solhaber ve resmi tarih kodlamaları

#1
* yemekte servis önemlidir.. en berbat yemeği bile allayıp., pullayıp yedirebilirsin.. olmadı., korku üzerinden yedirebilisin.. çocuklara yaparlar.. sen yemezsen öcüler yer olmadı seni yer.. vs. vs.

* sistemin resmi tarihi aynı zamanda toplum mühendisliğidir.. toplumu istediğin şekle sokmanın ve yönlendirmenin en önemli operasyonudur.. b işlerin mühendisleri vardır.. bir de taşeronları.. taşeronlar.; genelde toplumun muhalif yanında duranlardan devşirilir ya da oraya yerleştirilir ve işlerini buradan yaparlar..

* en önemlisi yasaklar ve "özgürlükler"dir.. dolaylı-direk., açık-kapalı yasaklarla bir yanı açar., diğer yanları kaparsın.. böylece toplum bilinci belirli yerlerde birikim ypar.. tıpkı barkod gibi kodlananı görür-okur ve dillendirir.. diğerlerine dokunmaz-dokunamaz.. dokunanı oyarlar..

bu genel açıklamalardan sonra geleyim hutbenin mevzusuna..

resmi tarih zeminlerindeki toplum mühendisliği işlerinde taşeron görvi "sol"a düşer.. bu sol burjuva soludur ama kemal kükrer sirkesinden keskin pozlarındadır.. işte solhaber bu taşeronlardan biri olarak işe koyulmuş..

bir yazı var.. söyleşi!! imiş!! söyleşideki konuk izmir dönmelerinden hem prof hem doktor hemi de atıcı.. tarih yazıyor!! ama ne yazıyor.. baştan aşağı yalan-palavra ve deforme işleri.. yazının bütününü link olarak vereceğim.. haksızlık olmasın.. cımbızlama demesinler..
Bugün 15 Mayıs 2019. İzmir'in emperyalizm tarafından işgalinin 100'üncü yıl dönümü. Bundan tam bir asır önce emperyalizmin savaş makinesi bu topraklarda yine çalışıyordu. Yunan işgalini, emperyalizmi, cumhuriyetin kuruluşuna gidecek olan mücadeleyi ve burjuva ideolojisinin yansımalarını Prof. Dr. Engin Berber ile konuştuk...
...
İzmir’in işgali ise bütün Türkiye’de çok derinden bir acı olarak hissediliyor ve önemli bir tepkiyi de tetikliyor. Mesela Erzurum ve kazalarından onlarca telgraf gitmiş saraya, “Biz bu işgali kabullenmiyoruz!” diye. Orada bile bu işgalin acısı çok derinden duyumsanmış. İzmir farklı o anlamda: Anadolu’nun göz bebeği ve ihracat iskelesi.
http://haber.sol.org.tr/kultur-sana...r-asir-once-emperyalizmin-savas-makinesi-yine

böyle başlamış.. hamasi bir giriş.. emperyalizm-kurtuluş-cumhuriyet.. ve en önemlisi osmanlı demiyor., türkiye diyor.. bu çok önemli bir ayrıntı ve demagoji.. devlet olarak baktığında osmanlı başka., türkiye başka.. toprak olarak baktığında başka.. envanterdeki vatandaş olarak baktığında da başka.. ama bu i.t. türkiye diyor..
salak mı? hayır.. çakal.. aslında biliyor.. osmanlının resmi son tapusu mondros mütarekesi maddelerinde çizili..
Aslında İzmir’den önce işgale uğrayan, hem de haksız ve hukuksuz işgale uğrayan başka yerleşim yerleri de vardı: Mesela Musul işgal edilmişti, İskenderun işgal edilmişti ama bu kentlerin işgal edilmesi toplumsal bir karşı çıkışa, toplumsal bir direnişe neden olmamıştı. evet olmamıştı!! aslında izmir işgaline höyküren anadolu halkları değil., i.t. itleriydi.. çünkü izmirin onlar için anlamı belli.. bir yanları selanik(dönme).. diğer yanları izmir(kapani).. aslında bu lafları da gerçek değil.. işgale kimse karşı çıkmıyor çünkü mütareke maddelerinde güvenlik amaçlı işgal hakkı var.. izmir önemli liman da.. istanbul değil mi?.. hele ki selanik.. ayrıca.; izmirin işgaline toplumsal direniş olmadı.. hiç birine olmadı.. dönemin iktidarı ve sabıkları itiraz etti.. hatta emperyalizmin uşağı dedikleri hürriyet-itilaf partisi de itiraz etti ve damat ferit hükümeti istifa etti..

düşünün.. devletin kalbi(istanbul) işgal edilmiş itiraz yok.. hala "mevzu" değil.. mütareke maddelerine göre musul-kerkük-iskenderun işgal de değil el konulmuş., itiraz yok.. ama izmir çok önemli abi!!!!!!
aslında itiraz var.. kamal daha pera palasda ingilizlerden görev beklerken mütarekenin akabinde hazır bekleyenler harekete geçmiş.. müdafa-i hukuk cemiyetleri ve bunların illegal askeri örgütleri kuvva-i seyyareler kurulmuş ve faliyete geçmiş.. ama bu i.t. ler bu gerçekleri es geçerler ve işi izmire ve 19 mayısa bağlarlar.. 19 mayıs.; emperyalizmin izni ile başlayan bir resmi görev.. gönderen padişah.. izni veren emperyalizm ama giden milli mücadele lideri.. anlayacağınız.. emperyalistler salağın teki.. ayakta uyumuşlar..

izmir işgaline diğer işgallere göre tepki gösterilmedi.. işgalci olarak gönderilene tepki vardı.. araştırın okuyun.. akhisar cemiyeti italyanlar yerine ingilizler gelsin demiştir.. kısaca.; itiraz mütareke maddelerine göre yapılan işgallere değil., hukukun işletilmemesine idi.. isimleri de bu yüzden hukukun müdafası(müdafa-i hukuk).. yani..güvenlik amaçları dışında işgal işletilmemeli.. izmir işgaline itiraz ise italyanların çekilip., yunanistanın gelmesine idi.. galip devletler olarak yunanistanın işgal hakkı var ama itiraz bundan dolayı değil.. çünkü anadoluda yunanistan ile bağlantılı sayılan rumca konuşan ortadoks halk var.. ialyanlar işgal eder itiraz yok.. ingilizler-fransızlar itiraz yok ama yunanistana var.. mesele!! bu..

neymiş!!! osmanlı da değil.. türkiye itiraz etmiş.. oysa toplumun ilgilendiği bile yoktu.. i.t dönme-devşirmeleri için kutsal sayılan iki kentten biri(selanik) gitti.. geriye izmir kaldı.. kutsallığı belli.. ana taban orada.. izmirin dağlarında çiçekler açar ve "bülbüller" de öter.. buradaki bülbül ve ötüşü bilinir sabatayizmin simgesidir.. zaten işler!! bittiğinde son kalan iş tamamlandı.. selanik-ve havalisindeki dönmeler ile anadolunun kadim ama rumca konuşan halkları yer değiştirdi.. sözde türk-rum mübadelesi ama batı trakya türkleri hariç..
yazarın!! kodlamaları bunlar.. bu cumhuriyeti "biz"(dönme-devşirmeler) kurduk.. "biz" koruyacağız.. tarih böyle okunsun diyorlar.. soldaki dönme-devşirmeler de işlerini yapıyor..

yazı baştan aşağı yalan-çarpıtma-palavra-deformasyon dolu demiştim..

1- Mesela Musul işgal edilmişti, İskenderun işgal edilmişti ama bu kentlerin işgal edilmesi toplumsal bir karşı çıkışa, toplumsal bir direnişe neden olmamıştı.
yalan.. toplumsal tepki olmadı çünkü.. musul.; arap-kürt ve türkmen toplumundan oluşur ve osmanlıyı sevmez.. yine de kürtler itiraz etti.. antakya-iskenderun(aslı sancaktır).; arap-kürt ve türk ve özellikle alevi-nuseyridir.. itiraz edilmedi zaten kısa zaman sonra devlet(suriye-fransız mandası) ilan edildi.. geri kalan yerlerde de toplumsal direniş yok.. olan i.t. nin örgütlenmeleri.. halk kendi derdinde.. tarihe bakın.. yunanistandan gelenlere karşı savaş dşında kalanı içisyanlara müdahale ve hepsi türk veya müslüman..ne ingiliz ne fransız-italyanlara direniş yok.. izmir olayının nedeni de izmirle sınırlı değil., yunanistan işgaline itiraz..
2- Kesinlikle. İzmir’in işgal edilmesi milli mücadele fişeğini ateşleyen en önemli konulardan bir tanesidir. O nedenle, zaten bir süredir Anadolu’ya geçmeyi düşünen Mustafa Kemal seyahatini çabuklaştırıyor ve işgalden sadece dört gün sonra Samsun’a çıkıyor.
yalan.. daha önce başlatılan bir direniş örgütlenmesi var.. cemiyetlerin hepsi mütarekeden hemen sonra resmen açıklanıyor.. askeri kuvvetler kuruluyor., faliyetlere başlıyor.. izmir için kurulan reddi ilhak.. adından belli.. ilhak edilecek korkusu.. istanbula reddi ilhak yok.. ama izmire var.. diğer(yunan işgali dışındali işgaler) yerlerde cemiyet adı hukukun müdafası.. yunanistan işgali reddi ilhak.. mustafa kemal işgalle karşı direniş amaçlı gelmiyor.. resmen izinle ve görevle yollanıyor.. ingilizler salak mı?.. 1918 de başlayan direniş örgütlenmesi ve faliyetlerinin "lideri"ni önemli bir yetki ile yollayacak.. mustafa kemal tercih yaptı.. ya istanbuldaki var olan iktidar ve batı için çalışacak ya da anadoludaki bu yapılanmaya katılacak.. batının çok itiraz etmeyeceği ve geçmiş i.t. ilişkileri olan biri olarak tercih edildi.. ercih etti.. sonrası sürece bakarsak anlarız.. fevzi çakmak-inönü sonradan geldi ve sürecin asli ama gizli lideri., işleticisi oldular ve tasfiyeleri yaptılar.. ortaya lozan çıktı..
3- Yunanistan, Türkiye ile hiç alakası olmayan topraksız Yunan köylüsüne üniformayı geçiriyor ve Anadolu’ya getiriyor. 300.000 kişilik bir savaş makinesi Anadolu’ya geliyor.
atlır da bu kadar atılmaz.. genel kurmay başkanlığı harp dairesinin resmi belgeli tarih kitabı var.. orada bile yunanistan kaç tümen ile gelmiş yazar.. savaşlardaki sayı belli.. 300.000 !!! atma be debreli..

4- İzmir’in işgali ise bütün Türkiye’de çok derinden bir acı olarak hissediliyor ve önemli bir tepkiyi de tetikliyor.
o dönemde devletin adı osmanlı.. türkiye değil.. ne toplumsal anlamda ne de tapu anlamında denk düşmez..

neden?
bu tür tarih hikayelerinin nedeni belli.. osmanlıda başlayan dönme-devşirme iktidar ve sermaye sistemi halen devam ediyor.. türkiye olan osmanlı sistemi başından beri çakma devlet olarak başladı ve bir türlü devlet olamadı.. çünkü ne dayanılan etnisite gerçek.. ne de kurulan devletin bir hukuku var.. olursa tüm kuruluş temelleri sarsılacak.. bundan dönme-devşirme sistem zarar görecek.. yıllardır egemen olan elit-beyaz "türkler" saltanatı bitecek.. bu yüzden.; sağından soluna devşirme-dönmeler eski sistem değişmeden reorganizasyon olsun diyor.. bu anlamda eski resmi tarih üzerinden kodlamalar devam ediyor.. çünkü.. toplumsal vicdan ayaklar altında olsa da var.. ve en çok sol içinde var.. yani.. solun bu anlamda özgürlükçü-enternasyonal zihniyetten uzak tutulması gerekir.. bunu da eski tarz ile tutmaya çalışıyorlar..

buyrun çalışın i.t. ler bu kervan yürüyecek..
 
#2
tkp çoşmuş!!!!!!!
İşgalden kurtuluş çıkaranlara selam: Artık kurtuluş emeğin kurtuluşudur
19 Mayıs 1919’da Anadolu’ya geçen Mustafa Kemal, köhnemiş, çürümüş, aslında çoktan tarih olmuş Osmanlı’yı girdiği bataktan çıkarmak için görevlendirilmiş bir memur olarak değil, yaşanan çöküşten yeni bir ülkeyi, laik bir cumhuriyeti çıkarma ufkuyla öne atılan bir devrimci olarak hareket etmiştir
.
tamam.. marksizm adına bu cümlelere eyvallah.. marksistler bu tespiti yapabilir.. ama lider diye ilan yalanı hariç.. burası önemli değil.. asıl sorun alttaki alıntıda..
Türkiye kapitalizmini ayakta tutmak için cumhuriyete ihanet etmiş olanların, Amerikancıların, Avrupa Birliği borazanlarının, padişahlık özentilerinin, küflenmiş yobazların ve korkakların aynı safta dizilip anma hakkını kendilerinde gördükleri 19 Mayıs’ı biz tarihe böyle yerleştiriyoruz.
siz!! anladınız mı?.. türkiye kapitalizmini ayakta tutmak için!!!!! cumhuriyete ihanet ediliyor-muş..
pardon.. kurulan cumhuriyet kapitalist değil mi? idi.. de cumhuriyet diye bir sosyalizm var da ihanet ediliyor.. bu i.t. ler ne? anlatıyor..
osmanlı sermaye sınıfı diyelim ki!!!!.. milli mücadele verdi.. saltanatı yani feodalizmi yıktı yerine cumhuriyeti kurdu.. yani.. milli kapitalizmi kurdu.. işleri ne??.. kapitalizmi korumak.. yoksa sosyalizmi kurmak mı? idi.. ne anlatıyorsunuz.. ama öyle ama böyle kurulan kapitalizm ise korunan da kapitalizm olacaktır.. ama hanedanla(ingiltere-hollanda-vs. gibi)., ya da hanedansız bu işleri yapacaklar.. ama dinle ama aydınlanma safsatası ile.. bu işleri yapacaklar.. işgalden kurtuluş çıkartıldı tespiti yapıp., burjuva devrimi olarak selamladınız.. anlarım.. hatta devamı cümle de denk düşer.. Artık kurtuluş emeğin kurtuluşudur.. bu uygundur.. yapılan burjuva devrimi idi artık sıra emeğin devriminde dersin.. anlarım..
ama şunu anlayamam..


Türkiye kapitalizmini ayakta tutmak için cumhuriyete ihanet etmiş olanların
türkiye kapitalizmi başka cumhuriyet başka bir "şey" mi?
dediğim gibi.. bu anlatımlar.; ahmaklık değil.. aleni devlet/sistem adına soldan kontralıktır..
........................
ulu"sol"culuk yarışında solhaber kankası birgün eksik kalır mı?.. resmi tarihe bir serviste bu i.t lerden geldi..

Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a giderek milli mücadeleyi başlatmasının bugün 100’üncü yılı. 19 Mayıs ile bütünleşen Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında birçok etkinlik yapılacak.
https://www.birgun.net/haber-detay/100-yilinda-19-mayis-kutlamalari.html

milli mücadele mi? tartışması bir yana.. hadi milli mücadele diyelim de neyin adına milli burasını da es geçelim.. yaşanmış bir tarihsel sürecin bu kadar yalan ifade edilmesine ne?! diyelim..
milli mücadele derken.; kuvvai milliye., müdafa-i hukuk cemiyetleri akla gelir ve bolca anlatılır da.. bu süreç.; savaşın kaybedileceği(balkanlardaki hezimet) belli olduğunda hazırlandı ve mütarekenin hemen ertesinde resmen başlatıldı.. yani yıl.. 1918.. mustafa kemalin samsuna çıkışı 1919 yani bir yıl sonrası ve üstelik milli mücadeleye başlıyorum diye yola çıkmadı.. işgalci batının izni ve padişah onayı ile resmi görevli olarak yola çıktı.. samsuna vardığında anadoluda ve trakyada cemiyetler faliyette., kuvva çeteleri ise eylemlerde idi.. gönderilömesinin nedeni de buydu.. bunlara müdahale etmek.. mustafa kemal sadece bir tercih yaptı.. ya saltanata bağlı görevini yapacak ya da var olan direnişe katılacaktı.. ikincisini tercih etti..

hangi çağdayız..
artık bilgiye ulaşmak iki tık ötede iken ve veriler ortalıkta gırla dolaşırken hala bu kadar yalan söylemek nedir??.. madem yalan söylüyorsunuz bari "başını" da tutun..
kemal zaten bu işleri çoktan hazırlamıştı.. pera palasta illegal takılıyordu.. emperyalizmi uyuttu.. resmi görevle işin başına gitti.. yersen..
kıçını yiyen başını da yer..

YETER LAN.. BU KADAR DEVLET YALAKALIĞINA SOL ADINA YETER DİYORUM.. DEMEYENİN SOLCULUĞUNU TARTIŞIYORUM..
TARTIŞTIKLARIM.; YA AHMAK YA DA KONTRADIR..
 
Son düzenleme:
Üst