TKİP programında kadınlar için cinsiyetçi iş bölümü yeniden üretilmektedir

#1
“…Doğumdan önce ve sonra 3’er aylık ücretli izin, tıbbi bakım ve yardım. Kadınların çalıştığı tüm işyerlerinde kreş ve emzirme odaları. (TKİP Programı)

TKİP, ailenin kendisine ve ailenin varlığından kaynaklanan pederşahi iş bölümüne
karşı değil, gerek ailenin gerekse de ailedeki iş bölümünün biçimine karşıdır.


Bu örneklerde de görüldüğü gibi, karşı çıkılan aile kurumunun kendisi değil, onun burjuva karakteridir ve onun örgütleniş biçimidir. Bundan dolayıdır ki, devrimci siyasetlerin bugün ileri sürdükleri talepler, mevcut ailenin ve aile içindeki pederşahi iş bölümünün revizyonundan ileriye gitmemektedir.
Dolayısı ile de bu partiler, gerek anlayışları gerekse de pratikleri bakımından aileyi ve onun bir sonucu olan cinsiyetçi iş bölümü yeniden üretmektedirler.
 
#2
Programın baştarafında acil demokratik ve sosyal istemler başlığı altında veriliyor.

TKİP, işçi sınıfının fiziki ve moral yozlaşmadan korunması, kendi kurtuluşu uğruna verdigi mücadelede savaşma gücü ve yeteneğinin yükseltilmesi için, ayrıca şu istemler ugruna mücadele eder:
1) 7 saatlik işgünü, 35 saatlik çalışma haftası. Sağlığa zararlı ve tehlikeli işlerde azami 5 saatlik işgünü.
2) Kesintisiz iki günlük hafta tatili. 6 haftalık yıllık ücretli izin.
3) İnsanca yaşamaya yeten, vergiden muaf asgari ücret.
4) Eşit işe eşit ücret.
5) Her türlü fazla mesainin yasaklanması.
6) Teknik nedenlerle ya da toplumsal hizmetlerin gerektirdiği zorunlu durumlar dışında, gece çalışmasının (22.00-06.00 arası) yasaklanması. Zorunlu gece çalışmasında 4 saatlik işgünü ve artı ödeme.
7) Kadın işçilerin kadın, ana ve çocuk sağlığına zararlı işlerde çalıştırılması yasağı. Doğumdan önce ve sonra 3’er aylık ücretli izin, tıbbi bakım ve yardım. Kadınların çalıştığı tüm işyerlerinde kreş ve emzirme odaları.
8) 14 yaşından küçük çocukların çalıştırılmasının yasaklanması. 14-18 yaş arası çocuklar için maddi üretimin genel ve mesleki eğitimle birleştirilmesi. 16-18 yaş arası için 4 saatlik, 14-16 yaş arası için 3 saatlik işgünü.
9) Ortaçağdan kalma bir yarı-feodal uygulama olan çıraklığın tasfiyesi.
10) İş güvenliğine ve sağlıklı çalışma ortamına ilişkin teknik ve sıhhi düzenleme ve önlemler. Bunun işyeri temsilciler kurulu ve sendikalar tarafından sürekli denetimi. İşçi temsilcilerinin yönetiminde, teknik ve sağlık uzmanlarından oluşan iş müfettişliği.
11) Esnek üretim, prim, parça başı, akord vb. çalışma sistemlerinin ve taşeronlaştırmanın yasaklanması.
12) İş yasasında tarım işçileri aleyhine olan tüm hükümlerin kaldırılması.
 
#3
7) Kadın işçilerin kadın, ana ve çocuk sağlığına zararlı işlerde çalıştırılması yasağı. Doğumdan önce ve sonra 3’er aylık ücretli izin, tıbbi bakım ve yardım. Kadınların çalıştığı tüm işyerlerinde kreş ve emzirme odaları.
sınıflı toplumun ortaya çıkmasında erkek egemenliği, mülkiyet, aile paralel süreçlerde ortaya çıkmıştır. Kadına "ana" denmesi bunun erkek egemenler tarafından bir yapılanmasıdır. Yani kadının anaerkil toplumdaki bütün yaşamsal ve oluşturduğu hukuk, teknik, karar vermenin alınması (zorla alınmasıdır ve katliamlar yapılarak alınmasıdır)....

Kadına "ana" diyen "namuscudur" "namusculuk" yapanda "halktandır" haktan olan "erkek egemen hukukla" yaşayandır. Bu böyle bir döngüdür. Bunun dışına çıkanlar bunların hepsini red ve uygulanmaz hale getirmek isteyenlerdir devrimci olanlar.

TKiP kadına erkek egemen ve kapitalistlerin BAKIŞ AÇISIYLA bakıyorlar.

"doğumdan önce ve doğumdan sonra 3'er aylık ücretli izin" bu kapitalist devletlerin ve partilerinin programlarında yer alan bir şeydir. Bazı ülkelerin sömürü alanları geniş olduğu için uyguluyor ve daha 'ilerisini'de uyguluyor, sömürü alanları dar ve sıınrlı
olanlar ise bunları yapmayı söylemekten öteye geçemiyorlar.

"analık" ile kadının "çocuğa bakma", "çocuğun büyütülmesi", "çocuğun yiyeceği, giyimi, gezisi" hep kadının üzerine bırakılıyor. Devrimciler eğer böyle düşünecekse, sınıflı toplumu, erkek egemenliğini anlamamışlardır. Şayet sınıflı toplumu anlayamayanlar sınıfsız toplumu nasıl kuracaklar?

komünist toplumda kadın hala "ana" mı olacak, "çocuğa bakan" mı olacak
bunlar toplumsal üretim, toplumsal birlik, toplumsal eylem aykırı ve sınıflı toplumu yeniden kurmaya dönük projelerdir. Yani TKiP kendi programında kadına hem sınıflı toplumda hem de sınıflı toplumdan sınıfsız toplama geçerken "konumunu" değiştirmemektedir.

bunun komünistlikle alakası yoktur, TKİP programı Komünist bir program değildir.

Komünist toplumda hiç kimse ayrıcalıklı ve ayrımcalığa uğramayan bir toplum yapılanmasıdır.

Kadın "ana" olamaz
Çocukların hepsi toplumsaldır ve bu toplumun çocuklarıdır. Çocuk doğuranların değil, bütün toplumun çocuklarıdır.
 
#4
Programın bu kısmı komünist toplumdaki kadın sorununu veya aile ye bakışı değil, kapitalist toplumda bu talepler doğrultusunda mücadele eder dikkat edersen veya okuduysan bu kısmın başında aynen şu şekilde yazıyor '''TKİP, işçi sınıfının fiziki ve moral yozlaşmadan korunması, kendi kurtuluşu uğruna verdigi mücadelede savaşma gücü ve yeteneğinin yükseltilmesi için, ayrıca şu istemler ugruna mücadele eder:

Ayrıca programın Toplumsal sorunlar kısmın kadın sorunuyla ilgili şu kısmı okumamışsın ''
C. Toplumsal sorunlar alanında

1) Kadının kurtuluşu: Toplumsal yaşamın tüm alanlarında kadın-erkek eşitliğinin sağlanması için kararlı ve sistematik bir mücadele yürütülür. Eski toplumdan miras fiili eşitsizliklerin giderilmesi için her alanda kadın lehine ayrımcılık gözetilir.
Analık toplumsal bir işlevdir, kadının bundan dogan tüm hakları tanınır. Eski düzende kadını köleleştiren çocuk bakımı ve ev işleri toplumsal kurumlaşmalar yoluyla çözülür.
TKİP, kadının tarihsel ezilmişliginin yarattığı fiili eşitsizliklerin tüm izleriyle silinmesinin yeni toplumun inşası ve yeni insanın biçimlenmesi eşliğinde uzun bir tarihi döneme yayılacağının bilincindedir. Bu bilinçle, kadını köleleştiren ve aşağılayan ideoloji ve geleneklere karşı sistematik bir mücadele yürütür.
 
#5
Sevgili Ahmet
Çelişkiyi farkedemedin mi?

Analık toplumsal bir işlevdir, kadının bundan dogan tüm hakları tanınır. Eski düzende kadını köleleştiren çocuk bakımı ve ev işleri toplumsal kurumlaşmalar yoluyla çözülür.
TKİP, kadının tarihsel ezilmişliginin yarattığı fiili eşitsizliklerin tüm izleriyle silinmesinin yeni toplumun inşası ve yeni insanın biçimlenmesi eşliğinde uzun bir tarihi döneme yayılacağının bilincindedir. Bu bilinçle, kadını köleleştiren ve aşağılayan ideoloji ve geleneklere karşı sistematik bir mücadele yürütür.
(Tkip)

ANALIK TOPLUMSAL BİR İŞLEV DİYORSA TKİP, BU BİR İLKESİZLİKTİR VE KADINA BAKIŞI SADECE 'KURTARICI' GÖZÜYLE BAKMAKTADIRLAR.

Yukardaki bölümde de anlattığım gibi, analık da kadın bir tutan devrimci örgüt, tutarsız bir örgüttür. Bir yandan diyorlar ki,
Bu bilinçle, kadını köleleştiren ve aşağılayan ideoloji ve geleneklere karşı sistematik bir mücadele yürütür
Soruyorum yine ve tekrar
analık toplumsal kadını köleleştiren bir gelenek DEĞİL Mİ?

Nasıl oluyor da, egemenlerin ideolojisine, kültürüne karşı mücadele ettiğini söylüyor. Bu bir yanıltmacaDIR

ÖRGÜTLEME TEKNİĞİDİR.
1-BİR genç, nasıl ki bir devrimci kuruma gider ve eline hemen gazeteyi veya dergiyi verip yollarlar aynı şekilde bu da böyle, kendi komünist ideolojini her yönüyle konuşmadan, tartışmadan yol alanların son gideceği yer 'baklavacı Dükkanı' açmak oluyor. Nedeni belli, sonucuda belli olur.

Ahmet sende ideolojik yönden tartışma, eleştirme, okuma ve sormayı gelenek haline getirmemişsen, 1. anlatımı da sende dahilsin. Bir zaman sonra devrimci olma isteğin 'sönümlenecek' gidecen bir tane baklavacı dükkanı açacaksın.

2-Eğer TKip'e gidip birkaç soru sorma durumuna gelmişsen sana kadın meselesinde hem analığı anlatır hemde analığa karşı çıktığı yönündeki anlatımı yapar, yani çelişkili bir dille sana anlatırlar. 1-.cisnde ise sadece 12 maddelik kısmı olurlar, sende soru sormadan kabul edirsin, ya da sana soru sorma fırsatı tanımazlar.
Bazı devrimci örgütlere soru sorman kavgalara bile yol açabiliyor.

3-Eğer TKİP'deki çelişkili durumu sorgulamaya gidersen, TKİP'in sana yaklaşımın analiz et ve daha sonra bu TKİP'in çelişkili durumunu mahkum eden açıklamalarda bulunduğun halde seni orada tutuyorlarsa iyidir. Ama sen iradeni iradesiz konuma getirsen, bu çatışmalı anlatımın unutulur ve seninle çay içerler.

Bir daha kine yine aynı konuları aç ve durumu yine analiz et

Ve hala TKİP'in bu çelişkili durumu ortadan kalkmamışsa ve sen orada isen ÇELİŞKİLİ OLAN SEN OLUYORSUN.
 
#6
Sevgili Aykut senin yazdıklarının hepsi çelişki ve sadece tartışma olsun diye yazıyorsun

Analık toplumsal bir sorun cümlesinden nasıl kurtarıcı gözüyle bakmak anlamı çıkarıyorsun akıl erdiremedim adı üstünde
Alttaki yazdıklarına cevap verme gereği görmüyorum
 
#7
Sevgili Aykut senin yazdıklarının hepsi çelişki ve sadece tartışma olsun diye yazıyorsun

Analık toplumsal bir sorun cümlesinden nasıl kurtarıcı gözüyle bakmak anlamı çıkarıyorsun akıl erdiremedim adı üstünde
Alttaki yazdıklarına cevap verme gereği görmüyorum


konuyu takip ediyordum.. ama bu noktaya gelmesi beni üzdü..

ahmet can arkadaş.. izninle bir şeyler söylemek istiyorum..
aykut arkadaşın çelişkili yazıyor olması mümkündür.. ama tartışma olsun diye yazmadığını biliyorum.. sorgular.. ve bunu doğal haliyle aktarır.. yanlış-eksik hatta saçma da olabilir ama doğaldır.. bilmediği yerde susma özelliği de vardır.. :)

sistem içi her talebe olumsuz bakması bana göre de abartı ama böyle bakıyor..
bence., burada., ana çelişkiyi yakalamış ama sanırım izah edemiyor..
ve sanırım. sende bu izah edememeden yola çıkıp tartışılmaz diyorsun..

Analık toplumsal bir sorun cümlesinden nasıl kurtarıcı gözüyle bakmak anlamı çıkarıyorsun akıl erdiremedim
diyorsun.. ama aykut., başka bir şey diyor.. bunu tkip ile sınırlı söylemesi de eksik ifade oluyor.. bu yanılgı., yada teorik hata diyeyim.. geneldir..

çarpıcı cümle altta..
analık toplumsal kadını köleleştiren bir gelenek DEĞİL Mİ?
gelenek demek eksik ifadedir.. toplumsal iş bölümü demek gerekir..
yani., kadını sadece çocuk/meyve/meta üretimi ile sınırlamak., tanımlamak demektir..

tıpkı., kendine at yada toplumsal olan emeğini., karşılında bir şey alarak vermek gibi.. doğurgan olmayan kadın muteber değildir.. yani analık özelliğine sahip değildir..

yoksa.; bir insan yavrusunu korumak., kollamak., beslemek., vs. için dişi olmaya gerek yoktur.. ana olmaya da gerek yoktur..

dişi penguen sadece yumurtlar ve yumurtayı erkeğe bırakır.. aylarca avlanırken., erkek o yumurtayı kımıldamadan aç bilaç korur.. yumurta çatlar., yavru çıkar.. sonra dişi gelir.. o görevi devralır..
komünal yaşamda., yavru doğurana ait değildir.. tüm topluluğa aittir.. tüm kadın ve erkkekler dahil onun koruyucusudur.. yani anasıdır..
1940 larda artık aileye daralmış bir afrika kabilesinden bir asker(sömürgeci igilizlern yerel askeri) annem öldü diye izin ister daha öncede aynı gerekçe ile izin almış.. yalancılıktan askeri dava açılır.. işi bilen yargıç söyle yazar..

--askere sorun.. ölen annesi kadın ise yalan söylüyor, erkek ise doğru..-
çünkü o kabile anlayışına göre., annesi de anadır annesinin erkek kardeşi de annesidir.. geleneklere göre her ikisine karşı görev ve bağlılığı aynıdır..

analık tanımı., mülkiyetçi tanımdır.. ve kadının ilk-temel kölelik tanımıdır..
sanırım., aykut bunu anlatmaya çabalıyor.. sen ise bunu görmüyorsun.. doğaldır.. ideolojik zeminler farklı..
ama itiraz edeceksen., bence bu anlattığım zeminde bakmalısın.. varsa hata buradadır..
yoksa., tkip analık hakkı vs. dediği için değil.. bu çağda elbette bu bir sorundur bu anlamda kreş., doğum izni vs. talep edilebilinir ama
Analık toplumsal bir işlevdir, kadının bundan dogan tüm hakları tanınır
dediğinde iş değişir..
kadın tarla ekek de bu tarlaya ekin eken tohum sahibidir anlayışı ile bir farklılığı kalmaz.. haliyle de tohumun sahibi ortaya çıkan ürüne de sahip olma hakkı kazanır.. kadına da analık hakkı!! kalır..

bu öyle derin bir mantıktır ki., kiwi ağacında bile işletiliştir..

"piyasa"da., erkek ve dişi kiwi fidesi satılır.. oysa bu yanlıştır.. her iki kiwi idesinde hem erkek hem de dişi organlar vardır.. aralarındai fark ise şudur..

bir tanesinin erkek organları sabah uyanır.. öğleden sonra işlevsiz hale gelirken., aynı ağacın dişi organı sabahtan öğlene kadar uykudadır., öğleden sonra işlevsel hale gelir.. bu ters işlevsellikten dolayı ağaç bir türlü döllenme yaşayamaz.. ama br başka cinsinde bu işler terdir..
o yüzden bu iki ayrı cinsi yanyana dikerler böylece uyumsuzluk çözülür..

ama erkek mantalitesi burada da işler.. ağacın birine dişi kiwi diğerine de erkek kiwi deme ahmaklığını gösterir..

kısaca.; analık tanımı sorunludur..
 
#8
Suat kardeş çok iyi açıklamışsın ama kritik nokta şu sonuçta komünizm hiç bir ülke de yaşanmadı komünist toplumdaki kadın sorunu çözümü noktasında yeterli deneyim yok ama biz komünistler Marksist materyalist dünya görüşüyle bu sorunu ortaya koymalıyız ve çözümünü de aynı şekilde ele almalıyız ve bu sorunun tam anlamıyla çözümüde komünizm kurulması ve ondan sonraki süreçtir. TKİP de bu bilinçle şunu söylüyor

TKİP, kadının tarihsel ezilmişliğinin yarattığı fiili eşitsizliklerin tüm izleriyle silinmesinin yeni toplumun inşası ve yeni insanın biçimlenmesi eşliğinde uzun bir tarihi döneme yayılacağının bilincindedir
 
#9
Suat kardeş çok iyi açıklamışsın ama kritik nokta şu sonuçta komünizm hiç bir ülke de yaşanmadı komünist toplumdaki kadın sorunu çözümü noktasında yeterli deneyim yok
bu yanlış.. aksine var.. mülkiyetsiz-sınıfsız komünal yaşamda bu vardı.. ve 1900lara kadar da.. kapitalist modernite bazı toplumları üretici güçleri geliştirme adına iğfal edene kadar vardı..
deneyime gerek yok.. denenmiş "ilerlemeyi" terk etmeye gereksinim var..

ama biz komünistler Marksist materyalist dünya görüşüyle bu sorunu ortaya koymalıyız ve çözümünü de aynı şekilde ele almalıyız
alırsanız.. reel sosyalizmlerde yaşananları tekrarlarsınız.. marksizm hiç bir zaman kadın yani cinsiyet sömürüsü ile ilgilenmedi.. 1800lerin ortalarından sonra., belirli kesimlere ama sadece erkek olanların belirli kesimlerine., oy hakkı çıktığında., buna selam durdu.. genel oy hakkı dedi.. daha erkekler arasındaki bu oy konusundaki sınıfsal(kırsal kesimde toprk sahibi olmayanların ve kentlerde işi olmayanların oy verememe "hakkı").. farkı es geçti.. kadınlar aklına bile gelmedi..
ve bunu "ilerleme" olarak övdü..
marksizm kadın sorununu çözecek donelere sahip değildir.. pratiği de yoktur..

ve bu sorunun tam anlamıyla çözümüde komünizm kurulması ve ondan sonraki süreçtir.
önce bir hikaye anlatayım.. bu ondan sonrasına açıklık getirsin..

köyün imamı ali dayının karısı ile ilişkiye giriyor.. oğlu fark ediyor.. baba., imam anamı "belliyor".. ali dayı yanıt veriyor.. oğlum allah cezasını verecek.. "ondan kelli" mahşerde hesap sorarız..

birgün imam minareden inerken merdivenlerden yuvarlanıyor ve ölüyor..

ali dayı., cenazede yanında saf tutan oğluna., gördünmü allah cezasını verdi diyor..

oğlu diyor ki.. baba ben minare basamaklarına darı dökmeseydim.. imam daha çok anamı "beller" sen de bekler dururdun..

siz marksistlerin işi bu zaten.. herşeyi allaha havale etmişsiniz.. bir tek işçi sınıfı adına birilerinin iktidar olması allaha havale edilmemiş.. onlarda erkek..

sscb kurulduğunda ilk kalkan yasa zinanın suç olması ve kadına devlet güvencesi ile boşanma hakkı..
yıl 1934(sanırım yanılabilirim) anayasası ilk gelen yasa zina suç ve sovyet ailesi ana-baba-çocuk olarak kutsaldır..
zahmet et araştır..


TKİP de bu bilinçle şunu söylüyor

TKİP, kadının tarihsel ezilmişliğinin yarattığı fiili eşitsizliklerin tüm izleriyle silinmesinin yeni toplumun inşası ve yeni insanın biçimlenmesi eşliğinde uzun bir tarihi döneme yayılacağının bilincindedir
evet.. tıpkı ali dayı gibi.. :)
 
#11
Suat kardeş çok iyi açıklamışsın ama kritik nokta şu sonuçta komünizm hiç bir ülke de yaşanmadı komünist toplumdaki kadın sorunu çözümü noktasında yeterli deneyim yok ama biz komünistler Marksist materyalist dünya görüşüyle bu sorunu ortaya koymalıyız ve çözümünü de aynı şekilde ele almalıyız ve bu sorunun tam anlamıyla çözümüde komünizm kurulması ve ondan sonraki süreçtir. TKİP de bu bilinçle şunu söylüyor

TKİP, kadının tarihsel ezilmişliğinin yarattığı fiili eşitsizliklerin tüm izleriyle silinmesinin yeni toplumun inşası ve yeni insanın biçimlenmesi eşliğinde uzun bir tarihi döneme yayılacağının bilincindedir
Selam Ahmet
Suat'ın TKİP açıklamalarında önemli notlar ve bilgiler var.

Komünist Toplum denilen adsal bir isimlendirmedir. Yani yeryüzünde Komünist bir toplum olmadı.
 
#12
Ahmet "kadın sorunu" demek erkek egemen kavramlarla olayı çözümlemeyi düşündürür.

Kadınların özgürleşmesi kadınların ve erkeklerin ortak mücadelesi ile olacaktır ve işçi kadınların talepleri de uygulanmalıdır ki, bu süreç kollektif bir süreç oluştursun.

Bu konu da 8 mart kadın işçilerinin direnişleri erkek egemenlerine karşı savaşın somut kanıtlarıdır.

Diğer açıklamalarım da dikkatini çekecek açıklamalarda bulundum.

Bu konuda bizim yani erkeklerin konuşması etiktir fakat yaşamda bir müdahale oluşturacaksa ancak kadınlarla-erkeklerin kollektif bir duruşu ile olacaktır.

İşçi kadınların taleplerini dinlemek ve uygulamakta gereklidir. Kendi bedenleri, emekleri, zamanları üzerinde kendi kararları olmalıdır.
 
Üst