yüzünü sola ya da sağa dönmek..

#1
öncelikle bir konuya netlik getireyim.. bilmemek ile cahillik ayrı şeydir.. az şey bilene cahil denilemeyeceği gibi., çok şey bilene de alim denilemez..

az bilen.: kendi yaşam alanı ve süreci dışında fazlaca bilgiye sahip olmayan.. bir konu hakkında yeterince bilgiye sahip olmayan.. vs.
cahil.; az ya da çok bilgiye sahip olan ama bu bilgileri çarpık-yanlış-kalıpçı bir bilinç işleyişi ile kullanan yani bilgiyi yanlış bilen bu yüzden bilgisi ne kadar çok olsa da az bilenden daha az işlevi olan kişi..
bunların dışında bir de bilgiyi çakallık için kullananlar vardır.. doğruyu bilir ama bilinçli çarpıtarak kullanır..
.......................................

bir alanda akademisyen ya da araştırmacı-bilgili kişi yani bilen biri olarak tanınan şahsiyetler vardır.. örneğin.; orta doğu uzmanı., terör uzmanı vs. diye söylenir.. bu tür kişiler aslında bir çeşit bilim insanıdır.. bir dalda yoğunlaşmışlardır ve büyük verilere-araştırmalara sahiptirler.. hani derler ya.. tarihçi halil inançık.. uzunçarşılı vs. doğrudur.. yıllarca araştırmış-okumuş-tartışmış-vs. elbette bir birikime sahip de... bu birikimi nasıl kullanıyor.. işte bu çok önemlidir..

bu tür insanlar.; bilgilerini objektif ve tarafsız kullanıyor mu? yani bir tespit-analiz yaparken., bilgi birikimini doğru ve samimi mi? kullanıyor.. yoksa bilgiyi çarpıtıp mı? kullanıyor.. hatta o tespiti çürütecek ya da tartıştıracak bilgiyi es mi? geçiyor.. vs..
bunları görmek ve anlamak çok zor değildir.. hele ki bu çağda hiç de zor değildir..
pentagonda araştırmacı ve analist kadrolar., ya da başvurulan bilim insanları vardır.. araştırma görevi ya daişi verildiğinde o kişiler(kadrolu da olsa) sahada objektif ve doğru araştırma yapar ve analiz-tespitleri de doğrudur.. doğrudur da.. dışa sunarken işler değişir.. doğrular ya saklanır ya daçarpıtılarak sunulur ve hatta olmayanlar eklenir..
hani derler ya.. tanrıya inanan bilim adamı laboratuvarda ateist olmak zorundadır.. dışarıya sunarken inanan olur..

toparlarsam..
bir analist ya da bilen kişi(konunun uzmanı).; konu böyle ama benim tespitlerim-öngörülerim de bunlar diyorsa dürüsttür.. düşüncesi sana ters de olsa bilim insanıdır..
bu gibi durumlarda kim "okumuş cahil" kim çakal ayırmak zordur..

insanlık tarihi boyunca yaşam içinde her zaman bilim vardır.. ateşi kullanmak., hayvan evcilleştirmek., alet yapmak., hangi bitkiler nasıl kullanılır vs. topluluk(sürü hali dahil) içi iletişim vs.. bilim doğanın her alanında ve her canlıda vardır.. "türün üremesi yani sürekliliği ve koşullara uyum sağlaması anlamında evrim denilen şey aslında bilimden başkaca bir şey değildir.. ne zamanki mülkiyetçi "uygarlık" başladı bilim yine zorunluluklar anlamında ilerlese de kullanımı daima taraflı ve toplumun belirli kesimlerine(sınıflarına) yarayacak şekilde işletildi.. ve buradaki en büyük günah bilim insanlarına aittir..
aydın-aydınlanma.: kaynağını gerçekten ve toplumsallıktan almayan aydın aydın değildir., sürecine de aydınlanma değil., koşullandırma-kullanma denir.. yani., aydınlanma çağı böyle bir şeydir..

ne acı ki., tarih egemenlerin tarihidir ezilenlerin tarihi ayrıdır diyenler bile bu tezgah içindedir.. ama bilerek ama cahilce..

işleyeceğim konu aslında insanlığın bu hem trajik hem de utanç verici hallerinin sonucudur..
 
#2
dönem dönem gündeme düşer.. chp yüzünü sola dönsün-döndü-dönmedi.. yada sağa döndü..
bu konuda yazan çoğu kişiye sorsak.. chp nerededir?.. solda diyen olur.. sağda diyen olur.. merkezde diyen olur.. türkiye solunun geneli chp yi sol sayar.. neden sol diye sorsak.. laik-cumhuriyetçi-aydınlanmacı-bıdı bıdı.. vs.vs. ..
1800 ler fransız parlamentosu.; sağda oturanlar orta çağ karanlığının temsilcileri(aristokrat-kilise).. solda oturanlar burjuva yani laik-cumhuriyet-aydınlanma temsilcileri.. peki işçiler nerede? oturuyor..
demek ki.. literatüre geçen sol tanımının kökeni burjuva sınıfı ve ideolojisi oluyor..

ne yazık ki.. "bilimin" bu çarpıtma olayını komünistler afiyetle yemiştir.. salaklığından mı? hayır.. üretici güçler tezinden dolayıdır.. demem o ki.. üretici güçler tezini onaylayanlar salak değildir., çarpıtma değildir ve burjuvada dahil kendilerine de sol demeleri doğaldır.. buna dönemin solu anlamında bakmak gerekir..
salak olan.. örneğin ben.. hala bazen ağzımdan kaçar.. kendime solcu derim.. zihniyette devrim-ilerleme öncelikle dilde(tanım-kavram-vs.) düzeltmelerle başlar..

salak olmayan üretici güçler tezi savunucularına geleyim.. bunlar kendilerine sol derken acaba zamanında burjuvanın da sol olduğunun bilincinde midirler.. bilincinde olduklarını kabul edelim ve burjuva zamanında devrimci-sol idi ama şimdi sol biziz diyecekler de.. gerekçelerini sorsam.. üretici güçlerin ilerlemesi sürecinde süreci ilerleten sınıf., bir öncesi toplumsal yapı ve sınıfa göre devrimcidir soldur diyecekler-demeleri gerekir..

o zaman..
1- 1800 lerin hemen öncesinde ve başlarında ilerici-devrimci-sol olan burjuvazi varken var olan komünistler ne? oluyor.. ergen solcu ya da aday solcu mu?.. ya da sırası gelecek olan solcu mu?.. burjuvazinin varlığının yaratacağı solcu mu?.. bi netleşin.. ÇÜNKÜ..
2- üretici güçler tezine göre.; o aşamadaki toplumsal yapı gelecekteki toplumsal yapıya göre gericidir.. gelecek olan da ilerici.. örneğin.. köleci topluma göre feodal toplum ve sınıfları ilerici oluyor.. ta ki burjuva-kapitalizm aşamasına kadar.. peki.. köleci toplum ve sınıfı neye göre ilerici ki üretici güçlerin ilerleme sürecinin bir aşamasında zorunlu hale geliyor.. haliyle komünal topluma göre.. adı üstünde ilkel!!! bu "kafa" ya da zihniyet bilinmeli ÇÜNKÜ..

işte sol diye bilinen bilinç bu "bilimin" "bilimselliğin" rahlesinde ortaya çıktı ve günümüze kadar da bu rahlenin bilincinden kurtulamadı..

bir bilen yazıyor..
Ortada hiçbir kışkırtıcı sebep yokken, sırf gücü var diye başkalarına zarar verenlere barbar demiş Romalılar. İlkellikle eş anlamlıdır. İlkel barbarlarız artık.

http://haber.sol.org.tr/yazarlar/orhan-gokdemir/hainler-mezarliginda-siradan-bir-gun-209892
dile ve bilince ve ahmak cehalete dikkat edin.. romalılar diğerlerine neden!!?? barbar demiş.. Ortada hiçbir kışkırtıcı sebep yokken, sırf gücü var diye başkalarına zarar verenlere tarif aynen romaya uyuyor.. ama.. ortada sebep yok değil.. geri toplumlara uygarlık!! getiriyor ama parasını da alıyor.. kışkırtan yokken istila ediyor.. aynısını aynı gerekçelerle yapan germen-hun kabilelerine barbar deniliyor..
işte burjuva biliminin burjuva sokma aklı ve burjuva genetiğinden olma sol!! bu olsa gerek.. anormal mi? hayır.. bence normal.. yzısında bir kürt alevisini savunuyor ama nafile.. kullandığı cümle ve mantığına bakarsak hikaye.. yıl 1938.. ortada kışkırtan yok.. isyan eden gerici alevileri cumhuriyet tepeliyor.. bu ve muadilleri ve ataları da aynı şeyi savunmuştu.. romalılar(cumhuriyet) yaparsa doğru.. işid alevi keserse barbar.. madem aklınız bu.. o zaman afganistanda abd nin taliban tepelemesine de aynı mantık ile yaklaşın.. çok zorlanırsanız.. moğollar yerine ingiltere evladır diye geçmişten feyz alın..

barbar.; aynı zamanda uygar romaya köle olacak halklar anlamına geliyor.. slav halkları tanımının kökeni de budur.. latince slave(köle)den geliyor.. ileri sistem!! değerlerini savunan ve işleten her kesim solcu oluyor.. yaptığı her şey iyi olmasa da zorunlu doğru oluyor.. geriye kılıf örmek kalıyor..

kıstas belli.. burjuva değerler içeren her şey sahiplenir sadece sola(kendi anlayışları anlamında) kelek yapılırsa barnarlık oluyor..

chp burjuva değerlere sahip olduğu için sol.. biraz abartan küçük burjuva sol., afaka vardıran sosyalist gibi!? tanımlıyor.. bu yüzden chp yüzünü nereye dönüyor çok önemli oluyor.. örneğin hdp bırak yüzünü vucudunu sola yatırsa kıymeti harbiyesi yok..

bu yazdıklarım.. işin edebi-politik yanı.. asıl olarak işin sosyal-politik yanı var ki bu zemin ideoloji dışındadır.. cemaat-konsept işleridir..

devam edecek...
 
#3
Türk sağını yakından takip eden isim Kemal Can: ‘Sağa göz kırpma’ projeleri siyasetin içini boşaltıyor
birgün gazetesindeki yazının başlığı bu.. alıntılarla yazıyı eleştirmeyeceğim., genel mantalitesi üzerinden eleştiri yapıp., genel mantığı açığa çıkartacağım.. bu yüzden yazının bütününün okunmuş olması gerekiyor.. yazıyı okumanızı rica edeceğim..

yazının ana fikri bence şu başlıklarla özetlenebilir..
- Türkiye'de bu yaklaşım, siyasi yelpazedeki oy dağılımına dayanılarak haklılaştırılıyor. Sağ ve sol arasında çok değişmeyen yüzde 65 - 35 oranı üzerine basit bir denklem kuruluyor; “çoğunluk sağlayarak iktidar olabilmek için solun ödünç de olsa sağ bloktan oy alması gerekir” şeklinde
...Siyaseti bir yönetim-iktidar meselesi olarak ele almak politik aktörlerin hamle imkânlarını sınırlıyor ama daha önemlisi bütün siyaset alanını sığlaştırıyor. Siyaset daha çok başarısız bir pazarlama faaliyetine dönüşüyor, proje partiler ve adaylar üretiliyor. Apolitikleşme, siyaset alanının daralması ve içeriksizleşmesi “güçlü” olana, verili sayısal dengeye ve genel olarak iktidarda olana yarıyor. Bu yüzden de, bu algının devam etmesi için elinden geleni yapıyor. Buna teslim olan muhalefet de peşin bir başarısızlığa mahkûm oluyor aslında. Oysa, siyaset bir demokrasi ve özgürlük meselesi olarak ele alındığında, bu değişmez görünen denklemin sadece sonuç kısmıyla değil, denklemin kurulma biçimi, unsurları ve onu etkileyen, belirleyen bütün değişkenlerle de ilgilenmek gerekir. Hatta asıl bunu ve sonuca gidilen yolu mesele etmek gerekiyor. Siyaseti derinleştirecek olan da budur


böylesi doğru bir eleştiri üzerinden doğru tarz-çözüm öneren yazara katılmamak olanaksız.. ama chp üzerindeki analizleri bu doğrunun içeriğini bozuyor ve tartışmalı hale getiriyor..
- Özellikle CHP’de, kısmen de HDP’de gördüğümüz sağdan, İslamcılardan oy alma bakışı bir politik hareketi nasıl etkiler? birgün sorusu
CHP'nin bu konuda defalarca yaşanan başarısız denemelere rağmen ısrarcı olmasını anlamakta zorluk çekiyorum. Dindarların da CHP'ye oy verebilir olmasına çalışmanın yanlış bir tarafı yok ama bunun yolu ne olacak? MHP'den daha milliyetçiymiş gibi yapmaya çalışmak, muhafazakâr değerler konusunda AKP ile yarışa girmek, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve yerel seçimlerde denendiği gibi ortak veya çatı aday bulmak defalarca görüldüğü gibi çıkar yol olmadı. Ancak, her seferinde bu formülün kendisinde bir sorun yokmuş da, uygulanışı başarılı değilmiş gibi bir tartışma yapılıyor. Ve CHP çevresinde hiç eksik olmayan gürültücü “sağcılık danışmanları”, “ben daha iyisini yaparım” diyerek sahne alıyor. Sonunda “dokunulmazlığın kaldırılması Anayasa’ya aykırı ama biz evet vereceğiz” diyebilen, kendi düzenlediği Adalet Kurultayı’nda içki içene ihraç kararı çıkartabilen şizofrenik bir siyaset üretiliyor. Böyle davranan bir muhalefet, iktidarın siyaseti kendi güçlü olduğu alanda tutma çabasına destek veriyor demektir.
yazar.. chp yi sol sandığı için., soruya ona göre yanıt verirken., birgün mantığı ile ortaklaşıyor.. bu kişi araştırmacı-akademisyen.. chp oy adına dindar kafalamaya mı? çalışıyor.. chp oy adına milliyetci mi? kafalamaya çalışıyor.. yoksa biçilen misyonu mu? işletiyor..

chp nin dokunulmazlığın kaldırılmasına evet derken milliyetçi kafalamaya çalışmıyordu.. yap dendi yaptı.. hdp oylarını kaparım düşüncesi olmazdı çünkü hdp akp den oy alıyor alamaz ise akp ye kalıyor ki.. en önemlisi seçim sisteminden dolayı barajı aşamayan hdp sonucu akp ye vekil sağlar.. bir araştırmacı-uzman akademisyen bu kadarını düşünemez değildir..
bu yüzden hdp analizleri de sakat..

HDP özellikle 7 Haziran 2015 seçimleri öncesinde, daha genel sol bir muhalefete ve bütün ülkeye açılma çabasına girmiş olsa da, kökleri itibariyle politik Kürt kimliğiyle güçlü bağı olan bir parti. Dolayısıyla, politik desteğinin etnik kimlik öncelikleriyle ilişkisini tamamen reddetmesi beklenemez. Özel olarak bunu tercih etsin ya da etmesin, Kürtlerin büyük çoğunluğunun desteğini almak daima önemli bir hedef olarak önünde duruyor. Dolayısıyla, HDP'nin Kürt nüfusun daha geniş kesimleriyle ilişki kurmak için, dinsel hassasiyetler başta olmak üzere “karşı blokun” kullandığı argümanlarla ve bazen isimlerle temasa gelmesinin daha anlaşılır tarafları var. HDP bunu söylem düzeyinde daha sınırlı tutsa da, bazı sembol isimleri vitrinine yerleştirerek daha geniş bir Kürt nüfusa erişmeyi denedi. Fakat, ben bu taktik hamlelerin ne kadar işe yaradığı konusunda çok emin değilim. değilsen neden değilsin açıklarsın.. biz de bir şeyler öğrenmiş oluruz.. ki.. işe yaradığı kesin.. bir çok etkili isimden akp faydalanamadı.. bu islami isimlerin hdp ile ilişkilenmesi islami kürt tabanının da sol ile ilişkilenmesini ve kabullenmesini sağladı.. yazar bunların farkında olamaz değil.. aşağıdaki sözleri ortada..
Bence HDP'nin hem Kürt nüfus içinde, hem de genel olarak Türkiye'de etkili olması ve aldığı politik destek, böylesi taktik hamlelerden çok, politika alanını genişletme konusunda yarattığı umutla ilgiliydi
siz bir şey anladınız mı?.. politika alanını genişletme? nedir?.. nasıl? umut yarattı..
sanırım türkiyeleşmekten söz ediyor ama konu islami söylem ise politik alan genişlemesi islami kürt kesimini kazanma olayı olsa gerek., de.. yarattığı umut ne? şeriatı getirmek mi?.. yoksa özgür bir arada barışcıl inanç işleyişi mi..

yazar.. biliyor ama söyleyemiyor.. hdp yüzünü ne sağa ne de sola döndü.. hdp sistem içinde ezilen tüm kesimlerin sesi olabileceğini gösterdi.. islami kitleyi lezbiyen-ibne kitle ile ortaklaştırabildi.. mitinglerde görülüyor.. lezbiyen-ibne-ermeni vs. tüm dışlanan kesimler hdp korteji ile yan yana yürüyebiliyor.. üstelik islami yanı olan kitle ile yan yana.. sol! kortejlere bakın yanında bu kesimleri göremezsiniz.. bahsettiği ama ne olduğu net olmayan(politika alanını genişletme konusunda yarattığı umutla ilgiliydi) sözün asıl içeriği budur.. ama söyleyemiyor..
chp için açık ifadeler kullanıyor.. konu hdp olunca bildiğini saklamaya çalışıyor..

»Türk sağı üzerine çalışmalarınız var o kitleyi yakından tanıyorsunuz. Türk sağı, soldan bir parti ‘sağa göz kırpıyor’ diye yönelimini değiştirir mi? birgün sorusu
Sağ bloktaki seçmenlerin ideolojik, kültürel kimlik özellikleriyle karar verenleri, kendi değerleriyle kurulan ilişkiyi, söylenenlere bakarak değil onu temsil eden aktörler üzerinden okuyor. Orijinal, otantik veya organik temsil kriterlerini dikkate alarak tercihini yapıyor. Yani oyumla destekleyeceğim parti, lider ve kişiler “bizden mi değil mi?”, “bana ne kadar benziyor?” diye soruyor. Pragmatik özellikleri biraz daha önde olanlar da, “bana ne faydası var, bana ne zararı olur?” gibi sorulara cevap arıyor. “Göz kırpma”, taklit, “değerlere saygı duyduğunu gösterme” gibi “dışsal” manevralarla bu kesimleri - en azından çoğunu - etkilemek pek mümkün değil.

çok doğru ama eksik bir tespit.. türkiyede sağ ya da sol seçmen bahsettiği tipoloji anlamında azınlıktır.. sağ ya da sol olarak ağırlıklı devletin ve güç odaklarının araçlarının yarattığı karakterdeki kitledir.. yani., sağcı ve solcu olarak sahtedir.. derin örgütlerin denetiminde hareket ettirilen kitle çoğunluktur.. yemleme-korku üzerinden sağ ve sol kitle yaratılır..
en önemlisi.. hdp konusu işlenirken Sağ bloktaki seçmenlerin ideolojik, kültürel kimlik özellikleriyle karar verenleri, kendi değerleriyle kurulan ilişkiyi, söylenenlere bakarak değil onu temsil eden aktörler üzerinden okuyor. Orijinal, otantik veya organik temsil kriterlerini dikkate alarak tercihini yapıyor. ilkesi ortada yok.. en katı yerde kadın ve alevi aday var.. çift eşliler yasağı konusu var.. altan tan gibi hdp solcu eleştirisi yapanlar var.. ama altan tan olmasın yine oy veren var..

Ancak, benim “sağcılık taklidi yapılarak bu kesimden oy alınamayacağı” değerlendirmem objektif bir gözlem. Benim söylediğim; bunun doğru veya yanlış olmasıyla ilgili değil. (Bu arada bir parantez açarak; elbette benim için yanlış olduğunu söyleyebilirim). Ama asıl işaret etmeye çalıştığım bunun zaten pek mümkün olmadığı. peki hdp nasıl oy alabiliyor.. yoksa sağcı parti de solcuları mı? kekliyor..

Bence politik hareketler, büyük halk kesimlerinin temel sorularına tutarlı ve inandırıcı karşılıklar üretebildikleri ölçüde etkili ve güçlü oluyorlar. Fakat bundan daha önemli olan o temel soruların oluşmasında, yani politik gündemin kurulmasındaki etkileri. Çünkü, politik gündemi oluşturacak soruları üretebilmek, politik desteğinizden daha büyük bir etki yaratabilir.
aynen doğru.. ve tarif hdp dir.. işçi sınıfını temsil iddiası olanların işçi sınıfından oy alamamasını da değerlendirmesi gerekir..

büyük halk kesimlerinin temel sorularına tutarlı ve inandırıcı karşılıklar üretebildikleri ölçüde etkili ve güçlü oluyorlar
bu tespiti temelinde devam edelim..

»Türkiye’de halkçı, kamucu yüzünü sola dönen politikaların hayata geçirilebilme imkânını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dolayısıyla, solun politik etkinlik yaratabilmesi için öncelikle gündem kurabilme yeteneğini devreye sokması gerekiyor. Sol tarihsel pozisyonu itibariyle, soru üretmeye, gündem oluşturmaya daha yatkın olmasına rağmen, uzunca bir süredir defansif bir alana çekilmiş, çekilmek zorunda kalmış görünüyor. Acil sihirli iktidar formülleri bulmak yerine, belki buradan başlamak daha doğru.
yazar ortada böyle bir sol yok demiş oluyor.. bu noktada başarılı olan hdp var ama yazara göre de sol değil demek ki.. üstelik chp hdp ye göre sol ki.. üzerinde tartışıyor..

türkiye solunun nasyonalistleri chp taklitcisidir.. burjuva değerleri savunarak solculuk yaparlar ve gndemleri de budur.. bu yüzden öncü güç olarak chp yüzünü mü? kıçını mı dönüyor ilgilenir., umtlanır ya da hayıflanırlar..
hdp yükselişine gelince rahatsız olurlar.. haziranı kasıma çeviren chp ve bu nasyonalist türk-iye soludur.. hendek bahanedir..

çok anlamlıdır.. türkiye solunun nasyonalistleri ikiye ayrıldı.. chp yüzünü izlayenler., chp dışında kalalımcılar.. ama söylemler yani politik pozisyonlar aynı.. chp yüzü arayanlar "doğru" yerdeler.. politik pozisyonlarına denk düşen bir duruş.. diğerleri dükkan kapanacak müşteri kalmayacak korkusundalar.. politik pozisyonlarına denk düşen hedefleri yok.. hedef sosyalizm diyorlar ama laiklik-cumhuriyet 19 mayıs-30 ağustos peşindeler.. oradan sosyalizme yürünmüyor bilmez değiller.. chp küskünlerinden ne kapabilir dükkanı açık tutabiliriz derdindeler.. ama belirteyim.. asıl zemin farklı.. cemaat operasyonudur.. yani solda kümelenmiş cemaat işleri kalkıyor..


sonuç..

chp nin yüzünü nereye döndüğünden çok.. chp nedir ve işlevselliği netleştirilmelidir.. bu sözlerim bu nasyonalist cemaatciler için değildir.. özellikle hdp ve demokrat sosyalizme yatkın kesimleredir.. yani kendini sol sanan şapşikleredir..

yazar kemal de bunların okumuşu oluyor..

alıntı
https://www.birgun.net/haber-detay/...jeleri-siyasetin-icini-bosaltiyor-179869.html
 
#4
konuya yine yazar üzerinden devam edeceğim.. iki sebepten.. 1- yazar solcu ve sağ üzerinde "uzman"mış.. 2- yazarı bu anlamda prototip olarak ele alacağım.. yani türkiye "sol"cusu olarak genele örnek profil..

Seçmenle, “ne yaparak oyunu alabilirim?” yerine “hangi taleplerle temsil edilir?” şeklinde bir ilişki değişikliği iyi bir başlangıç olabilir. Gerçek anlamda “kimlik siyasetini aşmak”, siyasal alanı derinleştirmek, insanların siyasal destek kararları için genel ve muğlak kimlik kalabalıklarından çıkmasına imkan yaratmakla mümkün. Başka temsil alanları açmak, ekonomik, sınıfsal talep ve beklentileri siyasal alanın konusu yapmak soldan muhalefetin önceliği olmak zorunda. Meral Akşener’in liderliğini yaptığı “sağdan muhalefet” hamlesinin bile, sağ otantik değerlerde yarışa girişmek yerine, pragmatik merkez reflekslerle ilişkiye öncelik verdiği bir zeminde CHP’nin “sağcılık taklidi” sonuç almak için pek uygun bir yol gibi durmuyor. Görünüşe aldanmayın orada kaz filan yok.
http://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2017/08/31/komsunun-tavugu-kaz-gorununce/

görüldüğü gibi yazar.; chp sol ama sağcılık taklidi yapıyor tespitini yapmış.. bu genel bir görüş.. üstelik yazarın söylemi ile., muğlak kimlik oluyor.. chp sol ama neyin solu.. işçi sınıfının mı?-burjuvanın mı?.. yani sosyalist anlamda mı? yoksa aydınlanmacı burjuva anlamda mı?.. şunun için soruyorum..
hangisi ise ona göre proğram(yüz) beklentisi olur.. yani yazarın söylemi ile., ekonomik, sınıfsal talep ve beklentileri siyasal alanın konusu yapmak chp işleri mi? yoksa işçi sınıfı partilerinin görevi mi? bi karar verin.. yoksa aklıma şu geliyor.. artık başkaca partiye gerek yok chp yüzünü sola dönsün biz de orada sol olarak chp yi kırmızılaştıralım.. yada biz chp elit beyaz rengine bulaşıp "pempeleşelim" deniliyor gibi..

soldan bi haber sağ uzmanı ki sağdan da bi haber..
Türkiye’de çok partili hayata geçildiğinden bu yana siyaset ve seçimler hep yoğun ilgi gördü. Seçime katılım oranları çok yüksek, gündem başlıkları arasında siyaset hep ilk sıralarda.
bu tespiti yapabilen bir kişi., neden? sorusunun da yanıtını bilir.. haliyle türkiye seçmeninin neden? "sağa" çok oy verdiğini de bilir..
kodlanmış tarih bilinci diyoruz ya.. i.t. ile hürriyet-itilaf karşılaştırması çok yapılır ve sonunda i.t. iyidir demek zorunda kalınır.. aslında i.t. sol(burjuva anlamda hatta anti emperyalizm anlamında vs.) h.i. ise tam tersi bilinir.. aslında h.i tanımlaması karşıtı olarak i.t. kodlanır..
dp tanımı yapılır ve chp bu tanıma karşıt olarak kodlanır.. m.kemal kodlamaları da aynıdır.. karşısına işbirlikçi ingiliz-amerikan mandacı padişahçı vs. tanımlar içeren bir şey koyarsın ve haliyle kemal de ona göre tanımlanmış olur.. yaşamın-tarihin gerçeklerine ne kadar uygun-doğru önemli değildir.. kaynak!! tarihcilerimiz var ya..

çok partili hayata geçiş elbette seçim olayına toplumsal katılımı artıracaktır.. eskiden önüne konulana mühür basardın.. şimdi sana tercih olanağı sunuluyor.. şimdiye kadar.. chp devletin onayla lan dediği parti idi dp ise halkın içinden çıkma parti oldu.. ilin eşrafı olsan dahi yanında çalışan biri kadar maaş alan memurun gittiği şehir kulübüne üye olamıyorsun.. gerici falan değilsin ama yeldirmen bar diye ordu evine giremiyorsun.. avam-halk ile devletin memuru elit beyaz türk ayrımı var..
dp çıkışında ve kurmaylarında bana bir tane gerici gösterin.. kısaca.. chp solu vesayeti altına alırken., içinden çıkan dp sağı vesayeti altına aldı ama bu sağ ve sol kitle anlamında değil urba idi.. her iki proje bu urbaları kitleye giydirdi..

halk her zaman saraya göre yada devlet "erkenı"na göre gericidir.. osmanlı döneminde etkili olan burjuva değerlerine sahip i.t. gerici mi? idi de en etkili parti oldu.. hoş bunun kitle ile ilgisi yoktu.. taşradaki eşraf üzerinde ve üstte ordu üzerinde etkin idi.. her iki zeminde de devşirme-dönmeler vardı.. osmanlıdaki aynı halk şimdi gerici? oldu.. "kurtuluş savaşı veren sahip çıkan halk gerici oldu.. ya bu halkın katılımı olayı yanlış ya da hepsi yanlış.. türkiye illeri zamanla nasıl farklılaştırıldı yaşayan bilir.. işin ilginç yanı önce milliyetçileştirildi.. sonra türk islamcı oldu sonrada islamcı türkçü oldu..

türkiyenin bu yaratılan devletçi sağına ve soluna her zaman itirazlar olmuştur.. dp çıkışına afyon müstalik demokratları adıyla muhalefet yapıldı sonra bu parti ye türkeş yerleşti mhp doğdu.. mttb milli görüş derken milli selamet ve bir dizi merhaleler sonrası akp doğdu.. hepsine itiraz eden gerçek islamcı milliyetçiler de oldu..

şimdi.. muhafakazar-milliyetçi ya da gerici denilen sağ kesim bu süreçler içinde biçimlendirilmiş garabet bir sağdır.. ilk oluşumunda devlete ve işleyişine tepki vardır.. önlerine konulan platformda toplaşmışlar ve biçimlendirilmişlerdir..
kim diyebilir.. akp gerici oy veren taban toptan gerici yada chp sol oy veren taban sosyalist..

zamanın maocu-halk savaşcısı aydınlık şimdi ne?.. zamanın erkek içine çıkmak yasak diyen gericinin kızı nasıl bir yaşam sürüyor..

cahilsiniz.. bilmemek ayıp değildir ama cahillik ayıptır.. görüp de bilip de yanlışı sunmak ayıptır..

zamanında bir dizi röportaj yapıp kollektif tartışmada sunmuştum.. o dönem belediye başkanı olan chpli şunu demişti.. sol kendi olsun kendini örgütlesin bizimle ilişkilensin ne işi var içimizde.. bunu diyen de solcu belediye başkanı idi..
..............

chp yüzünü sola dönsün...
ortada bir sosyalist güç olacak ki yüzünü dönesin.. ortanın solu ortaya atıldığında sol olarak tkp vardı.. o da chp kuyruğuna taktığı sendikalarda örgütlü idi.. ecevit 70 darbesini yaşamış solun umudu olarak çıktı.. kısaca.. chp sola döndüğünde ortadasol yoktu ama solum diyeni vesayeti altına almayı becerdi.. şimdi de aynısı olacak..

toplumsal muhalefet kendisi için muhalefet olmayı becerebilirse bakın herkes yüzünü "sola" döner.. üç maymunu oynadığınız kürt halkı canlı örnektir.. ciddi bir muhalefet örgüt ve mücadelesi sonrası yüzünü sola dönmedi kendisi oldu.. kendisi olan toplum zaten doğru zeminde yer alır..

bence.. TÜRKİYE SOLU YÜZÜNÜ HALKA DÖNSÜN.. AMA ÖNCE ŞU DEVLET SOLCULUĞUNA KIÇINI DÖNMESİ GEREKİR..
 
Üst