sosyal faşizmin gizlenmiş yüzüne ayna tutmak

#21
Sayın Düzensiz, bunlar doğru değil. Nereden çıkarıyorsunuz bunları?... :)

Osmanlı bir derebeyliği değildi.
Osmanlı hanedanın adıydı ama aynı zamanda devletin de yönetim merkezi ve adıydı.
Osmanlı tamamen Türk'dü. Şimdi yok padişah anneleri diye başlamayın. kan ve genetik kod takibi yapacak değiliz. Şimdi kalkıp tek tek Rusya'da Romanov hanedanının kan ve dna testini mi başlatalım?
"türk aramak için yakutistan'a uzanmak"... Siz neler diyorsunuz?
Sonra kalkmış, "bunları ırkçı amaçla değil bilgi amaçlı yazdım" diyorsunuz, ne bilgisi? Açıkça ırkçı bir yaklaşım bu.

Çok yanlış ve bilgisizce yazılmış yazılar bunlar. Kimse saf ırk aramıyor ve iddia etmiyor. siz gölgelere mi yazıyorsunuz?
bunlar ırkcı yaklaşımsa, git genetik bilim denen olguyu dünyadan kaldır buyur meydan sizin
ben ırkcılıkyapmışım!! hangi ırkı övmüşüm?, hangi ırk aşağlamışım?
üstün ırk diye bir ifadem mi var?


Sayın Düzensiz, bunlar doğru değil. Nereden çıkarıyorsunuz bunları?... :)

Osmanlı bir derebeyliği değildi.

osmanlıne kadar türktü? osmanlı adı ise sadece bir ailenin soy adıdır yada derebeylik adı diyelim..

sonuçta kurulan her eskitürk devletleri bir beyliktir..osmanlıda beyliktir..
derebeylik diye adlanrısak ne olacak yani icabında olabilirgibi maksadı ile yazdım

osmanlı türk tü?
orhan gazi osman bey sonrası osmanlı türk tü diyerek asıl siz ırkcılık yapmaktasını tipik sistem ağzı devlet okullarında okutulan prgamatik ahlakcı tarih anlayışınızı yansıtmışsınız...

osmanlıtürk dü? tabi beyızt isminin nerden geldiğini biliyormusunuz ?
hürrem sultan da zaten aslen konya karaman türküdür!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
hani tüm dünyaya karamandan türk ihraç etmiştirya bu topraklar??????????
evet osmanlı türkdü??? bende japonum arigato....


osmanlı zümre aile soy adıdır. beyliktyir genişlemiş ve imp olmuştur... bir roma imp,eski mısır,yada astektarzı bir gelişimdeğildir aile ismidirşahıs ismidir beylüktür karamnbey. akkoyunlular bey vs gibi

Anlaşıldı ödev ve sunum yapmak gerekiyor

Osmanlı imp kurucusu Osman bey adından almıştır.. bir aile soy ırk adıdır yada derebeylik gibi adlandırılabilir

Kaynak: KRONOLOJ 1299  -  1434

1. Babasının ölümü üzerine 1281'de aşiretin başına geçen Osman Gazi, 1284'te Bizanslılara ait olan Kulaca Hisar'ı ele geçirdi. İlerleyen yıllarda fetihlerine devam etti; 1288'de Karacahisar'ı, 1298'de Bilecik'i fethetti. 1299'da, III. Alaeddin Keykubad'ın kaçmak zorunda kalması ile Anadolu Selçuklu Devleti yöneticisiz kaldı. Bunun üzerine aynı yıl bağımsızlığını ilan etti. (Bu tarih, birçok tarihçi tarafından beyliğin kuruluşu olarak nitelendirildi fakat Halil İnalcık, kuruluşun 1302 yılında gerçekleşen Koyunhisar Muharebesi ile gerçekleştiğini öne sürdü.[1]) 1301'de Yenişehir'i ele geçirdi ve 1302'de Bizans ile yapılan ilk silahlı çarpışma olarak bilinen Koyunhisar Muharebesi'ni kazandı.[2] 1321'de Mudanya ele geçirildi; 1326'da, Bursa Kuşatması sırasında vefat etti. Şehir, vefatından sonra fethedildi. Yerine, oğlu Orhan Bey geçti.

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Osmanl...yli.C4.9Fin_kurulu.C5.9Fu_ve_geni.C5.9Flemesi


2. 1299 - Söğüt'de Osmanlı'nın Osman Gazi tarafından kurulması

3. Devletin kurucusu ve Osmanlı Hanedanının atası olan Osman Gazi, Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyundandır.[9] Devlet, Bilecik ilinin Söğüt ilçesinde kurulmuştur. Osmanlı Devleti'nin bağımsız bir devlet olarak tarih sahnesine çıkması yaygın kabule göre 1299 yılında olmuştur. Ancak Prof. Dr. Halil İnalcık ve bazı diğer akademisyenler, Osmanlı Devleti'nin 1299'da Söğüt'te değil 1302'de Yalova'da Bizans'a karşı yaptığı Koyunhisar Muharebesi sonrasında devlet niteliğini kazandığını iddia ederler

Kaynak: Osmanlı İmparatorluğu - Vikipedi







4. Osmanlı Devleti Adını Nerden Almıştır
Osmanlı Devletinin Kuruluşu (1299)
Kayı boyuna ait Ertuğrul Gazi yönetimindeki aşiret Anadolu Selçukluları zamanında Ankara dolaylarına yerleştirilmişlerdi. Sonraki süreçte Osman Bey idaresindeki kayı Türkleri Eskişehir ve Söğüt çevresine yerleştiler.
Osman Gazi Karacahisar İnegöl Yenişehir ve Bilecik yörelerini fethedince çevredeki Bizans tekfurları ordu kurdular Bu ordu, Osman Gazi idaresindeki birlikler tarafından Koyunhisar (Bafeon) Savaşında yenilgiye uğratıldı (1302). Böylece Osmanlılar ilk zaferlerini kazandılar. Osmanlı Devleti Adını Kurucusu Osman Beyden Almıştır.
Kaynak: Osmanlı Devleti Adını Nerden Almıştır : Hakkında Bilgi

5. Osmanlı İmparatorluğu Adını Nereden Almıştır
Osmanlı Devleti İsmi Nereden gelmiştir
Osmanlı İsmini Nereden Almıştır


Osmanlı Devleti Adını Kurucusu Osman Beyden Almıştır. 1302 yılında Osman Gazi Karacahisar İnegöl Yenişehir ve Bilecik yörelerini fethedince çevredeki Bizans tekfurları ordu kurdular Bu ordu, Osman Gazi idaresindeki birlikler tarafından Koyunhisar (Bafeon) Savaşında yenilgiye uğratıldı Böylece Osmanlılar ilk zaferlerini kazandılar
Kaynak: Osmanlı Devleti Adını Nerden Almıştır


Osmanlıile ilgili kaynaklar:
Osmanl Tarihi Ders Notlar Osmanl Medeniyeti Bilgi Bankas Osmanl Tarihi Hakk

" Osmanlı Tarihi" pdf

OSMANLI TARHNE AT GENEL KTAPLAR KTAPLARI

Osmanlı Tarihi - Tarih - Kitap

Pandora - Osmanlı Tarihi ile ilgili kitaplar

Osmanlı Tarihi Kronolojisi « Osmanlı İmparatorluğu
 
#22
Konuya dönersek

KONUYA DÖNERSEK OPORTÜNİZMİN TEMEL KARAKTERİ ÖZDEN KAÇIP YANLARDA DOLAŞMAKTIR DİYE BAŞLAYABİLİRİM..

konu başlığı sosyal faşizmin gizlenmiş yüzü ve buna ayna tutmak.. hortis arkadaş direniyor.. ya farkında direniyor demagoji yapıyor.. yada kafası karışık., gerçeklere dokunmakdan kaçıyor..

bir ideolojik paradıgmanın tanımını yaparken., kendine göre tanımlarsın ama bu yetmez.. bu sadece sana göre karşındakini tanımlamadır. herşeyden önce karşındakinin hangi tespitleri temeline aldığını ondan ispat ile ortaya kouacaksın., kendi algıladınla değil.. sonra., bunların üzerinde nasıl örgü yapmış bunu çözümlemen gerekir.

örneğin ben belirtiyorum..

* türkiye solu tarihini neden tkp ile başlatır..
buradaki sorumda görüldüğü gibi ts tarihini tkp ile başlatıyor tespiti var.. bu benim şahsi algısal tespitim mi?? değil.. ts bunu böyle söyler..

hayır böyle başlatmaz diyen varsa itiraz eder açıklar.. doğru ise., neden böyle başlattığını savunur..
bu yapılmıyor..... işte buna demagoji derim.. subjektif., objektif ama budur..

elbette bu sorumun bir tespitim üzerine olduğu da ortada..

* türkiyesolu ulusalcıdır da ondan tkp ile başlatır.. az öncesi dönemdeki diğer sol yapıları yok sayar.. saydıkları içinde ulusalcı olanlar da vardır.. yine yok sayar..

buna itiraz var mı?(bu sayfada yok).. var.. onlar opotünist-revizyonist-milliyetçi vs.
ne yapmak gerekir.. kabül görmeyenlerin çizgisi ve pratiği ele alınıp., tkp ile karşılaştırılır..ki., aradaki bu farklı tanımlamalar netleşsin..

örnek olsun diye sundum kısa tutacağım..

diğer bir konu..
tkp marksizme göre tanımlanan formasyonlara göre hangi tür bir kp'dir.. yani.; rusya-almanya vs. gibi mi.. yoksa çin-vietnam gibi mi?

ulusal kurtuluş temelli mi? yoksa direk sosyalist iktidar kurma yani pd temelli mi?
ts'ye bakarsan hepsi..

bende soruyorum.. 1 bakü doğu halkları kurultayında rus ulusunu temsilen kimler vardı.. kimse yoktu.. çünkü bolşevikler kendilerini ulusal kurtuluş formatında görmüyordu., ama tkp vs. gibilerini görüyordu.. üstelik katılanların tümü kp de değildi.. kurultayın adı belli.. doğu halkları kurultayı

osmanlıyı temsilen sadece tkp de katılmadı.. 200 den fazla delege vardı ve tkp delegeleri içlerinden bir kısmı idi..
Kongrenin dördüncü oturumunda Enver Paşa’nın ve İbrahim Tali Bey’in kurultaya sundukları birer bildiri okundu.[2]Kurultay, Ankara hükümeti önderliğindeki kurtuluş hareketini destekleme kararı aldı. Kurultay, 7 Eylül'de coşkun konuşmalar, alkışlar ve Enternasyonal marşlarıyla kapandı. (vikipedi)
2- Congress of the Peoples of the East, Fourth Session, September 4, Marksits.org, Erişim tarihi:06.04.2012

kısaca..
bir şey tartışılırken.. belirli ilkeleri vardır.. mantığı ve ahlakı vardır..
ben.; tkp türk ulusal kurtuluşcusu kp idi derken benim şahsi tespitimi sunmuş oluyorum.. ama verilerle bunu doğruluyorum.. kurultay(ki aslında komintern kararı sayılır) kararı da bunu ispatlıyor.. osmanlı içinde bir türk ulusal kurtuluş hareketi var desteklenmelidir diyor.. osmanlı devleti kurtuluşu değil.. kurultay halkları temsilen yapılıyor.. devletleri değil..
tkp de farklı davranmadı.. ben ulusal kurtuluş hareketini başlatmak için ankaraya gidiyorum demedi.. kurultay kararını işletmek amaçlı anadoluya gitti..

gerçeklikler bunlar iken.. yanlarda dolaşmak "zulümdür".. :D
 
#23
"önce sorayım.. siz kimsiniz.." suat

biz, senin de içinde olduğun toplumuz, halkız; bu toprakların halkı...

"ve ikincisi hindi cezayirden gelmedi.."
ve üçüncüsü, ben sana "hindi cezayir'den geldi" demedim. :)

"ve osmanlıda tkp dışında bir tane türkiye diye başlayan bir parti adı yoktur.. osmanlı sosyalist fırkası gibi.."

2. meşrutiyet döneminde kuruluyor ve devamında, 1919'da Türkiye Sosyalist fırkası adını alıyor. :)

"turkey veya türkler geliyor denilince bir devletten değil bir topluluktan bahsedilir.. oysa gelen yeniçerilerdir.. hiç birisi de türk değildir.."

tamam işte, ben de bunu diyorum. :)

"hepsi "i.t." kökenli ve müslüman-türk sosyalistleri"


osmanlı sosyalist fırkası İT kökenli değil. demin yazdım, osmanlı sosyalist fırkası'nın devamı. OSP'nin kurucuları da daha çok diğer kavimlere mensup olanlar.


"bunların kurulduğu tarihlerde bmm deniliyordu.."


kusura bakma ama biraz üstünkörü yazmaya başladın. bunlar kurulduğunda daha bmm kurulmamıştı. bmm 1920'de kuruldu ve 1921'de tbmm adını aldı.

"türkiye bmm adını sonradan aldı aldığında ise devletten çok ulus tanımlı idi.."


bmm, tbmm olduğu dönemde ulus tanımlı değildi ve "anasır-ı islam" deniyordu. yani islam unsurları... özet olarak türkler ve kürdler...

kısa yazıyorum çünki zamanım sınırlı. sonra devam ederim belki.
 
#24
"orhan gazi osman bey sonrası osmanlı türk tü diyerek asıl siz ırkcılık yapmaktasını tipik sistem ağzı devlet okullarında okutulan prgamatik ahlakcı tarih anlayışınızı yansıtmışsınız..." düzensiz

orhan gazi'den, osman bey'den sonra ne oldu da birdenbire soy sop değişti? uzaylılar gelip dna'larıyla mı oynadı bu kavmin? :) o kadar cehalet hakim ki bizim topluma, "padişah anaları" diye bir kitap var ve neredeyse hepsinin annesinin yabancı olduğunu yazıyor. oysa neredeyse çoğu türk.

ayrıca türk olmasa da türkleşiyor, kaçınılmaz olarak. türkleşmese de önemli olan bu değil. osmanlı türk derken kastedilen dna değil, türkçe konuşulan ve türk sultanların iktidarında bir ülke olması.

"beyızt isminin nerden geldiğini biliyormusunuz ?"


beyazıt, ebu yezid demektir, yani yezid'in oğlu anlamına gelir. yani?..

vaktim yok, kısa kesiyorum ama son söz: lütfen wikipedi kopyalamalarını sunum diye bize sunmayın. :)
 
#25
"orhan gazi osman bey sonrası osmanlı türk tü diyerek asıl siz ırkcılık yapmaktasını tipik sistem ağzı devlet okullarında okutulan prgamatik ahlakcı tarih anlayışınızı yansıtmışsınız..." düzensiz

orhan gazi'den, osman bey'den sonra ne oldu da birdenbire soy sop değişti? uzaylılar gelip dna'larıyla mı oynadı bu kavmin? :) o kadar cehalet hakim ki bizim topluma, "padişah anaları" diye bir kitap var ve neredeyse hepsinin annesinin yabancı olduğunu yazıyor. oysa neredeyse çoğu türk.

ayrıca türk olmasa da türkleşiyor, kaçınılmaz olarak. türkleşmese de önemli olan bu değil. osmanlı türk derken kastedilen dna değil, türkçe konuşulan ve türk sultanların iktidarında bir ülke olması.

"beyızt isminin nerden geldiğini biliyormusunuz ?"

beyazıt, ebu yezid demektir, yani yezid'in oğlu anlamına gelir. yani?..

vaktim yok, kısa kesiyorum ama son söz: lütfen wikipedi kopyalamalarını sunum diye bize sunmayın. :)
bu ve benzer abukluklarına aşağıdaki linkte yanıt veriyorum.. konuyu rahat bırakmanı da rica ediyorum..

http://www.enternasyonalforum.net/serbest-ozgur-kursu/9681-hortise-yanit.html
 
#26
"orhan gazi osman bey sonrası osmanlı türk tü diyerek asıl siz ırkcılık yapmaktasını tipik sistem ağzı devlet okullarında okutulan prgamatik ahlakcı tarih anlayışınızı yansıtmışsınız..." düzensiz

orhan gazi'den, osman bey'den sonra ne oldu da birdenbire soy sop değişti? uzaylılar gelip dna'larıyla mı oynadı bu kavmin? :) o kadar cehalet hakim ki bizim topluma, "padişah anaları" diye bir kitap var ve neredeyse hepsinin annesinin yabancı olduğunu yazıyor. oysa neredeyse çoğu türk.

ayrıca türk olmasa da türkleşiyor, kaçınılmaz olarak. türkleşmese de önemli olan bu değil. osmanlı türk derken kastedilen dna değil, türkçe konuşulan ve türk sultanların iktidarında bir ülke olması.

"beyızt isminin nerden geldiğini biliyormusunuz ?"


beyazıt, ebu yezid demektir, yani yezid'in oğlu anlamına gelir. yani?..

vaktim yok, kısa kesiyorum ama son söz: lütfen wikipedi kopyalamalarını sunum diye bize sunmayın. :)



"orhan gazi'den, osman bey'den sonra ne oldu da birdenbire soy sop değişti? uzaylılar gelip dna'larıyla mı oynadı "

yoo bir şey değişmedi...değien cinsel istek arzu sarışın mavi göz beyaz ten olayı...savaş ve ganimet olarak ele geçirilen topraklar ve üzerindeki organik ve inorganik tüm ganimet paylaşımında konstantin rum ve slav kadınlarının genetik güzelliğide eklenince hali ile padişah da bu ganimetin en tepesindeki alıcı olarak el koymuş zorla-yada gönül rızası ile bu kadınlar ile evlilikler yapmış evlenen kadın zorla (resmi ideolojiye göre kendi rızasıile) islam a geçmiş türk adı almıştır
devşirme dönme olmuştur...her türkçe konuşanda türk değildir japonya ve israilde ana dilden sonra ingilizce bilmeyen yok gibidir bu onların ingilizce konuşuyor şeklinde algılayıp ingizliz olmarıdemek değildir ne kadar basit ve anlamsız ifadeler kullanıyorsunuz

aslında olay tamemen cinsel açlık ve tarih boyunca erkeğin
güzel kadın talebi bugünde rus kadınların türkiyede nasıl ilgi alemeti oldukları ortada
malumkatarina bile güzelliği ve cinselliğiile övündüğünüz padişahve paşalrınızı yatakda dize getirmiştir
hiç boşuna camurdu bataklıktı hava soğuktu goygoyluğuna yatmayın

konuyuda haydar dümen noktasına getirdin
hortis minupule yeteneğin baya iyi....yalnız provake etme skillin yetersiz

türkümdiye geçinenlerin kökenleri ermeni rum doludur...kurtcuk hareketliri ile sağa sola saldırıp
türküm naraları atarlar..şanlı!!osmanlıile övünüp her iki kelime anana sor bizibilir demektir
ırkcı tavırlanın yanında cinsel sapkın bozuk ruh hallerinide açıkca sergilerler...
turist kadınla birlikte olduktan sonra söylediği ilk şey nasıl memnun kaldın mı avrupdaki erkekler gibi gey değiliz diye sapık övünmeler sergileler
nede olsa ataları!!?? osmanlı türkü?!! genleri taşımaktalar
bu konu altında bu olayla iligi yazı yazmayacağımm devam etmek istenirse başka yerde başlık açılrkonu deam edilir burdakiasıl konu dağıldı yazana saygısızlıktır

arigato(japonca teşekkür ederim demek)
 
Son düzenleme:
#27
konuya dönersek tekrar

KONUYA DÖNERSEK OPORTÜNİZMİN TEMEL KARAKTERİ ÖZDEN KAÇIP YANLARDA DOLAŞMAKTIR DİYE BAŞLAYABİLİRİM..

konu başlığı sosyal faşizmin gizlenmiş yüzü ve buna ayna tutmak.. hortis arkadaş direniyor.. ya farkında direniyor demagoji yapıyor.. yada kafası karışık., gerçeklere dokunmakdan kaçıyor..

bir ideolojik paradıgmanın tanımını yaparken., kendine göre tanımlarsın ama bu yetmez.. bu sadece sana göre karşındakini tanımlamadır. herşeyden önce karşındakinin hangi tespitleri temeline aldığını ondan ispat ile ortaya kouacaksın., kendi algıladınla değil.. sonra., bunların üzerinde nasıl örgü yapmış bunu çözümlemen gerekir.

örneğin ben belirtiyorum..

* türkiye solu tarihini neden tkp ile başlatır..
buradaki sorumda görüldüğü gibi ts tarihini tkp ile başlatıyor tespiti var.. bu benim şahsi algısal tespitim mi?? değil.. ts bunu böyle söyler..

hayır böyle başlatmaz diyen varsa itiraz eder açıklar.. doğru ise., neden böyle başlattığını savunur..
bu yapılmıyor..... işte buna demagoji derim.. subjektif., objektif ama budur..

elbette bu sorumun bir tespitim üzerine olduğu da ortada..

* türkiyesolu ulusalcıdır da ondan tkp ile başlatır.. az öncesi dönemdeki diğer sol yapıları yok sayar.. saydıkları içinde ulusalcı olanlar da vardır.. yine yok sayar..

buna itiraz var mı?(bu sayfada yok).. var.. onlar opotünist-revizyonist-milliyetçi vs.
ne yapmak gerekir.. kabül görmeyenlerin çizgisi ve pratiği ele alınıp., tkp ile karşılaştırılır..ki. , aradaki bu farklı tanımlamalar netleşsin..

örnek olsun diye sundum kısa tutacağım..

diğer bir konu..
tkp marksizme göre tanımlanan formasyonlara göre hangi tür bir kp'dir.. yani.; rusya-almanya vs. gibi mi.. yoksa çin-vietnam gibi mi?

ulusal kurtuluş temelli mi? yoksa direk sosyalist iktidar kurma yani pd temelli mi?
ts'ye bakarsan hepsi..

bende soruyorum.. 1 bakü doğu halkları kurultayında rus ulusunu temsilen kimler vardı.. kimse yoktu.. çünkü bolşevikler kendilerini ulusal kurtuluş formatında görmüyordu., ama tkp vs. gibilerini görüyordu.. üstelik katılanların tümü kp de değildi.. kurultayın adı belli.. doğu halkları kurultayı

osmanlıyı temsilen sadece tkp de katılmadı.. 200 den fazla delege vardı ve tkp delegeleri içlerinden bir kısmı idi..
Kongrenin dördüncü oturumunda Enver Paşa’nın ve İbrahim Tali Bey’in kurultaya sundukları birer bildiri okundu.[2]Kurultay, Ankara hükümeti önderliğindeki kurtuluş hareketini destekleme kararı aldı. Kurultay, 7 Eylül'de coşkun konuşmalar, alkışlar ve Enternasyonal marşlarıyla kapandı. (vikipedi)
2- Congress of the Peoples of the East, Fourth Session, September 4, Marksits.org, Erişim tarihi:06.04.2012

kısaca..
bir şey tartışılırken.. belirli ilkeleri vardır.. mantığı ve ahlakı vardır..
ben.; tkp türk ulusal kurtuluşcusu kp idi derken benim şahsi tespitimi sunmuş oluyorum.. ama verilerle bunu doğruluyorum.. kurultay(ki aslında komintern kararı sayılır) kararı da bunu ispatlıyor.. osmanlı içinde bir türk ulusal kurtuluş hareketi var desteklenmelidir diyor.. osmanlı devleti kurtuluşu değil.. kurultay halkları temsilen yapılıyor.. devletleri değil..
tkp de farklı davranmadı.. ben ulusal kurtuluş hareketini başlatmak için ankaraya gidiyorum demedi.. kurultay kararını işletmek amaçlı anadoluya gitti..

gerçeklikler bunlar iken.. yanlarda dolaşmak "zulümdür".. :D
 
#28
bu ve benzer abukluklarına aşağıdaki linkte yanıt veriyorum.. konuyu rahat bırakmanı da rica ediyorum..
"orhan gazi'den, osman bey'den sonra ne oldu da birdenbire soy sop değişti? uzaylılar gelip dna'larıyla mı oynadı "

yoo bir şey değişmedi...değien cinsel istek arzu sarışın mavi göz beyaz ten olayı...savaş ve ganimet olarak ele geçirilen topraklar ve üzerindeki organik ve inorganik tüm ganimet paylaşımında konstantin rum ve slav kadınlarının genetik güzelliğide eklenince hali ile padişah da bu ganimetin en tepesindeki alıcı olarak el koymuş zorla-yada gönül rızası ile bu kadınlar ile evlilikler yapmış evlenen kadın zorla (resmi ideolojiye göre kendi rızasıile) islam a geçmiş türk adı almıştır
devşirme dönme olmuştur...her türkçe konuşanda türk değildir japonya ve israilde ana dilden sonra ingilizce bilmeyen yok gibidir bu onların ingilizce konuşuyor şeklinde algılayıp ingizliz olmarıdemek değildir ne kadar basit ve anlamsız ifadeler kullanıyorsunuz

aslında olay tamemen cinsel açlık ve tarih boyunca erkeğin
güzel kadın talebi bugünde rus kadınların türkiyede nasıl ilgi alemeti oldukları ortada
malumkatarina bile güzelliği ve cinselliğiile övündüğünüz padişahve paşalrınızı yatakda dize getirmiştir
hiç boşuna camurdu bataklıktı hava soğuktu goygoyluğuna yatmayın


konuyuda haydar dümen noktasına getirdin
hortis minupule yeteneğin baya iyi....yalnız provake etme skillin yetersiz
Suat'ın talebini tabii ki yerine getireceğim ve öbür tarafda cevap vereceğim. "Abukluk" lafını ise tabii ki kendisine iade ediyorum. bir fikir tartışmasında, işine gelmediği zaman veya arasıra nükseden tuhaf hırçınlaşma nöbetine denk gelince bu şekilde horozlanmak kendisinin alışılagelen bir abukluğu çünkü.

düzensiz, benim iddialarıma karşılık olayı osmanlı padişahlarının yatak odası ve cinsellik fantezilerine getiriyorsun, ondan sonra da "konuyu haydar dümen noktasına getirdin" diyorsun, bana, kendine değil!

İnsaf, azıcık insaf... :)

Bendeki cevap verme yeteneğini manüplasyon olarak görüp takdir etmişsin. sağol. Ama unutma, manüplasyon yeteneği olan kişi provokasyon konusunda da yeteneklidir. Eğer böyle bir niyetim olsaydı bunu da iyi yapardım. Oysa ne manüplasyon ne de provokasyon niyetim var.
 
#29
ksd/kurtuluş.; thkp çizgisini hem pratik-örgütsel hem de ideolojik zeminlerde eleştiriye tabi tutmuştur ama sahiplenmekten de uzak kalmamıştır.. oportünist çizgileri halen devam etmektedir..

Bu konuyu biraz daha açar mısınız?Görüşlerinizi öğrenmek isterim.
 
#30
thkp çizgisinin temel taşları vardır.. bunların bir kısmını bile red etmek çizgi farklılığı olduğu gibi red edilenin olumsuz tanımlanmasını zorunlu kılar..

yani thkp önder politik kadroları dahil örgüt.; m-l çizgisinde değil tespiti ile birlikte o çizgiyi sapmaolarak tanımlamak zorunludur..

kurtuluş hareketi.; pass çizgisini yani mücadele biçimini red etti.. direk silahlı mücadele tarzı olarak örgütlenmeyi yani örgütlenme biçimini red etti.. sadece bunlar bile thkp için maceracı küçük burjuva sol hareket demek için yeterlidir.. ki dediler de ama sahiplendiler.. önder kabül ettiler.. bu oportünizmdir..

türkiye yapısal tespitlerini red etti.. kapitalist dedi.. thkp kapitalist demez.. yeni sömürge der.. yani burjuva devrimini yapamadı ulusal kurtuluş dhd başat der.. kurtuluş ise ne yaptı dedi ne yapmadı dedi.. ulusal kutuluş anlamında ne kabül etti ne de red etti ama sosyalist ayaklanma dedi.. pratiğine ve tabanına bakarsan çok farklı idi..

kemalizm konusunda ve kürdistan konusunda ise itirazları bulanıktı..
kürdistan sömürge dedi ama ayrılma hakkını red etti(kabül eder de olması yanlış der).. kemalizm tespitinde küçük burjuvanın devrimci kanadı değil burjuvanın kendisi der çünkü burjuva devrimi oldu diyecek..

benim şahsi eleştirim ise.. kurtuluş hareketi içindekiler dy hareketine göre thkp kökenli kadro anlamında daha yoğun idiler.. dy içinde sadece oğuzhan ve birde ibrahim arı) vardı.. ama kurtuluş içinde kadro olan çok kişi vardı.. yani içerdeki tartışmaları bilen hatta yürütenlerdi.. (hemen aklıma gelenler.. şaban iba-mahir sayın-kaçaroğlu-ilhami aras)

bu konuda sessiz kaldılar.. ben kişisel konuşmalarda çok duydum bir tek şaban iba bunu ama etti ama açık yazmadı.. NEDEN diye onlara da sordum.. kendime de.. onlardan yine kaçamak yanıtlar aldım.. kendim ise şöyle tespit yaptım.. öyle şeyler konuşuldu ki., dy kurmayları ile ilgili açıklamalar yapılırsa kendi dedikleri de ortaya dökülecek.. karşılıklı "susma hakkı" kullanıldı.. bu ve benzer işleri dy süreci sonrasında da çok gördüm..

örneğin nasuh çok şey bilir.. ama sustu.. akın dirik keza öyle yıllarca sustular..

oğuzhan çok kurnaz.. son yazdığı anı-ktap da bunlara değiniyor.. ama sanki susun yoksa bende dökülürüm der gibi.. :D

süreci iyi kötü yaşayan ve sağlıklı araştıran her lafı iyi anlar.. söylenenlerin içindeki söylenmeyenleri görebilir..
 
#31
kurtuluş hareketi.; pass çizgisini yani mücadele biçimini red etti.. direk silahlı mücadele tarzı olarak örgütlenmeyi yani örgütlenme biçimini red etti.. sadece bunlar bile thkp için maceracı küçük burjuva sol hareket demek için yeterlidir.. ki dediler de ama sahiplendiler.. önder kabül ettiler.. bu oportünizmdir..

Suat abi diğer konular ille ilgili bilgim yok ancak sanırım bu konuda haklısınız. Legal partileşme sürecindeler. Bunun nedeni ise halk desteğini yeniden sağlamak olduğunu düşünüyorum. Halk desteğinin azaldığı bir dönemdeyiz. Bırakın onu sempati duyduğunuz bir hareketin içerisinde olmak isteseniz bile; bu adam nerden çıktı polis midir .. diyerek karşılanabiliyor. Batıda işler böyle dönüyor. Kurtuluş hareketinin , devsolun ve dev yolun yer altına çekilmiş ürkek bir hali var hala kabuğunu kıramadı...Kendi tabanını bile tanımıyor.Dolayısıyla buralarda kendi tabanını CHP nin kucağına itiyor.Bilemiyorum belki de birileriyle anlaşmaları vardır.
 
#32
osmanlı sistemi genişleyip., devletleştikçe.. muadilleri gibi etnik-sosyal toplumsal bir taban üzerinde yükselmeyi bıraktı.. çağın özelliği gereği., toprak üzerinde hakimiyet ile birlikte toplumlar üzerinde de hegomanya gelişince., aşiret veya kabile konfederasyonları biçimindeki talan işleyişi feodal sistem gelişimi karşısında geriye düştü.. bazı bu tür yapılar.. var olan oturmuş sistemli yerleşik toplumların üzerine kondu.. yada., toplumsal yapı içinden çıkan dominant hanedanlar bu sistemleri kurdu..

oluşumu nasıl olursa olsun.. toprak-toplum üzerinde hegomanya olarak gelişen bu yapılar., aslında devletin buluğ çağıdır.. ama devlet bu aşamad kaba bir hegomanya ile işler., daha kurumsallaşıp., kendini topluma yedirememiştir..

osmanlıda var olan sistemlerin üzerine konan tarzı ile talancı işleyişini devletleşmeye yöneltti.. özellikle orhan ve murat zamanında., devletleşme-kurumsallaşma ile kabile aristokrasisi üzerinden bunu başarma arasında bocaladı.. çekirdek yapı osmanlı aşireti yanına katılım yapan yerel egemenlerin de itelemesi ile dayanddığı toplumsal taban ve formattan koptu.. bu tür devletleşmeler.; etnik-sosyal tabandan çok., yaratılan kurumsallaşma ve sadece devlete bağlı askeri yapılarla ayakta kalabilir.. başat hanedanlar., diğer aristokrat hanedanların rekabetinden kurtulabilmek için., öncelikle var oldukları etnik-sosyal toplumsal tabandan koparlar..

osmanlı da bunu yaptı.. bayazıd döneminde özellikle etkin ve tarihsel olarak soylu beylikleri ya vasal olmaya zorladı yada tasfiye etti.. anadolu türk birliği sağlandı hikayeleri budur.. ama sağlanamadı.. asyadan akan tatar-türk timur akınları osmanlıyı bu aşamada yakaladı ve yine türk beylikleri sayesinde osmanlıyı parçaladı..

fetret devri denilen bu dönem içinde özellikle dönme yerel beylikler sürecin bu şekilde kalmasının kendilerinin yok olması olduğunu gördüler.. bizans., osmanlı hanedan çatışmalarında belirleyici olmayı bölgede tekrar etken güç olma olarak gördü ve talancı tatarlara karşı var olan düzeni osmanlının koruyabileceğini düşündü..
böylece fetret devrinden çıkılabilindi.. bu dönem tarihçiler tarafından sığ ele alınmıştır..
oysa osmanlının devletleşme sürecinde çok önemli gelişmelerin olduğu dönemdir..

uzatmayayım.. sonrasındaki osmanlı aslında belirli bir konsept ile ilerlemiştir.. bu sürecinde kesinlikle türk toplumsal tabana dayanma konsepti yoktur.. çok renkli bir toplumsal yapıya uygun ciddi olarak kurumsallaşmış bir devlet amaçlanmıştır..

merkezde değişmez., rakipsiz bir osmanlı hanedanı ve etrafında toplumsal sosyal-ekonomik tabanı olmayan devşirme-dönme aristokrasi.. altta ise yerel sermaye grupları..

ne yazıkki bu örganizasyon avrupadaki ingiltere-fransa gibi kurumsallaşmış bir devlete dönüşemedi.. osmanlı tanımı ile devlet ulus formatına eremedi.. bunda islam formatının da etkisi var. arap-türk ve kürt islam taban., devşirme-dönme islam tabandan daha yoğundu ve etnik varlıklarını terk edecek konumda koşulda da değillerdi.. geriye kalan yoğun hıristiyan taban ise osmanlıdaki islam formatından dolayı osmanlılaşamadı.. osmanlı laikleşse idi belki olabilirdi..

kısaca.. 1800lere gelindiğinde., sürekli ulusal kopmalar yaşayan ve iç çatışmaları ile yıpranan ve de avrupa sermaye birikimi ve dinamiği karşısında., zayıf düşen osmanlı avusturya-macaristan gibi tarihe gömülmeye aday oldu.. aynı süreci yaşamayı bekleyen rusya ve iran ise., osmanlı aşılmadan müdahale edilecek yerler olmalarının ve başkaca nedenlerin etkisi ile ayakta kalabildi.. burada ciddi anlamda ulusculuk ön plana çıkmıştı.. rusyanın kaderini ekim devrimi değiştirdi.. iran ise konjoktürel ortamdan faydalanabildi.. ama az da olsa parçalanmayı da yaşadı..

bana göre ekim devrimi farklı bir uluslaşma biçimi olarak rus devletini ayakta tuttu.. osmanlı ise parçalandı.. ve kalan bakiyeyi de dönemin koşullarının zorlamasına bağlı ama batı formatına uygun biçimlendirdiler..

osmanlıda aydınlanma girdabı etkisine girmiştir.. özellikle alttan çıkan bürokrasi ve sermaye grupları ve üsten çıkan aristokrat aydınlanmacılar.. bir çözüm konsepti yaratmaya çalıştılar.. ama bu süreçde osmanlı hanedan ve devşirme-dönme aristokrasinin yanında yada tepesinde egemen olabilecek yada egemenlik işletebilecek sermaye grubu yada grupları kimler olacaktı.. işte bu çatışmalar da osmanlı sürecini örselemiş ve yıkımına neden olmuştur..

ermeni sermayesi ve rum sermayesi toplumsal tabana sahipdi.. yahudi sermayesi ise toplumsal tabana sahip değildi.. ama devlet içindeki dönme-devşirme yapı içinde sıkı bağları vardı.. yeniçeri tasfiyesi sonrasında kurulan askeri yapı içerisinde etkinleştiler.. giderek bürokrasi içine de daldılar.. "müslüman osmanlı" ve "müslüman-laik osmanlı" gücü geliştikçe., ermeni-rum sermayesi ve toplumsal gücü bu gelişmeler karşısında.. ayrılmayı kendi ulus-devletini yaratmayı tercih etmek zorunda kaldı..

elbette prens sabahattin gibi farklı çizgi ile her kesimi kucaklamaya çalışan ve hürriyet itilaf gibi hanedan etrafında birlik yaratmak isteyen konseptler de olmadı değil ama süreç bunları ya tasfiye etti yada değişime soktu..

burada ulusal anlayış ne idi? sorusunu sormak gerekir.. ama sorarken., litaratürde iki türlü uluslaşma olduğnu da göz ardı etmemek gerekir..

birincisi.; sosyal-etnik temelelere dayalı uluslaşma.. ikincisi.; devlet üzerinden vatandaş olarak uluslaşma..

.... devam edecek.....
 
#33
osmanlı hanedanı ile devşirme-dönme aristokrasi arasındaki çatışma
osmanlı devşirme-dönme aristokrasisinin kendi içindeki çatışma
osmanlı egemenliği altındaki sistem içindeki sermaye gruplarının çatışmaları
osmanlı sermaye sistemi ile batı sermaye sistemi arasındaki çatışmalar

bir şey analiz edilecek ise bu temel zeminler içinden yapılır.. bu zeminler içindeki dinamikler dikkate alınır..

1900'lere gelindiğinde osmanlıda hanedan artık sadece bir sembol olarak vardı.. en son 2. abdülhamid bunu değiştirmek için çabaladı.. ama aynı zamanda osmanlıda o zamana kadar oluşamamış bir başka güç biçimi ortaya çıktı.. taban ile bağlantılı ve organize olabilmiş politik hareket..

tarihe ittihat terakki olarak geçmiştir ama öncesi vardır.. osmanlıda batı tarzı bir değişim için harekete geçilmiştir.. bu gelişmelerden., katı ve jakoben tarzı bir örgütlenme olan ittihat terakkiye nasıl geçildi incelemek gerekir.. bu öyle basit bir gelişme değildir.. yukarıda saydığım tüm çatışma zeminleri ile bağlantılıdır..

osmanlı., avrupa tipi bir bütünsel ulus devlet mi? olacak yoksa parçalara ayrılıp yine ulus-devletlere mi? dönecek..
soru garip gelmiştir.. her iki sonuç da ulus-devlet oluyor.. ama değil.. özellikle vurgu yaptığım şey de budur.. her uluslaşma ve ulus devlet formatı aynı değildir..

eskiden atatürkçü mantalite ile sorulurdu.. devlet mi ulusu yaratır., ulus mu? devleti..
buna solcular!! genelde ulus devleti yaratır yanıtı vermiştir.. özellikle leninist de değil.. stalin ve sonrası ulusal kutuluşcu m-l'ler bu yanıtı vermiştir.. yani öyle olması gerekir demişlerdir.. öyle inanmış ve öyle tarih "yaz"mışlardır..

burjuva aydını işi bilir.. yumurta-tavuk hikayesi gibi olduğunu bilir.. bir devlete toplum(ulus) gereklidir.. ama etnisiteye dayalı ama etnisiteye dayanmayan olsun..
modernite devleti budur.. mutlaka mülkiyeti altında tebaya gereksinimi vardır.. yani vatandaşlara.. türkçede bir ara uyruk derlerdi.. teba osmanlıyı anımsatıyor ya..

modernite solcuları bunu yemiştir.. ulusalcılıktan vatancılığa atlayarak bunu yemiştir.. bu yüzden osmanlıda asıl türk ulusalcılığı solculara aittir.. ve daima solcular bunu ileriye taşımıştır..
elbette açıktan türk etnik ulusculuğu yapmazlar.. bunu devşirme-dönmelerin "sağı" devralmıştır.. sola kalan vatan ulusculuğudur.. bildiğimiz vatandaş-teba ulusculuğu..
fransız burjuva "devrimine" bakın.. en vatancı-ulusalcılar yine parlamentonun solu ve ezilenlerin aydın önderleridir..
blangui mi? en baba uluscu-vatancıdır.. marks mı? en baba işçi sınıfı uluscusudur..

ittihat terakki ulusalcılığı devlet ulusalcılığıdır.. türk ulusalcılığı tercihleri osmanlı yıkımı sonrasına denk düşer.. çünkü., yeni bir hanedan kuramayacak ve ayağa dikilemeyecek tek toplumsal doku türklerdir.. osmanlıda., etnisite ulusalılığı bilinci olmayan tek toplum türklerdir.. rusyadan ithal türkçüler bile türk değildi.. bazıları tatar milliyetçisi idi.. ve türklük altında asimile edildiklerini bile iddia ediyorlardı.. tarihi okumayı bilmeyen görmez yada es geçer..

türk ulusalcılığı ittihat terakkinin belirli kadrolarının tasfiyesi ile bitmiştir.. onlarda çakma türkçü idi. onları tasfiye edip yeniden işletenler de çakma idi..

ama cumhuriyet solcuları bunu yerde komadı.. türk solu olarak başladı.. vatan_devlet solu olarak devam etti..

anlattığım "hikaye" budur..

devam etmeye çalışacağım..
..
 
#34
osmanlı sistemi içinde avrupadaki gibi gelişmeler yok.. aydınlanma yok., politik gruplaşmalar., partileşmeler yok-muş gibi bilinç kodlaması vardır..

osmanlının kendine has sistemi içinde elbette kendine has siyasal güçler olacaktır.. bir tasnifleme yapılacak ise., öncelikle gayrı-müslüm ve müslümanlar olarak ayrım yapmak gerekir.. esas olarak çağın gereği olarak., ek olarak da batının da iteklemesi ile başlayan uluslaşma hareketleri balkanlarda daha yoğundu ama bu demek değildir ki., osmanlı doğusunda bu yoktu.. özellikle ermeni ve arap toplumu içinde uluslaşma paradıgmaları gelişmişti.. kürtler arasında da vardı.. ama bu toplumlarda bütünsel bir hareketlenmeden ziyade politik hareketlenmeler olarak bunlar vardı..
balkanlar ve mora yarımadası dışındaki anadolu rumları ise bu gelişmeleri izlemekle yetiniyordu ve helenlerden çok osmanlıya yakındı..
osmanlı önce batıdan çözülmeye başladı.. doğuda ise mslümanlık altında birliği koruma olanakları var diye düşünülüyordu..

bu anlamda.; ilk olarak., osmanlıcılık ve islamcılık öne çıktı.. ve ikinc meşrutiyetin açtığı zeminlerde ortaya çıkan partilerden bu noktada bir tespit yapabiliriz.

ele alacağım partiler., hem ilk., hemde en etkin olanlar anlamında prototip olarak sunulmuştur.. başkacaları da vardı..

İttihad-ı Muhammedî Fırkası (1909).; adı üstünde muhammedciler partisi yada müslümanlar partisi.. derviş vahdeti ile bilinir.. ittihat terekkiye muhaliftir.. halifelik ve islam temelinde osmanlıyı yeniden düzenlemeyi hedeflemiştir.. batılaşma karşıtıdır. ciddi bir güce sahipti.. 31 mart vakası ile tasfiye edildi.

İslahat-ı Esasiye-i Osmaniye Fırkası (1909) .; osmanlıda reform talep eden ve bunu çok uluslu yapısı içinde ele alan batılaşmaya karşı olmayan ama islami yanın korunmasından yana olan partidir. şerif paşa kürtlerin ve diğer müslüman etnisitelerin varlığını gösterir..

bunlara benzer başka partiler de vardı hatta mebusları da vardı.. örneğin mütedil hürriyetperver fırkası gibi..

kısaca.; osmanlıcılığı öne çıkartan veya islami birliği öne çıkartan olarak tasniflediğim bu politik hareketlerin ortak yanı., i.terakki diktasına muhalif olmaktı.. hemen hemen çoğu 1911 de kurulan hürriyet ve itilaf fırkasına katıldılar., yada destek sundular..

ne bunlar., ne de başat olan i.terakki türk ulusalcılığını içermiyordu.. avrupa tarzı bir burjuva iktidarı hedefleri de yoktu.. çünkü başat sorun osmanlının parçalanma süreci yaşıyor olması ve merkezi yapının dağılma eğilimi göstermesiydi..

islam devleti temelli bir osmanlı ulusculuğu ile batı tarzı bir osmanlı devlet ulusculuğu iki ana akımdı diyebilirim.

bunların dışında var olan en önemli ve ilk sosyalist parti.; osmanlı sosyalist fırkası (1910-eylül).; elbette başkaca kurulu sosyalist partiler vardı ama bunlar müslüman değildi ve ulusalcı temellerde idi..
bunların dışında müslüman olmayıpda müslüman sosyalistlerle birlikte olan grup yoktu..
iştirakçi hilmi önderliğindeki bu partinin marksist olmadığı söylenir.. ama o dönemlerde marksizm diye bir ayrışmanın da tam net olmadığı bilinir.. marks dikkate alınan önemli bir politik şahsiyettir. sadece marksı temeline alan guruplar kişiler vardır..
osmanlıda ise sosyalizm sadece marks ile ifade edilmezdi.. batıda da böyle idi..

ilk müslüman sosyalist parti olmasına karşın ulusalcı değildi., yani türk uluslaşmasını temel almıyor., osmanlıyı temel alıyordu.. bu anlamda prens sabahattin ekibi ve görüşleri ile ilişkili idiler.. yine bu tarihlerde., sonradan kurulacak olan tkp ana kadroları i.terakki içinde muhalif idiler..

toparlarsam.;
bu dönemlerde türk uluslaşması olarak hareket eden bir politik parti yoktu.. bir çok ulusa ait varken türkler adına yoktu.. i.terakki içinde bu zeminlerde hareket edenler varsa da bu görüşler., i.terakki paradıgması değil., kullanacağı araçlar şeklinde idi..

türk ocakları ve ziya gökalp türkçülüğü daha sonraki yıllara tekabül eder.. bu da savaş içindedir.. ondan öncesi kurulu olan türk derneği(1908) ve türk yurdu cemiyeti(1911) bunlar sonradan türk ocakları(1911) olmuştur..
başlangıçda yusuf akçura-m.e.yurdakul-hüseyin cahit-uşaklıgil ve rus emeniler de vardı.. yani bunların türk etnisitesi ile ilgisi yoktu.. osmanlıya bir milliyet yaratıyorlardı.. en müsait olan türklerin adını kullanıyorlardı.. saydığım isimlerin çoğu dönmedir.. t.c. paradıgmasındaki "ne mutlu türküm diyen" işlerini başlatanlardır..

ilk kurulan sosyalist parti ve sosyalistler ise osmanlılık üzerinden bir burjuva devrimi bekliyorlardı.. yani., fransanın başlangıcındaki gibi etnisite ve ulus temelli değil., vatan üzerinden bir yurtdaş-vatandaş anlayışları vardı.. bu görüşte olan diğer poliik hareketlerle de ilişkili idiler..

osmanlı sosyalist partisi gelişmeler içinde "modaya" uydu ve 1919 da tekrar açıldığında türkiye sosyalist fırkası ismini aldı.. bunun içinden ayrışanlar da türkiye işçi ve çiftçi fırkasını(şefik hüsnü)..
daha sonrada i.terakki içinden gelenler den oluşan tkp vardı.. m.suphi-ethem nejat gibi..

dikkat edilirse., osmanlıda "türkçülük" türk etnisitesi temelli değildir.. özellikle i.terakkinin yedekte tuttuğu bir manüpledir ve başat aktörleri d edevşirme-dönmedir.. ilginçtir bunlara "bilimsel" katkı yapan ermeni- ve "rus" hatta isveç!!., polonya!! macar!! tipler de vardır..

1918-22 arasında anadoluda var olan askeri-politik güçler., osmanlıyı hangi sınırlar ve toplumlar ile bütün tutabiliriz tartışması ve çabaları içindeyken., ne hikmetse., türkçülük ön planda değil iken., 1923 sonrası., yani., iç çatışmaların bitip., tasfiyelerin büyük oranda bitmesinden sonra ve hatta cumhuriyet kuruluşundan sonra "türk"-islamcılık öne çıkmıştır..

buradaki "türk" tanımının manüple olduğunu türkiye-yunanistan zorunlu mübadele anlaşmasından görebilirsiniz..
türkiyeden türk olduğu halde hıristiyan olanlar sürüldü.. yunanistandan ise., türk olmadığı halde müslüman olanlar getirildi..
antalya girit mahallesinde 1973'lerde bile türkçeyi az bilen ama çok iyi yunan rumcası bilen müslüman "türkler" vardı..
yine 1974-5 yıllarında çok iyi türkçe konuşan atina varoşlarında oturan hıristiyan "rum"lar vardı.. (her iki örnek benim canlı şahit olduklarımdır)

t.c. kurulduktan sonra 1930larda başlayan kadro hareketi dahil., türk ocakları da dahil., ve devamı halkevleri de dahil., "ne mutlu türküm" konsepti dahilinde vatan/devlet türkcülüğünü işletiler ve ileriye taşıdılar..
aynı misyonu türkiyesolu da yüklendi.. 70'li yıllara kadar bunun sol içinde bayraktarlığını yaptılar..
ulusal kurtuluşcu idiler.. ama bu ulus türk ulusu olarak etnik değil., vatandaş-yurtdaş olarak işletildi.. resmi paradıgma da buydu..

türk ulusunu savunmak!! ise cıa iti devşirme-dönme türkçü!!lere kaldı..

türkiye solu bu tarihi hiç sorgulamadı.. bilmediğinden sorgulamayanlar ile bilerek sorgulamayanlar içiçe geçti..

ve şimdi bu içiçe geçmeler netleşmektedir.. "i.t." karakteri yeniden güncellenmekte ve kırmızı ile satışa sunulmaktadır..

bu toprakların., gerçek bir tük ulusal sosyalistine gereksinimi var.. ama bunlar öncelikle bu devlette maraba olduklarını fark etmeliler.. devşirme-dönme çakma türkçüleri deşifre etmeliler..

kürtler ermeniler ve diğer halklar kadar türklerin de var olma ve özgürleşme sorunu var.. bu ülkede türk yok.. ne mutlu türküm diyenler var..
 
Son düzenleme:
#35
seçim süreci üzerine güncelleme

nasyonalist-tkp., türkiyesolu içindeki "ip" formatının bir başka versiyonudur. en yakın genetik kardeşi de "ip" nasyonalizmine aday adayı ödp ve dhkp ve tikp'dir.. bunların ortak politik "hasım"ları aynıdır.. kürt özgürlük mücadelesi..


oysa üçünün de normalde., kürt özgürlük mücadelesi ile çakışan bir çizgisi olmamalıdır.. m-l olarak bu devleti yıkıp yerine işçi sınıfı iktidarını koymayı hedeflerler.. kürtler konusunda yapacakları da burjuva reformundan başkaca bir şey değildir..

yani.. ulusal sorun., feodalizmin tasfiyesi zemininde, bir burjuva demokratik devrimi içeriklidir.. çözümlenmemiş ise bunu pd içerisinde çözümlersin yada(bazılarına göre) demokratik halk devrimi sürecinde..

türkiye devletinde bir burjuva devrimi oldu yada tam olmadı yada hiç olmadı ise elbette kürtlerin konumu bir "sorun" olarak vardır.. bu "sorun" baki kalmayacak ise bir şekilde çözümlenecektir..


t.c. devlet paradıgmasına göre bu "sorun" inkar-imha(asimilasyon) ile çözümlenecekti.. t.c. kuruluşundan beri program bu zeminde işletildi.. bu zeminde işletildiği içinde kürtler için cumhuriyet baskı-zulum ve katliam olarak tanımlanır.. gayrı-müslüm"ler içinde aynı karakterdedir. aynı şey diğer müslüman halklar için kısmen işletildi çünkü onların travmatik bir boyun eğme tarzı vardır.. aynı şekilde bu travmatik boyun eğme olayı aleviler için de geçerlidir..

bu anlattıklarım temelinde bakarsak.; t.c. kuruluşu tanımında türkiyesolu belirsizdir.. oportünisttir.. en acısı sistem ideolojisine bağımlıdır tespitini yapacağım..

ortada bir burjuva devrimi(tamamlanmış yada güdük kalmış, veya olmamış) süreci varsa. bu "devrim"in bahsettiğim yanı ile feodalizmi tasfiye etmediği ve kapitalist modernite/ilerleme zemininde gerekli burjuva reformlarını yapmadığı ortada..

öyle bir sol düşünün ki., savundukları cumhuriyet vatandaşlarından bir kısmını vatandaş saymıyor.. gayri-müslimler kamu alanlarına(askeri okul devlet kurumları vs) giremiyor.. ve yurdum solu buna rağmen bu cumhuriyetin kuruluşunu laik olarak tanımlıyor.. sorgulamayı bırakın bu yalın gerçekliği bile dile getirmiyor
diyanet işleri(şeyhülislam kurumu) tek din ve tek mezhep olarak işletiliyor buna bile kurum olarak karşılar ama işleyişini sorgulamazlar t.c. buna karşın laik dir.. oysa aynı kurumun işleyişine diğer sunni ve alevi müslimanlar da karşıdır..

öyle bir sol düşünün ki.; örneğin kürtlerin aşiret bağlarını feodalizm olarak tanımlar ama bu cumhuriyetin bu bağlarla ilişkisini sorgulamaz isyan eden aşiretleri sorgular.. çünkü isyan edenler cumhuriyete karşı..
ama dersimi kendilerince garabet içeriklerle tanımlarlar..

bir bakarsın dersim cumhuriyetin de değil., gericiliğin alevilere baskılarına isyanıdır.. ama baskıyı gericiler değil, cumhuriyet yapar es geçer, dersim katliamının küçük ölçekli faşist-islam toplumuna dayalı örneklerini öne çıkartırlar.. oysa arkasında yine bu devlet/cumhuriyet vardır bunu da bilirler.. bildiklleri halde alevi toplumuna yönelik baskıları devlet ile değil, bu faşist-islam güruhu ile açıklamaya kalkarlar

dersim isyanını cumhuriyete karşı gerici aşiret isyanı olarak tanımlayanları da vardır ama bu sefer alevilik gibi din zemininden değil kürtlük zemininden ele alırlar.. bölücü kürtler..

öyle bir sol düşünün ki.; cumhuriyet kuruluş sürecini bağımsızlık/kurtuluş savaşı olarak tanımlarlar, ama kimden kim nasıl kurtuldu konusunda resmi ideolojinin resmi tarihine bağımlı "yazarlar"..
bağımsızlık savaşı bir devletin yada bir toplumun işleridir.. ortada devlet varsa adı vardır.. yoksa bir toplum vardır ve adı vardır..

osmanlı devleti parçalanmak istendi deniliyor ama kurtulan osmanlı devleti değil.. adı geçmez.. adı sonradan değişmiş olabilir ama kurtulan devletin bir adı varsa onun adı ile kurtuluş savaşından bahsedilir ki.. bu işi yaptıkları iddia edilenler yani BMM osmanlı adına vardı ve her toplantısını besmele ve osmanlının halifenin özgürleşmesi duaları ile açardı.. ama türkiye nasyonalist solu olmayan türkiye "vatan"ı kurtuluşu destanı yazar.. yazarken!! düşünmezler.. kurtulan bu "vatan/devlet"in sınırları ne idi?.. içindeki toplumlar ne idi? de kurtulduktan sonra NE OLDU??!!

OSMANLI DEVLETİ/VATANI PARÇALANMAKTAN KURTULMUŞ.. T.C. BU PARÇALANMAYI ÖNLEMİŞ.. !!!!!!!!!

ortaya çıkan şey osmanlıdan bakiye.. türkiyesolu bu emperyalist projeyi ulusal kurtuluş olarak yemekle kalmayıp, servis etmektedir.. bu anlamda., "parçalanmayı" devam ettirecek kürt halk özgürlük mücadelesine düşmandırlar..
öyle bir sol düşünün ki.; t.c. kuruluşunun osmanlı mülkünden parçalanıp kurulduğunu ve bu parçalanmanın osmanlı içindeki bütünlüklü halkları da parçalayıp kurulduğunu görmez-sorgulamaz yada bilir ama devletin köpekliğini tercih eder..

şimdi bu mantalitenin seçim sürecine yansıyan yanlarını aktarmaya devam edeceğim.. çünkü seçim süreci aynı zamanda nasyonalistsolun ayrışma dönemidir.. iyi izleyip iyi tanımlamak gerekir..
 
Üst