savaş politikaları ve yancı destekler

#1
saray iktidarı yine savaş tamtamları çalmaya başladı.. bu ilk değil., son da olmayacak.. geçen sene de "bir gece ansızın gelebiliriz" demişti.. ama gelmedi.. aslında cümleye dikkat etmek gerekir.. geliriz demiyor.. gelebiliriz diyor.. yani.. gelmeyebiliriz de..
ben işin geliriz-gelmeyebiliriz yanında değilim.. burası türkiye/ortadoğu.. her şey olabilir ama bir şey de olmayabilir..
asıl mevzuya odaklanmaktan uzaklaşacak isen takılacağın/otlayacağın yerler zaten kodlanıyor., yem önüne atılıyor.. hadi bazı salakları/vatansüverleri anlıyorum.. ya akıllı geçinenler.. kontra kodlamalar ile içtigal ediliyor..

öncelikle kontralar ve kodlamalarına değineyim..
bilindiği gibi kürt "sorunu" milli sorun.. sol söylem ile anti emperyalist-bağımsızlıkçı-vatanseverlik durumlar.. sistem için neden sorun belli de sol için neden sorun işleri karışık., hatta gizlenerek "sorunlar" açıklanıyor ama özünde sistem ile aynı.. türkiye solunun içine devlet kaçmış.. bu yüzden bir türlü doğru analiz-tespitler yapamıyorlar.. yapanlara sözüm yok..
demem o ki., pkk ideolojik olarak eleştirilir.. hatta pratik tarzı olarak eleştirilir.. ama.. bu eleştiriler sistem ile aynı zeminde oluyor ya da sistem politikalarına destek sunuyor şeklini alır ise işte burası düşündürür..
aynı şey hdp içinde geçerlidir.. ilk başta.. hdp eşittir pkk demek sistem tarzıdır.. ki.. sistem bile bu noktada tutarsız... kodlama/manüple yaparken böyle der ama hukuka gelince partiyi kapatmaz.. en yetkili şahısları hdp çerçevesindeki faliyetlerinden dolayı pkk destekcisi-üyesi olarak yargılanır ama hdp kapatılmaz.. aydınlık bu noktada kontra delikanlı!.. kapatın lan diyor.. ya kendine sol-sosyalist diyenler..
uzun alıntılara gerek yok.. faşist bir siteden bir kaç cümle alıntılayacağım.. zaten genelindeki mantalite aynı..

Evet, kamuoyunda HDP'nin PKK'nin uzantısı olduğuna içkin bir algı var. Ve bu durumun sadece bir ''algı'' olduğu gerçekteyse böyle bir gerçekliğin olmadığı iddia edilebilir mi? Hiç sanmıyorum. Kürt hareketinin legal partileri öteden beri hem PKK şiddetiyle aralarına bir mesafe koyamadılar, hem ülke topraklarının bölünmezliğiyle ilgili bir tavır almadılar.
bu cümle sizce nedir.? açık ve net bir suç duyurusu.. normalde savcıların harekete geçmesi gerekir.. hoş.. t.c.nin en yetkili ağızları da bunu söylüyor ama savcılarda tık yok..
bu yazıyı okuyan "biri".. salak yada kontra değil ise sorgular..
1- kardeşim.. bu aleni ihbarcılıktır.. aydınlık yıllardır bu işi yapar.. demesi gerekmez mi?..
2- ülke topraklarının bölünmezliğiyle ilgili bir tavır almadılar. yıllardır yazarım.. ülke toprağı!!! nedir bu?.. ülke derken neyi kasdediyorsun.. devleti mi?..osmanlı devlet-ülke değil mi? idi.. değilise emperyalizme karşı kurtuluş savaşı., çanakkale hikayeleri derken hangi ülke-devlet söz konusu idi.. sonradan kurulan t.c. ise evvelden bu tapu kadostra dahilinde bir ülke-devlet-vatan vardı da onu osmanlı mı? yiyordu., kurtardın.. yok batı ise batının yediği ve böldüğü osmanlı.. kalan bakiye de t.c. ..
kim hangi ülke topraklarını savunacak.. iskenderun/sancak ülke toprakları değil mi? idi.. anti emperyalist şanlı savaş sonrası bıraktın şimdi aldın., adını hatay yaptın., oldu ülke toprakları.. almışkn dibindeki efrini de al olsun ülke toprakları.. hızını alamaz isen., artvin-batum.. trakya devamı kırcali., selanik vs dal gitsin.. hatta sana kalmış olan musul-kerkük konusu da var..
lafa geldi mi.. sosyalistiz.. komünistiz.. ama yaşama geldi mi? ya salak ya da kontra..

Türkün ve Kürdün bu sınırlar içindeki birlikteliğinden yana bir tutum alarak. ne diyeyim yaa... türk ve kürt bu "topraklarda birlikte..... salak.. faşit.. vs. vs. bu topraklarda hatta dünyanın her yerinde.; halklar binlerce yıldır birlikte yaşadı.. bu yaşamı bozan., mülkiyetçi sistem ve devletleri oldu.. trakyadaki türk.. öz akrabası ile aynı topraklar üzerinde birlikte yaşayabiliyor mu? hayır.. sınır var aynı vatanın/devletin malısın diyorlar.. gürcü-laz batum-artvin de aynı..kürt-arap da aynı.. ulan.. propaganda filmini de mi? seyretmediniz ya da seyrettiniz ama öküzün trene baktığı gibi mi?... evet ya.. o film emperyalizmin propaganda filmi idi kesin böyle bakmışlardır..
sanki ermeni-rum-yahudi bu topraklarda birlikte yaşama haklarına sahip de.. kürtle türk kaldı.. sahi.. arap yokmu..

bu i.t.ler bu bokları yiyor yetmiyor bir de akıl veriyor..
Kürt hareketinin gerçekten yeni, yepyeni bir ideolojik-siyasi programa ihtiyacı var. Hayallerin bırakılması ve ayakların yere basması gerekmektedir. ABD emperyalizminin gölgesi altında demokrasi ve özgürlük şarkıları söylemek çabasının yanlışlığı artık anlaşılmalı. İki arada bir derede siyaset ne Kürt toplumuna yarıyor ve ne de Türkiye'ye...
ayakları yere basan bir siyaset??!! ne?.. abd emperyalizmin gölgesinden çık diyor ama nereye girecek belirtmiyor.. türkiye solunun 1920 lerden beri yaptığı hatayı yapsnlar diyor.. türkiyeye yaranın..

uzatmayayım.. kafa bu olur ise haliyle ideolojik bir tartışma yapılamaz.. önce içlerindeki devletten kurtulmalılar.. ortada bir savaş yaygarası var.. bunların derdi ne?..
bu sayfada yapabildiğim kadarıyla nerelere eğilmeliyiz.. resimdeki görünmeyenleri/saklananları nasıl yakalarız.. bu "mevzulara" gireceğim..
 
#2
küresel egemenlik sistemi.. diğer adıyla emperyalist sistem.; kendi içinde ciddi çatışmalar yaşıyor.. aslında yol ayrımında ve yeni bir aşamaya geçiyorlar..
1800 lerin ortalarında netleşen ve marksın adını tam koyamadan tam açıklayamadan belirttiği şey aslında küresel imparatorluk yani emperyalizm idi.. marks.; kapitalizmin geliştiği ve yayıldığını ve bunun küresel bir imparatorluğa evrileceğini ön görüyordu ama adını koyamadı.. çünkü üretici güçler tezine göre bu olumsuz bir şey değil., tarihsel ilerleme idi.. emperyalizm tespiti yapanların çoğu da aynı mantalite temelinden baktı.. kautsky marsa göre olumladı ama lenin bunun olumsuzluk olduğunu belirtti.. bu noktada haklı idi.. ama bu olumsuzluğun aslında binlerce yıl önce başlayan komünal yaşamın yıkımı ve yerine mülkiyetçi sistemin gelmesi ile başladığını görmedi., burada marksa sadık kaldı.. buraya kadar olanı ilerleme dedi..
en azından gelinen aşamanın ne olduğunu gören bir kişi dönüp dikkatli bakınca bunun başını da görebilirdi ama ne yazık ki yaşamın pratiği içinde popülist kalınınca görmek zorlaşıyor..eleştirildi..neden?.. çünkü marksın üretici güçler tezine göre gelinen aşama kapitalizmin yayılması-yerleşmesi ve feodalizmi silmesi idi.. yani artık komünizmim zamanının gelmesi için bu süreç tamamlanmalı idi..
hoş.. marks bu noktada çok şey söyledi ama şimdi kimsenin işine gelmedi için.; ya görmüyorlar ya da çarpıtıyorlar..
ingilterenin egemenliğinde oluşacağını ve böylece hindistan örneği gibi ister istemez(yıkım ve zararlarına itiraz saklı kalarak) tarihe hizmet edeceği sözleri "anlaşılmadı".. sonra abd dedi.. bunlar da es geçildi.. oysa marksın dedikleri çok açıktı..

küresel egemenlik yayılıp yerleştikçe sürecini tamamladıkça., komünist toplumun süreci başlayacak ve daha da kolaylaşacak.. yani ingiltere ya da abd egemenliğindeki bir küresel imparatorluk oluşur ama bu merkezlerdeki devrim., küresel komünist toplum sürecini kolaylaştırır. vs. vs.
uydurma ne alaka diyen olursa alıntılarla sunarım.. üşenmem ama adını da koyarım.. siz marksı bilmiyorsunuz derim..

lenin portakal orda kal dedi.. üretici güçler ilerleme vs. es geçti.. emperyalizm aşaması kapitalizmin artık tarihsel ilerleme olarak durduğu andır dedi ve kapitalizmin gelişmediği bir "ülkede" yani devlette devrim yaptı.. buna da kılıf buldu.. hükümet/iktidar değişimlerini tarihsel süreç değişimi sayıverdi.. oysa tarihsel süreç değişimleri alt yapıda olur ve üst yapıyı zorlar.. marks dedi ben değil.. rusyada alt yapıda böyle bir gelişme yoktu.. ama ol-muş-gibi sayıldı.. teorisi de yazıldı.. işçi-köylü iktidarından pd ye geçiş., nep dönemi ile burjuvanın yarım kalan işlerinin yani tarihsel görevinin tamamlanması işlerini de biz yapıveririz.. hazır iktidar olma olanakları var.. bu kadar da iş oluversin.. vs. vs.

1800 lerin ortalarından sonra ve 1900 ları ortalarına kadar kimsenin aklına bu kürsel imparatorluk nedir? ana sınıfı nedir? ne haltlar yiyor.. sormak aklına gelmedi.. mali oligarşi es geçildi.. ilerici burjuvazi gerici/faşist burjuvazi kimdir nedir aradık., tartıştık durduk..
oysa 1800 lere gelmeden başlamış bir küresellik savaşı vardı.. roma yayılmacılığı ile pers-helen yayılmacılığı hatta öncesi asur yayılmacılığı aynı görülür.. oysa öz-biçim olarak aynıdır ama işleri planlayan sınıf olarak farklıdır.. roma yayılmacılığı ile birlikte mali sermaye emperyal devletlere dayanarak semirdi.. hatta emevi yayılmacılığında başarının altında da bu vardır.. açık ve net görüntüler ispanya-portekiz-venedik ve ingiltere yayılmacılığı ile başladı.. napolyon ile netleşti(para para para)..

1900 lere gelindiğinde mali oligarşi hemen hemen oluşmuştu ve özellikle londra sonrası açılan abd şubesi bu anlamda küresel imparatorluğun planlı net sürecinin başladığının işareti oldu.. hızla dünya yeniden dizayn edilmeye başlandı.. napolyon savaşlarına küresel 1. savaş derim., sizin 1. dediğinize de ben ikinci küresel savaş derim.. haliyle nazi almanyası manüplesiyle olana da 4. savaş derim..
neyse.. sizin söyleminizle 2 küresel benim söylemimle 3 küresel savaş ile dünya dizayn edilmeye başlandı.. ama ne yıkım.. işte bu yıkımlar ve ekim devrimi ve sonrasında nazilere karşı sscb savunma gücü ve ezilen halkların ulusal kurtuluş mücadeleleri bu uzun vadeli işleyen süreci örseledi.. elbette mali oligarşinin bu küresel imparatorluğuna itiraz eden diğer sermaye güçleri/blokları da etkili oldu..

1950 lerden sonra proje yaşalatıldı ve bozulan zeminlerin resterasyonu., yıkılması gerekenlerin yıkımı işlerine dalındı.. 21. yy başladığında sanırım.. mali oligarşi haydi abbas yarım kalan işe devam dedi.. dedi ama küresel egemenlik içindeki bazı bloklar yaşananları unutmadık böyle olmaz diyor.. mali oligarşi tekelinde bir küresel imparatorluğa evet demeyiz diyor.. en önemlisi toplumsalmücadele ne kadar örselense de hala direnen ve etkili olan dinamikler de var..
kısaca.. yaşananlar bu anlamdadır.. bu temelden bakmalıyız..
yok.. t.c. operasyona başlayacak mı?-başlamayacak mı?.. yok abd ne? diyecek.. yok rusya ne demeyecek.. yok suriye vatanı vs. vs.. sanki suriyenin toprak bütünlüğü rusyanın çok umrunda.. işine gelsin.. parçlar.. işine gelsin.. sizin çok korktuğunuz kürt "devleti" için çalışır.. bu durum abd içinde geçerli..
küresel ana aktörleri-amaçlarını-hedeflerini-işlevlerini ve en önemlisi ilişkide olduklarını doğru analiz edemez., doğru tespitler yapamazsak., konseptlerden birine payanda oluruz.. öyle milatdan önceden kalma argümanlarla ve hatta sistemin kodladığı söylem ve akılla hareket edersek kılavuzu karga olana döneriz..

bu gerçekler kürt halkı ve kürt siyasal iklimi içinde geçerli.. her ne kadar kürt hareketi!! deseniz de aslında öyle olmayan hdp içinde geçerli..
buraya virgül koyup bir dostumun yazısını ele alacağım.. ama hoş görsün eleştiri ile ele alacağım katkı saymasını dilerim..
 
#3
Irak'ı Barzani aracılığıyla işgal eden, hedefinde Suriye ve sonrası İran olan ABD'nin, buraları işgal planında Kürt Kartına gereksinmesi vardır.
Bölgedeki Kürt Güçlerine yapılan ağır silahlarla donatılmış askeri yardımın asıl amacı budur
.

http://www.solplatform.biz/index.php?topic=5691.msg12024;topicseen#msg12024

öncelikle bu söylemi ele alacağım.. abd barzaniye güvenmedi ve hatta ona dayanmadı.. ırak işgal planlarının öncesi var.. ırak-iran savaşı ve kürt bölgesine yapılan kimyasal saldırı.. bu iki olayda abd izni ve kışkırtması vardı.. ama sonra bahanesi oldu.. ırak işgalinde en önemli avantaj iran savaşı nedeniyle çoğunluğu şia olan ırak toplumunun desteği ve iranın itiraz edemez konumda olmasıdır.. afganistan işgali ve oradan yapılan hareketler rusyayı oyaladı.. demem o ki.. ırak işgali için barzaninin bir önemi yoktu.. ama itiraz etmeyecek bir ortam anlamında işe yaradı ki.. barzani doğru yaptı.. kimyasal silah kullanan varlığına kanla itiraz eden bir iktidara sahip çıkacak değildi ve bizim t.c. solcuları gibi "vatansever"! de değildir..
neden bu açıklamayı yapıyorum.. buradan bakarsak ciddi yanılgılar yaşarız.. tıpkı şu cümle gibi.. ABD'nin, buraları işgal planında Kürt Kartına gereksinmesi vardır. Bölgedeki Kürt Güçlerine yapılan ağır silahlarla donatılmış askeri yardımın asıl amacı budur. bunları söylerken sanki abd orada yokt ama kürtlerle olacak gibi söylemiş oluruz jki., işin aslı bu değil ki..
bilindiği gibi.; esad iktidarının yanlış politikaları sonucu toplumsal tepkiler sünni selefi güçlerinin gelişmesinin önünüaçtı ve abd başta olmak üzere batı bu anlamda destek sundu ve türkiye işin operasyon teknisyeni oldu.. ta ki.. rusya devreye girene ve esad rejiminin elini güçlendirene kadar..

- esad yönetimi.; önceleri kendi nuseyri/şia alanlarına çekildi ve rusya desteği ile varlığını korumaya çalıştı.. bu arada ortada kalan kürtler kendi direnişleri ile selefi güçleri, yenebilecek tek güç olduklarını ispatladılar..
- selefi güçler.; güçlenip yayıldıkça batının denetiminden çıkmaya başladılar ve süreci bozan bir tarza yöneldiler.. bu aşamadan sonra rusya desteği ile suriye toparlandı ama daha öncesinden bu anlamda tek yetenekli gücün kürtler ve ortakları diğer halklar olduğu netleşti.. ne? olacaktı..

1- suriye-rusya ekibi kürtler ve artık sdg olan güç ile anlaşacak ve selefileri silecek ve abd/batı etkinliğine son verecekti.. rusyanın işine gelir mi? o da emperyal bir güç.. esad rejiminin demokratik değişim atağına geçmesini vaatlerle engelledi ve esad rejimi baas faşistliğine devam etti.. haliyle abd bu anlamda kürtlere yöneldi.. rusya ise.; ne kürtlere karşı çıktı ne de kürtlerin esad ile anlaşmasına rıza gösterdi..
2- abd kürtler üzerinden diğer halklarla ortak şekilde suriyenin yeniden demokratik yapılanması sürecini başlatabilirdi.. ama bu proje en başta mali oligarşinin işine gelmezdi.. yine mali oligarşi muhalifi konsept de.; sdg çizgisinden rahatsızdı.. esad-rusya ile akara-makara., kavga-döğüş karışık süreci götürmek gibi bir tarzı tercih etmek zorundaydı.. ama abd-ab tanımları dışında bakan biri olarak diyorum ki., esad-suriye denklemi karşısında batının tek dayanağı sdg güçleridir.. başkaca çareleri yoktur.. bu anlamda bu silah yardımı olayı selefilere karşı kaçınılmazdır.. zaten türkiyenin operasyon yapmasına izin çıkacak ise bu selefi/işid güçlerini alıp., eyip-büküp suriye özgür ordusu yapabilme becerisi ile ilintilidir.. demek ki yapabiliriz dediler ve selefiler uyarız dediler ya da tam olgunlaşmadı.. göreceğiz.. diyelim olmadı.. batı ne yapacak..
3- kürtlerle ilişkilenmek zorunda ya da türkiyeyi kürtlerle ciddi anlaşmalar yapmaya zorlayıp bölgeye öyle müdahil olacaklar diyeyim ama buradaki sıkıntı da şu.. imralı bu noktada ikna edilememiş ki.. bu net.. kandil de ikna olmamış haliyle.. saray hayal peşinde.. ya da kısa vaded olacaklar ile ayakta kalayım yarın bakarız havalarında.. ben selefileri ikna ederim ve kürtleri de selefilerle yıpratır kucağınıza yollarım diyor..
yani.. abd kürtlrin kucağa düşmesini bekliyor ama beklerken de türkiyenin işin bokunu çıkartmasından korkuyor ve uyarıyor.. "çizdiğimiz çizgi dışına çıkarsanız oyarım" diyor..

arkadaşlar.. bu anlamda çok dikkatli analiz-tespitler yapmalıyız.. "mevzu" ne? vatan mevzusu ne de kürtlerin mevzusu.. hepimizin sorunu ve kürtleri anladık anladık anlamaz isek yerimiz belli başımızdaki karga da belli..
elbette..
kürt siyasalı içinde çok farklı görüşler var.. barzani tarzı bizi yaşatacak her şeye razıyız diyenler var.. ve "haklılar"da evet tırnak içinde haklılar ama yanlız kalırlarsa tırnağı kaldırırım.. bu anlamda dikkat diyorum.. çünkü özgürlük hareketi en nihayetinde kürt halkından güç alıyor.. bu gücü enternasyonalist dostlarımız var güvencesi ile doğru çizgide tutabiliyor..
yaşayarak gören biriyim.. dostlar ne zaman uzalaşır ve tırnak içinde "dost" olursa örgütlü alanlardaki taban bu tırşıkcı zihniyete mahkun kalıyor.. özellikle batıda.. çünkü batıda kürt olmak kolay değil..
,
şimdilik burada bırakıyorum..


yine de.. tekrarlayayım..
 
#4
Boşver Suat abi, 2 ay ölümüne savaş verilir, sonra halk meclisi çekilin der.. efrin gibi terk edilir. zeytin - pınar ... derler ya: ölen ölür, kalan sağlar bizim
hiç bir tarafın tv, radyo, gazetesini, takip etmiyorum...

bir yazımda t.c nin yayılmacı işgalci emperyal eylemlerine izin verilir yazmıştım sen tepki vermiştin.. keşke haklı çıkaydın.. ben haksız olaydım...
 
Son düzenleme:
#5
Boşver Suat abi, 2 ay ölümüne savaş verilir, sonra halk meclisi çekilin der.. efrin gibi terk edilir. zeytin - pınar ... derler ya: ölen ölür, kalan sağlar bizim
hiç bir tarafın tv, radyo, gazetesini, takip etmiyorum...

bir yazımda t.c nin yayılmacı işgalci emperyal eylemlerine izin verilir yazmıştım sen tepki vermiştin.. keşke haklı çıkaydın.. ben haksız olaydım
...
öncelikle hangi anlamda tepki verdim bilmem gerekir ama ben asla şu olamaz demem burası orta doğu., her şey olabilir.. bu bölümde de olmaz demiyorum.. olacaksa şu koşullarda ve biçimlerde olabilir diyorum.. bir noktayı daha değineyim.. türkiyenin emperyal yayılmacı-vs. emelleri olamaz.. abd nin bile olamaz.. yani devletlerin yayılmacılığı(emperyalizm) geçmişte kaldı.. yayılmacılık dersek sonu ulusalcılığa(vatan-devlet) varır.. orta doğuda abd yayılıyor da ingiltere-almanya-fransa yayılamıyor mu?.. yoklar ya.. ya da abd yayılırken ingiltere getti bizim yayıldığımız halılar mı? diyor..
şaka bir yana.. mevzu küresel sermaye imparatorluğunun biçimi-işleyişi üzerinedir.. dünya genel kurula gidiyor.. bu anlamda ne ka delege o ka iktidar gücü demektir.. mali oligarşi.; delege melege anlamam üstte ben olacağım altta sizler görev paylaşın ben bakarım yaramayanı azlederim diyor.. buna itiraz edenler var..
bir şey daha ekleyeyim.. o meşhur avrasyacılık var ya.. hani çin-hindistan-rusya vs. bloğu!! rusya az kaldı.. putin çağı bittiğinde ya mali oligarşi denetimine girecek ya da "parçalanacak".. hindistan-çin diyoruz da... doları-enerjiyi ve mali/teknik/pazar desteklerini çek., kumdan kale gibi yıkılırlar.. hadi enerjiyi rusya sağladı da geri kalanı ne olacak..

abd iç savaşı neydi?.. kuzeyin mali gücünün karşısında direnebilen yerel kalabilen üretim tarzı idi.. mali oligarşi bu işe önce siyasal olarak son verdi sonra fed operasyonu ile tamamladı.. adı birleşik devletler ama ortada devlet yok.. olsa bile para işi çözüyor.. seattle kafa kaldırdı ne oldu..

geleyim şu sözlerine..
Boşver Suat abi, 2 ay ölümüne savaş verilir, sonra halk meclisi çekilin der.. efrin gibi terk edilir. olabilir... ama olsa da bu çekilme olayı bu sefer farklı olacaktır..
evet.. efrinde halk meclisi karar verdi.. kararında rusya-abd etkili oldu.. ama efrinliler sonucunu yaşıyorlar.. bu işleri ezidilerle de yaşadılar.. şimdi ezidilere gidiyoruz deseler asla izin vermezler..
hem daha ortada netleşmiş bir yayılma yok.. erken tespitler yapmaya da gerek yok..


evet.. olan oradaki halklara olacak.. ben buradan gidip öleceklere de üzülürüm ama bedelli askere yazılıp., ya da torpilli askere yazılıp ahkam kesenlere hesap sormayan bir ana ana değildir..

orta doğnun kaderi bu!!! .. kürtler hala birleşemedi.. araplar keza öyle.. iki ana toplum bu anlamda bu halde iken diğer halklar ne yapsın.. kim güçlü görünüyor ise ona yamuluyor.. öz savunma derken basit bir şey değil., askeri bir terim hiç değil..

bakıyorum.. solhaber-birgün savaşa hayır diyor-muş.. da nasıl diyor ve en önemlisi savaşa kadar ne bok yediler..

Emniyet Genel Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada "Barış Pınarı Harekatı üzerinden ülkemiz aleyhinde kara propaganda yaparak halkı kin ve nefrete tahrik eden, güvenlik güçlerimizin itibarını zedelemek maksadıyla kaynaksız ve yalan paylaşımlarda bulunan, terör örgütü propagandası yaptığı görülen 78 şahıs ile ilgili gerekli yasal işlemlere başlanılmıştır." ifadeleri yer almıştı.
evet.. aldılar uyardılar saldılar .. işin komik yanı bunların hepsi demesem de çoğu sürekli abd-pyd vs. kodlamaları yapanlardı.. bu kodlamalar yapılırken savaşa teşne olduklarının farkında olamayacak kadar salaklar mı?.. hayır.. şimdi de savaş karşıtı mı? oldular.. hayır..


bu harekatın beklenen/amaçlanan sonuç gelirleri ne ise bunlarınki de farklı değil..
bölgede sgd ve kürtler abd proğramına evet desin.. rusya bekliyor ya da bize evet desin.. türkiyede de hdp ve kürtler politik ana aktör olmayı bıraksın., eskisi gibi t.c. solunun ardında dursun haddini bilsin..


ne olur... bilmiyorum.. her şey olabilir.. ama kesin olarak özgürlük mücadelesi ve dinamikleri ne teslim olur ne de yok olur..
savaş-kaos derinleşir ise.: küresel süreçte mali oligarşi atılım yapar.. muhalefeti ise yerlerde sürünür.. toplumsal olarak., sefalet artar.. acılar artar., toplumlar arası yarıklar derinleşir., yaralar çoğalır.. doğru çizgide kalanlar çok yıpranır ama ayakta kalır., diğerleri ya yok olur ya da bağımlı olur..


şimdilik bu kadar..
sevgiler-saygılar..
 
#6
tc nin 100 yılında ingiltere nasıl bir strateşi belirler ile ilgili çok eski bir yazıda geçmişti tc yayılırmı
o zaman itiraz sundun müsade etmezler diye..
belli bir süre sonra çekileceksen ölmek neden, tespiti değil geçmişin dersi

kaç yıldır savaş verildi deaş daiş 50 binden fazla insan öldü ne gerek vardı bulunduğun yeri koru bırak dünya yesin kendi kendini
afganistandaki canavarı abd rusya yarattı sonra bedel ödeyip tasfiye etti daiş yaratanlarda bedel öder tasfiye ederdi.. zaten kuranlar belli.
tc nin yarın musul kerkük işgal etmeyeceğinin garantisi ne abd ile anlaşır ben bölgeyi tc katim petrol senin bana hisse verirsin abd ninde işine gelir joniler ölmez.. ölen yine bölge halkı olur.
meclis çekil diye saçmalayacaksa şimdiden çekilsinler... yeni ölümlere gerek yok.
dünya sözde işgale karşı ama durduma gücüne sahip iken, herkes üç maymun.
nato bm ab abd böyle sıvazladıkca, tc şamda kahvede içer bunlara hadi len demem de.. almanya bu işin içindeki baş çıban göçmen meselesi
ingiltere bence şuan pek dünya meseleleri ile meşgul olamaz şimdi zaman için brexit olayı iç sorunlar ekonomi felan fransa ben karşıyım ama sen işidi beslede salma ne yaparsan yap.. ab de aynı mod abd halkı bence haklı evlatları 7 bin km uzakta onlara ait olmayan savaşta neden ölsün
rusya denecek söz yok asenadan daha iyi dansöz komünist dönemlerinide gördük iyi adam satar.
kısaca bir cacık olmaz


Gülerim ki görünen daişi kurtarma operasyona susan avrupa, bir süre sonra ülkelerinin başkenlerinde bombalar patlamaya başlarsa biz ne yaptık demesinlerde

mali oligarşi kim bunlar abi bir deyi ver küresel sermyaye tamam da mali oligarşi küresel sermyeyide mi idare eder oldu?
tc iktidarında bulunanlar o dönemim sermaye gruplarının desteği ile iktidar oldu sonra hepsini tesfiye edip kendi sermayesini oluşturdu



3. savaş yakın nufüs 8 milyar dünya kaldırmıyor her savaş ekonomik kriz ile çıkmaz su petrolden daha pahalı şuan...
 
Son düzenleme:
#7
mali oligarşi kim bunlar abi bir deyi ver küresel sermyaye tamam da mali oligarşi küresel sermyeyide mi idare eder oldu?
tc iktidarında bulunanlar o dönemim sermaye gruplarının desteği ile iktidar oldu sonra hepsini tesfiye edip kendi sermayesini oluşturdu

küresel sermaye.: 19. yy ile başlayan ama tarihsel geçmişi olan sermayenin tekelleşmesi ve küreselleşmesi süreci anlamında artık yerel(bir devletin tapulu arazisi içinde kayıtlı) sermaye diye bir şey kalmadı.. hani mao nun milli sermaye diye sevdiği ve yok ediliyor diye kahrettiği ve bu yok edilişe karşı ortak ittifak önerdiği adına da anti emperyalist ulusal kurtuluş mücadelesi dediği sermaye) sermaye diye bir şey kalmadı.. kalmadı derken hepsi yok edildi demiyorum.. "ulusal" sınırları/devleti aşan bir yapılaşma içine dahil oldular..
örneğin.; ford amerikan araba firmasıdır ama artık küresel bir firmadır.. çok sıkışır ise merkezini başka alana aktarır.. tıpkı gemi bandrası gibi.. panama bandıralı denir ama türk firmasıdır.. bu konuda sanayi sermayesi yerel-miş gibi halen devam eder.. ama gerek pazarlama ve gerekse finans/para anlamında küresel mali sermayenin denetimindedir.. bu noktada ilk ve hızlı/yaygın/etkin küreselleşen mali sermayedir ve bu işlerin süreci çook eskidir.. asurlara kadar gider.. o meşhur keşifler denilen amerikanın ve afrikanın keşfi olayı aslında yayılmanın adıdır ve arkasında mali sermaye vardır.. parayı basar.. serseriler ve devlet de dahil herkes bu paralarla hazırlanır "keşfe"(işgale-yağmaya) gider.. sonra "aydınlanma" gelir.. hani sanayi devrimi diyorlar ya.. bu işte.. parayı basanın yarattığı yağmalar ve alanlar sayesinde elde edilen ham madde vs. üzerinden sanayileşme başlar ama devrede yine mali sermaye vardır.. öyle liverpolda bir orta sınıf(burjuva) fabrika örgütleyecek.. ham madde getirtecek ve pazarlama ağı kuracak.. para yeter mi?..
demem o ki.....

küresel sermaye süreci derken bahsettiğim budur.. ilk önce mali sermaye örgütlendi ve küreselleşti ve kendi içinde oligarşik bir yapı kurdu.. dünya para/finans/banka/vs. tüm işleri belirleyen belirli güçler ve merkezler var.. en başka londra sonra fed.. imf vs. ile bu resmileşti..
bu oligarşik yapı dışında kalan ve diğer sermaye kesimleri(sanayi-ticaret) özellikle enerji ve finans üzerinden mali oligarşi denetimine girdiler.. girdiler ama özerk kalabilmek ve küresel iktidar içinde tam eşit olamasalar da etkili bir ortak olma çabasındalar.. çatışmaların altındaki etken bunlardır..

ek olarak..
bu anlattıklarım egemenler/sermaye anlamındadır ama toplumları idare etmek başkadır.. din-şiddet milliyetcilik-ırkcılık(devletcilik) vs. gibi araçlarla bu yapılır ama bunların yeterli olmadığı yerler-zamanlar-durumlar olur.. bu anlamda.; hepsini de içeren bir proje yaratılır ki bunun işleyişine toplum mühendisliği denir.. ben de daha iyi tanımlasın diye projelere ve yürütenlere konsept diyorum..
mali oligarşi konsepti ve muhalif konsept ve ara gecici projeler olarak da ara alt konseptler ..

tc iktidarında bulunanlar o dönemim sermaye gruplarının desteği ile iktidar oldu sonra hepsini tesfiye edip kendi sermayesini oluşturdu
sanırım burada bir şeyleri eksik görüyorsun.. t.c. kuruluşunda küresel sermayenin başat yerel aktörleri olarak vardılar ve kurucu unsurlardır..
örneğin.: koç-sabancı gibi sermaye grubu.. bir de osmanlı döneminden beri süregelen ve özellikle i.t. döneminde etkin olan gruplar vardır.. aslında vardı diyeyim.. kuruluş süreci ve sonrasında tasfiye edildiler.. tamam uyarız diyenler bile tasfiye edildi yada sürekli yıpratıldı.. bu başkadır.. doğan-demirören vs. gibi sermaye grupları başkadır.. bunlar.; ana grubun alt aktörleridir.. yani çatışma askerleri.. yerini bilmeyeni harcarlar.. gülencilerle yaratılan sermaye gibi.. kalanlara bakma.. mafia gibidir.. bal tutan parmağını yaların bi üstü olaak kavonozla götürürler.. izin verilir ama bir yere kadar..
tasfiye diyorsun.. bu kısa yazım yeterli ise sen bir daha düşün.. kim destekledi kim tasfiye edildi..


sormak istediğin.. düzeltmek istediği., itiraz ettiğin yerler varsa başım üstüne..
sevgiler...
 
#8
birgün gazetesi belli de okuyanların aklı nerede.....

İçeride ve dışarıda ‘zor günler geçiren’ iktidar, harekâtı anında fırsata çevirdi. Kayyum protestoları ile eylemler yasaklandı, muhalefete soruşturmalar açıldı, muhalif yayınlara ise operasyonlarla gözdağı verildi. Erdoğan’ın “Millet İttifakı’nın parçalanması çok önemli” ifadesi, ‘iç motivasyon operasyonu’ yorumlarına yol açtı. demiş bir yazıda.. iç motovasyon.. tamam da bu motivasyonun ayakları nedir?.. mesela şu olabilir mi?..
Anadolu Ajansı'nın (AA) haberine göre, Suriye'de YPG'nin kontrolü altındaki Kamışlı'dan, Nusaybin'e uzun namlulu silahlarla ateş açıldı.
Mermilerin gazetecilerin bulunduğu binaya isabet etmesi sonucu Anadolu Ajansı muhabirleri Ömer Yasin Ergin ve Ahmet Kaplan, sıçrayan cam kırıkları nedeniyle hafif yaralandı
.
bak sen.. terörist ypg liler basına bile saldırıyor.. roket de değil.. uzun namlulu silahlarla!! namlu kaç km acaba.. :eek: bu yazı da birgün gazetesinden.. iç motivasyon de ama bu yazıyı yayınla.. sen akıllısında okuyanların salaklığına mı? güveniyorsun.. kontra..

bu durumları görmeyen/görmezden gelen birgün okurlarına "saygılarımla" salak diyorum.. saygısız olarak da ahlaksızlar diyorum..
 
#9
İzninizle bazı alıntılar sunacağım

“””””Kapitalist hegemonyanın başındaki ABD, İngiltere ve İsrail ittifakı açı- sından Suriye-İran-PKK üçgeninde ortaya çıkan gelişmelerin PKK ayağı etkisiz- leştirilmiştir. Fakat bu yönlü gelişmenin sistemin çıkarına olduğu pek de söy- lenemez. PKK’nin yerine taktik amaçlı da olsa Türkiye’nin ikamesi gerçekleşti- rilmiştir. Anti-Kürt kapsamında da olsa, Türkiye-Suriye-İran dayanışması he- gemonik sistem için son derece rahatsız edicidir; hatta PKK’nin konumundan daha tehlikeli sonuçlara gebedir; özellikle İsrail açısından asla kabul edilemez bir durumu ifade etmektedir. Türkiye bu dayanışmanın içine elindeki kozları güçlendirmek için girmiştir. Türkiye’nin ABD-İngiltere-İsrail bloğundan beklentisi, Irak Kürtlerinin kontrolünü kendine bırakması ve özerk veya bağımsız herhangi bir egemenlik peşine düşmemelerinin garanti edilmesi, Ortadoğu’daki ranttan kendisine biraz daha fazla pay bırakılması ve İran’ın Irak’ın durumuna düşürülmemesidir.
Hegemonik sistemin son iki yüz yıldır uyguladığı politikalar açısından bu beklentiler gerçekçi değildir. Türkiye ya sisteme uyacak ya da Irak ve İran’a uygulanan politikaların kendisine de uygulanmasına katlanacaktır. Sisteme tam uyması Kürtlerle uzlaşmasını, Suriye ve İran’la olan ilişkilerine mesafe koymasını gerektirmektedir. Sistemden kopup yeni eksenler araması veya oluşturması halinde, kesinlikle Irak’takine benzer bir operasyona tabi olmayı göze alması gerekmektedir. Bu durumda sistem tüm gücüyle Kürt ulus-devlet hareketini destekleyecek ve Irak’taki Kürt ulus-devlet çekirdeğini genişletecektir. Bölgede büyük sonuçları olacak İsrail-Irak Kürt yönetimi-KCK bloklaşması beklenebilir ki, bu da Ortadoğu’yu büyük dönüşümlere zorlayacaktır. Türkiye şimdilik Araf’tadır. Kesin tercih yapamamakta, her iki tarafla klasik dengeci bir politika gütmektedir. Hegemonik sistem Ortadoğu’da geri adım atamaz. Atması durumunda İsrail’in tasfiyesinden tutalım irili ufaklı birçok Arap devletinin ortadan kaldırılmasına kadar dünyayı kökünden sarsacak gelişmeler kaçınılmaz olacaktır.””””(Kürt sorununda Demokratik Ulus Çözümü-A.Öcalan sayfa 459)

Bu kitap tabii ki Rojava devrimi olmadan önce yazıldı bildiğim kadarıyla.Bugünki sürece ilişkin ipuçlarını da içinde barındırıyor ve bu değerlendirmeler en etkin ağızdan geldiği için çok büyük önem taşıyor.

Bugünki süreç alıntı yaptığım süreçten belirgin farklar içerse de hala aynı mevzular tartışma konusu,ve üstelik bu tartışmalar devam edecek gibi de görünüyor.

Türkiye o dönemdeki klasik dengeci pozisyonunu bırakmış gibi gözüküyor.Rojava sonrası çözüm süreci ve bugünki savaş süreci,esasında dengeci pozisyonun eninde sonunda biteceğinin bir göstergesi.Fakat tabii ki bu savaşa da bakarak klasik dengeci pozisyon tam anlamıyla bitmiştir çıkarımını yapamayız.

Ya demokratik çözümü kendi içerisinde gerçekleştirmek durumunda kalacaktır ya da “””””””giderek daha fazla İran ve Suriye’ye bağımlı hale gelip Kürtlerle savaşa daha çok ağırlık verecektir. Suriye ve İran kendileri açısından Kürtlerle savaşı tırmandırmayacaklardır. Geleneksel politikalarını daha çok uzlaşma yanlısı kılacaklar,
savaşın ağırlığını Türkiye’nin omzuna yıkacaklardır. Şimdiye kadar olduğu gibi Kürdistan’daki savaşlara daha da artan bir ağırlıkta katılması, Türkiye’yi Afganistan ve Irak’tan farksız, belki de daha beter hale getirecektir. Türkiye askeri yolla alabileceği mesafeyi çoktan almıştır. Bundan sonrası ancak politik ve demokratik diyalogla lehine gelişebilir. Tabii çok köklü olan komplocu ve darbeci gelenek buna izin verirse”””””(Kürt sorununda Demokratik Ulus Çözümü)

Türkiye askeri yolla alabileceği mesafeyi genişletti çünkü komplocu gelenek buna müdahale etti.Savaş aynen TC nin üzerine yıkıldı.

Şuanki süreç ikinci yoldaki gibi ilerliyor.Bu sürecin hem ABD , AB hem de İsrail nezdinde değerlendirmelerini de görebiliyoruz.Ama bu süreç böyle devam eder mi bunu bilmiyoruz.

Şuna savaşın esas olarak geçtiği iki bölge var.Serekaniye ve Tel Abyad(Gre spi).Bu iki bölge ve arasındaki hatta çoğunlukla Araplar yerleşmiş durumdalar(tabii ki belirgin Kürt nüfusu ile birlikte).Bu süreç Qamişlo,Kobane,Haseke gibi yerlere yayılır mı bunu da süreç gösterecek.

Yani bu savaş küçük bir bölgede sınırlı toprak kontrolüyle Rojava yönetimine göz dağı verme amaçlı mı yoksa Türkiye nin içine sürüklendiği topyekün bir savaş mı bilmiyoruz.

Bu çatışmalar derinleştikçe,Kürdistan bölgesel yönetimi de taktik olarak Rojava ya yanaşacaktır.Hatta Roj Peşmergeleri Rojava ya girecekler mi bu bile tartışılmaktadır.Çatışma sadece Rojava yönetimine göz dağı vermenin de ötesinde içeriğini bozma gibi bir çabaya da dönüşebilir.Yani Apocu çizginin tasfiyesinin önünü açan bir operasyon olma imkanı yüksek bu operasyonun.Tek başına ne kadar Anti Kürt bir operasyon olacak bilemiyorum.

Sosyal medya da İbrahim Halil Baran isimli provokatörü takip ettiyseniz görmüşsünüzdür.İflah olmaz bir düşmanlık beslediği bir harekete şimdi Kürdistan adına sahip çıkması boşuna değildir.Kürt ulusal birliğini yıllarca kabul etmeyenlerin asıl şimdi ulusal birlikten bahsetmeleri de tesadüf değildir.

Savaş taktikleri her zamanki gibi aynı.Klasik sömürgeci zoru tutmak için bir savaş yok,yayılmacı bir savaş yok burada.Tam tersi zorla göç ettirme amaçlı bir savaş stili var.Aynısını 90 larda gördük,2015 de gördük,Efrin de gördük şimdi de görüyoruz.Mevzu toprak üstündeki insanların kontrolü değil.Mevzu topraklar üzerinde alternatif bir sistemin kurulmasını engellemek.Üstelik savaşım yöneldiği alanlar açık Arap bölgeleri,Arap-Kürt devrimci ittifakını hedefleyen bir eylem var burada.Dünden bugüne isyan eden “aşiretler” adı altında televizyonlarda propaganda yapıyorlar.

Burada esasında görevlerimiz net.Fakat maalesef Kürdistanlı yurtsever devrimci gençler hem kendi sınıfsal hem de etnik konumlarından ötürü hatalı pozisyonlara evrilebiliyorlar.Hala küçük burjuva-köylü mentalitesinde toprak alma-kaybetme ya da YPG neden Kuzey Kürdistan’a müdahale etmiyor diyerek sitem ediyorlar.Ve maalesef bu tarz anlayışlar olumlu anlamda Kürt ulusal birliğine gidiyor gibi görünse de bazen İlkel milliyetçilerden beklentilere ve hatta onun çizgisine düşmeye neden oluyor.

-Bu kesimleri içimizde tutmamız şart,KDP-YNK gibi ilkel ya da reformist gruplar bu süreçte etkinlik artıracaklar
-Enternasyonalist dayanışma bu mesele de önem arz ediyor,savaşın geçtiği bölge zaten Arap-Kürt devrimci ittifakını gerekli kılıyor.Bu noktada hareket kendi içinde Arapları tutmayı sağlamalıdır.İçerideki ayrışmalara izin vermemelidir,Arap halkını yalnız bırakmamalıdır.
-Savaşta ne kadar tank patlatılmış ne kadar köy alınmış kaybedilmiş bunlar önemsiz değil fakat savaşın amacı kavranılmadan bunlara odaklanılmamalı.

En nihayetinde bugünki savaş düzenli bir harp bile değil.Ne gerilla savaşı ne de düzenli bir harp,aleni Özel Harbin yayılmış hali.Göç erttirmeyi ve karşı tarafı bölmeyi amaç ediniyor gibi gözüküyor.Savaşı da böyle takip etmek lazım.
 
#10
tc iktidarında bulunanlar o dönemim sermaye gruplarının desteği ile iktidar oldu sonra hepsini tesfiye edip kendi sermayesini oluşturdu
sanırım burada bir şeyleri eksik görüyorsun.. t.c. kuruluşunda küresel sermayenin başat yerel aktörleri olarak vardılar ve kurucu unsurlardır..
örneğin.: koç-sabancı gibi sermaye grubu.. bir de osmanlı döneminden beri süregelen ve özellikle i.t. döneminde etkin olan gruplar vardır.. aslında vardı diyeyim.. kuruluş süreci ve sonrasında tasfiye edildiler.. tamam uyarız diyenler bile tasfiye edildi yada sürekli yıpratıldı.. bu başkadır.. doğan-demirören vs. gibi sermaye grupları başkadır.. bunlar.; ana grubun alt aktörleridir.. yani çatışma askerleri.. yerini bilmeyeni harcarlar.. gülencilerle yaratılan sermaye gibi.. kalanlara bakma.. mafia gibidir.. bal tutan parmağını yaların bi üstü olaak kavonozla götürürler.. izin verilir ama bir yere kadar..
tasfiye diyorsun.. bu kısa yazım yeterli ise sen bir daha düşün.. kim destekledi kim tasfiye edildi..

Osmanlı son dönemine gittin.. Ben açık ifade etmedim heralde.. 2002 2019 arası akp iktidarı için dedim, bir dönem darbeler yapan özal hükümeti dahil hükümetler deviren o eski sermaye rt yi iktidara taşıdı ama rt hitler gibi onları tasfiye etti kendi mali yapısını kurdu.. hatta müsiad bile söz sahibi değil.
demirören limak vs gibi yeni mutlak biat eden yeni sermaye ve bunlara bağlı basın ne islami ne laik ne bok oldukları belirsiz.

çok uluslu mal satan bir markete gidersen 3 bilemedin 5 marka vardır dünyayı 5 aile yönetiyor bunların ortak kulübü vatikan . derim
imf fed vs alt müdürlüklerdir benim kanaatim böyle yanılırım ayrı. abd kurulduğu günden bugüne banka olarak yönetilir devlet denilmez..


sonuçta fosil yakıtın hit olması ile ortadoğuda başta ingiltere olmak üzere küçük şeytan devletler yaratıldı ırak suriye türkiye hattta suud qatar vs.
burayı kontrol etmekte sonuçta kolay islam dini mutlak biat ister soru sorulmasını haram kılar
gel gelelim bölge halklar ister kadim denilsin ister ata yurdu parçalanıp yok edildi yada esaret altına sokuldu dünya bu bölgedeki katliamları umursamadı bölgede her türlü direniş terör diye adlandırıldı rojava devrimi de abd rusya ab nato ortaklaşması küçük şeytanları ile sonlandırıldı.
dediğim gibi tc nin şam musul kerkükü işgal edeceğinin önünde bir engel yok..yayılması hatta bu bölgede hilafet başı yönetici olması abd rusya ab nin işine gelir jandarma tc.. ölen bölge insanı ingiliz alman ölmedikten sonra göçde engellenir. bu suriye işgali farklı bir yol alacak tc girdiği yerlerden çıkmayacak abd veya rusya def etmedikce

şuan dünya 3 maymunda.. nato itidal çağrısı yapmış öldür ama insancıl öldür der gibi...

ana konuya gelirsek sonuç bana göre yenilgi bende insanlar ölmeden 300 km deniyordu geriye çekilsin tc her halükarda abd rusya desteği ile yerleşecek oraya sömrge olarak kalacak

ypg elindeki tüm işid daişlileri ne kadar islami cihad cı var avrupaya yollasın kurtarmak istediğiniz evlatlarınız buyrun yarattıığınız canavarla kendi ülkeleriniz sınırları içinde savaşın ya da sevişin tercih sizin...

anektod düşeyim son yapılan arkeolojik çalışmalar amerika kıtasının colomb ve vesbuciden dan 500 yıl önce keşfedildiğini gösterdi viking gemi ve arkeolojik kalınıtıları bulundu...

dostlukla
 
#11
Osmanlı son dönemine gittin.. Ben açık ifade etmedim heralde.. 2002 2019 arası akp iktidarı için dedim, bir dönem darbeler yapan özal hükümeti dahil hükümetler deviren o eski sermaye rt yi iktidara taşıdı ama rt hitler gibi onları tasfiye etti kendi mali yapısını kurdu.. hatta müsiad bile söz sahibi değil.
demirören limak vs gibi yeni mutlak biat eden yeni sermaye ve bunlara bağlı basın ne islami ne laik ne bok oldukları belirsiz. (fuzuli)

osmanlı dönemine gitmedim.. bölgedeki sermaye sürecini anlatırken zorunluydu..
resmi ağız ile uygarlık tarihi., marksist ağız ile üretici güçler tarihi/tarihsel materyalizm., bir başka söylem ile mülkiyetçi uygarlık tarihi içinde bir çok iradi süreçler taşır..
sermayenin (iradi)taihsel süreci (iradi)toplumsal tarihsel süreç ile aynı şey değildir ama birbirlerini etkileyen-belirleyen iki ayrı tarihsel süreçtir.. her biri kendi iradesel işleyişi ile ilerler., asla determinist değildir.. bana göre doğanın diyalektiği bile determinist değildir.. """"determinizm ile ifade edilen.; oluşturulmuş bir düzenin içindeki öznelerinin iradelerinin yarattığı zorunlu ortak irade ise doğrudur.. yok bunların dışında bir irade ise buna deizm/tanrıcılık derim.."" ortak irade dediğim şey.; her bir iradenin sürece yaptığı müdahaleler sonucu ortaya çıkan kendi iradeleri dışındaki sonuçların-koşulların tekrar bu iradelere yansıması/etkisidir.. aslında buna., denge durumu., kararsız denge durumu/veya başka bir şey denilebilinir..
daha net açıklarsam.; aslanlar sürece zebra avlayarak iradi olarak dahilolurlar.. zebralar da kendilerini korumak ve yaşamlarını idame ettirebilmek için iradi eylemlerde bulunurlar.. ortam ortaktır.. aslanların av iradesi yükselir ise zebra sayısı azalır ama bu sefer de avlanma zorluğundan dolayı aslan sayısı azalmaya başlar ve bu aşamadan itibaren zebra sayısı çoğalır.. kıtlık kuraklık vs de her iki özneyi etkiler.. bu öznelerden birini çıkart.; örneğin aslan zebralar çoğalır doğayı tüketir ama doağın bitme aşamasında zebra sayısı azlacağı için doğa tekrar toparlar.. vs. vs.
hoşgör uzun oldu ama kaçınılmazdı.. binlerce yıl sokma akıl kavramlarından zehirlendik..

toparlarsam..
sermayenin küreselleşme süreci ilerliyor.. haliyle yerel/lokal kalan sermayeleri yutuyor.. devlet yapıları da bu anlamda değişiyor.. feodal yapı dedikleri aslında bir nevi yerel sermaye ve güç idi değiştirildi.. yani.. hem sermaye süreci hem de egemenlik süreci birleşik ilerledi.. emperyalizm dedikleri budur.. yanlış tanımdeğil ama hala devlet üzerinden tanımlanırken yanlış.. toplumsal süreç bu anlamda birebir küreselleşmedi.. kabile dağıtıldı yerine aile konuldu ama zorunluluktab ulus-millet kavramları ile devam etti ve bu devamlılık bir çok noktada sermaye küreselleşmesinde sorunlar yarattı..
hani diyordum ya iradeler.. işte toplumsal iadelerin kendi tarihsel sürecinin sermaye tarihsel sürecine olumlu ve olumsuz etkileri budur..

sermayeyi devlet bazında ele alırsak yanılırız.. devletin dışında ama devletin üstündedir.. yaşanan tasfiyeler bu anlamda küresel sistemden bağımsız değildir.. yerelde kim kimi neden-nasıl harcar ayrıdır.. bu harcamaların küresel sermaye sistemi dışında olageldiğini söylemek yanlıştır.. bezmenler-eczacıbaşılar-simaviler harcandı evet ama bunlar küresel sermaye dışında değildi ki.. bunlar küresel sermayenin vaka-i hayriye döneminde yarattıklarıydı.. koç-sabancı-karamemet vs. cumhuriyet öncesi yerel eşraftı ama önceki saydıklarımı aşarak başat oldu.. ama küresel sermayenin dışında değildi.. osmanlıdan beri süregelenlerin bazıları harcandı.. hatta tümü harcandı bu çakmalarla yola devam edildi ve henüz harcanma konumunda değiller ve hala küresel sermaye adına)etkili-yetkililer.. harcananlar bunların yan kolları yada sürecin yarattıklarıdır.. bu son yaratılanlar da harcanabilir.. küresel sermaye sürecinde malioligarşi ve muhalifleri çatışmasının t.c. ve bölgedeki ortaya çıkan sonuçlarına göre harcanmalar ve yeniden düzenlemeler olabilir..

ben şunu iddia ediyorum..
mülkiyetçiuygarlığın tarihsel sürecine baktığımda kaçınılmaz olarak tarihsel ilerleme mali oligarşik bir imparatorluğa evrilecektir.. buna kaçınılmaz "kader" de diyorum.. eşyanın tabiatı gereği böyle olacak.. AMA.... toplumsal tarihsel süreç bu "kadere" uymak zorunda değildir.. hiç bir zaman değildi.. köleci-feodal sistem ve sermayeleri dedikleri sürecin kapitalizme ilerlemesi sonrası kader bize güler işlerine deizm derim.. spartaküs başarabilirdi.. öncesinde amazonlar başarabilirdi beceremediler-yenildiler.. tıpkı ekim devrimi ve sonrası devrimler denemeleri gibi..
nerede yanlış yaptık görebilirsek., yarına daha etkili atılabiliriz..

kısaca..
nerelerini yırtarlarsa yırtsınlar., sermaye sistemi özneleri kaçınılmaz olarak mali oligarşinin denetimine girecekler.. kral artur(mali oligarşi) ve yuvarlak masa şovalyeleri(oligarşik yapı dışında kalanlar) olamayacaklar.. tarihin diyalektik ilerlemesi b yönde ama bu diyalektik sermayenin diyalektiğidir.. bizim değil.. insanlığın ve doğanın değil..




not.. siteye rahat ulaşamıyorum.. neden bilmiyorum.. o yüzden rahat yazamadım.. devam edeceğim..
 
#12
bana göre ortada netleşmiş bir "durum" yok.. yani.; bölgedeki ittifaklar halen net değil., taraflaşmalar da net değil.. son gelişmelere bakıldığında.;
- esad rejimi ile sdg anlaşmış.. ama ne net bir anlaşma metni var ne de net bir ortak proje.. rusya bu noktada hala net değil.. bu anlaşmadan abd pek de rahatsız gibi görünmüyor..
demem o ki.. "flaş" haber denilen esad-sdg anlaşması ve suriye resmi ordusunun hareketi çok önemli ve süreci değiştirecek bir izlenim veremiyor..
- abd sanki bölgede artık ben yokum., bensiz ne yapacaksanız yapın der gibi!! ama t.c. ye yaptırım peşinde.. ve yandan t.c. müttefik diyor.. kürtlerin esad ile uzlaşmasından! rahatsız değil gibi..
anlayacağınız.. nereden baksan birbiri ile tutarsız duruşlar-gelişmeler-vs..

ben biraz yüksek sesle düşüneceğim..
sanırım.. mali oligarşi rusyayı bir şekilde ikna etti veya anlaştı.. abd içindeki muhalif kanadın atağını buradan yıkacak.. bir diğer düşüncem de.; orta doğuda adı yıpranmış abd yerine rusya ile hakimiyet kuracak.. dışarda kalanları abd dışardan!! himaye edecek.. böylece en müyük mali oligarşi muhalefetinin olduğu ab sürecine doğudan rusya., içerden ab-ingiltere müdahil olacak.. ingiltereye trump kopyası biri geldi bile..
demem o ki.

belirsizliklerin nedenleri budur.. küresel iktidar süreci ve çatışması netleşemediği ya da bir ana sürece giremediği için bölgedeki "durumlar"da belirisiz "gibi" görünüyor..

yakında ab üzerinden sesler duyulur.. mali krizler ve yükseltilen faşist siyasal zemin üzerinden çalkantılar başlar ve mali oligarşik iktidar sürecindeki taşlar temizlenir.. bölge bu yüzden kaos içindedir.. bölgedeki kaos avrupayı etkileyecektir.. yetmedi kaos savaş ile yükseltilecektir..

birebir aynı değil ama taktk hamle olarak benzer yanları var..
zamanında naziler abd-ingiltere tarafından sürekli beslendi ve kışkırtıldı.. amaç sscb yıkımı idi ama işler rayından çıktı.. ve sonrasında.; gerek sovyetlerin ve balkanların faşizmne karşı direnişleri ve en önemlisi ulusal kurtuluş mücadelelerinin yarattığı 68 ruhu olan radikal demokrasi rüzgarı küresel sistemi ve mali oligarşik dikta sürecini sıkıştırdı.. bilindiği gibi soğuk savaş süreci başladı..
bu anlamda saray çetesi üzerinden yerel-lokal bir hitlercilik oynatılıp., kaos-savaş ile süreç düzenlenecektir.. ama.. evdeki hesap bağdata uymayabilir..
 
#13
"mali oligarşi rusyayı bir şekilde ikna etti veya anlaştı" mali oligarşiyle rusya arasında anlaşmazlık mı var?

4 yılda akan kan amerika kadar rusyanında eseridir. putin devrilme gibi durumu yok. mali oligarşiyle ters düşşse putin çoktan atta olurdu. derim.

"yakında ab üzerinden sesler duyulur.. mali krizler ve yükseltilen faşist siyasal zemin üzerinden çalkantılar başlar ve mali oligarşik iktidar sürecindeki taşlar temizlenir.. bölge bu yüzden kaos içindedir.. bölgedeki kaos avrupayı etkileyecektir.. yetmedi kaos savaş ile yükseltilecektir.."

Avrupada son 10 yıldı faşizm yükseliyor. Irkcı partilerin oy oranları aldıkları sandalyelerdeki yükseliş ortada.

Savaş çıkacaksa kimler arasında olacak alt yapı üst yapı hazırmı avrupa bu savaşa sıcak dahil olacak avrupda yeniden sınırlar mı belirlenecek
ortadoğu 3 dünya savaşının zeminimi oluyor?

Amerikanın "saray çetesi üzerinden yerel-lokal bir hitlercilik oynatılıp., kaos-savaş ile süreç düzenlenecektir.. ama.. evdeki hesap bağdata uymayabilir.."
saraydan vaz geçme ya da devrme gibi bir eğilim yok. kendi adamını neden düşürsün. akp rte gitti yerine kim gelecek chp mi yoksa mhp iyi faşist ortaklaşması mı? hazır olan siyasal islam erk varken, yeni bir siyasal islam erk i hazırlamak zaman ve bütce kaybı olur abd için.

trump 2. dönemde abd başkanı olarak devam edecek..
 
Üst