Sovyet Devrimi'nin Kürdler'e ihaneti

#1
Osmanlı'nın yıkımıyla Ortadoğu'da yükselecek olan Kürdistan, emperyalistler tarafından hazmedilmeyecek kadar büyük bir tehlike arzediyordu ve Empeyalistler'in Birinci Paylaşım Savaşı sonrası başta İngiltere olmak üzere; Kürdistan, Emperyalistlerin cetvellerle çizdiği haritalarla önce Serv, daha sonra da Lozan gibi komedi konferanslarında uydurdukları yeni kukla devletler arasında paylaşılıyordu.

sovyetler-kurtler.jpg sovyetler-kurtler.jpg

Buna karşı; Şeyh Mahmud Berzencî, Süleymaniye'de Kürdistan Krallığı'nı ilan edince İngiliziler'le amansız bir Savaş'a girişmişti. Düşmanın yüksek teknolojik silahlarına ve amansız bombardımlarına karşı direndi.

Dönemin diğer 'Dünya'sı Sovyetler'den yardım istedi. 20 Ocak 1923’te Lenin'e yazdığı mektup, kendisine ulaştı mı yoksa ulaşmadan mı İngilizler'in eline geçti bilemiyoruz ancak daha sonra Mele Mustafa'nın Stalin'e yazdığı mektuplardan anlaşılıyor ki; dönemin Rusya'sının bile Kürtler'i, sadece yeri gelidiğinde kullanılacak bir halk olduğunu görüyoruz.
Hatta kendi sınırları içinde yaşayan Kürtler'i kendisine tehlike olarak gören Stalin, 1937’de Kelbajar, Laçin, Kubatlu, Zengili, Erivan, Elegez, Tezekend, Kafkasya ile Gürcistan’daki yüzbinlerce Kürdü sürgün etti. Celali, Brukan, Berazî, Beski, Daqorî aşiretlerini ta Çin sınırına ve Sibirya’ya sürdü. Sürgünler kış aylarına denk getirildiği için tren vagonlarında ve açlıktan 90.000’den fazla Kürt öldü. Gittikleri yerde toplu yaşamalarına izin verilmeyen Kürtler 110 ayrı bölgeye dağıtıldı.

Bunları yaparken de Kürtler'e sözler verilir ve bildiğiniz gibi Mahabat Kürt Cumhuriyeti kurulur. İran'ın saldırısı karşısında Sovyetler'den destek bekleyen Kürtler'e, Onlarla dalga geçilircesine, Bayrak dikmeleri için dikiş makinaları gönderilir ve Kürler'i İran'a kurban verirler. Ve Rus Devrimi o aralar çocuklarını yemekle meşguldü herhalde.

Bu satırları yazar kardeşiniz, siyasette; devletlerin ya da siyasi güçlerin kendi çıkarları için Kürtler'i kullanmasından aslında rahatsız değil. Çünkü bu durum egemen sistemin alışkanlığı. Benim en büyük rahatsızlığım, hala kendi tarihinden dersler çıkartmayan biz Kürtler'in ulusal bir bilince ulaşamaması. Afrin işgal saldırısı nedeniyle dünya basınına bakın, hepsi Dünya'nın Kürtler'i nasıl 'Sattığını' yazıyordu. Belki bu vesileyle Kürtler, Savaştaki maharetlerini ulusal bilince ve masalardaki siyasette de gösterirler.

Çünkü ne kadar iyi savaşırsan savaş, masada kaybettiğinde büyük bedeller ödeyerek kazandığın değerleri kaybediyorsun. Kürtler'in dostları ne Emperyalistler, ne de onların uşakları kukla devletlerdir. Gücümüz, birliğimizdir!

Ali Usta - Arşiv
 
Üst