t"k"p ve 19 mayıs ve anti-emperyalizm

#1
ezilen ulusların ulusal kurtuluş mücadeleleri anlamında 20. yy. önemli bir süreçti.. aslında bu sürecin başlangıcı 18.yy sayılır.. osmanlı., avusturya-macaristan ispanya., portekiz ve ingiltere gibi emperyal(sömürgeci) devletlerin hegemonyası altındaki halkların isyanları ile başlamıştır.. o dönemlerde emperyalizm tanımı ortaya atılmadığı için bu mücadelelere halkların devletleşme eğilimleri olarak bakılmıştır.. kaldı ki., hedefler de böyle idi.. yani., emperyal/işgalci bir devletten kopup., kendi toplumunun(ulusunun) devletini kurmak olarak içerik alıyordu..

18. yy. anti emperyalist ya da anti-sömürgeci devletleşme süreçleri 20. yy. içindekilerden farklı idi.. hedef anlamında., özgürleşme anlamında farklı değildi ama amaç ve tanımlama/içerik verme anlamında çok farklıydı.. bu anlamda konu daha net anlaşılsın diye kısa bir açıklama yapacağım..

öncelikle 18. yy baz alınarak bir emperyal/sömürgeci devlet tasnifi yapacağım..

2- sömürgelerinin büyük bölümü ana kara dışında., hatta deniz aşırı olan emperyal/sömürgeci devletler.:
ispanya-portekiz., ingiltere-fransa bu noktada hem başat hem de en geniş sömürgelere sahip devletlerdi.. bu anlamda sömürgecilik denilince ana kara yada ana merkez tapusu içindeki sömürge halklar pek dikkate alınmıyordu.. ispanyada basklar., ingilterede keltler(irlanda-gal-iskoç).. irlanda istisna idi çünkü sürekli isyan halindeydi.. fransada bu konular hiç araştırılmadı bile..
emperyalizm ve sömürgecilik bu durumlara göre teorize edildi.. ispanyanın latin amerika sömürgelerindeki isyanlara dikkat çekildi., tanımlamalar yapıldı ama basklar akla gelmedi.. ingiltere için zaten laf eden bile olmadı., olan ise hindistanı moğollar yerine ingilizlerin işgal etmesi evladır tespitleridir..

1- toprak bütünlüğü içeren emperyal/sömürgeci devletler.:
osmanlı., avusturya-macaristan., rusya-iran örnekleri içinde osmanlı ve avusturya-macaristan başat devlerdi.. bir diğer özellikleri ise.; doğu avrupa ve balkanları ve orta doğuyu denetiminde tutma nedenlerinden dolayı gelişmiş avrupa sanayi-mali sermayesi oligarşileriiçin dağıtılması gereken geri! emperyal devletlerdi. bu emperyal devletlerin hegemonyası altında yaşanan isyanlar avrupa tarafından destekleniyor., özgürlük mücadelesi sayılıyordu.. ulusalcı sol anlatımla bu iki emperyal devleti yine emperyalizm bölmek için uğraşıyordu.. 1. küresel savaşın ana nedeni de buydu..

savaş bitiminden sonra bir dizi devletler ortaya çıktı.. yani emperyalizme karşı anti emperyalist ulusal kurtuluş mücadelesi! vermiş devletler.. bu devletlerin yine kapitalist sistem içinde kalmış olmasına gelince.; zaten bu mücadeleler pek dikkate alınmadı.. dikkate alma olayı lokal/ulusal' yaşandı.. her biri kendi tarihinin hikayesini yazdı..

osmanlı devleti içinden yunanistan-bulgaristan-arnavudluk-romanyasırbistan çıktı orta doğuda ırak-suriye ve diğer arap devletcikleri çıktı.. bunlara ne? denildi..
türkiye solu.; bu devletler için kahramanlık(anti-emperyalizm., ulusal kurtuluş) hikayeleri düzmedi.. bunu yapmadı ama emperyalizmin osmanlıyı parçalaması sonucu da demedi.. aleni aptala yattı..
bu konuda söylenecek çok şey var ama şimdilik kısa kesiyorum.. çünkü emperyalizm-sömürgecilik ve bağlantılı olarak anti-emperyalizm ve anti sömürgecilik tanımlarına sokuşturulan tüm içeriklerin sakat olduğunu anlatacağım.. çünkü bu sakatlığın yansımasının sonuçları da sakat ve vahim..
........ .
 
#2
Türkiye Komünist Partisi, 19 Mayıs'ın 98. yıl dönümü dolayısıyla bir açıklama yayımladı. Açıklamada, "Emperyalist işgal ordularına karşı mücadelenin sembolü 19 Mayıs’ı, emeğin iktidarı için verdiğimiz mücadelenin mevzilerinden selamlarken, ikinci kurtuluş savaşı hayalleri görmüyoruz. Önümüzdeki görev, ülkemizi kapitalist düzenden ve emperyalizmin hakimiyetinden kurtaracak olan işçi sınıfının kurtuluş mücadelesini zafere ulaştırmaktır" denildi.
http://haber.sol.org.tr/toplum/tkpd...n-kurtulusu-emegin-kurtulusu-olacaktir-196839

t"k"p böyle demiş..!!!!!!
öncelikle yaptığı tarihsel zaman-mekan ve özneler noktasındaki hatasına ya da demagojisine değineyim..
emperyalist işgal ordularına karşı!!! ordusuna demiyor., ordularına karşı diyor.. o yıllarda yunanistan ordusu dışında hangi devletin ordusu ile savaşıldı., tek kurşun atıldı.. böyle bir yalan-yanlış cümleye "bilimsel sosyalizm" adına sahip çıkmak olası mı?.. okuyanlara ne demeli.. ahmak mısınız., cahil misiniz.. biri bu soruyu sorsa., yunanistanı destekleyen ingiliz emperyalizmi diyecekler de.. ingilizler de işgalci değil mi?..

yine.. ortada sadece yunanistan orduları ile olsa da bir mücadele var.. kabul.. peki bu mücadelenin başlama tarihi 19 mayıs 1919 mu.. daha öncesi yok mu?.. bu mücadeleyi verenlere kuvvai-seyyare., müdafa-i hukuk cemiyetleri demeyi biliyorsunuz.. bunlar ne? zaman ve kimler tarafından kuruldu.. 19 mayıs' simge olarak almakla işe mustafa kemali katıyorsunuz.. yani demeden mustafa kemalin askeri/goygoycusu oluyorsunuz da bu askeri ve siyasal yapıları m.kemal mi? kurdu..

asıl soruma geleyim.; Emperyalist işgal ordularına karşı demeyi biliyordunuz da bu emperyalist işgal orduları hangi vatanı işgal etti bilmiyor musunuz da osmanlı vatanını ya da türklerin vatanını işgal eden emperyalist devletler demiyorsunuz..
var olan t.c. vatan ise.; o dönemlerde böyle bir ne devlet ne de bir vatan anlayışı ve sınırları vardı.. işgal edilen osmanlı idi.. anadolu!! işgal ise., kürdistan da işgal idi.. acaristan ve doğu trakya da işgal idi.. hatta orta doğu da.. zaten iskenderun/sancak sonradan "kurtarıldı" vatandan sayıldı bir de isim uyduruldu(hatay)..

eğer ki.. bir anti emperyalist ulusal kurtuluş hikayesi "yazıyor"sanız., illaki bir vatan ve bir ulus olmak zorunda.. var olan belli., osmanlı.. ulus ise türk ulusu..

19 Mayıs’a yasaklamalarla giriyoruz. Anadolu’daki işgal güçlerinin sökülüp atılması ve ardından Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması ile sonuçlanan “milli mücadele”
bu zibidiler., osmanlı işgali demiyor., anadolu diyor.. öyle olsun.. anadolu kimlerin vatanıydı ve en önemlisi daha önce işgal altında mı idi.. öyle ya bahsi geçen anadolu.. trakya değil.. acara değil., bakur değil anadolu!!..

milli mücadele!! dediğine göre bir ulusun mücadelesi.. hadi adını koymamışlar türkler diyelim de anadoluda sadece türkler mi? yaşıyordu.. hadi öyle olsun.. trakyada., balkanlarda ve rusyada., kerkük ve suriye de türk yokmu idi.. onlar milli türk değil mi?.. milli mücadele ile kurtarılması gerekmiyor muydu..

emperyalizm bunların önüne bir tapu koydu.. alın lan vatanınız bu.. adına kurtuluş hikayesi yazabilirsiniz dedi.. biz bu hikayeleri 18. yy da da okuduk.. yunanistan bağımsızlığı dediler., makedonya ve trakya halklarını işgal ettiler..

osmanlı tapusunu sevr ile bütünlüğünü korudu ama üzerine parça parça hacizler kondu.. bu haciz sahipleri anlaşamayınca ve küresel sistem gereği değişiklik kaçınılmaz olunca lozan süreci başladı..
osmanlı tapusu lozan ile parçalandı.. haciz konulanlar üzerinde devletler(ırak-suriye ve diğer arap devletleri) kuruldu.. anadolu dedikleri bir bölümü osmanlıya bırakıldı ama tüm tapu masrafları ödenmek şartı ile..

demem o ki.; parçalanan osmanlı devleti/vatanı.. işgal edilen osmanlı devleti/vatanı.. itiş kakış ve uzlaşma sonrasında kalan bakiyenin adı t.c. oldu.. ne t.c. diye bir vatan ve ne de türk ulusal kurtuluşu diye bir mücadele vardı.. osmanlı tapusu haciz edildi., bir bölümünden haciz kaldırıldı ve bir devlet kuruldu..
demem o ki.; suriye ırak ne? ise t.c. de odur.. bunların hiçbirisinde ne ulusal kurtuluş mücadelesi yaşandı ne de anti emperyalist mücadele..

aslında osmanlı içinde bir dizi ulusal kurtuluş ya da belirli bölümlerde egemen olma mücadeleleri yaşandı ama bunlar osmanlıdan beri var olanlardı.. tıpkı yunanlar., bulgarlar., arnavudlar gibi., kürtler., araplar isyan ettiler..
araplar.; emperyal osmanlıya karşı isyanlarını 1. savaş sonrasında ingiltere-fransa gibi emperyal devletlerle uzlaşıp devletcikler kazanarak sonlandırdılar.. kürtler osmanlıya karşı isyanlarına ingilizlere karşı olarak da devam ettirdiler ama küresel hegomanya tarihi o aşamada kürtlere yer vermiyordu..

kurulan devletler arap ulus devletleriydi.. yani bu anlamda en azından bir ulusal "kurtuluş" hikayesi yazılabilinir ama t.c. için bu geçerlid eğil.. türk ulusal kurtuluşu diye bir şey hem yoktu hem yaşanmadı.. osmanlıdan süregelen devşirme-dönme sermaye ve aristokrasi(askeri-siyasal) kendine bir dükkan açtı.. bu dükkanın türk halkıyla uzaktan yakından bir ilişkisi de yoktu.. ama hikaye türkler adına yazıldı.. hakayenin kahramanı türkler ama hikayenin keloğlanı da türkler.. ne iktidarda var., ne de sermayede..

bu zibidiler.; hem etnik olarak hem politik olarak devşirme-dönmelerdir.. haliyle bu devşirme-dönme cumhuriyete sahip çıkacaklar..

geleyim emperyalizm ve ulusal kurtuluşa............................. ,
 
#3
emperyalizm.: köken olarak imparatorluktan gelir.. yani geniş toprakları(aslında toplumları) hegemonyası altında tutan devlet demektir.. hegemonya altındaki toplumlara.; sömürge halklar ve yaşadıkları topraklara da sömürge denir..

daha önce hazırlanan ve pişirilen ve aydınlanma çağı! ile birlikte netleşen ulus devlet kavramı..öncelikle bir etnisite/halk/toplum gerektirir.. öncesi devletlerde bu şart değildir.. bir iktidar(hanedan) veya iktidar bloğu(hanedan ve aristokrasi) o devleti tanımlardı.. daha sonraları., devlet soyutlaştı., bir hanedan iktidarı ile değil bir toplum/etnisite ile tanımlanmaya başladı.. hangi bölgede hangi devletler olmalı çatışmaları başladı.. olası ise o devlet bir ulusa/etnisiteye/topluluğa dayanıyordu(almanya gibi)., olası değil ise o devletin adına bir ulus yaratılıyordu(ingiltere-fransa gibi)..
ama bir sorun vardı.. bu mühendisliğin işleyişi bir sorun yarattı.. ezilen halklar özgürlük için isyanlara başladı.. bizde kendi devletimize sahip olmak istiyoruz dedi.. küresel hegemonya tarihsel ilerleyişine(üretici güçler deseniz de olur) denk düşerse eyvallah denildi.. denk düşmez ise olmaz denildi.. yani.; tarihsel halklar ve tarihsel olmayan halklar diyeyim..

işte 20. yy ile birlikte kapitalist modernite solu da bu mühendisliğe dahil oldu.. etkin olduğu yada olma hayali kurduğu bir devlet/tapuda bir halk özgürlük istiyorsa ona bölücü denildi.. aynı konumdakşi başka alanlardaki halklara övgüler düzerken kendi tapularındaki halklara bölücü dediler..

"mevzu" edilen bu zibidiler bu tayfadandır.. kendi devletlerinin kuruluşuna bakmazlar hikaye yazarlar ama tarihsel akış içinde bu devletin bir emperyal-işgalci devletin devamı olduğunu es geçerler.. hatta kurulanın eskinin haciz sonrası kalanı olduğunu da es geçerler..

neden!?..
t.c. vatan-millet.. bölünme., emperyalist oyunlar der durur.. çünkü kalan bakiyeyi korumak zorundalar.. onların ne ulusu ne de sınıfı vardır.. varsa yoksa devlet.. ulus.; o devletin tapusu dahilinde olan herkestir.. sınıf o devletin tapusu içindeki marabalardır.. ötesi onları ilgilendirmez.. çünkü onlar.; hem etnik olarak hem de politik olarak devşirme-dönmelerdir.. devşirme-dönme için devlet yoksa varlığı da yoktur..

kısaca..
bu zibidiler için emperyalizm bir demagoji aracıdır.. emperyalizmin kapitalist sitemin ta kendisi olduğunu es geçerler.. anti-emperyalist olma ile anti kapitalist olmanın aynı şey olduğunu es geçerler.. es geçince kendileri de emperyalist olurlar.. başka halkların ve topraklarının işgalini doğal bulurlar..
ulus konusunda önceleri türklüğe sarıldılar ama baktılar ki ayıp oluyor bu sefer ulus ile sınıfı birleştirdiler.. işçi sınıfı dediklerinde anladıkları tek şey t.c. envanterindekilerdir.. devlete sahip çıkmayan sınıfa sınıf demezler.. sınıfa devletin tapusunu koruma görevi biçerler..
oysa sınıf.; ezlenler olarak tanımlanır ve sınır/tapu tanımaz.. özgürleşmesinde de tanımaz.. o devletin bir bölümünde yada diğer devletlerden isyan edebilen parçalarla birlikte özgürleşme karakteri vardır..

bu zibidilerin anti emperyalizmi tapularını korumakla sınırlıdır.. sınıfcılıkları da öyle..
 
Üst