Türkiye'de İşçi Hareketleri Ho Chi Minh

#1
Takdire değer bir cesaret ve fedailik ruhu ile, Türkiyeliler iğrenç Sevr anlaşmasını yırtıp atıp, bağımsızlıklarını kazandılar. Emperyalizmin plalarını da, Sultanlık rejimini de yıktılar. Yorgun, kopuk ve ayaklar altına alınmış uluslarını, güçlü ve kenetlenmiş bir cumhuriyete çevirdiler. Devrimlerini yaptılar. Ama her burjuva devrimi gibi, Türkiye devrimi de sadece bir sınıfın işine yaradı: Paralı sınıf.

Ulusal bağımsızlık mücadelesinde çok çaba göstermiş olan Türkiye proletaryasının önünde artık yeni bir mücadele var: sınıf mücadelesi.

Türkiye işçi sınıfı bu mücadelede birçok engelle karşılaştı. Türkiye'de, Batıdaki gibi işçi sendikaları yok. Sadece kurumlar veya aynı işte çalışıp yakın yerlerde yaşayan işçilerin toplulukları söz konusu. Aynı şehirde yaşayıp farklı iş dallarında çalışan veya aynı iş dalında çalışıp farklı şehirlerde yaşayan işçiler arasında hiçbir bağlantı yok. Bu etkili bir birleşik eylemin mümkün olmasını engelliyor.

Bunlara rağmen, yeni mayalanan işçi sınıfı geçen sene birçok rahatsızlık çıkardı. İstanbul'da, Haliç'te birçok grev yapıldı. Yazıcılar, tren yolu işçileri, kıyıda, petrol depolarında çalışan işçiler, bira fabrikasında çalışan işçiler. Bu harekete on bin işçi katıldı. Bu deneyimlere bakarak Türkiye işçileri, organizasyon ve disiplinin, zaferin bir şartı olduğunu öğrendi.

İstanbul Kongresi Birlik'i kuruyor

Kısa bir süre önce, İstanbul'da bir işçi kongresi toplandı. 250 delegeyle yapılan bu kongrede, 19.000 İstanbul işçisi, 15.000 Zonguldak maden işçisi ve 10.000 Balya-Karadin [Balya, Balıkesir - ç] bakır madeni işçisi temsil edildi.

Bu kongrede, 34 derneğin, Birlik adında bir federasyona çevirilmesine karar verildi. Bu cesur karardan korkan devlet, Birlik'i tanımadı. Burada söylemeliyim ki, devletin işçilere bakışı savaştan sonra oldukça değişti. Yabancıları defetmek söz konusu olunca her zaman işçilerin yanında olan devlet, örgütlenmek isteyen işçilere karşı tüm kapitalist devletlerin göstereceği tepkiyi gösterdi. Yani bu baskı kimseyi şaşırtmadı. Ayrıca herkes bilir ki, Lozan anlaşmasından sonra Türkiye kapitalizmi, binlerce zavallı Yunan ve Türkü öldürmesine rağmen Türkiye'ye yerleşemeyen fakat şimdi dostlukla girmeyi başaran yabancı kapitallerle iyi anlaşmaya başladı. Devletin Birlik'i tanımayı reddetmesi, ülkedeki beşte üçü Fransız olan yabancı kapitale bir gülümseme anlamına gelir.

Fakat Türkiye proletaryası ilk adımını attı. Devamı gelecek.

HO CHİ MİNH

Trkiye'de i Hareketi
 
#2
bu tür alıntılar kaynağı belirlli ama gerçekliği belirsiz yazılardır.. tıpkı., che çantasında nutuk var deme gibi..

ho chı minh o tarihlerde nerde idi ne yapıyordu ve kaç yaşındaydı.. bunlar bir yana..
yazıda bir sürü salak saçma çarpıtmalar var..

Dipnot
Yazının ingilizce çevirisinde İstanbul değil, Konstantinapol kullanılmıştır fakat yazıya İstanbul olarak aktardım.
aferin sana.. :D ama o tarihlerde o devlete ottoman denildiğini es geçmiş.. sevre itiraz eden osmanlı meclisi ve mukavemet örgütlerini kuran da., osmanlı ittihat terakkinin derin örgütü teşkilatı mahsusa..

Türkiyeliler iğrenç Sevr anlaşmasını yırtıp atıp, bağımsızlıklarını kazandılar
sevr iğrenç ise lozan ondan aşağı mı? sevr de osmanlı mülkiyet hakkı lozan t.c. sine göre en az 2 misli.. sadece denetim hakkı olarak mandalar var.. t.c. ise tümden manda..

bağımsızlık kazanmak!! nedir??
devlet olarak tanınmak ise., osmanlı da sevr de tanınıyordu.. duyunu umumiye ise lozan sonrasında ödenene kadar devam etti.. ama adı ve merkezi(paris) değişti..

sevr parçalanmak ise.; en azından osmanlı mülkiyet hakkı vardı.. ama lozan sonrası parçalanan osmanlıdan giden parçalarda mülkiyet hakkın da yoktu.. kalan parçada vardı.. kalan parçada sevr anlaşmasında kalandan çok farklı değil..

Yorgun, kopuk ve ayaklar altına alınmış uluslarını, güçlü ve kenetlenmiş bir cumhuriyete çevirdiler. Devrimlerini yaptılar. Ama her burjuva devrimi gibi, Türkiye devrimi de sadece bir sınıfın işine yaradı: Paralı sınıf.
ho amca., böyle bir cümle kurdu mu? bilmiyorum.. ama kurmuş ise aleni sallamış..
demekki katledilen sürgün edilen ermeni ve rumları ulusdan saymamış.. gerikalanları t.c. gibi tümden "türk" saymış.. kimsenin de kenetlendiği yok.. sizin kurtuluş savaşı dediğiniz dönemde en çok anadolu halkları ile savaşıldı..

Ulusal bağımsızlık mücadelesinde çok çaba göstermiş olan Türkiye proletaryasının önünde artık yeni bir mücadele var: sınıf mücadelesi.
yine bir şeyi bilmeden yapılan analiz-tespit.. o dönemde osmanlıda işçi sınıfı var ama balkanlarda var ve bunların ulusal kurtuluşu çok farklı.. anadoluda ise işçi sınıfı yok ki., "kurtuluş savaşına" katılım yapsın..
yazılan resmi tarihe sosyalistlerin bir katkısı olsa gerek..

kısaca.. bu yazı.. hikaye ve boş bir yazı.. daha çok ulusalcı manüplesi olmuş..












 
#3
l'Humanité, 1 Ocak 1924
Bu dergiye bakıp gerçekten böyle bir yazı yazılmış mı ona bakmamız gerekiyor.Anarşizm ile ilgili araştırma yaparken gözüme çarpan bir yazı olduğu için paylaşma gereği duydum.
Bu yazı HKP nin sitesinde de yayınlanmış ancak ben bu yazıyı yurtdışı menşeli bir marksist siteden aldım. Ayrıca yine bu sitede Hikmet Kıvılcımlı'ya ait yazılarda mevcut...
'Yazının ingilizce çevirisinde İstanbul değil, Konstantinapol kullanılmıştır fakat yazıya İstanbul olarak aktardım.'
Bu dip nottan bende rahatsız oldduğum için burayı kirleteceği düşündüm ve koymadım.
Ho Chi Minh Böyle bir yazı yazmış olabilir ....
Derginin yayın tarihi bile var.. Bana inandırıcı geliyor ...AncaK orjinal metni bulamıyorum bu ilginç?
 
Son düzenleme:
#4
Bu yazı HKP nin sitesinde de yayınlanmış ancak ben bu yazıyı yurtdışı menşeli bir marksist siteden aldım. Ayrıca yine bu sitede Hikmet Kıvılcımlı'ya ait yazılarda mevcut...
öncelikle hkp nedir? bilmen gerekir.. bilmiyorsan.. sen sosyalizme elif-be den başlamalısın.. her gördüğün kırmızı atkılı sosyalist olsa idi.. en başta.. yalçın küçük., benzemeye çalıştığı lenin olurdu.. kıvılcımlı bu toprakların sosyalistidir.. bana göre eksik ve yanlışlarına karşın bu hkp itleri ile yanyana anılamaz..

Bu dip nottan bende rahatsız oldduğum için burayı kirleteceği düşündüm ve koymadım.
Ho Chi Minh Böyle bir yazı yazmış olabilir ....
Derginin yayın tarihi bile var.. Bana inandırıcı geliyor ...AncaK orjinal metni bulamıyorum bu ilginç
ho amca yazmış-yazmamış.. bilmiyorum.. ama bildiğim bir şey var ki., ho amca siyasete başladığında vietnamda olmayan işçi sınıfını vietnam mücadelesine bu şekilde katmamıştır.. burada neden katsın..

gerek marks-lenin olsun gerek başka sosyalist önderler olsun.. bir çok yerde bir çok laf etmiştir.. bu lafları zaman mekan bağlamından koparıp., ekleyip ve de çarpıtıp kullanan çok..
bu anlamda bir ricam olacak.. hkp sitesindeki yazının linkiniverirmisin..
verdiğin link başka bir site.. bunlarda sözde marksist-leninist ama dile bak..
 
Üst