Salınan

#1
salınan


bu söz...
bu sözde kendini bulan...
bir endam, bir boy, bir anlam!
o sensin ey güzel kız!
ey rengarenk göz
ey sesaheng söz
o sensin!..

biraz da benim ama...
çünkü o anlamı ben buldum
çıkardım bilincimden
ben yonttum
sendeki devinimi
bir meşe ağacından
ben yorumladım
sendeki tınıyı
ses dağarcığımdan
ben görüp de farkettim
sendeki ayrıntyı
bakışından, kirpiğinden, saçından

yani,
o sensin
ama biraz da ben...

sendeki süzülüşü
sessiz bir şelale gibi
yatağına dökülüşü
gölgeli bir göl gibi çalkanıp duruluşu
isyancı bir fırtına gibi toz duman koparışı
ben gördüm
ben göz oldum sen görülüş
sen ses oldun ben duyuş
sen ten oldun ben dokunuş

herkes seni gördü ama
sana ben baktım da gördüm
bakmakla kalmadım; sana anlam kattım
güç kattım, güzellik kattım
güzeldin, daha da güzelleştin
ama sen görümlük olmasaydın,
ben görmez, yüzümü geçer giderdim.


9.12.10
 
#3
salınan


bu söz...
bu sözde kendini bulan...
bir endam, bir boy, bir anlam!
o sensin ey güzel kız!
ey rengarenk göz
ey sesaheng söz
o sensin!..

biraz da benim ama...
çünkü o anlamı ben buldum
çıkardım bilincimden
ben yonttum
sendeki devinimi
bir meşe ağacından
ben yorumladım
sendeki tınıyı
ses dağarcığımdan
ben görüp de farkettim
sendeki ayrıntyı
bakışından, kirpiğinden, saçından

yani,
o sensin
ama biraz da ben...

sendeki süzülüşü
sessiz bir şelale gibi
yatağına dökülüşü
gölgeli bir göl gibi çalkanıp duruluşu
isyancı bir fırtına gibi toz duman koparışı
ben gördüm
ben göz oldum sen görülüş
sen ses oldun ben duyuş
sen ten oldun ben dokunuş

herkes seni gördü ama
sana ben baktım da gördüm
bakmakla kalmadım; sana anlam kattım
güç kattım, güzellik kattım
güzeldin, daha da güzelleştin
ama sen görümlük olmasaydın,
ben görmez, yüzümü geçer giderdim.


9.12.10
Şiir, gerçekten güzel olmuş. İnsan okuduğu zaman kendini buluyor şiirde. Kayboluyor adeta. İçinde kendine ait bir şeyler aramıyor. Çünkü kendine ait bir şeyler "İşte ben buradayım." diyor. Şiirin her mısrasını tek tek ele almak harcım değil. Sadece merak ettiğim iki şey var onu sormak istiyorum. Birincisi öznel, ikincisi nesnel.

Birincisi :

"bu söz...
bu sözde kendini bulan...
bir endam, bir boy, bir anlam!
o sensin ey güzel kız!
ey rengarenk göz
ey sesaheng söz
o sensin!.."


Burada anlatılmak istenileni çok anlayamadım ben. Kusurum varsa af olsun. Merakıma verin. Kendinizden mi bahsettiniz, yoksa mitolojik, hayali bir şey mi...

Ve ikincisi : "ey sesaheng söz" buradaki 'sesaheng' kelimesinin yazılışı mı böyle, yoksa şiirin sembolikliğine destek vermek amaçlı mı yazılmıştır..

Teşekkür ederim.

Saygılarım ile.
 
#4
romantik, hiç yakıştıramadım sana, orada nasıl kendinden bahsetmiş olabilir. özne hem açık hem de vurgulu.

sesaheng diye bir kelime yoktur. ama şairler kelime üretirler. rengarenkten güzel bir geçiş yapılmış burada.
 
#5
romantik, hiç yakıştıramadım sana, orada nasıl kendinden bahsetmiş olabilir. özne hem açık hem de vurgulu.
Neden yakıştıramadın abi ? Ben kötü bir şey söylemedim. Sadece merakımdan sordum. Hadi merakı da geçelim.. Bir insan kendine şiir yazamaz mı ? Divan edebiyatında da görülür ki "Şairlerinin kendilerini ya da bir başka şair ya da kişiyi övdükleri şiirlere fahriye denir." Alevliyıldız arkadaşımız da burada kendine bir fahriye yapmıştır. Olamaz mı yani ? Bunun başka bir örneği Orhan Veli KANIK'ın "Dedikodu" adlı şiiridir. Aşağıdadır şiir.

Dedikodu

Kim söylemiş beni
Süheyla'ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni'yi öptügümü,
Yüksekkaldirimda, güpegündüz?
Melahat'i almişim da sonra
Alemdar'a gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatirim, fakat
Kimin bacagini sikmişim tramvayda?
Güya bir de Galataya dadanmişiz;
Kafalari çekip çekip
Orada aliyormuşuz solugu;
Geç bunlari, anam babam, geç;
Geç bunlari bir kalem;
Bilirim ben yaptigimi.
Ya o, Mualla'yi sandala atip,
Ruhumda hicranin'i söyletme hikayesi?

Orhan Veli Kanık


Gerçi burada Orhan Veli'nin pek de fahriye yaptığı söylenemez; ama ben şiire nazaran bunu göstermek istedim. İnsanlar kendilerine şiir yazabilirler, bunu anlatmak istedim.

Burda da Orhan Veli kendinden bahsetmiştir. Yaşantısından bir alıntı yapmıştır. Bu kötü bir şey mi ? Hadi bunu da geçtim. Benim sorduğum şey yanlış diyorsun, ayıp diyorsun, yakıştıramadım diyorsun. Hatayı, hata ile düzeltmek ne kadar doğru saygıdeğer Borga abi ?
 
Son düzenleme:
#6
evlat ben şimdi ne diyeyim sana. ayıp ettin demedim. dikkat etmemişsin okurken özne açık. yine de soruyorsun. şiirde iki kişi var. biri yazan, biri de seslendiği. verdiğin örnek konuya uygun değil. hata yok benim açıklamamda. özne diyorum açık ve vurgulu. sadece yakıştıramadım desen haklısın. dikkatini özneye çekiyorum ama, bi kere taktın mı takıyorsun. :) bir şiirde iki özne de yazan kişi olursa iş başka bir ekole açılır. ama eylem tekken - bu şiirde olduğu gibi - iki özne de tek kişi olamaz. umarım cevap yazmazsın.
 
#7
evet, borga'nın açıklamaları doğrudur.

şiirde seslendiğim, hayalî bir kızdır. ama aynı zamanda tanıdığımız kişilerden de izler olan bir kız, bir kadın. karşı cinse güzellik katan biraz da biziz. onunla ilgili güzel kavramını oluşturan ve bunu keşfeden, gören biz erkekleriz.

salnınan bir kadın imgesi, imajı, bu tipik kadın devinimi, hatta türkülere geçmiş "salına salına gelen dilber" sözleri, güzellik kavramının içine sadece yüz ve vücut güzelliğinin değil, kadın hareketi güzelliğinin de girdiğini gösteriyor. kadınsı hareketler... ama aynı zamanda güçlü olabilen, narinliğinin içinde bir gizilgücü barındıran bir kadınla ilgili estetik anlayışı...

o gizilgücü görmek de marifettir. çevremizde belki vardır böyle biri. ama göremeyiz. görmek için dünyaya ve insana bakışımızın ve algıdaki duyarlılığımızın gelişkin olması gerekir. karşımızdaki karşı cinse bakarken, maddi güzelliğini görüp, arkasındaki anlamı görememek çoğu insanın eksikliğini gösteriyor. oysa asıl güzellik, o arkadaki, derindeki güzellik. onu görebilmek önemli.

sesaheng, borga'nın da dediği gibi, o sırada uydurduğum bir sözdü. şairler ve yazarlar böyle kelime uydurabilir. aslında herkes uydurabilir. ama günlük yaşamda, konuşmada pek anlamlı olmayabilir. ama edebi eserde kalıcı bile olabilir. birçok kelime böyle, bir edebi eserde uydurulmuş, sonradan günlük dile geçmiştir.

bu şiiri buraya asmadan bir saat önce yazdım ve eve gelince de foruma yazdım. bence bu şiir, beni aşıyor. :) ben şair değilim ama demek, o sıra biraz iyi bir anımdaymışım. içinizde biriken bir şeyler gelir ve çıkmak için sizi zorlar. elinizde olmadan yazarsınız. bu da öyle bir durumdu galiba.
 
#8
Söyledikleriniz de haklısınız. Her insan bakmayı bilmez. Bakmasını bildikten sonra her insan bir çiçek, her çiçek bir mektuptur derler. Şu günlerde bakıyorum da, insanlar artık üç şeye aşık oluyorlar. Ya insanların tipine, ya parasına, ya da serseri oluşumuna. Bu sembolistlik gündeme bu kadar oturmuşken, bize fırsat kalmıyor. Yani; bir insan bir hata yapar ve diğer insanlar da, masum insanları diğerleri gibi görür. Mesele arka plandaki insanı görmek dediniz ya hani. Mesele bu işte, haklısınız. Başkalarının yaptığı hataların faturalarını hep de biz öderiz. Biz demeyelim de, ben desem, biraz bencil davransam daha doğru. Senin, Onun, yahut bir başkasının yaşadıklarını bilemem. Birikmiş borcu olan varsa gelsin bana. Ben öderim bütün faturaları..
 
Üst