YENİ BİR MARAŞ KATLİAMI İSTEMİYORUZ Kampanyasına yönelik Eleştiri

  • Konbuyu başlatan denizheval
  • Başlangıç tarihi
D

denizheval

#1
Aşagıda alıntıladığım buram buram Irkçılık, İlkel Milliyetçilik, Suriyelileri Kriminalize eden, Önyargı ve Yargısız İnfaz barındıran Açıklamnın kuyruğuna takılan herkes, her Kurum, her Parti, her Basın Yayın Organı, her kişi suçludur.

Evrenselden tutun, Birgün, Özgür Politika, Özgür Gündem ve Sol Sosyalist etiketli hemen hemen herkes bu Kampanyaya Destek veriyor.
Avrupada bu tür Eylem yapanların en sıradan Muhafazakar Parti Yöneticileri tarafından dahi Irkçılık yapmakla suçlanıp izole edilirken bizim Solcular almışlar ellerine Davulu Zurnayı bu Rezil Kampanyaya Destek veriyorlar.

HDP bu söylemlerle Yola çıkan Kampnayaya Destek vermeside akıllara Şenlik.

Haydi hep beraber tam gür arkadaşlar: Maraşta İŞİD, El Nusra Kampı istemiyoruz!!!
Tüm 25 bin kişi İŞİD ve EL Nusracıların Aile Fertleridir, istemiyoruz.
Türkiye ve Kürdistanda Sosyalist olmak böyle birşey işte. Yeri gelince en geri ve Yozluklara Taviz vermek hatta Çanak tutmaktır. Yazık.



BASINA, KAMUOYUNA; YENİ BİR MARAŞ KATLİAMI İSTEMİYORUZ

Emperyalist ülkelerin şekillendirdiği Ortadoğu haritası en başından beri sorunluydu. Bu nedenle ne savaşlar eksik oldu, ne de katliamlar, sürgünler, göçler…

Bu bataklıktan uzak durmaya çalışan Türkiye; AKP iktidarı ile birlikte politika değiştirerek; gölün içine balıklama daldı. AKP’nin böyle davranmasının temel nedeni “mezhebi gaileler “di. Herkesle dost, herkesle komşu olması, kendi sınırları içinde tüm yurttaşlarının devleti-hükümeti olması gereken AKP; elindeki ”Mezhep” ayracı ile ne yazık ki herkese zarar verdi ve vermeye de devam ediyor. Savaştan, depremden, selden kaçanlar kim olursa olsun onlara herkes kapısını açar. Bu bir insanlık görevidir. Ancak bu durumdan insanlık dışı faydalar elde etmeye çalışmak ancak AKP gibi hükümetlere yakışır.

Sen şimdi savaşı kışkırt, taraf tut, tuttuğun tarafı besle, donat, sev, yücelt, cephede savaşanların ailelerini ülkene davet et, onların bakımını üstlen, barındır ve onları aynı zamanda hem Avrupa’ya hem de Alevilere karşı kullan. Biz Aleviler, bu topraklarda bu oyunu defalarca gördük, işin aslını biliyoruz.

Örneğin 1978 Maraş katliamını hiç unutmadık.

Maraş’ın şeriatçı-faşist zenginlerinin planlarıyla toprak vaadi ile kandırılmış Sünni köylüler, faşist milislerin önderliğinde Maraş’ta; devletin, polisin askerin gözleri önünde; denilebilir ki onların izniyle, Alevilerin işyerlerine, mahallelerine, sokaklarına, evlerine saldırdılar. Bu saldırlar günlerce sürdü. Yüzlerce Alevi, yaşlı –genç, hunharca katledildi.

Yaraları sarmak, bu derin travmayı atlatmak kolay olmadı.

Katliam öncesi il nüfusunun yaklaşık yüzde otuzu Alevi iken bu rakam katliam sonrası yüzde beşlere düştü. Aleviler şehri terk etti.

Antep’e, Adana’ya, Mersin’e büyük kentlere göç ettiler. Bir kısmı ise Kıbrıs’a Britanya’ya kadar uzandılar. Bu göç edenlerin iş yerleri, fabrikaları evleri, tarlaları, bağları, meraları kimlerin elinde kaldı?

Kimler yok pahasına kapattı? Maraş katliamının önemli amaçlarından biri de bu değil miydi?

Şimdi aradan 38 yıl geçtikten sonra aynı senaryo yeniden sahnelenmek isteniyor. AKP hükümeti, Suriye’de savaşmakta olan Cihatçılar, İŞİDciler, El-Nusracılar’ın ailelerini Alevi köylerinin ortasına yapacağı 27 bin kişilik bir kasabaya yerleştirecek. Bu ailelerin erkekleri Suriye’de Alevi köylerini yakıp yıkan, onları katleden, ağızlarından ve ellerinden kan damlayan ve böylece Cennete gideceklerini sanan katillerdir. Şimdi bunları getirip Maraş’ta Aleviler ile kapı-komşu yapmanın anlamı nedir? Bu durum yeni bir Maraş katliamının habercisi değil midir? ?

1978 katliamına, katılmamış, onaylamamış, hatta lanetlemiş Sünni komşularımızla aramızı açmanın, onları taraf olmaya zorlamanın bir işareti değil midir? ?

Biz Alevi kurumları olarak 25 milyon Aleviler adına burnumuzun dibinde böyle komşular istemiyoruz. Zaten her gün, her yerde bombaların patladığı, yüzlerce insanımızın katledildiği şu kaos ortamında, yeni çatışma alanlarının yaratılmasına izin vermeyeceğiz.

Hükümet cihatçıları çok seviyorsa, götürüp Rize’nin Güneysu kasabasına yerleştirsin. Biz istemiyoruz.

Saygı ile kamuoyuna duyurulur.

ABF (ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU)

HACI BEKTAŞ-I VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI

PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ

ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ

DEMOKRATİK ALEVİ DERNEĞİ

AKADER

‪#‎OvamaDokunma‬
 
#3
öncelikle belirteyim.. o bölgeye yerleştirilecek olan sığınmacıların yapısı hakkında bilgim yok.. bu çok önemlidir.. suriye sığınmacıları çeşitlidir.. bu anlamda iskan yada yerleştirme politikalarıda buna uygun yapılır.. bu durum geçmişten beri sistemlidir..

maraş somutuna bakıp değerlendirme yaparken., istemiyoruz dediler diye burada takılı kalmak yanıltır.. istemiyoruz diyenlerin açıklamalarında sığınmacılara karşı olmadıklarını ama bu yerleştirilmek istenenlerle ilgili amaçlara itiraz ettiklerini belirtiyorlar..

tarihte yaşanmış deneyimler-olaylar var..

örneğin.. kırım savaşı sonrasında kafkas halkları osmanlı-rus anlaşması ve ingiltere gözlemciliği altında zorunlu sürgün edildi.. sürgün masraflarını ingiltere öderken., gemiler polonyadandı..
osmanlı bu sürgünü sistemli bir iskan politikası olarak kullandı..
bu politikaların sonucu olarak., özellikle balkanlara yollananlar sorun yarattı.. o dönem balkanlar karışıktı.. savaşçı adıge kabileleri buralara silahlı olarak yerleştirildi ve korucu tarzı kullanıldı.. çapul yapmalarına göz yumuldu., aslında itildi.. yaşanan ciddi sorunlar yüzünden avrupa bu noktada osmanlıyı uyardı ve bunların çoğu anadoluya ve oradan da suriye-ürdün-libnan-israile yerleştirildi.. benim dede(anneden) tarafım bunlardandır ama orada kalanlardan..
bu konu bu forumda işlendi internette de fazlasıyla bilgiler var.. araştırın derim.. sadece bu konu değil., yavuz döneminde de kürt-sunni yerleştirmeler olmuştu.. örneğin akyazı kürtleri dönemin rum-ermeni bölgelerine korkuteli ise alevi türkmenler ve ermeniler arasına idi..


demem o ki.. yerleştirilmek istenen sığınmacılar nuseyri olsa idi alevi bölgesi buna itiraz etmezdi diyorum.. demekki bir sıkıntı var..

unutmayalım.. önümüzdeki süreç savaş süreci.. nereye nasıl evrilecek belli değil.. savaş derinleştikçe toplumsal yapılar taraf olmak zorunda kalacak.. devlet bu anlamda şimdiden bazı tedbirler alıyor olabilir..

lasalle.. mal bulmuş mağribi gibisin..
Duran kalkan da bu kampanyaya katılmış mültecilerin eline silah verilip köhle savaştırılacağını söylüyor...
kampanya diye bahsedilen.. anti-mülteci kampanyası değil.. ama eleştiri anlamında konu burada böyle açıldı.. duran kalkan ise başka bir şeyden bahsediyor.. maraş gelecek olan savaşın yaşanacağı bölgelerden biridir.. bu anlamda verdiğim çerkez-balkan iskan olayı gibi bir durum amaçlı olabilir.. duran kalkan buna işaret ediyor..

kısaca...
fotoğrafta görünen ve hoşumuza gitmeyen üzerinden değil., içeriği üzerinden analiz yapalım..
bu güne kadar bu tür yerleşimlere itiraz etmemiş bir topluluk sıkıntı belirtiyorsa dikkate almak gerekir.. üstelik yaşanmış olanları varken..
 
D

denizheval

#4
Suat abi ben konuyu eklediğim resim bazında değerlendirmedim. Çıkış noktam Basın Açıklamasıdır.
Senin yazdıklarından gördüğüm ise Aksiyona Kılıf giydirme yaklaşımı.

Çingeneler, Ermeniler, Kürtler, Aleviler derken şimdide Suriyeliler hedefe alınıyor ve alanda aynı zulme maruz kalmış bir kesim. Bu Kampanyaya İDH dahi destek verebiliyor. Bunu İnsan Hakları savunuculuğu kılıfıyla yapmak Pezevengin ''Kadın istismarına ve Cinsel Şiddete son'' Kampanyasında Pankartcı olması gibi bir durum. Bizim Davul-Zurnacı Sol zaten Kitle kuyrukçulugunu çok sevdiği için Halay başı olmasını garipsemedim. Ama Sosyalistlik, Demokratlık, İnsan Hakları savunuculugu çok farklı kulvarlar. Şu Kampanyaya Destek vermek Maraşta 3 gün durmayacagından emin olduğum, Savaş Mağduru bir Halkın Kriminalize edilmesi ve hedef gösterilmesidir.

Maraşın, altyapısı olmayan, insanlara sıfır perspektif sunan kurak Dağında hangi Suriyeli kalır ki? Egede Ölümü göze alarak Türk ve Arap Müslüman ne varsa geride bırakıp hepsi ''Gavur'' Avrupaya gitme hedefi ve hayalınde.
''Türkiyede Kürt Sorunu yoktur, Kürt İstilası var'' diyen Faşistlerle aynı noktada buluşmakta varmış bizim Solun Kaderinde.

Ayrıca ögrendiğim kadarıyla o 25 bin sözde İŞİD'li, El Nusracı kişinin çoğu Küçük Güneyli Kürtlermiş.
Halayı geri Vitese almak icap edebilir. Tey Tey :)
 
#5
sevgili deniz.. bin düşünüp., bir konuşacaksın.. bin kere bakıp öyle göreceksin.. derler..
önce.. bu konuda sendeki bu eksikliğe değineğim..

fotoğrafta görünen ve hoşumuza gitmeyen üzerinden değil., içeriği üzerinden analiz yapalım.. bu cümlem.. senin astığın fotoğrafla ilgili değildi.. genel bir deyim olarak olay kasdediliyordu.. ayrıca o tür ajitatiff fotoğraflardan hazetmem..
yazımdaki bu son cümle baştaki cümlenin tamamlanmasıdır..
öncelikle belirteyim.. o bölgeye yerleştirilecek olan sığınmacıların yapısı hakkında bilgim yok.. bu çok önemlidir.. suriye sığınmacıları çeşitlidir.. bu anlamda iskan yada yerleştirme politikalarıda buna uygun yapılır.. bu durum geçmişten beri sistemlidir.. demişim..
Suat abi ben konuyu eklediğim resim bazında değerlendirmedim. Çıkış noktam Basın Açıklamasıdır.
açıklamalarım da kılıf değil yaşanmış gerçeklerdir.. senin kılıf tespitin.. somut maraş örneğine olayı biliyor olarak itiraz etmiş olursam geçerlidir.. bilmediğimi belirtmiş., bu durum da olabilir demişim.. çünkü yazıyı asan sen.. şunları ilk başta yazmamıştın..
Ayrıca ögrendiğim kadarıyla o 25 bin sözde İŞİD'li, El Nusracı kişinin çoğu Küçük Güneyli Kürtlermiş. Halayı geri Vitese almak icap edebilir. Tey Tey :)
sevgili deniz.. öğrendiğin kadarıyla yazacak ve kızacaksın.. yada böyle ise diyeceksin..
tıpkı benim yaptığım gibi..
ben bilmediğimi belirtip., şu da oabilir diyorum.. yani., Senin yazdıklarından gördüğüm ise Aksiyona Kılıf giydirme yaklaşımı. tespitin tepkisel oluyor.. devlet iskan politikalarını bilen biri olarak bu ihtimal olabilir demem nasıl kılıf oluyor.. sen açıkladın ama net değil.. net ise..
küçük güney dediğin bölge rojava oluyor değil mi.. eskiden kalma bir tanımlama.. yani öğrendiğine göre rojavadan gelen kürtler oluyor.. hal böyle ise hareketin bu sığınmacılarla ilgisi ve bilgisi vardır.. varken., yada olması gerekirken., böyle konuşmaları çok ciddi hatadır.. oturur bunu konuşuruz..
alevi derneklerinin ciddi hatasını laiklik gazları.. hareketin ciddi hatasını da alevi popülizmi olarak eleştiririz..


ben.. bilgim yoksa., öncelikle mazlum olanın beyanını dikkate alırım ama kesin-net görüşümü bildikçe ortaya koyarım..

maraşı görmedim ama çorum'u biliyorum.. katliamdan önce şehir merkezinde ve preferisinde çoğunluk alevi vardı.. katliamdan sonra bu demografik yapı tersine değişti.. görmediğim ama elde ettiğim bilgilere göre maraş bu anlamda daha beter olmuş..
anlayacağın.. hassasiyetlere bakışım bu anlamda pozitif önyargılıdır.. kesin görüşlerimi de net bilgiler sonrasında sunarım..

bence sen.. tepkilerini afakiye vardırarak yazmışsın..

olabilir.. aleviler gaza getirilip., laik cumhuriyet cephesine itiliyor olabilir.. özgürlük güçleri bunu görmeden., olayı netleştirmeden popülizm yaparak destek sunmuş olabilir.. ama bu dediklerim.. olabilir durumda..
keşke ilk yazında bilgilerini aktarıp da somut tespitler olarak yazsaydın.. örneğin ben şu olabilir demek gereği duymasaydım.. yada gbilgilere rağmen., Aksiyona Kılıf giydirme yaklaşımı.yapıyor olsaydım.. örneğin lasalle gibi.. aksiyondan duran kalkan/pkk eleştirisi çıkartıverdi.. belki haklı.. ama önce net bilgi..
 
D

denizheval

#6
Suat Abi; Bilgi Kirliligi yaratılarak ve Ajitasyon destekli bu Kampanya yürütüldü ve yürütülüyot; Sol-Sosyalist kimlik ve duruşla alakası olmayan Sağ Popülist söylem destekli gündem oluşturuluyor diye bir tesbitte bulunarak tepkimi gösterdim. Sen son mesajımda kesin bilgim yok derken, her iki mesajındada Kampanyaya haklı zemin sunabilecek bilgi, tarihi birikim ve öngörülerinide sunarak bir nevi haklı zemine oturtmaya çalışır gibi oldun.
''Çeşit Çeşit'' Suriyeli göçmenleri Stalin gibi Yargısız infazla Egeye dökmek veya Afganistana sürmekmi gerekir? Külyutmaz Türk Solu bakış açısının Ulusal Damarı kabarınca kimse tutamaz. Buna HDP hatta PKK'nin çanak tutması ise Üzüm Üzüme baka baka kararır halleri olsa gerek. Suriyeliler Maraşa konup yerli Yurtsever, Alevi Halkı yoketmek için Siperde bekliyor. Neymiş bu ''Çeşit Çeşit'' Suriyeliler. Esad'ı bitirdiler şimdi sıra Maraşa geldi galiba.
80'Li yıllarda bizim Köy ve Çevre köyler hemen hemen hergün Komandolar tarafından kuşatılıp her ev didik didik aranırdı. Küçük kardeşim Komandoları görünce son sürat eve koşar ve Ebeme ''Ebe Cendermeler geldi, Cendermeler'' derdi. Demekki Cendermelerin gelmesi ona bir haraketlilik kazandıracak cinsten bir gelişme. Suriyelilerin Anadoluya gelmesinde sorun görmeyen sözde Sol-Sosyalist çevre Maraşın Alevi Mezrasına gelmesine tepkili, daha doğrusu Ajitasyona Sos olarak Siyaset yapmaya abone.
Konu sen ve benim bakış açımdan öte bahsettiğim çevrelerin Sağcı-Popülistlerin söylemleriyle süslü bir Kampanyaya kayıtsız şartsız katkı sunmalarıdır.
Yollara düşen her Suriyeli Mağdurdur. Hiçkimse İllegal değildir. Dünya kimselerin Tapulu Malı değildir.
 
#7
Suat Abi; Bilgi Kirliligi yaratılarak ve Ajitasyon destekli bu Kampanya yürütüldü ve yürütülüyot; Sol-Sosyalist kimlik ve duruşla alakası olmayan Sağ Popülist söylem destekli gündem oluşturuluyor diye bir tesbitte bulunarak tepkimi gösterdim. Sen son mesajımda kesin bilgim yok derken, her iki mesajındada Kampanyaya haklı zemin sunabilecek bilgi, tarihi birikim ve öngörülerinide sunarak bir nevi haklı zemine oturtmaya çalışır gibi oldun.
''Çeşit Çeşit'' Suriyeli göçmenleri Stalin gibi Yargısız infazla Egeye dökmek veya Afganistana sürmekmi gerekir? Külyutmaz Türk Solu bakış açısının Ulusal Damarı kabarınca kimse tutamaz. Buna HDP hatta PKK'nin çanak tutması ise Üzüm Üzüme baka baka kararır halleri olsa gerek. Suriyeliler Maraşa konup yerli Yurtsever, Alevi Halkı yoketmek için Siperde bekliyor. Neymiş bu ''Çeşit Çeşit'' Suriyeliler. Esad'ı bitirdiler şimdi sıra Maraşa geldi galiba.
80'Li yıllarda bizim Köy ve Çevre köyler hemen hemen hergün Komandolar tarafından kuşatılıp her ev didik didik aranırdı. Küçük kardeşim Komandoları görünce son sürat eve koşar ve Ebeme ''Ebe Cendermeler geldi, Cendermeler'' derdi. Demekki Cendermelerin gelmesi ona bir haraketlilik kazandıracak cinsten bir gelişme. Suriyelilerin Anadoluya gelmesinde sorun görmeyen sözde Sol-Sosyalist çevre Maraşın Alevi Mezrasına gelmesine tepkili, daha doğrusu Ajitasyona Sos olarak Siyaset yapmaya abone.
Konu sen ve benim bakış açımdan öte bahsettiğim çevrelerin Sağcı-Popülistlerin söylemleriyle süslü bir Kampanyaya kayıtsız şartsız katkı sunmalarıdır.
Yollara düşen her Suriyeli Mağdurdur. Hiçkimse İllegal değildir. Dünya kimselerin Tapulu Malı değildir.
Yollara düşen her Suriyeli Mağdurdur. Hiçkimse İllegal değildir. Dünya kimselerin Tapulu Malı değildir
bu ilkesel mantık her devrimcide olmalıdır.. ama bir dönemin mağdurunun bir dönem sonrasında zalim olduğu da bilinir.. aynı şekilde., bir dönemin zaliminin sonrasında mağdur olduğu da bilinir.. yani.. o dönemlerdeki konumları üzerinden konuşulmalıdır..

avrupada yaşanan Yahudi soykırımı sonrası İsrail kuruldu.. bu çözüm doğru mu?.. hayır ama itiraz edilemez.. çünkü Yahudiler devletleşerek yada devletleştirilerek mazlum olmaktan çıkabildi.. ne yazık ki., devletleşmekle birlikte zalimleştiler.. ve bunda arap milliyetçi yaklaşımının etkisi yok mu? evet vardır.. ama bu varlık bu zalimliğe onay verdirmez..

tarihi yazmak bir yana., tarihsel süreçleri belirlemek konusundan bakmalıyız.. Yahudilere yapılan zalimlik yine egemenlerin işidir ve başında yine soydaşları vardır.. mazlumları kurtuluş diye katı ulus devlet olmaya itelediler.. Osmanlı egemenliği altından İngiliz-Fransız egemenliğine geçen arap halkı mazlum konumunda Yahudilere karşı zalim pozisyonu aldı.. böylece tarihsel süreç egemenlerin istediği tarzda ilerledi.. içindeki doğrular ve eğriler ne anlam ifade eder ki..

örnek verdim.. kafksyadaki kadim topraklarından zulümle sürülen çerkesler balkanlara yerleştirilirken elbette., Yollara düşen her çerkes Mağdurdur. Hiçkimse İllegal değildir. Dünya kimselerin Tapulu Malı değildir diyeceğiz.. ama balkanlardaki Osmanlı egemenliği için koruculuk yapma işlevine sokulup zalim pozisyonu aldıklarında buna ne diyeceğiz.. yapmasalar bir türlü yapsalar yanlış..

Ahıska türkleri yine soydaşlarının yaşadığı fergana havzasına zorla sürgün edildi.. orada SSCB devleti onlara en iyi devlet işlerini verdi.. yani yerel halk üzerinde devletin adına egemenlik sopası olmasalar bile öyle idiler.. sonunda bir facia yaşandı..

demem o ki..
Suriyeli savaş mağdurlarını alevi-sunni diye ayrıma tabi tutmak bir başka faşizmdir.. yada esad yanlısı esad karşıtı diye ayırmak da.. bu anlamda gelen her Suriyeli mağdur geldikleri yerde oralılar kadar yaşam hakkına sahiptir.. ama.. devletin bu iskan politika ve amaçlarını da unutmamak gerekir..

seni anlıyorum..
her ne olursa olsun.. gelenler alevi/nuseyri ise yada kürt ise eyvallah.. değil ise eyvah-hayır demek hem doğru değil hem de çözüm değil.. gördüğüm kadarıyla sen böyle bir mantalitenin varlığına ve işlevine itiraz ediyorsun.. haklısın ama dediklerimi de es geçmemelisin..
elbette.. doğru tarz.. gelenlerin sıfatına göre değil., devletin amacına göre hareket etmek olmalıdır.. ve en önemlisi dil de bu anlamda düzgün olmalıdır.. ve pozisyon almak da devlete göre olmalıdır.. gelenlere göre değil..

dilerim anlatabildim..


not..
Sen son mesajımda kesin bilgim yok derken, her iki mesajındada Kampanyaya haklı zemin sunabilecek bilgi, tarihi birikim ve öngörülerinide sunarak bir nevi haklı zemine oturtmaya çalışır gibi oldun.
anlatım eksikliği anlam eksikliği yaratır.. ben kesin bilgim yok derken., sunni mi., alevi mi? kürt mü? bilmiyorum anlamında dememiştim.. devletin amacı ve gelenlerin devletle ilişkisi(gelişten itibaren) anlamında demiştim.. haliyle rojava kürtleri yada nuseyri arapları devlet kullanamaz bu anlamda açıklama yapmadım.. balkan çerkez örneğim zaten bu anlamda gelenlerin değil., devletin üzerinden örnekti..
 
D

denizheval

#8
Yazındaki Paragraflara kısa kısa cevap vereceğim Suat abi.
Evet İktidar olmak, Güç sahibi olmak her Siyasi çevreyi hem Şımartabiliyor hemde kendi yaşadığı Mağduriyeti boyunduruk altına aldıgını sandığı kişi, kesim ve çevrelere karşı maalesef uygulayabiliyor.
Mustafaya Ateş püsküren memleketim Sosyalistinin kayıtsız şartsız Stalin sevdalısı olması bu durum için ayrıca çarpıcı bir örnektir.
İnsanları karşı Cepheye iterek, ötekileştirerek Doğasal düşman konumuna sokanlarda suçu aramak gerekir. Bahsettiğin Çerkezler buna iyi bir örnektir diye düşünüyorum. Stalinistler sanki Sosyalizmi savunmak Stalinin her iyilik ve insanlık suçu sayılması gereken zulmünü kayıtsız şartsız savunmaktan geçer modunda duruşları ne kadar Bilimsel ise yerinden yurdundan koparılan veya koparılmak zorunda bırakılan bir Halkı Kriminalize etmekte o kadar Bilimseldir. Ben olaya bu pencereden bakıyorum.

Ayrıca bu kurulan Kamplar AKP'nin AB'ye Kapı Köpekliği yapma anlaşmasının dogurdugu bir durumdur abi.
 
#9
Yazındaki Paragraflara kısa kısa cevap vereceğim Suat abi.
Evet İktidar olmak, Güç sahibi olmak her Siyasi çevreyi hem Şımartabiliyor hemde kendi yaşadığı Mağduriyeti boyunduruk altına aldıgını sandığı kişi, kesim ve çevrelere karşı maalesef uygulayabiliyor.
Mustafaya Ateş püsküren memleketim Sosyalistinin kayıtsız şartsız Stalin sevdalısı olması bu durum için ayrıca çarpıcı bir örnektir.
İnsanları karşı Cepheye iterek, ötekileştirerek Doğasal düşman konumuna sokanlarda suçu aramak gerekir. Bahsettiğin Çerkezler buna iyi bir örnektir diye düşünüyorum. Stalinistler sanki Sosyalizmi savunmak Stalinin her iyilik ve insanlık suçu sayılması gereken zulmünü kayıtsız şartsız savunmaktan geçer modunda duruşları ne kadar Bilimsel ise yerinden yurdundan koparılan veya koparılmak zorunda bırakılan bir Halkı Kriminalize etmekte o kadar Bilimseldir. Ben olaya bu pencereden bakıyorum.

Ayrıca bu kurulan Kamplar AKP'nin AB'ye Kapı Köpekliği yapma anlaşmasının dogurdugu bir durumdur abi.
deniz.. hani nasrettin hoca der ya.. sen haklısın sen de haklısın.. :)
durum aynen böyle..

gelen sığınmacıların arasında kötülerin ve amaçlı gelenlerin olması ayrı.. gelenlerin neden bu kötülerin yanına sığınmadığı gerçekliği çok ayrı..

çerkes örneğin trajik bir konudur.. sürgün yaşamış bir halk gittiği yerde kötü bir araç oluyor tamam ama ne yapsınlar.. sorusu da var..
maraşa getirilecek olanların çoluk çocuk politik amaç taşıdığını iddia etmek absürt ve ciddi sıkıntılı bir dil ve mantık.. ama olay hasıl olursa bu sefer ne diyeceğiz.. bana göre(yine tam bilgim olmadan yazıyorum).. gelenlere ayrı bir dil amaçlara ayrı bir dil kullanmak gerekir.. yoksa batıya sürülen kürtlerin yaşadıklarını yaşıyacaklar ve istemeser bile devletin aracı olacaklar..

senin neye itiraz ettiğinin farkındayım.. sen haklı çıksan sorun yok.. ama itiraz edenler haklı!! çıktığında inan bunun asıl sorumlusu es geçilecek kabak bu sığınmacılara patlayacak.. sen yine nasrettin hoca gibi testi kırılmadan laf ediyorsun.. sanırım.. :)
 
Üst