Bu ıslahat programının hemen öncesinde ve sonrasında bazı gazetelerde ve bazı yazarlar Ermenilerin bu topraklardan çıkartılması(yok edilmesi) fikrini ortaya atmışlardır ki bu çok ince bir ayrıntıdır!!!ve akabinde Nisan 1915 te Tehcir adı verilen belge düzenlenmiştir!!!Osmanlının Çanakkale Savaşına başlamasına ve bu savaş devam ederken Ermenilerin isyan ederek Osmanlıyı zor durumda bırakması ve devletin geri sathını sağlama alması için bu kanunu çıkarttıkları, resmi tarihin söylemidir.

Tehcir kanunu!!!sadece D.anadoludaki bazı illeri kapsamaktaydı ki bu illerde Ermeni nüfusu çok fazlaydı.Ama eğer ki resmi tarihin söylemini ele alırsak,sadece bu bölgelerde ki Ermeniler için yapılması gerekirdi bu kanun denilen ŞEY'in...Ama daha sonra iç anadoludaki akdenizdeki ege deki ermeniler içinde uygulanmıştır...Halbuki bu bölgelerde her hangi bir mücadele vukuu bulmamıştır. Bu durum (tehcir!!) bütün Ermenileri kapsamaktadır...


Bugünün değer yargılarıyla geçmişi yargılamak anakronizm bataklığına girilmesine neden olacaktır ve sadece düşünceler ön plana çıkacaktır ki buda gerçeklikten çıkılmasına neden olur.Şöyle bir düşünürsek o dönemi;Osmanlı devleti çökmek üzere... 1804 te Sırplarla başlayan bağımsız milli devlet kurma isteği Osmanlı tebaasındaki azınlıkları harekete geçirmiş,daha sonra Yunanlılar(1830)da devletlerini kurmuş;bu ulus devlet kurma isteği diğer bütün azınlıklarda vukuu bulmuştur(romanyalı,bulgar,ermeni...)ve Osmanlının kaçınılmaz sonundan önce bir çok millet,ulus devlet ekseninde devletlerini kurmuşlardır.İşte bu nokta da Osmanlının 1913(bab-ı ali baskını)teki siyasal erkini ele geçiren İttihat ve terakki partiside ulusal bir devlet kurma yoluna gitmiştir ki eğer iktidarda kalsalardı büyük olasılıkla Türkiye cumhuriyetini,onlar kuracaktı(burdan sadece benzetme amacıyla Türkiye cumhuriyeti söylemini kullandım,isim farklı olabilirdi ama sonuçta yine ulus devlet anlayışında bir devlet kurulurdu.) Ulus devlet kurmak isteyen bir erk,acaba kendi içindeki farklı söylemlerde bulunanları nasıl algılar?ve onları nasıl durdurabilir???

Bütün bunlar yan yana getirildiğinde Anadolunun mozaik kültürünün içindeki en önemli parçacıklarından biri olan Ermeni kültürü yok edilmiştir..kültürleri insanlar var eder...Adına Tehcir de dense katliamda dense soykırımda dense,bu olaylar insanların zihinlerinde farklı çağrışımlar yapabilir ama bütün bunları bir yana koyduğumuzda olan tek bir gerçek vardır ki o da Ermeni halkı bu topraklardan silinmiştir.Bel ki bazıları şu an 140 bin civarında ermenin halen var olduğunu söyleyerek buna karşı çıkabilir ama 1915 ve öncesinde Anadoluda ki Ermeni nüfusuyla karşılaştırılamayacak kadar küçük bir rakamdır…

Ve sonuçta 1915 Olayları(büyük felaket,tehcir,katliam,soykırım) yaşandı.İsmi önemli degil,önemli olan acıların yaşanması…

Ben o dönemlerde yaşamadım ve bundan dolayı sorumluluğum yok diye özür dilememem mi gerekiyor?!

Yoksa…!

Saygı ve dostlukla…


( *)Gülnihal Bozkurt,Gayrimüslim Osmanlı Vatandaşlarının Hukuki Durumu(1839-1914),ttk yay.2.baskı,ank 1996.s 205.
 
#8
Etnik belirli değil hangi hakka hizmet dava açılıyor acaba?
yoldaş çok önemli bir noktaya deginmişsin,etnik bir unsur belli degil ama acaba etnik olması gerekmektemi bu suçu!!! işlemek için?!


301.madde neye ve kime göre şekillenmekte?
Nüfus cüzdanında ve anayasaya göre başka etnisite yokken bu Türkiye Cumhuriyetinde,Türk etnisitesindeki bir insan neden Türklüğe hakaret etsin?!!(bu açıdan bakılırsa…)

301.madde aslında bu yönüyle faşist devlet sistemini ve etnik milliyetçiliğin ne denli kuvvetli olduğunun kanunlardaki görünümüdür.Aslında bu madde bahane edilerek faşist sistem kendini korumak ve bu kanunu kendine kalkan yapmaktadır.Daha önceki yıllarda bu maddeden yargılanan insanların çok farklı etnisiteden olması(Türk,ermeni,kürt…) ve bunun içinde Türk etnisitesinde insanların bulunmasıda düşündürücüdür.Aslında bu maddeden yargılanan insanlar Türklüğe hakaret etmemiştir(genelleme) yaptıkları eleştiriler sisteme yapılmıştır.

‘’Faşit Türkiye cumhuriyeti’’ söyleminde bulunmak bile Türklüge hakaret taşıyor olabilir!!!:)

Saygı ve dostlukla
 
Üst